GÖLGE KÜLLERİ-III kitap kapağı

16. bölüm / 25

GÖLGE KÜLLERİ-III

15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI

Vaveyla Yazarı: Hasret Oktay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI
  1. 1 GİRİŞ58 kelime
  2. 2 ÖNSÖZ102 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
  4. 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime · Okuduğun bölüm
  17. 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
  19. 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime

İskeledeki o neşeli çay keyfi, güneşin yavaşça denizle buluştuğu o büyüleyici saate kadar uzandı. Gökyüzü kızıl ve turuncu tonlarına bürünürken, kasabanın ışıkları da tek tek yanmaya başladı. Masamızdaki o hareketli enerji, yerini günün bu en sakin, en romantik anına bırakmıştı.
Lina ile Soner, iskelenin en ucunda, denize bakan bankta yan yana oturmuşlardı. Soner’in omuzuna başını yaslayan Lina, dalgaların tahta iskeleye vuruş sesini dinlerken iç geçirdi. Aralarındaki o uzun yolların getirdiği bütün o yorucu bekleyişler, bu akşam bu gün batımının içinde eriyip gidiyordu. Soner, onun saçlarına dokunurken "Artık hiçbir yere gitmek yok," diye fısıldadı; bu söz, ikisinin de kalbindeki en büyük huzurun ta kendisiydi.
Hemen arkamızdaki masada Selin ile Tarkan, ikisi de sessiz ama bir o kadar derin bir sohbete dalmışlardı. Tarkan, masanın üzerine bıraktığı fincanı eline alırken gözlerini Selin'den ayırmıyordu. Aynı binanın koridorlarında geçen o mesafeli günlerin geride kalışı, şimdi bu sahil kasabasının akşam serinliğinde birbirlerinin gözlerine bakarak attıkları her gülümsemeyle taçlanıyordu.
Serçe ile Mert ise gün batımının romantizmine bile kendi inatçı neşelerini katmayı başarmışlardı. Mert'in uzattığı tatlı tabağına bakıp kaşlarını kaldıran Serçe, "Bunu benim yiyeceğimi nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye takıldı. Mert ise o her zamanki kendinden emin tavrıyla "Çünkü seni senden iyi tanıyorum" deyince, Serçe'nin yüzüne yayılan o istemsiz kızarıklık aralarındaki çekimin en net kanıtı oldu.
Ben ise defterimin yaprakları arasında gezinen kalemimle, bu muazzam gün batımının en güzel satırlarını özenle kaydettim. Fırtınalar dinmiş, hikayemiz en tatlı yerine ulaşmıştı.