GÖLGE KÜLLERİ-III kitap kapağı

24. bölüm / 25

GÖLGE KÜLLERİ-III

23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ

Vaveyla Yazarı: Hasret Oktay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ
  1. 1 GİRİŞ58 kelime
  2. 2 ÖNSÖZ102 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
  4. 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
  19. 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime · Okuduğun bölüm
  25. 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime

Öğle güneşinin o cıvıl cıvıl enerjisi yerini yavaş yavaş ikindinin altın sarısı tonlarına ve hafiften esen serin bir deniz rüzgarına bırakırken, limandaki her zamanki ahşap masamıza doğru yöneldik. Kasabanın o sakin akışı, günün bu saatinde içimizdeki tüm yorgunlukları alıp götürecek kadar huzurluydu.
Lina ile Soner, masanın en uç köşesinde, dalgaların sesini en net duydukları yerde yan yana oturuyorlardı. Soner, masaya gelen taze çay bardaklarından birini dikkatle Lina'ya uzatırken, gözlerindeki o derin şefkat her şeyi anlatıyordu. "Eskiden bu limana uzaktan bakıp iç çekerdim," diye fısıldadı Soner, "şimdi ise seninle burada, bu masada olmak gerçeküstü gibi." Lina, o uzun yolların getirdiği bütün eski hüzünleri geride bırakarak başını hafifçe onun omzuna yasladı ve "Artık hiçbir yere gitmiyoruz, burası bizim gerçek evimiz," diye karşılık verdi.
Hemen karşı masada Selin ile Tarkan, ikisi de ellerindeki kahve fincanlarıyla denizi seyrediyorlardı. Tarkan, masanın üzerindeki küçük bir detay üzerine esprili bir cümle kurduğunda, Selin o tatlı kahkahasıyla karşılık verdi. Aynı binanın koridorlarında birbirlerinin sesini duymaya hasret kaldıkları o eski günler, şimdi bu masadaki paylaşılan her sessiz ve anlamlı anla tarihe gömülüyordu. Aralarındaki mesafe artık tamamen sıfırlanmıştı.
Serçe ile Mert ise bu sakin ikindi vaktine bile kendi neşeli curcunalarını katmayı başarmışlardı. Mert’in masaya getirdiği eğlenceli bir iddia üzerine Serçe kollarını kavuşturup, "Sen kesin yine hile yapıyorsun Mert, bu iddianı kabul etmiyorum!" diye çıkıştı. Ama o inatçı duruşun hemen ardındaki kahkahalar, aralarındaki o fırtınalı ve tutkulu bağın bu masanın en renkli parçası olduğunu bir kez daha kanıtlıyordu.
Ben ise defterimin yaprakları arasında gezinen kalemimle, bu huzurlu ikindi vaktinin en güzel detaylarını kaydetmeye devam ediyordum. Final yolunda ilerlerken, herkes kendi hikayesinin en sakin limanında demirlemişti.