43. bölüm / 43
*İHANETİN AŞKI*(İHANETİN AŞKİ) 43- bölüm
Bölümler 43Şu an: (İHANETİN AŞKİ) 43- bölüm
- 1 (İHANETİN AŞKİ) 1- bölüm375 kelime
- 2 (İHANET AŞKI) 2- bölüm1.460 kelime
- 3 (İHANET AŞKI) 3- bölüm930 kelime
- 4 (İHANET AŞKİ) 4- bölüm1.047 kelime
- 5 (İHANET AŞKİ) 5- bölüm1.280 kelime
- 6 (İHANET AŞKİ) 6- bölüm903 kelime
- 7 (İHANET AŞKİ) 7- bölüm1.177 kelime
- 8 (İHANETİN AŞKİ) 8- bölüm503 kelime
- 9 (İHANET AŞKİ) 9- bölüm1.096 kelime
- 10 (İHANET AŞKİ) 10- bölüm1.420 kelime
- 11 (iHANET AŞKİ) 11- bölüm1.123 kelime
- 12 (İHANET AŞKİ) 12- bölüm561 kelime
- 13 (İHANET AŞKI) 13- bölüm826 kelime
- 14 (İHANETİN AŞKİ) 14- bölüm701 kelime
- 15 (İHANETİN AŞKİ) 15- bölüm484 kelime
- 16 (İHANETİN AŞKİ) 16- bölüm710 kelime
- 17 (İHANETİN AŞKİ) 17- bölüm1.636 kelime
- 18 (İHANETİN AŞKİ) 18- bölüm1.236 kelime
- 19 (İHANETİN AŞKİ) 19- bölüm1.134 kelime
- 20 (İHANETİN AŞKİ)20- bölüm1.101 kelime
- 21 (İHANETİN AŞKİ) 21- bölüm1.042 kelime
- 22 (İHANETİN AŞKİ) 22- bölüm854 kelime
- 23 (İHANETİN AŞKI) 23- bölüm1.157 kelime
- 24 (İHANETİN AŞKI) 24- bölüm1.048 kelime
- 25 (İHANETİN AŞKI) 25- bölüm1.100 kelime
- 26 (İHANETİN AŞKI) 26- bölüm1.231 kelime
- 27 (İHANETİN AŞKI) 27- bölüm859 kelime
- 28 (İHANETİN AŞKI) 28- bölüm1.214 kelime
- 29 (İHANETİN AŞKI) 29- bölüm1.419 kelime
- 30 (İHANETİN AŞKI) 30- bölüm942 kelime
- 31 (İHANETİN AŞKI) 31- bölüm893 kelime
- 32 (İHANETİN AŞKI)32- bölüm876 kelime
- 33 (İHANETİN AŞKI)33-bölüm1.092 kelime
- 34 (İHANETİN AŞKİ) 34- bölüm1.196 kelime
- 35 (İHANETİN AŞKI)35- bölüm981 kelime
- 36 (İHANETİN AŞKİ) 36- bölüm1.310 kelime
- 37 (İHANETİN AŞKİ) 37- bölüm1.369 kelime
- 38 (İHANETİN AŞKİ) 38-bölüm1.275 kelime
- 39 (İHANETİN AŞKİ) 39- bölüm1.041 kelime
- 40 (İHANETİN AŞKİ) 40-bölüm1.056 kelime
- 41 (İHANETİN AŞKİ) 41- bölüm993 kelime
- 42 (İHANETİN AŞKİ) 42- bölüm741 kelime
- 43 (İHANETİN AŞKİ) 43- bölüm889 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Anlatıcı: Sedef
Hastanenin o keskin dezenfektan kokan koridoru, ameliyathane kapısının üzerindeki kırmızı ışığın gölgesiyle daha da boğucu bir hal almıştı. Üzerimdeki gelinliğin etekleri yerlerde sürüklenirken, hayatımın en mutlu günü olması gereken anın bir kabusa dönüşmesini izliyordum. Koridordaki banklardan birine çökmüş, ellerimdeki kurumuş kan lekelerine bakıyordum. Haşmet içeride yaşam savaşı veriyordu.
Drew ise koridorun diğer ucunda, bir o yana bir bu yana volta atıyordu. Üzerindeki damatlık ceketini fırlatıp atmıştı; beyaz gömleğinin kolları dirseklerine kadar katlanmış, göğsündeki o kan lekesiyle bir aslan gibi kafese kısılmıştı. Gözlerinden adeta alev fışkırıyordu. O sakin liman, yerini her şeyi yakıp yıkacak bir tsunamiye bırakmıştı.
Tam o sırada koridorun başında topuk sesleri yankılandı. Şile’deki bahçede kalan nikah memuru, elinde evrak çantasıyla, şaşkın ve korkmuş gözlerle bize doğru yürüyordu. Selim onu kolundan tuttuğu gibi buraya getirmişti.
Hemen arkalarından da limandaki olayları ve bahçe baskınını soruşturmakla görevli olan sivil polis memuru göründü. Memur elindeki not defteriyle Drew’a doğru adım attı.
"Drew Bey, ifadenizi almamız gerekiyor. Bahçedeki adamların kimliğiyle ilgili bir bilginiz var mı? Sonat'ın dışarıdaki bağlantıları mı?" diye sordu memur, resmi bir ses tonuyla.
Drew durdu. Derin, ciğerlerini yırtacak kadar sert bir nefes aldı. Gözlerini kapatıp sabır çekerken, boynundaki damarların gerildiğini görebiliyordum. İçinden birden yüze kadar saydığına, o adamı orada yumruklamamak için kendini zor tuttuğuna kalıbımı basabilirdim.
"Memur bey," dedi Drew, sesi o kadar derinden ve fısıltıyla çıktı ki, koridordaki herkes ürperdi. "İçeride benim kardeşim, canım yatıyor. Şimdi o ifadenizi alın ve benim gözümün önünden çekilin. Yoksa adalet mülkün temelidir falan dinlemem, o adaleti kendi ellerimle dağıtırım."
Selim hemen araya girip memuru sakinleştirmek için yan odaya doğru yönlendirirken, Drew arkasını dönüp bana doğru yürüdü.
Anlatıcı: Drew
Sedef’in o halini görmek içimi, Haşmet’in vurulmasından daha çok acıtmıştı. Gelinliği lekelenmişti, gözleri ağlamaktan kızarmıştı. Ama o hala dik duruyordu, hala buradaydı.
Nikah memuruna döndüm. Adam korkudan titriyordu. "Evraklar nerede?" diye sordum.
"Bur-burada Drew Bey, ama hastane ortamında..."
"Fark etmez," dedim, sesimdeki kararlılık tartışmaya kapalıydı. "Bu imza bugün burada atılacak. O şerefsizler bizim günümüzü mahvettiğini sanıyor ama yanılıyorlar."
Sedef’in yanına gidip önünde diz çöktüm. Yerdeki gelinliğinin kumaşını umursamadan ellerini tuttum. "Sedef," dedim, gözlerinin içine bakarak. "Biliyorum, hayal ettiğin düğün bu değildi. Bembeyaz bir bahçede, müzikler eşliğinde olmalıydı. Ama benim sana olan yeminim mekandan bağımsız. Benimle bu hastane koridorunda, bu kanlı gömlekle evlenir misin?"
Sedef’in gözlerinden bir damla yaş süzüldü ama bu sefer yüzünde kocaman, sarsılmaz bir tebessüm vardı. "Her yerde Drew... Seninle ölümün kıyısında bile evlenirim," dedi.
Memur masaya yanaştı, defteri ameliyathane kapısının önündeki sedyelerin üzerine koydu. Şahit olarak Selim ve hastanenin nöbetçi doktoru öne çıktı.
"Siz Sedef..."
"Evet!" dedi Sedef, sesi tüm koridorda çınladı.
"Siz Drew..."
"Evet," dedim, gözümü Sedef’ten bir an bile ayırmadan.
İmzalar atıldı. O mürekkep kağıda dağılırken, ameliyathanenin kapısı açıldı ve doktor dışarı çıktı. Üzerindeki yeşil önlüğü çıkarırken yüzünde rahatlamış bir ifade vardı. "Kurşun omuzu sıyırmış, hayati tehlikeyi atlattı. Uyandığında odaya alacağız," dedi.
Sedef hıçkırarak boynuma atıldı. Hem evlenmiştik hem de kardeşim kurtulmuştu. Bu hastane koridoru, bizim hem en karanlık hem de en aydınlık gecemizin şahidi olmuştu.
İki Yıl Sonra
Anlatıcı: Sedef
Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini, kucağımda uyuyan o minik mucizeye bakarken çok daha iyi anlıyordum. O hastane koridorundaki fırtınalı gecenin üzerinden tam iki yıl geçmişti. Tüm o karanlık günler, mahkeme salonları, hesaplaşmalar tamamen geride kalmıştı. Şimdi ise Şile’deki o beyaz evimizin bahçesinde, denizden esen huzurlu rüzgarı dinliyorduk.
Kucağımda, henüz dört aylık olan kızımız Gece, babasının dumanlı gözlerini andıran minik gözlerini yarı aralamış, dünyadan habersizce nefes alıyordu.
Bahçe kapısının açılma sesini duyduğumda başımı çevirdim. Drew, elinde taze sıkılmış portakal sularıyla merdivenlerden yukarı çıkıyordu. Üzerindeki o eski, sert ceketlerin yerini rahat bir tişört almıştı; yüzündeki o gergin, tetikte bekleyen hatlar tamamen gevşemişti.
"Uyanmadı değil mi bizimki?" diye fısıldadı Drew, bardakları masaya bırakıp yanımıza adımlayarak.
"Yok, derin dalmış," dedim gülümseyerek.
Drew yanıma oturdu, büyük ve sıcak elini Gece’nin küçücük saçlarının üzerine koydu. O sokakları dize getiren, acımasız adam, kızına dokunurken sanki parmakları kırılacakmış gibi naif, ürkek davranıyordu. Eğilip önce Gece’nin alnına, sonra benim dudaklarıma derin bir öpücük kondurdu.
Anlatıcı: Drew
Hayatım boyunca hep bir savaşı kazanmak için koşturmuştum. Ama şu an, bahçedeki bu sessizlikte, kollarımın arasındaki iki kadına bakarken asıl zaferin ne olduğunu çok iyi anlıyordum. Haşmet tamamen iyileşmiş, şirketin başına geçmişti; Selim ise hukuki olarak arkamızda hiçbir pürüz bırakmamıştı.
"Bazen hala rüyada gibi hissediyorum," dedi Sedef, başını omzuma yaslarken. "Her şeyin bittiğine, bu kadar huzurlu olduğumuza inanamıyorum."
"Bitti güzelim," dedim, Gece’nin minik parmaklarının benim serçe parmağıma kenetlenmesini izleyerek. "Sana o hastane koridorunda bir yemin etmiştim. Bizim hikayemiz beyaz sayfalarla dolacak demiştim. İşte o sayfa bu."
Gece hafifçe kıpırdanıp minik bir ses çıkardığında ikimiz birden aynı anda ona doğru eğildik. Artık silah sesleri, intikam planları ya da geçmişin gölgeleri yoktu. Sadece Sedef, ben ve dünyadaki en güvenli limanımız olan kızımız Gece vardı.
Sevgili Okurlarım,
Fırtınanın Ortasında başlayan, her bölümünde nefesimizi kesen bu heyecan dolu yolculuğun sonuna geldik. Drew ve Sedef’in karanlıklardan geçip, o hastane koridorundaki zorlu yeminle taçlanan ve nihayet minik kızları Gece ile buldukları o huzurlu liman, bence her şeye değdi.
Bu hikayeyi yazarken benimle birlikte heyecanlanan, her ters köşede benimle birlikte nefes alan, karakterleri benimseyen ve desteğini hiç esirgemeyen hepinize kalpten teşekkür ederim. Sizlerin enerjisi ve yorumları olmasaydı, bu bembeyaz sayfa bu kadar anlamlı olmazdı.
Drew, Sedef ve Gece şimdilik kendi sessiz limanlarında mutlular... Ama unutmayın, her son yeni bir başlangıçtır. Yeni hikayelerde, yepyeni karakterlerle ve yine akıl almaz ters köşelerle buluşmak üzere!
Kendinize çok iyi bakın, sevgiyle ve kitaplarla kalın! 🤍✨
(Kırk üçüncü bölümün sonu)
Final)
Bölüm etkileşimi
