10. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ

Bölüm 10

Oğuzhan Beydilli

ÖLMEYEN ADAM
— Ben senin dedenim.Oğuzhan’ın aklı durmuş gibiydi.Ormanda hiçbir ses yoktu.Ne rüzgâr…Ne kuşlar…Ne de Kül Ejderi’nin uzaktan gelen kükremesi.Sadece o cümle Oğuzhan’ın zihninde tekrar tekrar yankılanıyordu.“Ben senin dedenim.”Oğuzhan başını yavaşça salladı.— Hayır…Adam ona baktı.— Bunu söyleyeceğini biliyordum.— Sen…Oğuzhan bir adım attı.— Sen yıllar önce öldün.Adamın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.— Mehmet de öyle söyledi.Oğuzhan hemen Mehmet’e döndü.— Sen bunu biliyor muydun?Mehmet cevap vermedi.— Mehmet!Mehmet gözlerini kapattı.— Evet.Oğuzhan’ın yüzü değişti.— Ne zamandır?— Başından beri.— Bana neden söylemedin?Mehmet cevap vermeden önce birkaç saniye bekledi.— Çünkü seni korumaya çalışıyordum.— Benden neyi saklıyordun?Mehmet adama baktı.— Onun gerçekten senin deden olduğunu.Oğuzhan’ın elleri titredi.Adam birkaç adım yaklaştı.— Benim adım…Bir an durdu.— Nevzat.Oğuzhan’ın gözleri büyüdü.— Nevzat mı?Çocuk olan Nevzat hemen bağırdı:— Yalan söylüyor!Herkes ona döndü.Çocuk Nevzat’ın yüzündeki ifade değişmişti.İlk kez korkuyordu.Yaşlı adam ona baktı.— Hâlâ aynı.Çocuk dişlerini sıktı.— Senin yüzünden oldu!Oğuzhan iki Nevzat’ın arasında kaldı.Biri çocuktu.Diğeri yaşlı bir adam.Ama ikisinin de bileğinde aynı mühür vardı.Oğuzhan’ın aklına mağaradaki görüntü geldi.İki taşıyıcı.Biri kontrol eder.Diğeri uyandırır.Ama şimdi üçüncü bir soru vardı.Hangisi gerçekti?Oğuzhan cebindeki taşı çıkardı.Taş titriyordu.Üzerinde bir yazı belirdi:“KANINA BAK.”Oğuzhan bileğine baktı.Mühür parlıyordu.Sonra…Çocuk Nevzat’ın mührü de parladı.Yaşlı adamın mührü ise karardı.Oğuzhan bunu fark etti.— Demek…Yaşlı adam gülümsedi.— Gördün.Oğuzhan başını kaldırdı.— Sen gerçek değilsin.Adamın yüzündeki gülümseme kayboldu.Mehmet hemen bağırdı:— Oğuzhan, geri çekil!Adamın gölgesi bir anda büyüdü.Ama Oğuzhan korkmadı.Elini kaldırdı.— Gölge Pençesi!Canavar bir anda adamın üzerine atıldı.Adam elini kaldırdı.Gölge Pençesi havada durdu.Sanki görünmez bir duvara çarpmıştı.Adamın gözleri siyaha döndü.— Henüz onu kontrol edecek kadar güçlü değilsin.Gölge Pençesi kükredi.Oğuzhan’ın mührü daha da parlak hale geldi.— Bırak onu!Bu kez adamın gücü kırıldı.Gölge Pençesi yere düştü.Oğuzhan şaşkınlıkla kendi eline baktı.Adam geri çekildi.— Demek mühür seni gerçekten kabul etti.— Beni neden istiyorsun?Adam cevap vermedi.Gökyüzündeki Kül Ejderi bir anda yön değiştirdi.Dev yaratık doğrudan onlara doğru geliyordu.Mehmet bağırdı:— Herkes yere!Kül Ejderi’nin ağzı açıldı.Mavi ışık yeniden toplandı.Fakat ateş Oğuzhan’a değil…yaşlı adama doğru geldi.Adam son anda gölgesinin içine girdi.Mavi ateş ormanı yaktı.Adam kaybolmuştu.Kül Ejderi gökyüzünde yükseldi.Ve ilk kez Oğuzhan’a baktı.Canavarın üç çift gözü vardı.Ama saldırmadı.Başını eğdi.Oğuzhan fısıldadı:— O da beni tanıyor…Mehmet cevap vermedi.Çocuk Nevzat ise Oğuzhan’ın yanına geldi.— Artık biliyorsun.— Neyi?Nevzat gökyüzüne baktı.— Kül Ejderi senden korkmuyor.Oğuzhan kaşlarını çattı.— O zaman neden kaçıyordu?Nevzat’ın yüzü karardı.— Çünkü seni korumaya çalışıyordu.Oğuzhan’ın kalbi hızlandı.— Kimden?Nevzat cevap vermedi.Çünkü ormanın derinliklerinden tekrar o ses geldi.Bu kez çok daha yakından.— Taşıyıcı…Gölge Pençesi ayağa kalktı.Mehmet silahını kaldırdı.Oğuzhan arkasını döndü.Ağaçların arasında…yaşlı Nevzat yeniden ortaya çıktı.Ama bu kez yalnız değildi.Arkasında yüzlerce siyah gölge vardı.Adam elini kaldırdı.— Oğuzhan…Sonra gülümsedi.— Sana bir sır söyleyeyim.— Ne?— Senin ailendeki ilk taşıyıcı ben değildim.Oğuzhan dondu.Adam devam etti:— Ve son taşıyıcı da sen değilsin.Siyah taş bir anda çatladı.ÇAT!Oğuzhan’ın elindeki taş ikiye ayrıldı.İçinden kırmızı bir ışık yükseldi.Ve taşın içindeki son mesaj ortaya çıktı:“DÖRDÜNCÜ TAŞIYICI UYANDI.”Oğuzhan başını kaldırdı.Yaşlı Nevzat gülümsüyordu.— Şimdi asıl oyun başlıyor.