13. bölüm / 25
GÖLGE KÜLLERİ-III12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR
Bölümler 25Şu an: 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR
- 1 GİRİŞ58 kelime
- 2 ÖNSÖZ102 kelime
- 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
- 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
- 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
- 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
- 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
- 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
- 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
- 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
- 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
- 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
- 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
- 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
- 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
- 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
- 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
- 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
- 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
- 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
- 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
- 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
- 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
- 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıkları limanın üzerindeki sis tabakasını yavaşça dağıtırken, kasaba uykusundan uyanıyor ve bizim masamız her zamanki gibi günün en erken hareketliliğine ev sahipliği yapıyordu. Demli çay kokusunun taze simit kokusuna karıştığı bu sahil kafesinde, dün geceki sessiz hüzünler yerini cıvıl cıvıl bir sabaha bırakmıştı.
Lina ile Soner, sabahın serin havasında yan yana oturmuş, önlerindeki bardaklardan yükselen buharı izliyorlardı. Soner, masadaki taze ekmek sepetinden bir parça alıp Lina’ya uzatırken, aralarındaki o uzun yolların getirdiği geçmişteki tüm o özlem dolu sabahlar adeta bu masada ödüllendiriliyordu. "Artık sabahları kahveyi uzaktan ekranlarda içmek yok," dedi Soner hafif bir gülümsemeyle. Lina bu söze içtenlikle gülerek karşılık verdi; çünkü aynı gökyüzünün altında, aynı masada uyanmak artık onların en güzel rutini haline gelmişti.
Karşı tarafta Selin ile Tarkan, kahvaltının tadını çıkarırken yine o sakin uyumlarını sergiliyorlardı. Tarkan, Selin’in bardağı boşaldığında hiç sesini çıkarmadan çaydanlığı uzatıp tazelerken, Selin minnet dolu bir bakışla ona teşekkür etti. Aynı binanın koridorlarında geçen o sessiz ve teğet geçen günlerin inatçı griliği, bu sahil kasabasının güneşli sabahsında tamamen silinip gitmişti.
Serçe ile Mert cephesinde ise sabah sakinliği diye bir kavram asla var olmamıştı. Mert’in erkenden masaya gelip "Kahvaltıyı ısmarlayan günün kralı olur" iddiasına Serçe anında çatalını havaya kaldırarak, "Sen o krallığı ancak rüyanda görürsün Mert, hesabı yine ortak ödüyoruz!" diye karşı çıkmıştı. O tatlı sert didişmeler, masanın neşesini daha güne başlar başlamaz zirveye taşıyordu.
Ben ise defterimi önüme açmış, kalemimin ucuyla bu neşeli sabahın detaylarını kağıda döküyordum. Fırtınalar çok geride kalmıştı; şimdi yazılacak en güzel hikaye, bu masadaki hayatın ta kendisiydi.
