32. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Kübra beren Kaynak

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: 32. Bölüm

Duruşma günü geldiğinde sabahın erken saatlerinde uyandım.
Ev her zamankinden daha sessizdi.
Barış hâlâ uyuyordu. Toprak da odasında uyuyordu.
Üzerime sade bir takım elbise giyip aynanın karşısına geçtim. Saçlarımı toparladım, çantamı aldım ve birkaç saniye kendime baktım.
Bugün farklıydı.
Bugün yalnızca bir evliliğin geleceği konuşulmayacaktı.
Çocuklarımızın geleceği de o salonda olacaktı.
Salona girdiğimizde Atilla ile ayrı taraflarda oturduk. Ben avukatımın yanında, kendi masamda; Atilla ise karşı tarafta, kendi avukatıyla oturuyordu.
Aramızda birkaç metre vardı.
Ama nedense o birkaç metre, eskisi kadar uzak hissettirmiyordu.
Hakim salona girdiğinde herkes ayağa kalktı.
Duruşma başladı.
Tarafların kimlik tespitleri yapıldıktan sonra hakim dosyaya baktı.
-Boşanma talebiniz devam ediyor mu?
Benim avukatım bana baktı.
Atilla'nın avukatı da ona döndü.
Bir an kimse konuşmadı.
Sonra Atilla'nın avukatı söz aldı.
-Müvekkilim, boşanma talebinin yeniden değerlendirilmesini istemektedir Sayın Hakim.
Kaşlarımı hafifçe çattım.
Hakim bu kez doğrudan Atilla'ya baktı.
-Müvekkiliniz boşanmak istemiyor mu?
Atilla ayağa kalktı.
-Hayır.
Salonda hafif bir hareketlilik oldu.
Ben ona baktım.
Atilla gözlerini benden kaçırmadan devam etti.
-Ben bu evliliğin bitmesini istemiyorum.
Kalbim hızlandı.
Hakim bana döndü.
-Siz ne düşünüyorsunuz?
Boğazımı temizledim.
Ben de ayağa kalktım.
-Ben de istemiyorum.
Kendi sesimi duyduğumda bile şaşırdım.
Hakim birkaç saniye ikimize baktı.
-Daha önce boşanma yönünde ciddi bir irade ortaya koyduğunuz görülüyor. Bu kararınızdan neden vazgeçtiniz?
Bir an sustum.
Çünkü cevabım tek bir cümle değildi.
-Sorunlarımız ortadan kalkmadı, Sayın Hakim.
Atilla başını hafifçe kaldırdı.
-Ama artık birbirimize karşı savaşmak istemiyoruz.
Salonda sessizlik oldu.
-Biz... ailemizi yeniden kurmaya çalışıyoruz.
Atilla'nın yüzündeki ifade değişti.
Bu kez söz istedi.
Hakim izin verdi.
-Ben de aynı şeyi söylemek istiyorum.
Kısa bir nefes aldı.
-Eskiden birbirimizi anlamaya çalışmadan karar veriyorduk. Şimdi ilk defa konuşmayı öğreniyoruz.
Avukatım bana doğru eğildi.
-Hazır mısınız?
Başımı salladım.
Hakim dosyadaki talepleri tekrar değerlendirdi. Tarafların boşanma iradesinden vazgeçtiğini, bu yöndeki taleplerini sürdürmediklerini ve mevcut durumda evliliğin devamı konusunda ortak irade gösterdiklerini kayda geçirdi.
Sonra çocuklarla ilgili düzenlemeleri sordu.
Çocukların düzeninin bozulmaması, bakım ve eğitimlerinin aksatılmaması konusunda iki tarafın da aynı fikirde olduğunu belirttik.
Hakim son kez bize baktı.
-Tarafların boşanma taleplerini sürdürmedikleri anlaşılmıştır. Dosyada boşanma yönünde karar verilmesine yer olmadığına...
Kalbim sanki bir anda durmuştu.
Duruşma sona erdiğinde herkes ayağa kalktı.
Ben birkaç saniye yerimden kalkamadım.
Avukatım omzuma hafifçe dokundu.
-Geçmiş olsun.
Gülümsedim.
-Teşekkür ederim.
Salondan çıktığımda Atilla koridorun diğer ucunda beni bekliyordu.
Yanına yürüdüm.
-Bitti.
-Bitti.
-Biz...
Bir an sustum.
-Boşanmadık.
Atilla'nın yüzünde ilk kez uzun zamandır gördüğüm o rahatlama belirdi.
-Hayır.
Sonra çok hafif gülümsedi.
-Boşanmadık.
Ben de gülümsedim.
Ama bu kez birbirimize sarılmak için acele etmedik.
Çünkü ikimiz de biliyorduk.
Bugün sadece bir dava bitmemişti.
Asıl işimiz şimdi başlıyordu.
Atilla yanımda yürümeye başladı.
Aramızda yine küçük bir boşluk vardı.
Ama bu kez o boşluğu kapatmak için ikimiz de aynı yöne bakıyorduk.
-Annem çocukların yanında burada merak etme yani.
-Tamam , bir kahve içelim mi hem biraz konuşmuş oluruz.
-Olur...
Kahve içmek için adliyeden birkaç sokak ilerideki küçük kafeye girdik. İçerisi sakindi. Duruşmadan çıkmış olmanın ağırlığı hâlâ üzerimizdeydi.
Karşılıklı oturduk.
Bir süre ikimiz de konuşmadık.
Atilla kahvesinden küçük bir yudum aldı.
-Bugün gerçekten boşanmayacağımıza inandın mı?
Kaşlarımı kaldırdım.
-Sen "istemiyorum" deyince biraz şaşırdım açıkçası.
-Gitmeni istemediğimi ne zamandır biliyorsun?
-Bilmiyorum. Belki ben de duymaya ihtiyacım varmış.
Atilla gözlerini masaya indirdi.
-Sana güvenmem gerektiğini biliyorum. Ama güvenmek benim için... düşündüğümden daha zor.
-Ben de senden bir anda her şeyi unutmanı istemiyorum.
Başını kaldırıp bana baktı.
-O zaman neden kaldın?
Bir an düşündüm.
-Çünkü ilk defa kaçmak yerine bir şeyleri düzeltmeyi seçtiğimizi hissediyorum.
Atilla'nın yüzündeki gerginlik biraz çözüldü.
-Ben de.
Tam o sırada telefonum çaldı.
Ekrana baktım.
Annem.
Açtığımda karşı taraftan çocukların sesleri geliyordu.
-Aneee!
Gülümsemem kendiliğinden oluştu.
-Ne oldu Toprak?
-Çabuk telin!
Atilla bana bakıp gülümsedi.
-Bayış da seni istiyor.
Telefonu hoparlöre aldım.
-Babanızla kahve içiyoruz, birazdan geleceğiz.
Toprak hemen cevap verdi.
-Babba da mı geliyor?
Atilla bana baktı.
-Baban da geliyor.
Karşı taraftan küçük bir sevinç çığlığı yükseldi.
Telefonu kapattığımda ikimiz de birkaç saniye sustuk.
Atilla sandalyesinden hafifçe geriye yaslandı.
-Biliyor musun...
-Ne?
-Bugün ilk defa eve dönmek istiyorum.
Gülümsedim.
-Ben de.
Hesabı ödeyip kafeden çıktık.
Yan yana yürürken yine aramızda küçük bir mesafe vardı.
Ama bu kez ikimiz de o mesafeyi garipsemiyorduk.
Çünkü bazı şeylerin bir anda düzelmesi gerekmiyordu.
Bazen yeniden başlamak, sadece aynı yöne doğru yürümekti.
Zaten mahkeme salonuna gitmek için aynı arabaya binmiştik.
Tekrar sağ koltuğa geçtim ve Atilla'yı izlemeye başladım.
Arada bana dönüyordu ama gözlerinden geçirdiği ifadeleri anlayamıyordum.
-Özür dilerim.
-Özür dileme artık tamam belkide hala güvenim sana karşı tam değil ama bu senin suçun olmadığını fark etmediğim anlamına gelmiyor ben seni anladım. Sadece sindirmek için zamana ihtiyacım var.
-Sana o zamanı fazlasıyla veriyorum...
-Biliyorum.
Elim yavaşça boştaki eline uzandığında geri çekmedi. Bu bile büyük bir ilerleme kat ettiğimizi belli ediyordu.
Elimi elinin üzerine hafifçe kapattım ne parmaklarımı parmaklarına geçirdim nede başka bir şey yaptım sanki kendi varlığımı hatırlatmak ister gibiydim.
Bu temas beklediğimden daha çok duygu uyandırmıştı içimde özlemiştim ve onu her zerrem ile istiyordum. Ancak yaptığım bazı hataların düzeltilmesi için zaman gerekliydi ve bu süreçte onu istemeye hakkım yoktu.
Elini tuttuğumda onda uyandırdığım duyguları merak ederek ona döndüm.
Gözleri yoğun bir arzuyla parıldıyordu.
Ancak kendini tuttuğu her halinden belirliydi.
Bir şey diyemezdim çünkü bu hislerimiz karşılıklıydı.
Atilla'nın eline biraz daha baktım. Sonra gözlerini yoldan ayırmadan konuştu.
-Böyle bakma bana.
-Nasıl bakıyorum?
-Bilmiyorum... Ama ne düşündüğünü anlamaya çalışıyorum.
Kısa bir sessizlik oldu.
-Hiçbir şeyi hızlandırmak istemiyorum.
Bu kez ona döndüm.
-Gerçekten mi?
-Gerçekten. Çünkü bu sefer seni kaybetmemek için sana yaklaşmaya değil, sana alan bırakmaya çalışıyorum.
İçimden bir nefes bıraktım.
-Bunu duymak güzel.
Elimi hâlâ çekmemiştim. O da elimi sıkmıyor, sadece olduğu yerde tutuyordu.
Bir süre sonra arabanın camından dışarı baktım.
-Çocuklar bizi görünce ne yapacak acaba?
Atilla hafifçe güldü.
-Toprak kesinlikle önce bana koşar.
-Barış da sana.
-Belki bu sefer ikisi birden koşar.
Gülümsedim.
-Evde bizi bekleyen iki küçük insan var ve biz burada hâlâ birbirimize ne diyeceğimizi düşünüyoruz.
Atilla başını salladı.
-Biraz komik aslında.
-Oldukça.
Arabanın içindeki sessizlik bu kez rahatsız edici değildi.
Eve yaklaştığımızda elimizi ayırdık.
Kapının önüne geldiğimizde Atilla arabadan indi, ardından benim kapımı açtı.
-Teşekkür ederim.
-Rica ederim.
Birlikte kapıya yürüdük.
Kapı açılır açılmaz Toprak'ın sesi duyuldu.
-BABBAAA!
Küçük ayak sesleri koridorda yankılandı.
Atilla daha çantasını bile bırakmadan Toprak ona koştu.
Ben birkaç adım geride durup onları izledim.
Barış da biraz sonra ortaya çıktı.
İkisine baktığımda içimde tuhaf bir sıcaklık yayıldı.
Belki bugün her şey düzelmemişti.
Belki yarın yine zorlanacaktık.
Ama ilk defa geleceği düşünürken aklıma "son" kelimesi gelmiyordu.
Sadece devam etmek vardı.
Ve galiba bu, bizim için şimdilik yeterliydi hemde fazlasıyla yeterliydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.