GÖLGE KÜLLERİ-III kitap kapağı

11. bölüm / 25

GÖLGE KÜLLERİ-III

10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI

Vaveyla Yazarı: Hasret Oktay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI
  1. 1 GİRİŞ58 kelime
  2. 2 ÖNSÖZ102 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
  4. 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime · Okuduğun bölüm
  12. 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
  19. 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime

Sahilde geçen uzun ve neşeli yürüyüşün ardından güneş yavaş yavaş ufukta kaybolmaya yüz tutmuş, gökyüzünü turuncu ve morun en güzel tonlarına boyamıştı. Kasabanın eski ve sıcak bir liman restoranına geçip ahşap bir masanın etrafında yeniden toplandık. Masanın üzerine yayılan yemek kokuları ve hafif esen akşam rüzgarı, günün yorgunluğunu unutturmaya yetmişti.
Lina ile Soner, masanın en sakin köşesinde, yan yana oturmuş denizin parıltılarını izliyorlardı. Soner, bardağını hafifçe Lina’nın bardağına dokundurup, "Artık haritada hangi şehre baktığımızın bir önemi yok," diye fısıldadı yumuşak bir sesle. Lina, o uzun yolların ve bitmek bilmeyen ayrılıkların getirdiği tüm o eski hüzünleri geride bırakarak, bu güven dolu bakışa en sıcak gülümsemesiyle karşılık verdi.
Karşı tarafta Selin ile Tarkan, menüdeki balık çeşitleri üzerine ufak ve tatlı bir fikir alışverişi yapıyorlardı. Tarkan’ın seçtiği yemeği Selin’in tabağına doğru hafifçe kaydırması ve "Bunu da denemelisin, seveceksin" demesi, aralarındaki o komşu dairelerden bu yana gelen samimiyetin ne kadar doğal bir boyuta ulaştığını gösteriyordu. Selin, gözlerinin içindeki o neşeyle tabağı kabul ederken, aralarındaki tüm mesafeler çoktan tarih olmuştu.
Serçe ile Mert cephesinde ise yemek masası adeta bir stüdyo tartışmasına dönmüştü. Mert’in masaya getirdiği eğlenceli bir iddia, Serçe’nin kollarını bağlayıp "Sen kesin yine hile yapıyorsun Mert, iddiayı kabul etmiyorum!" diye başını çevirmesine neden oldu. Ama o inatçı duruşun hemen ardındaki kahkahalar, aralarındaki o fırtınalı ve tutkulu bağın bu masanın en renkli parçası olduğunu bir kez daha kanıtlıyordu.
Ben ise masanın bir köşesinde, önümdeki defterin yapraklarına bu eşsiz gün batımı anını nakşediyordum. Fırtınalar dinmiş, sular durulmuştu; ve herkes hak ettiği o huzurlu limana demir atmıştı.