5. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ

Bölüm 5

Oğuzhan Beydilli

Uyanış
“…diğerleri de uyanıyor.”Mehmet’in sözleri mağaranın duvarlarında yankılandı.Sonra…TAK!İkisi de sustu.Ses bu kez mağaranın içinden gelmişti.TAK!Oğuzhan elindeki taşı sıktı.“Mehmet…”“Duydum.”TAK!Duvarlardan biri çatladı.Çatlağın içinden ince bir siyah duman yükseldi.Mehmet geri çekildi.“Buradan çıkmamız gerekiyor.”“Az önce kaçamayacağımızı söylemiştin.”“Artık kaçmamız gerekiyor.”Duvar bir anda parçalandı.İçeriden soğuk bir rüzgâr esti.Fakat bu normal bir rüzgâr değildi.Oğuzhan’ın saçlarını geriye savururken mağaradaki bütün meşaleleri söndürdü.Karanlık çöktü.Sonra uzaktan bir ses duyuldu.Kükreme.Oğuzhan’ın göğsü titredi.“Bu Gölge Pençesi değil.”Mehmet başını salladı.“Hayır.”“Peki ne?”Mehmet cevap vermedi.Çünkü mağaranın duvarında yeni bir resim ortaya çıkmıştı.Devasa bir yaratık.Altı bacağı vardı.Sırtında taş gibi sert plakalar uzanıyordu.Ağzından alev değil, mavi bir ışık çıkıyordu.Resmin altında tek bir isim yazıyordu:KÜL EJDERİ.Oğuzhan yazıya baktı.“Bu da mı uyandı?”Mehmet yutkundu.“Hayır.”Bir an durdu.“Bence henüz uyanmadı.”Oğuzhan ona baktı.“Bence bizi uyandırmaya geldi.”Mağaranın derinliklerinden ikinci bir kükreme duyuldu.Bu kez zemin sallandı.Oğuzhan yere düştü.Taş elinden fırladı.Taş yere değdiği anda bütün mağara siyah ışıkla aydınlandı.Ve duvarlardaki yüzlerce resim aynı anda hareket etmeye başladı.Kurtlar.Yılanlar.Dev kuşlar.Kanatlı yaratıklar.Deniz canavarları.Hepsi başlarını Oğuzhan’a çevirdi.Mehmet’in sesi fısıltıya dönüştü.“Bunlar sadece canavar değil.”“Ne peki?”“Bir ordu.”Oğuzhan taşına baktı.Bileğindeki mühür yanmaya başladı.Bir anda mağaranın tavanında büyük bir çatlak oluştu.Gün ışığı içeri sızdı.Ve dışarıdan bir ses geldi:“Taşıyıcı…”Oğuzhan başını kaldırdı.Ses bu kez bir canavara ait değildi.Bir insana aitti.“Seni sonunda bulduk.”Mehmet’in yüzündeki korku yerini öfkeye bıraktı.Elindeki sopayı kaldırdı.“Onlar.”Oğuzhan kaşlarını çattı.“Kim onlar?”Mağaranın girişinde üç kişi belirdi.Üçünün de üzerinde aynı siyah sembol vardı.Ortadaki adam yüzünü kapatan maskeyi çıkardı.Oğuzhan adamı görünce dondu.Çünkü adamın yüzü, mağaradaki Mührün İlk Taşıyıcısı’nın yüzüne tıpatıp benziyordu.Adam gülümsedi.“Merhaba, Oğuzhan.”Oğuzhan’ın elindeki taş yeniden parladı.Bu kez üzerinde bir cümle belirdi:“ONA GÜVENME.”Adam gülümsemesini kaybetti.“Taş hâlâ konuşuyor demek.”Mehmet Oğuzhan’ın önüne geçti.Adam başını eğdi.“Mehmet…”Mehmet’in yüzü bembeyaz oldu.“Sen öldün.”Adam güldü.“Ben hiç ölmedim.”Mağaranın dışından korkunç bir kükreme yükseldi.Adam arkasını döndü.“Ve şimdi…”Üç kişi birden geri çekildi.“…uyanış başlıyor.”Gökyüzünde devasa bir gölge belirdi.Oğuzhan başını kaldırdı.İlk kez gözlerinin önünde bir Kadim Canavar gerçekten gökyüzüne yükseliyordu.Ve Oğuzhan henüz bilmiyordu:Bu canavarın peşine düşmek için değil…canavarı kendisinden önce bulmak için yarışması gerekiyordu.