21. bölüm / 25
GÖLGE KÜLLERİ-III20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ
Bölümler 25Şu an: 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ
- 1 GİRİŞ58 kelime
- 2 ÖNSÖZ102 kelime
- 3 1. BÖLÜM: KÜLLERDEN ÖNCE, YOLLARIN KESİŞTİĞİ AN191 kelime
- 4 2. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH191 kelime
- 5 4. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA AKŞAM SERİNLİĞİ203 kelime
- 6 5. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA KAHVE MOLASI246 kelime
- 7 6. BÖLÜM: GECEYİ AYDINLATAN KIVILCIM223 kelime
- 8 7. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK IŞIKLARI226 kelime
- 9 8. BÖLÜM: SABAH KAHVESİ VE ORTAK PLANLAR202 kelime
- 10 9. BÖLÜM: SAHİL KENARINDA GEZİNTİ VE İTİRAFLAR246 kelime
- 11 10. BÖLÜM: GÜN BATIMI VE GELECEK HESAPLARI250 kelime
- 12 11. BÖLÜM: GECE MAVİSİ VE SESSİZ ANLAR274 kelime
- 13 12. BÖLÜM: YENİ GÜNÜN İLK KAHVESİ VE KAHKAHALAR249 kelime
- 14 13. BÖLÜM: ÖĞLE GÜNEŞİ VE SAHİL BOYU YÜRÜYÜŞÜ216 kelime
- 15 14. BÖLÜM: İSKELEDE ÇAY KEYFİ VE ESKİ DEFTERLER248 kelime
- 16 15. BÖLÜM: GÜNEŞIN BATTIĞI YERDE AKŞAM SEFASI232 kelime
- 17 16. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA GECE YÜRÜYÜŞÜ223 kelime
- 18 17. BÖLÜM: KAHVE KOKULU SABAH VE YENİ PLANLAR239 kelime
- 19 18. BÖLÜM: SAHİLDE ÖĞLE RÜZGARI VE KÜÇÜK KAÇAMAKLAR241 kelime
- 20 19. BÖLÜM: GÜN BATIMINA DOĞRU ÇAY MOLASI244 kelime
- 21 20. BÖLÜM: GECE MAVİSİNDE İÇ DÖKÜMLERİ268 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 21. BÖLÜM: YENİ SABAHIN TAZELİĞİ VE GÜLÜMSEMELER239 kelime
- 23 22. BÖLÜM: SAHİL YOLUNDA ÖĞLE GÜNEŞİ VE KÜÇÜK SÜRPRİZLER216 kelime
- 24 23. BÖLÜM: İKİNDİ SERİNLİĞİ VE LİMANIN DİNGİNLİĞİ264 kelime
- 25 24. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDA SON AKŞAM YEMEĞİ270 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çay bahçesindeki ikindi sohbeti yavaş yavaş koyu bir gece mavisine evrilirken, kasabanın sokaklarındaki lambalar denizin üzerine sarı pırıltılar düşürmeye başlamıştı. Havaya yavaş yavaş yayılan yakamoz eşliğinde, hepimiz bu huzurlu masanın etrafında daha da yakınlaşmış hissediyorduk kendimizi.
Lina ile Soner, masanın en uç noktasında, dünyadan soyutlanmış gibi baş başa kalmışlardı. Soner, ellerini masanın üzerinde birleştirip derin bir nefes aldıktan sonra, "Eski o uzun yolları hatırlıyorum da..." diye mırıldandı, "şimdi seninle aynı havayı solumak, aynı masada oturmak bana hala bir rüya gibi geliyor." Lina, onun bu samimi ve derin itirafı karşısında elini Soner'in elinin üzerine koyup, "Artık rüya değil, gerçeğin kendisi," diye karşılık verdi. Aralarındaki o kilometrelerce süren özlem, nihayet kalplerin buluştuğu bu limanda ebedi huzurunu bulmuştu.
Hemen yan masada Selin ile Tarkan, ikisi de sessizliği tercih etmiş ama bu sessizlik hiçbir yabancılık barındırmıyordu. Tarkan, masadaki bardağını hafifçe çevirirken, "Düşünüyorum da," dedi, "aynı binanın içinde birbirimizi ıskaladığımız o aylarda meğer hayatımızı ne çok ertelemişiz." Selin, ona hak verircesine başını sallayıp hafifçe gülümserken, "Önemli olan nerede karşılaştığımız değil, şimdi nereye yürüdüğümüz," diye fısıldadı. Aralarındaki tüm o eski mesafeler, bu gece mavisi altında tamamen yok olmuştu.
Serçe ile Mert ise her zamanki gibi bu sakinliği kendi neşeli curcunalarıyla renklendirmeye devam ediyorlardı. Mert’in ısrarla savunmaya çalıştığı bir iddiaya karşı Serçe gözlerini devirip, "Sen gerçekten hiç akıllanmayacaksın değil mi Mert?" diye çıkıştı. Ama o çatık kaşların altındaki bakışlarda öyle bir sevgi parıltısı vardı ki, Mert bu tatlı söylenmelere sadece kahkahayla karşılık vermekle yetindi.
Ben ise defterimin yaprakları arasında gezinen kalemimle, bu geceye damgasını vuran o derin ve samimi anları satır satır işliyordum. Fırtınalar çok geride kalmıştı; geriye sadece bu saf sevgi ve huzur kalmıştı.
