GÖLGE KÜLLERİ-III kitap kapağı

18. bölüm / 25

GÖLGE KÜLLERİ-III

17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR

Vaveyla Yazarı: Hasret Oktay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR
  1. 1 GİRİŞ58 kelime
  2. 2 ÖNSÖZ102 kelime
  3. 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
  4. 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime · Okuduğun bölüm
  19. 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime

Gecenin o huzurlu serinliği yerini yavaş yavaş sahil kasabasının üzerine doğan neşeli bir sabaha bırakırken, alışıldık masamızda yeniden bir araya geldik. Demli çayların ve taze kahve kokularının havada uçuştuğu bu erken saatte, hepimizin yüzünde dünden kalan güzel anıların tatlı bir tebessümü vardı.
Lina ile Soner, masanın en sakin köşesinde yan yana oturmuş, önlerindeki fincanlardan yükselen buharı izliyorlardı. Soner, masaya gelen taze simit tabağını Lina’ya doğru kaydırırken, aralarındaki o uzun yolların getirdiği geçmişteki tüm acı tatlı anıları geride bırakmanın rahatlığını yaşıyordu. "Bugün sahilde uzun bir yürüyüş yapalım mi?" diye sordu Soner yumuşak bir sesle; Lina bu teklife gözlerinin içindeki o parıltıyla "Çok isterim" diye onay verdi.
Karşı masada Selin ile Tarkan, kahvaltının tadını çıkarırken yine o sakin ve uyumlu hallerindeydiler. Tarkan, Selin’in bardağına çay doldururken aralarında geçen sessiz ama anlamlı bakışlaşma, aynı binanın koridorlarında geçen o mesafeli günlerin artık tamamen unutulduğunu bir kez daha kanıtlıyordu. Artık her sabahı birlikte planlamak, ikisi için de hayatın en olağan ve en güzel alışkanlığı haline gelmişti.
Serçe ile Mert cephesinde ise sabah sessizliği asla söz konusu olamazdı. Mert’in erkenden masaya gelip "Bugün kahvaltıyı kimin ısmarlayacağı konusunda iddiaya varalım" demesiyle, Serçe’nin kollarını bağlayıp "Sen yine kendi kendine kurallar koyuyorsun Mert, kabul etmiyorum!" diye çıkışması bir oldu. O tatlı sert didişmeler, masanın enerjisini daha güne başlar başlamaz zirveye taşıyordu.
Ben ise defterimi önüme açmış, kalemimin ucuyla bu neşeli sabahın detaylarını kağıda döküyordum. Fırtınalar çok geride kalmıştı; şimdi yazılacak en güzel hikaye, bu masadaki hayatın ta kendisiydi.