4. bölüm / 25
GÖLGE KÜLLERİ-III2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH
Bölümler 25Şu an: 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH
- 1 GİRİŞ58 kelime
- 2 ÖNSÖZ102 kelime
- 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
- 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
- 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
- 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
- 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
- 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
- 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
- 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
- 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
- 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
- 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
- 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
- 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
- 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
- 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
- 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
- 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
- 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
- 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
- 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
- 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
- 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geçmişin o dolambaçlı yollarını arkamızda bırakıp bugüne döndüğümüzde, sahil kasabasının üzerine doğan güneş hepimize ayrı bir tazelik getirmişti. Küçük kafenin ahşap masaları henüz yeni yeni dolarken, aramızdaki o sessiz uyum her zamankinden daha da güçlü hissediliyordu.
Lina, bardağından yükselen buharı izlerken Soner’in ona uzattığı küçük tatlı tabağına bakıp hafifçe gülmsedi. Aralarındaki o uzun yolların getirdiği özlem, artık yerini yan yana olmanın o sakin güvenine bırakmıştı. Uzun telefon görüşmeleri, ekran ışığında geçen gece yarısı sohbetleri geride kalmıştı; şimdi ellerini birbirine uzatmak sadece bir adımlık mesafedeydi.
Masanın diğer ucunda Selin ile Tarkan, menüye birlikte göz atarken ufak bir anlaşmazlık yaşıyorlardı. Tarkan’ın her zamanki korumacı ve dik başlı tavrına karşı Selin’in o sakin ama lafını esirgemeyen duruşu, sanki aynı binanın farklı dairelerinde yıllardır birbirlerinin sesini duvarın arkasından dinleyip de şimdi aynı masada buluşan iki komşunun tatlı telaşını anımsatıyordu.
Serçe ile Mert ise her zamanki gibi tez canlıydılar. Mert’in espresso bardağını masaya biraz sert bırakmasıyla Serçe’nin kaşlarını çatması bir oldu; aralarındaki o ateşli ve inatçı çekim, kafenin en köşesinden bile hissediliyordu.
Ben ise defterimin yaprakları arasında gezinen kalemimle bu anı sabitlemeye çalışıyordum. Fırtınalar dinmişti, evet; ama asıl hikaye, kalplerin birbirine çarptığı bu anla yeni başlıyordu.
