11. bölüm / 33
Göz yaşlarının bedeliBölüm on bir
Bölümler 33Şu an: Bölüm on bir
- 1 İlk bölüm676 kelime
- 2 Bölüm iki536 kelime
- 3 Bölüm üç467 kelime
- 4 Bölüm dört565 kelime
- 5 Bölüm beş506 kelime
- 6 Bölüm altı776 kelime
- 7 Bölüm yedi654 kelime
- 8 Bölüm sekiz737 kelime
- 9 Bölüm dokuz743 kelime
- 10 Bölüm on639 kelime
- 11 Bölüm on bir598 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Bölüm on iki723 kelime
- 13 Bölüm on üç605 kelime
- 14 Bölüm on dört512 kelime
- 15 Bölüm on beş687 kelime
- 16 Bölüm on altı827 kelime
- 17 Bölüm on yedi923 kelime
- 18 Bölüm on sekiz1.183 kelime
- 19 19.bölüm816 kelime
- 20 20. Bölüm1.136 kelime
- 21 21. Bölüm1.470 kelime
- 22 22.Bölüm1.117 kelime
- 23 23.Bölüm892 kelime
- 24 24.bölüm1.149 kelime
- 25 25.bölüm949 kelime
- 26 Bölüm 261.505 kelime
- 27 27. Bölüm768 kelime
- 28 28. Bölüm873 kelime
- 29 29. Bölüm1.631 kelime
- 30 30. Bölüm1.451 kelime
- 31 31. Bölüm1.152 kelime
- 32 32. Bölüm1.065 kelime
- 33 33. Bölüm1.119 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Kapı açıldı ve içeri tam istediğim kombini yapmış bir Atilla girdi.)
Atilla: "Alina’m, hazır mısın güzelim, çıkalım mı?"
(ALİNAM MI?! 🫠🫠🫠🫠🫠)
Alina: "Saçımı yapmadım ama hemen yaparım."
Atilla: "Nasıl bir şey yapacaktın ki?"
Alina: "Düzleştirmeyi düşündüm."
Atilla: "Tamam, ver bakalım düzleştiriciyi."
Alina: "Yapabilir misin ki?"
Atilla: "Sen makyajını yap, orasını bana bırak bakalım."
Alina: "Peki..."
Arkaya bir şarkı açtım: Sevdik Sevdalandık.
Alina: "Sen nereden biliyorsun?"
Atilla: "Duymuştum işte."
Alina: "Müzik zevkim biraz tuhaf benim, her telden dinlerim."
Elleri gayet bu işte profesyonel gibi ilerliyordu.
"Sen ne açayım istersin?"
Atilla: "Belki saçma gelir ama ben Göksel’den Gittiğinde dinliyorum bazen."
Alina: "Başka dinlemiyor musun?"
Atilla: "Bu saatten sonra dinliyorum nadir de olsa... Ya bir erkek ne dinleyebilir bilmiyorum."
Alina: "Şarkıların cinsiyeti yok ki bebeğim! Sonuçta ne istersen dinleyebilirsin."
Atilla: "Saçın bitti."
Alina: "Tamam, sağ ol hayatım. Şarkı listeni büyüt, ileride bize ait bir şarkı seçeceğiz."
Atilla: "Adam Gibi Adam nasıl?"
Alina: "Neden kötü olsun? Ama yine de biz biraz gelişelim şu konuda."
Atilla: "Bence de. Neyse, hadi çıkalım."
Alina: "DURR!"
Atilla: "Ne oldu?"
Alina: "Priv'e fotoğraf atmadım ya!"
Atilla: "Of hayatım ya, bir şey oldu sandım..."
Alina: "Oldu zaten! Gel şuraya."
Bir fotoğraf çektim, altına da "Ne olacak halimiz" yazdım.
Atilla: "Neden öyle yazdın?"
Alina: "Bilmem, içimden geldiği için herhalde."
Atilla: "Peki bebeğim, hadi bakalım."
Aşağıdaki arabaya bindik, şoför Deniz’di zaten.
Deniz: "Yenge, saçların çok güzel olmuş."
Alina: "Sağ ol yengem, Atilla yaptı."
Deniz: "Abi yalnız, bu modelden ben de isterim."
Atilla: "Kes lan! Düzgün sür şunu, ben yapacağım sana model... Fırfırlı fırfırlı hem de!"
Dudaklarımdan hafif bir kıkırtı döküldüğünde Atilla elimi sıkıca kavradı ve yanağıma bir öpücük kondurdu.
Atilla: "Yalnız Deniz haklı, saçların çok güzel olmuş. Ben yaptım diye değil, bak."
Alina: "Tabii canım, tabii..."
Deniz: "Tabii yav, kesin he he!"
Atilla: "Lan sen susacak mısın bugün? Karımla konuşamıyorum ya, hayret bir şey!"
Deniz: "Abi memnun değilsen değiştir beni."
Atilla: "Çorap mısın oğlum sen? Otur oturduğun yerde. Sana yine kim yazdı, yüzünden nur akıyor resmen."
Alina: "Ah, hayırdır aşkım, sende nur akıyor ne alaka ya? HAHAHAHAHAHA!"
Atilla: "Komik mi bebeğim?"
Alina: "Komik! E harbi kim yazdı lan?"
Deniz: "Hoya diye bir kız işte... Kerim diye biriyle konuşmuş en son, hesabında gördüm. İyi kız ama ya, iki gün oldu işte, bugün buluşacaktık."
Alina: "Tamam, ben bir bakayım kıza."
(Bizim Hoya olabilirdi! Allah'ım ne oluyordu, Kerim’e kadar aynı! Neyse...)
Telefonumu çıkardım, Hoya’ya yazdım:
"Bugün kiminle buluşuyorsun sen?"
Anında cevap geldi zaten. Deniz’in de bir elinde telefon, bir elinde direksiyon; gözü ekrana gidip geliyordu.
"Sen nereden duydun?"
"Kocamın sağ koluna asılmışsın hayatım!"
"A ne, ne?"
"Yaa dur dur! Deniz’i sorguladım şimdi, bayağı seviyor seni bu bence. Kaçırma bunu, ben de varım, ajan gibi takılırım işte."
"Söyleme şimdi arkadaş olduğumuzu. Başka görüştüğü var mı onu sor, ben akşam söylerim."
"Yok yok, iyi tamam hayatım. Biz hastaneye geldik, alçımı açtıracağız. Sen Lale’ye anlat bak, ben biliyorum, o bilmezse şey olur. Öptüm seni! 🤍💋"
"Tamam bebeğim, ben de öptüm, bayss 🫠"
Kapımı Atilla açtığında kalkmak için uğraştım ama kalkamadım. Bir yerden kalkmak çok zordu, sanki yürümeyi yeni öğreniyor gibiydim. Sahi ya, bir bebeğimiz olsa o da mı böyle olacaktı?
Atilla’nın elleri belime dolandığında kollarımı kaldırdım ve beni kaldırmasına müsaade ettim.
Atilla: "Bana kalsa bırakmam Alina ama inmek ister misin?"
Alina: "Bence iyi olur Atilla, herkes bize bakıyor zaten."
Yavaşça yere bıraktı ve elimden tuttu.
Atilla: "Yürüyebilir misin ki?"
Alina: "Abartma Atilla, doğum yapmadım."
Atilla: "O da olur..."
Alina: " O zaman görürüz seni!"
Atilla: "Dilde pabuç gibi maşallah."
Alina: "Ya benimki pabuç gibiyse, senin dilini bilemiyorum artık!"
Atilla: "Vallahi ya... Neyse, hiç susma tamam mı? Başım çatlasa bile susma."
Alina: "Öyle bir niyetim yok zaten!"
Bölüm etkileşimi
