GÖLGE KÜLLERİ-III kitap kapağı

20. bölüm / 25

GÖLGE KÜLLERİ-III

19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI

Vaveyla Yazarı: Hasret Oktay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI
  1. 1 GİRİŞ58 kelime
  2. 2 ÖNSÖZ102 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
  4. 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
  19. 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime · Okuduğun bölüm
  21. 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime

Öğle güneşinin o neşeli sıcaklığı yavaş yavaş yerini ikindi serinliğine bırakırken, sahilin en sakin köşesinde yer alan ahşap masalı çay bahçesine geri döndük. Denizin üzerindeki yakamozlar hafiften belirirken, masamıza gelen taze demli çaylar yorgunluğumuzu alan en güzel mola oldu.
Lina ile Soner, masanın en köşesindeki ikili koltuğa yan yana yerleşmişlerdi. Soner, masadaki çay bardağını Lina'ya uzatırken gözlerini onun yüzünden bir an olsun ayırmıyordu. Aralarındaki o uzun yolların getirdiği geçmişteki tüm acı tatlı anılar, bu sahil kasabasının huzurlu atmosferinde tamamen silinmişti. "Artık yolların sonu hep aynı yere, sana çıkıyor," diye fısıldadı Soner; Lina bu söz karşısında tatlı bir tebessümle başını onun omuzuna yasladı.
Karşı masada Selin ile Tarkan, ikisi de sessizliği paylaşmanın huzurunu yaşıyorlardı. Tarkan, masaya gelen simit tabağını Selin'e doğru kaydırıp "Bugün epey yürüdük, enerjini toplamalısın" dediğinde, Selin yumuşak bir bakışla ona teşekkür etti. Aynı binanın koridorlarında birbirlerinin sesini duymaya hasret kaldıkları o eski günler, şimdi bu masadaki paylaşılan her sessiz ve anlamlı anla tarihe gömülüyordu.
Serçe ile Mert cephesinde ise sükunet yine kısa sürdü. Mert'in masaya bıraktığı küçük bir şeker paketini alıp saklayan Serçe, "Bunu senden başka kimsenin alamayacağını biliyorsun değil mi?" diye meydan okudu. Mert o her zamanki çapkın gülümsemesiyle, "Sen istersen bütün şekerleri sana verebilirim Serçe" diye karşılık verince, Serçe hemen bozulmuş gibi yaparak başını başka yöne çevirdi ama yüzündeki o gizli gülümseme her şeyi ele veriyordu.
Ben ise defterimin yaprakları arasında gezinen kalemimle, bu huzurlu ikindi vaktinin en güzel detaylarını kaydetmeye devam ediyordum. Herkes kendi hikayesinin en sakin limanında demirlemişti.