15. bölüm / 22
KADERİME YAZILAN ADAMGİTME
Bölümler 22Şu an: GİTME
- 1 BİR SIR372 kelime
- 2 MECBURİYET426 kelime
- 3 İLK KISKANMA363 kelime
- 4 SADECE BİR ŞARKIMIY DI ?225 kelime
- 5 KARICIĞIM265 kelime
- 6 MAVİ YAŞAM AĞACI182 kelime
- 7 HUZUR145 kelime
- 8 ECE216 kelime
- 9 TUZLU KAHVE241 kelime
- 10 YÜZÜK195 kelime
- 11 ENDİŞE179 kelime
- 12 AĞLAMA176 kelime
- 13 ÖZÜR DİLERİM292 kelime
- 14 UYAN164 kelime
- 15 GİTME312 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 BENİ BIRAKMA170 kelime
- 17 KORKMA213 kelime
- 18 PLAN372 kelime
- 19 EVET335 kelime
- 20 BEKLERİM147 kelime
- 21 İMDATTT210 kelime
- 22 BUL BENİ203 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi kapatmıştım ama huzurlu bir uykunun içinde değildim.
Karanlık bir yerdeydim.
Nerede olduğumu bilmiyordum. Etrafımda kimse yoktu. Ne kadar yürürsem yürüyeyim çıkışa ulaşamıyordum.
“Anne?”
Sesim boşlukta yankılandı.
Cevap yoktu.
Bir adım daha attım.
Sonra arkamdan gelen ayak seslerini duydum.
Döndüm.
Kimse yoktu.
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
“Kim var orada?”
Sesim titriyordu.
Ayak sesleri bu kez daha yakından geldi.
Koşmaya başladım.
Ama ne kadar koşarsam koşayım bir türlü ilerleyemiyordum. Sanki ayaklarım yere çakılmıştı.
“Hayır…”
Karanlığın içinde bir ses duydum.
Bana doğru yaklaşıyordu.
“Hayır… yaklaşma!”
Çığlık atmak istedim ama sesim çıkmadı.
Gözlerimi kapattım.
Sonra bir anda her yer sessizleşti.
---
Gerçek dünyada ise Rüzgar çoktan uyanmıştı.
“Asel?”
Omzuma hafifçe dokundu.
“Uyan.”
Ama ben tepki vermiyordum.
Alnım ter içindeydi. Vücudum titriyordu.
Bir elim onun kıyafetini öylesine sıkı tutuyordu ki Rüzgar neredeyse hareket edemiyordu.
Diğer elim çarşafı kavramıştı.
“Hayır…”
Kelimeyi tekrar ettiğimde Rüzgar’ın yüzündeki endişe daha da arttı.
“Asel, beni duyuyor musun?”
Cevap vermedim.
Rüzgar ne yapacağını bilemiyordu.
Beni sarsmak istemiyordu.
Daha fazla korkutmaktan çekiniyordu.
Ama beni böyle görmek onu çaresiz bırakmıştı.
“Asel… buradayım.”
Elimi yavaşça tuttu.
“Bak, yalnız değilsin.”
Ben hâlâ kabusun içindeydim.
“Hayır… lütfen…”
Rüzgar’ın kalbi sıkıştı.
“Asel.”
Bu kez sesinde daha belirgin bir endişe vardı.
“Uyan. Ne olur uyan.”
Elimi bırakmadı.
Bir süre sadece başucumda oturup bekledi.
Sonra alnımdaki teri dikkatlice sildi.
“Geçecek,” diye fısıldadı.
“Buradayım.”
Kabusun içinde ise hâlâ karanlıktaydım.
Tam o anda uzaktan bir ışık gördüm.
Koşmaya çalıştım.
Işık gittikçe yaklaşıyordu.
Ve karanlığın içinden bir ses daha yükseldi.
“Asel!”
Gözlerimi bir anda açtım.
Derin bir nefes aldım.
Rüzgar hemen doğruldu.
“İşte… uyandın.”
Gözlerim korkuyla etrafı taradı.
Sonra Rüzgar’ı gördüm.
Elim hâlâ onun kıyafetini tutuyordu.
Bir süre konuşamadım.
Rüzgar bunu fark etti.
“Bir şey söylemek zorunda değilsin,” dedi sakin bir sesle. “Sadece nefes al.”
Ben titreyen nefeslerle ona baktım.
Rüzgar ise ilk kez ne kadar korktuğunu belli etmeden, sadece yanımda kalmaya çalışıyordu.
Çünkü beni uyandıramadığı o birkaç dakika ona saatler gibi gelmişti.
