TUZLU KAHVE

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: TUZLU KAHVE

Leyla Abla yanıma gelip gülümsedi.

“Nasılsın canım?”

“İyiyim Leyla Abla.”

Tam o sırada küçük Ece, annesinin eteğini çekiştirmeye başladı.

Ben de eteğimin izin verdiği kadar diz çöktüm.

“Merhaba Ece.”

Ece utangaç gözlerle bana baktı, sonra hemen annesinin ayaklarının arkasına saklandı.

Gülümseyerek,

“Ececim, çikolata ister misin? Bir tane daha?” dedim.

Başını hafifçe salladı.

Ben de kimse fark etmeden eline bir çikolata sıkıştırdım.

Ece çikolatayı alınca bir anda bana sarıldı, ardından yanağımdan öptü.

İçim eridi resmen.

“Çok tatlısın sen,” dedim gülerek.

Tam o sırada halamın sesi geldi.

“Asel! Kalk kız, kahveleri yap.”

Bir anda yüzüm düştü.

“Ben ne anlarım kahveden? Siz yapın, ben yapamam.”

Şimdi bu titreyen ellerimle bir de köpüksüz kahve yapıp herkesin diline düşemem.

Halam kaşlarını kaldırdı.

“Kızım, sana anlattım. Dinlemedin mi?”

“Dinledim de...”

Daha cümlemi tamamlayamadan Leyla Abla araya girdi.

“Ben yapayım.”

Sonra bana dönüp göz kırptı.

“Yalnız söyle bakalım... Nişanlının kahvesine tuz atacak mısın?”

Ben hiç düşünmeden cevap verdim.

“Abla, çamaşır suyu falan dökemiyor muyuz?”

Leyla Abla kahkahayı bastı.

Ben de gülmeye başladım.

Sonra elime tuzu aldım.

Fincanın yarısına kadar tuz doldurdum.

Leyla Abla'nın gözleri büyüdü.

“Asel... Bu fazla değil mi?”

“Zıkkım içsin.”

Leyla Abla yine güldü.

Ben de kahveyi hazırlamaya devam ettim.

Sonra tepsiyi elime aldım.

İlk kahveyi babama, ardından Ahmet Ağa'ya uzattım.

En son Rüzgar'ın karşısına geldim.

Mecburen yanına oturdum ve fincanı önüne bıraktım.

Rüzgar fincana baktı.

Sonra bana.

Ben de masum bir ifadeyle ona baktım.

“İç bakalım...” dedim içimden.

Sen o kahveyi iç de hele bir...