4. bölüm / 33
Göz yaşlarının bedeliBölüm dört
Bölümler 33Şu an: Bölüm dört
- 1 İlk bölüm676 kelime
- 2 Bölüm iki536 kelime
- 3 Bölüm üç467 kelime
- 4 Bölüm dört565 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm beş506 kelime
- 6 Bölüm altı776 kelime
- 7 Bölüm yedi654 kelime
- 8 Bölüm sekiz737 kelime
- 9 Bölüm dokuz743 kelime
- 10 Bölüm on639 kelime
- 11 Bölüm on bir598 kelime
- 12 Bölüm on iki723 kelime
- 13 Bölüm on üç605 kelime
- 14 Bölüm on dört512 kelime
- 15 Bölüm on beş687 kelime
- 16 Bölüm on altı827 kelime
- 17 Bölüm on yedi923 kelime
- 18 Bölüm on sekiz1.183 kelime
- 19 19.bölüm816 kelime
- 20 20. Bölüm1.136 kelime
- 21 21. Bölüm1.470 kelime
- 22 22.Bölüm1.117 kelime
- 23 23.Bölüm892 kelime
- 24 24.bölüm1.149 kelime
- 25 25.bölüm949 kelime
- 26 Bölüm 261.505 kelime
- 27 27. Bölüm768 kelime
- 28 28. Bölüm873 kelime
- 29 29. Bölüm1.631 kelime
- 30 30. Bölüm1.451 kelime
- 31 31. Bölüm1.152 kelime
- 32 32. Bölüm1.065 kelime
- 33 33. Bölüm1.119 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 Saat Sonra
Alina'nın kafası göğsümde hafifçe kıpırdandı.
Alina: "Atilla uyan, evden ses geliyor..."
Sanki gerçekten evliymişiz gibi aynı yatakta uyuyorduk ve bunu hiç garipsemiyordu.
"ATİLLA KORKUYORUM, UYAN ARTIK ATİLLA!"
Hızla kafamı kaldırdım. "Sakin ol, annemler geldi." Rahatsız olmasın diye hemen biraz uzaklaştım.
Alina: "Atilla, birincisi biz bu duruma nasıl geldik onu hiç anlamadım, sadece ateşim çıktı. İkincisi annemler geldi diyorsun, uyunur mu hayvan herif!" diyerek etimi mıncırdı.
Atilla: "Ah, yapma! Bak annemler yanlış anlayacak."
Alina: "Vurdum kes Atilla, kalk çabuk! Üstüme bak ya, bir de pijama giymişim, hiç hatırlamıyorum."
Atilla: "Alina sakin ol ama... Ben giydirdim mecbur. Duş aldırdım sana, üstüne çorba da döktüm zaten, kusura bakma."
Alina: Utançtan kıpkırmızı olmuştum, çaktırmamaya çalıştım. "Giyinir misin? Hep böyle mi uyursun sen?"
Şortu vardı ama üstü çıplaktı.
Atilla: "Konuyu değiştirme, suratın domatese dönmüş, görmüyorum sanki. Bakmadım kızım hiçbir yerine, sapık mıyım ben?"
Alina: Utançtan iyice kızarıyordum. Öksürdüm. "Giyin artık!" diye bağırdım ama sorun şu ki sesim alt katta bile yankılanmıştı. Allah kahretsin... Yatağa oturdum ve önüme eğildim.
Atilla: "Sakin ol, annemler anlayışlı insanlar, yanlış anlamazlar eminim."
Bir bardak su doldurdum, çenesinden tutup kaldırdım ve suyu içmesine yardımcı oldum.
"Hem anlayabilirler, ne olacak? İstemesek de onlar öyle biliyor sonuçta."
Alina: "Ya Atilla sus, gırtlağını sıkacağım şimdi! Bağırma yetmedi, dayak yemek istiyorsun sen galiba. Kalk giyin!" deyip tekrar vurdum.
Atilla: "Bana ne, böyle çıksam ne olur ki?"
Yerden terliği kavradığını gördüm, sonrası kafama yediğim darbe... Canım bile yanmamıştı ama çıkan ses onu korkutmuştu.
"Özür dilerim, ben sert atmak istemedim."
Kapı çaldı.
Annem: "Çocuklar iyi misiniz? O ses neydi?"
Alina: "Sorun yok, bardağı düşürdüm ama kırılmadı."
Annem: "Tamam, aşağıda bekliyoruz."
Alina: "Geliyoruz şimdi." Atilla'ya döndüm. "İyi misin, yapabileceğim bir şey var mı?"
Atilla: "İyiyim ama öpersen daha iyi olacağım. Bir tane hem de, sadece bir tane..."
Alina: Yavaş ve ağır bir şekilde aramızdaki mesafeyi kapattım, yanağını öptüm. "Daha iyi misin?"
Atilla: "Fenasal iyiyim, hadi aşağı inelim hadi."
Alina: "Atilla sen delisin gerçekten! Ben neden seni öpüyorum ayrıca?"
Atilla: "Ben mi öpeyim Alina?"
Alina: "Öyle demek iste—"
Atilla: Dudağına küçük bir öpücük kondurdum. "Hıhı." Kapıyı açtım ve çıktım. "Geldik!"
Annem: "Şükür geldiniz, hadi yemeğe geçin."
(Yemek yerler)
Annem: "Ben torun istesem yanlış anlamazsınız, değil mi?"
Alina: Öksürmeye başladım.
Atilla: Hemen su doldurdum. "Al iç, sakinleş," dedim. Sonra anneme döndüm. "Anne, biz çocuk düşünmüyoruz şu an. Ee Afra, sen neler yapıyorsun abim?"
Afra: "Ne yapayım abi işte, okul falan, aynı şekilde..."
Annemler bizde kalacaktı, Alina da bunu biliyordu. Saat epey geç olmuştu.
Atilla: "Hadi biz yatalım, size iyi geceler."
Alina: "İyi geceler, hadi Atilla."
Odaya geçerler.
Atilla: "Ben lavaboya gireceğim, sen giyinirsin."
Alina: "Hıhı, tamam."
Atilla: Lavaboya girdim, ihtiyaçlarımı karşılayıp giyindim ve çıktım. Alina'nın ufak çığlığıyla hemen arkamı döndüm. "Özür dilerim, giyindiğini unuttum!"
Alina: "Aptal, insan sorar!"
Atilla: "Tamam Alina, kapat şu konuyu, utandım zaten."
Alina: "Sen utandın, he?"
Atilla: "Seni utandıırdığım için utandım. Ayrıca daha bugün biz birbirimizi öpmedik mi?"
Alina: "Tamam da bu kadar değil yani, sende de..."
Atilla: "Dönüyorum."
Alina: "Dön."
Atilla: "Döndüm, bak."
Karşımda her zamanki Alina yoktu; bu sefer pijamalarını değil, elbise gibi olan geceliğini giymişti.
Alina: "Ne oldu, çok baktın? Kötü mü durmuş? Bence de ya, of! Keşke pijamalarımı çok alsaydım."
Atilla: "Hayır hayır, çok güzel olmuş. Sadece ilk defa gördüm ya, ondan şaşırdım." Yutkundum.
Alina: "İyi, hadi bakalım öyle olsun. Ben yatıyorum, yanıma yatmazsın herhalde?"
Atilla: "Vallahi kusura bakma, yere yatamam." Yatağa uzandım.
Alina: Öksürdüm, sonra yüzümü arkasına döndüm. "İyi geceler."
Atilla: "İyi geceler."
Bölüm etkileşimi
