ÖZÜR DİLERİM

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: ÖZÜR DİLERİM

Başım Rüzgar’ın omzundaydı. Yavaş yavaş arabaya doğru yürüyorduk. Ayağım hâlâ çok acıyordu. Rüzgar beni dikkatlice arabaya oturttu.

Ama otururken acıyan ayağımı biraz hareket ettirmek zorunda kalınca yüzüm istemsizce buruşturuldu.

Rüzgar bunu hemen fark etti.

Hiçbir şey söylemeden kapıyı yavaşça kapattı.

Ben ise kendi içimde iki ayrı sesle savaşıyordum.

Sağ tarafımdaki melek,
“Ya… ne tatlı çocuk,” diyordu.

Sol tarafımdaki şeytan ise hemen itiraz ediyordu.

“Saçmalama! O senin düşmanın!”

İkisine de cevap vermedim.

Rüzgar yanıma oturdu ve arabayı çalıştırdı.

Eve doğru ilerlerken yine müzik çalıyordu. Ama bu kez sessizliği bozan kişi ben değildim.

Rüzgar’dı.

Bir süre sonra telefonunu bana doğru uzattı.

“İstediğin şarkıyı aç.”

Bir an öylece telefona baktım.

Bir dakika…

Bana telefonunu vermişti.

Bana gerçekten güveniyor muydu?

Telefonu elime aldım ve biraz düşündükten sonra İrem’in Hayalet Sevgilim şarkısını açtım.

Şarkı arabayı doldururken ben de mırıldanmaya başladım.

“Ceza mı bu, çektiğim çile mi…”

Rüzgar bir şey söylemedi.

Ben şarkıya eşlik etmeye devam ettim.

“Gözyaşlarını görürsem erir kanatlarım…”

Şarkının sözleri arasında dalıp gitmiştim.

Bir süre sonra araba yavaşladı.

Eve gelmiştik.

Rüzgar arabayı durdurdu.

Ben kapıyı açıp inmeye çalıştım. Fakat ayağımı yere bastığım anda dengemi kaybettim.

Tam düşecekken Rüzgar hemen beni tuttu.

“Yavaş.”

Sonra hiç beklemediğim bir anda beni kucağına aldı.

Başımı istemsizce omzuna yasladım.

Eve doğru yürürken bir süre sessiz kaldı.

Sonra alçak bir sesle,

“Özür dilerim,” dedi.

Kaşlarımı çattım.

“Neden özür diliyorsun?”

Rüzgar bana baktı.

“Ayağın… benim yüzümden oldu.”

Bir an sustum.

Sonra hafifçe başımı salladım.

“Sorun yok. Farkında değildin.”

Rüzgar derin bir nefes verdi.

Sanki söylediklerim onu biraz olsun rahatlatmıştı.

Tam eve girerken annemgil bizi gördü.

Hepsi bir anda koşarak yanıma geldi.

“Ne oldu?”

“Neredeydiniz?”

“Niye böyle?”

Sorular peş peşe geliyordu.

Rüzgar ise beni hâlâ kucağında tutuyordu.

Sonunda sakin bir şekilde konuşmaya başladı.

“Anlatayım…”

Ve olan her şeyi başından sonuna kadar onlara anlattı.