23. bölüm · Göz yaşlarının bedeli

23.Bölüm

Kübra beren Kaynak

Annemler taburcu işlemlerini hallederken ben kocamın giyinmesine yardımcı oldu. Daha sonra odadaki eşyalarını alıp çıktık. Atilla hemen kızını ve oğlunu doyasıya sevip öptü.
Hoya yeni doğum yaptığı için yanına uğradık. Beş dakikalık bir görüşmenin ardından çıktık. Lale bebeklerimizi vermeyeceğini söylüyordu:
Lale: "Aşkım inan yalvarsan vermem."
Alina: "Lale, ver çocukları ya!"
Lale: "Vermem, bugün bizdeler, gözünüz arkada kalmasın. Sizin en çok birbirinize ihtiyacınız var."
Atilla: "Güzelim, bence Lale fena bir fikir sunmuyor."
Alina: "Atilla, yaralısın! Ayrıca HAYIR!"
Lale çocuklar ile arabaya bindiğinde içimiz rahat etmiş, hatta bayağı rahat etmişti. Annem işlemleri halledip döndüğünde herkes arabalarına bindi ve yola çıktı. Herkes evine gitti; bizim için ise artık evimize dönme vaktiydi.
Arabayı yine ben sürüyordum. Arkadan bir şarkı açtım. Göksel'in o huzur dolu ritmi arabanın içini doldurduğunda Atilla elimi tuttu.
Atilla: "Birtanem... Özür dilerim ben."
Alina: "Dileme kocam, dileme. Ben özür dilemesi gerektiğini düşündüğüm herkesi tek tek yok ettim zaten."
Atilla: "Alina, geçiştirme konuyu. Özür dilerim güzelim."
Alina: "Ne için ATİLLA'M, HA NE İÇİN???"
Atilla: "Çünkü ben seni dinlemedim. Senin acı çekeceğini bile bile vurulmayı göze aldım."
Alina: "İYİ BOK YEDİN O ZAMAN!"
Atilla: "Güzelim bak, gerçekten çok özür dilerim. Ben seni üzmek istemedim, sadece sizi kaybetmekten korktum..."
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Bu yol, çıkmaz bu yol
Gönül vazgeçmiyor
"Dur" diyor, içimde bir ses
Peşinde diğer yarım
Susmasan olmaz mı?
Anlatsan bir kere
Önümde kilitli kapılar
Anahtarları sende
Gitmesen olmaz mı?
En azından bir gece
İçimde bir kara orman
Yanıyor gittiğinde...
Atilla: "Hem de deli gibi korktum Alina'm..."
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah, gittiğinde...
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah, gittiğinde...
Bulanık sularında
Takıldım ağlarına
"Yüz" diyor, içimde bir ses
Yetmiyor kulaçlarım
Susmasan olmaz mı?
Anlatsan bir kere
Önümde kilitli kapılar
Anahtarları sende
Gitmesen olmaz mı?
Atilla: "Ben sizin için gitmeyi göze aldım..."
En azından bir gece
İçimde bir kara orman
Yanıyor gittiğinde...
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah, gittiğinde...
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah
Ah-ah, ah-ah-ah-ah, gittiğinde...
Susmasan olmaz mı?
Anlatsan bir kere
Önümde kilitli kapılar
Anahtarları sende
Gitmesen olmaz mı?
En azından bir gece
İçimde bir kara orman
Yanıyor gittiğinde...
Arabayı sağa çektim. Saçımı hızla geri savurdum.
Alina: "BEN KORKMADIM MI ATİLLA, HA? SENCE BEN KORKMADIM MI?! O ADAM PEŞİMİZİ ZATEN BIRAKMADI! BEN SENİN BAŞINDA DURACAĞIM YERDE ADAM ÖLDÜRÜYORDUM! BENİM ELLERİM KANA BULANDI, BEN MASUMİYETİMİ KAYBETTİM! SEN BUNLARDAN KORKMADIM MI, HA?!"
Cevap verecek gibi oldu ama zihnim asla kaldırabilecek durumda değildi.
Alina: "SUS, SUS, SUS! SAKIN KONUŞMA, SAKIN!"
Yavaşça önüne döndü ve torpidoya kilitledi gözlerini. Sürekli bana dönüyor, ne zaman konuşmak istese kızgın gözlerime maruz kalıyordu. Arabayı tekrar çalıştırdım. Aslında ona kızgın değildim; onun yerinde olsam ben de aynısını yapardım. Ama ben kendime kızgındım, çünkü içimde bir yer ona kızıyordu.
Eve vardığımızda arabanın kapılarını kilitledim. Ona yaklaştım. Dudağını bütün özlemim ile öptüm.
Alina: "Özür dilerim birtanem, sen haklısın. Senin yerinde olsam ben de aynısını yapardım. Sadece kafam çok dolu, gerçekten seni kırmak istemedim. Özür dilerim."
O da dudağımı öptü. Ama bir şey değişmiş gibiydi; bu öpüşünü hiçbir zaman hissetmemiştim. Adeta özlem, korku, tutku hepsi karman çormandı. İlk defa bu kadar özlemiştim, iyice yaklaşıyordum ama yüzü hafifçe ekşidiğinde hızla geriye çekildim.
Alina: "Birtanem, özür dilerim. Ben baskı yaptım göğsüne, gerçekten özür dilerim. Bakmamı ister misin?"
Atilla: "Sorun yok güzelim, öyle sızladı sadece."
Alina: "Yok yok, ben yanlış yaptım. Seni bu kadar uzun öpmeye çalışmam hataydı, sen yaralısın zat—"
Cevabını tekrar dudaklarımız birleştiğinde gayet net almıştım.
Atilla: "Değilmiş hata güzelim."
Hafifçe geri çekildim ve kilitli kapıları açtım.
Atilla: "Kilitli olduğu için değil, seni sevdiğim için buradayım ve buradaydım, biliyorsun değil mi?"
Alinaa: "Biliyorum ama şimdi inelim, başım döndü biraz."
Atilla: "Anlaşılan birileri kocasını unutmuş."
Alina: "Hayır, araba çok basık geldi."
Atilla: "Öyle olsun madem canım."
Arabadan indik ve evimize girdik.
Alina: "Aşkım, hadi bakalım. Sen yatağımıza uzan, üstünü çıkar, ben göğsünü kontrol edeyim. Baskı yaptık ya, hem omuzlarına da bakarım bir. Aşkım, gerçekten kalbini çok milimle kaçırmış, doktor anlatmıştı. Yoksa yaşama ihtimalin sıfır olurmuş."
Atilla: "Eee, olmadı sonuçta." (Tişörtünü çıkardı.)
Gördüğüm bandajlar içimi sızlatmıştı. Bu yaraları gördükçe suçluluk duyacaktım.
Atilla: "Güzelim, bunların suçlusu sen değilsin, sakın bak! Aklındakini çıkar oradan."
Alina: "Ama ben o an seni kurtarabilirdim."
Atilla: "Ne yapacaktın Alina, önüme mi atlayacaktın? Ömrün boyu o adamla ve bebeklerimiz ile mi yaşayacaktın? Sen yapman gerekeni yaptın, ne eksik ne fazla."
Alina: (Yaralarına yavaşça pansuman yapmaya başladım.) "Bak ne diyeceğim; hani ben 27 adam öldürdüm ya, Sedat'a ayırdığım vakti, mesafeleri, yürüyüşü falan saymazsak adam başına iki saniye ayırmışım. Yani toplam 26 adam diyeceğim, çünkü Sedat'a işkence ettik ve onlara ayırdığım vakit toplam olarak 52 saniye oluyor."
Atilla: "Aşkım, sen bırak beni; ben kendim pansuman yaparım, yemek falan hepsini yaparım vallahi."
Alina: "Hahahahahahahaha!" (Yaralarını batikonla güzelce sildikten sonra üfledim.) "Acımıyor, değil mi?"
Atilla: "Cık."
Hepsini bandajladıktan sonra etrafa yaydığım pansuman malzemelerini kaldırdım ve yanına oturdum.
Alina: "Karının karnı aç mı kocam?"
Atilla: "Tokum birtanem ama dinlenmeye ihtiyacımız var."
Yanına uzandım. Beni belimden tutup kendine çekti. Göğsüne kafam yerleştiğinde kendimi yaralarından uzak tuttum ve oraya sindim.
Alina: "Atilla'm..."
Atilla: "Bebeğim, canım, canımın içi, canımın canı, canımın ötesi, canlarımızın canı..."
Alina: "Seni o kadar seviyorum ki tarif etmeye dilim varmıyor, biliyor musun?"
Atilla: "Biliyorum, çünkü ben de aynı durumdayım karım."
Dudağına minik bir öpücük bıraktım ve göğsüne iyice sokuldum.
Alina: "Senin kokunu özlediğim kadar hiçbir şeyi özlemedim ben bu hayatta aşkım."
Atilla: "Ben de güzelim, ben de..."
😍🫂🫶🏻
EVETTTT BİR BÖLÜM DAHA BİTTİ HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUMMMMM
SİZCE NASILDI CE VE NASILDILARRR
İYİKİVARIZVARSINIZZ 💚 🫶🏻 🤍 🫂