21. bölüm / 22
KADERİME YAZILAN ADAMİMDATTT
Bölümler 22Şu an: İMDATTT
- 1 BİR SIR372 kelime
- 2 MECBURİYET426 kelime
- 3 İLK KISKANMA363 kelime
- 4 SADECE BİR ŞARKIMIY DI ?225 kelime
- 5 KARICIĞIM265 kelime
- 6 MAVİ YAŞAM AĞACI182 kelime
- 7 HUZUR145 kelime
- 8 ECE216 kelime
- 9 TUZLU KAHVE241 kelime
- 10 YÜZÜK195 kelime
- 11 ENDİŞE179 kelime
- 12 AĞLAMA176 kelime
- 13 ÖZÜR DİLERİM292 kelime
- 14 UYAN164 kelime
- 15 GİTME312 kelime
- 16 BENİ BIRAKMA170 kelime
- 17 KORKMA213 kelime
- 18 PLAN372 kelime
- 19 EVET335 kelime
- 20 BEKLERİM147 kelime
- 21 İMDATTT210 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 BUL BENİ203 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gece rüya gibi geçmişti.
Sabah Rüzgar erkenden gelecekti. Yaklaşık bir saate burada olurdu.
Ben de erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamıştım.
Üzerime güzel, çiçekli elbisemi giydim. Sonra salona geçip Rüzgar’ı beklemeye başladım.
Bir süre sonra kapı tıklandı.
Kaşlarımı çattım.
Rüzgar’ın geldiğini düşünerek kapıya doğru yürüdüm.
Kapıyı açtığımda karşımdaki iki adamı gördüm.
İkisi de oldukça sert ve ürkütücü görünüyordu.
“Rüzgar Bey gönderdi,” dedi adamlardan biri. “Sizi almamız için.”
Şaşırdım.
“Bir dakika… Üstümü değiştireyim, geliyorum.”
Kapıyı kapatmak için geri çekildim.
Ama adamlardan biri ayağını kapının arasına koydu.
“Çabuk olun.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım.
Hemen yukarı çıktım ve telefonumu elime aldım.
Rüzgar’ı aradım.
Telefon daha üçüncü kez bile çalmadan açıldı.
“Rüzgar!”
“Efendim, karıcığım?”
Sesini duyunca biraz olsun rahatladım.
“Eve niye adam gönderdin?”
Karşı tarafta bir sessizlik oldu.
“Ne?”
Rüzgar’ın sesi bir anda değişti.
“Ben adam göndermedim ki, Asel.”
Gözlerim dehşetle açıldı.
“Rüzgar…”
“Neredesin?”
“Bu adamlar… Seni söylediler. Seni yanına götüreceklerini söylediler. Korkuyorum.”
Rüzgar’ın nefesi değişti.
“Korkma, güzelim. Telefonu sakın kapatma. Geliyorum.”
“Rüzgar, çabuk gel!”
Tam o anda arkamdan biri geldi.
Telefonumu elimden aldı.
“Rüzgar!”
Telefon kapandı.
Bir anda kollarımdan tuttular.
“Bırakın beni!”
Beni dışarı çıkardılar.
Kapının önünde siyah bir Doblo duruyordu.
Ne olduğunu anlamaya çalışırken beni arabaya bindirdiler.
Kapı kapandığında içimde tek bir düşünce vardı:
Rüzgar beni bulabilecek miydi?
