2. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 2
Yabancı
Oğuzhan gözlerini açtığında ormanda değildi.Başının altında yumuşak bir yastık vardı.Burnuna ağır bir odun kokusu geliyordu.Gözlerini araladı.Tahta bir tavana baktı.“Burası neresi?”Doğrulmaya çalıştı fakat başı öyle bir döndü ki tekrar yatağa düşmek zorunda kaldı.O anda odanın köşesinden bir ses geldi.“Sonunda uyandın.”Oğuzhan irkilerek başını çevirdi.Pencerenin önünde bir çocuk duruyordu.Oğuzhan’dan biraz daha büyüktü. Siyah saçları dağınıktı ve üzerinde eski, koyu renkli bir mont vardı. Elinde uzun, metal bir sopa tutuyordu.“Sen kimsin?”Çocuk cevap vermedi.Önce Oğuzhan’ın eline baktı.Sonra masanın üzerindeki siyah taşa.“Onu nereden buldun?”Oğuzhan taşı görünce ayağa kalkmaya çalıştı.“Bu mu?”Çocuk bir anda ciddileşti.“O taşa dokunma.”“Niye?”“Çünkü onu taşıyan son üç kişi öldü.”Oğuzhan’ın yüzü değişti.“Ne?”Çocuk pencereye yaklaştı.“Benim adım Mehmet.”Oğuzhan birkaç saniye sustu.“Beni buraya sen mi getirdin?”“Hayır.”“Kim getirdi?”Mehmet cevap vermeden kapıya baktı.Kapının dışından garip bir ses geliyordu.Sanki biri tırnaklarını tahta üzerinde gezdiriyordu.Tık…Tık…Tık…Oğuzhan yatağın kenarına oturdu.“Bu ne?”Mehmet sopasını kaldırdı.“Bilmiyorum.”“Yalan söylüyorsun.”“Hayır.”Mehmet’in yüzündeki korku ilk kez belli olmuştu.“Çünkü onu daha önce hiç bu kadar yakından görmedim.”Kapı bir anda titredi.GÜM!Oğuzhan yerinden sıçradı.Mehmet kapının önüne geçti.“Buradan çıkmamız gerekiyor.”“Ya dışarıdaki şey?”Mehmet Oğuzhan’a baktı.“Dışarıdaki şeyden kaçamayız.”“Ne yapacağız?”Mehmet’in gözleri Oğuzhan’ın elindeki taşa kaydı.“Senin taşın onunla konuşmasını bekleyeceğiz.”Oğuzhan anlamadı.“Ne demek o?”Tam o anda taşın üzerinde ince bir çatlak oluştu.Çatlağın içinden siyah bir ışık sızdı.Ve Oğuzhan’ın kulağına yalnızca onun duyabileceği bir fısıltı geldi:“Beni bul.”Oğuzhan ayağa kalktı.“Kim konuştu?”Mehmet’in yüzü bembeyaz olmuştu.“Sen de duydun mu?”“Evet.”Mehmet yavaşça başını salladı.“Demek gerçekten sensin…”“Kimim ben?”Mehmet cevap vermedi.Pencereden dışarı baktı.Ormanın derinliklerinde, ağaçların arasında üç siyah çizgi belirmişti.Mehmet sopasını sıktı.“Gölge Pençesi seni öldürmek istemiyor.”Oğuzhan şaşkınlıkla baktı.“Peki ne istiyor?”Mehmet pencereyi kapattı.“Seni korumaya çalışıyor.”Oğuzhan’ın yüzündeki ifade değişti.“Benden neyi koruyor?”Mehmet birkaç saniye sustu.Sonra tek bir cümle söyledi:“Seni avlayan şeyden.”Dışarıda gök gürledi.Fakat gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu.Ve ormanın derinliklerinden üç kez uluma sesi yükseldi.İlk uluma uzaktan geldi.İkincisi daha yakındı.Üçüncüsü ise…evin hemen dışından.Oğuzhan ve Mehmet aynı anda birbirlerine baktılar.Kapının altından siyah bir gölge içeri süzüldü.Ama gölge bir hayvana ait değildi.Bir insanın gölgesiydi.Ve kapının dışında kimse yoktu.
