Bölümler 20Şu an: Bölüm 9 - O Gün Yalnız Değildi
- 1 Bölüm 1 - Geriye Kalan498 kelime
- 2 Bölüm 2 - İkinci Hope867 kelime
- 3 Bölüm 3 - İlk İz1.027 kelime
- 4 Bölüm 4 - Blackwood'un Gölgesi987 kelime
- 5 Bölüm 5 - Viralysis Labs1.422 kelime
- 6 Bölüm 6 - Eski Kayıt1.823 kelime
- 7 Bölüm 7 - Kırık Hatıralar1.701 kelime
- 8 Bölüm 8 - B-13'ün Altında1.392 kelime
- 9 Bölüm 9 - O Gün Yalnız Değildi1.179 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Bölüm 10 - B-011.559 kelime
- 11 Bölüm 11 - İki Beyaz Nokta816 kelime
- 12 Bölüm 12 - Kapının Ardındaki Ses643 kelime
- 13 Bölüm 13 - B-00837 kelime
- 14 Bölüm 14 - Kayıt Odası716 kelime
- 15 Bölüm 15 - Karşılaşma843 kelime
- 16 Bölüm 16 - Hoş Geldin, Hope942 kelime
- 17 Bölüm 17 - Subject 00726 kelime
- 18 Bölüm 18 - Uyanış721 kelime
- 19 Bölüm 19 - Hesaplaşma1.228 kelime
- 20 Bölüm 20 - Son Koridor1.059 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
B-14'ten çıktığımda koridorun sessizliği yeniden üzerime çöktü.
Az önce gördüğüm görüntüler hâlâ zihnimde dönüp duruyordu.
İki kardeş.
İki denek.
Birbirlerinden ayrılmış iki hayat.
Ve yıllardır saklanan bir geçmiş.
Fakat artık başka bir şey daha biliyordum.
Dr. Hope Blackwood'taydı.
B-01'de.
B-01'in ne olduğunu bilmiyordum.
Ama oraya gitmem gerektiğini biliyordum.
Koridorda yürümeye başladım.
El fenerimin ışığı duvarlarda geziniyordu.
Her adımımda ayakkabılarımın sesi boş koridorda yankılanıyordu.
Tak.
Tak.
Tak.
Bir süre sonra duvarda eski bir tabela gördüm.
B-01.
Tabelanın hemen altında küçük bir ok vardı.
Sağa dön.
Döndüm.
Koridor daha dardı.
Duvarların üzerindeki boyalar dökülmüştü.
Bazı yerlerde eski ve koyu lekeler vardı.
Bir süre sonra koridorun sonunda küçük bir oda gördüm.
Kapısı açıktı.
İçeri girdim.
Oda diğerlerinden farklıydı.
Burada deney cihazları yoktu.
Metal masalar yoktu.
Sadece eski bir masa, birkaç sandalye ve duvarlara asılmış fotoğraflar vardı.
Fotoğrafların çoğu siyah beyazdı.
Bazılarının kenarları yanmıştı.
Bazılarının üzeri karalanmıştı.
Ama bir tanesi diğerlerinden farklıydı.
Fotoğraf daha yeniydi.
Üzerinde küçük bir tarih vardı.
2014.
Fotoğrafı duvardan çıkardım.
Bir süre hiçbir şey söylemeden baktım.
FOTOĞRAF TARİFİ:
Eski ve yıpranmış bir 2014 tarihli fotoğraf.
Blackwood Memorial Hospital'ın B-13 koridoru görülüyor. Fotoğraf eski bir güvenlik kamerasından veya hastane personelinin çektiği eski bir fotoğraf gibi görünmeli.
Koridor karanlık ve terk edilmiş durumda.
Fotoğrafın ortasından biraz uzakta genç Dr. Hope duruyor. Üzerinde eski bir doktor önlüğü var. Yüzü kameraya tamamen dönük değil; sanki arkasından gelen bir sesi fark etmiş ve başını hafifçe çevirmiş.
Dr. Hope'un birkaç metre arkasında, B-13 kapısının yanında ikinci bir insan silüeti bulunuyor.
Silüetin yüzü kesinlikle görünmemeli. Sadece karanlık bir insan şekli olarak seçilmeli.
Silüet Dr. Hope'a bakıyor gibi durmalı.
Elinde eski bir dosya bulunuyor ve dosyanın üzerinde küçük şekilde "03" yazısı görülebilmeli.
Fotoğrafın kenarları yıpranmış, bazı yerleri hafifçe yanmış ve görüntüde eski kamera paraziti bulunmalı.
Genel atmosfer soğuk, gizemli ve rahatsız edici olmalı.
Fotoğraf ilk bakışta sıradan bir hastane fotoğrafı gibi görünmeli; dikkatli bakıldığında arka plandaki üçüncü kişi fark edilmeli.
---
Fotoğrafı biraz daha yakından inceledim.
Dr. Hope'un yüzünü tanıyordum.
Ama arkasındaki kişi...
Kimdi?
Fotoğrafı çevirdim.
Arkasında el yazısıyla tek bir cümle vardı.
"O gün yalnız değildi."
Bir süre yazıya baktım.
Sonra fotoğrafı tekrar çevirdim.
Silüete baktım.
İlk bakışta Dr. Hope'un arkasında duruyor gibi görünüyordu.
Fakat fotoğrafı biraz yana çevirdiğimde farklı bir şey fark ettim.
Silüet Dr. Hope'un arkasında değildi.
B-13 kapısının önündeydi.
Sanki oradan çıkmıştı.
Ya da...
Dr. Hope'u izliyordu.
Fotoğrafı tekrar çevirdim.
Notun altında çok küçük bir yazı daha vardı.
"Onu gördüğünde kaçmadı."
Altında başka bir cümle:
"Çünkü onu tanıyordu."
Kalbim hızlandı.
Mr. Hope.
Fotoğraftaki kişi o olabilir miydi?
2014'te.
Blackwood'ta.
Dr. Hope'un hemen arkasında.
Demek daha önce düşündüğümden çok daha erken karşılaşmışlardı.
Ama neden kayıtların çoğunda bu karşılaşmadan bahsedilmiyordu?
Neden video kayıtları silinmişti?
Ve neden fotoğraf hâlâ buradaydı?
Fotoğrafı cebime koydum.
Tam o sırada odanın içindeki eski bilgisayar çalışmaya başladı.
Ekran titredi.
Sonra bir klasör açıldı.
"2014 - B-01."
Klasöre girdim.
Onlarca dosya vardı.
Bir tanesinin adı dikkatimi çekti.
"MEETING."
Dosyayı açtım.
Video başladı.
Görüntü yine B-13 koridoruydu.
Aynı fotoğraftaki koridor.
Aynı tarih.
14 Ekim 2014.
Kamera sabitti.
Koridor boştu.
Yaklaşık yirmi saniye boyunca hiçbir şey olmadı.
Sonra Dr. Hope görüntüye girdi.
Yavaşça koridorun ortasına geldi.
Bir süre etrafına baktı.
Sonra kapının önünde durdu.
B-13.
Tam fotoğraftaki yerde.
Bir süre bekledi.
Sonra arkasından bir ses geldi.
"Doktor."
Dr. Hope başını çevirdi.
Görüntüde başka bir adam görünmüyordu.
Sadece sesi duyuluyordu.
Dr. Hope:
"Sen misin?"
Cevap:
"Beni tanımadın mı?"
Dr. Hope bir süre sessiz kaldı.
"Hayır."
Ses tekrar geldi.
"Yalan."
Dr. Hope başını eğdi.
"Hatırlayamıyorum."
Bu cümleyi duyduğumda donup kaldım.
Hatırlayamıyorum.
Demek o zaman bile hafızasıyla ilgili sorun vardı.
Ses:
"Bana bak."
Dr. Hope yavaşça arkasını döndü.
Kamera görüntüsü birkaç saniye bozuldu.
Sonra siyah bir silüet görüldü.
Mr. Hope.
Yüzü karanlıktaydı.
Dr. Hope ona baktı.
"Sen..."
Bir süre konuşamadı.
Sonra:
"Hayır."
Mr. Hope:
"Beni hatırladın."
Dr. Hope:
"Sen öldün."
Görüntü birkaç saniye sessiz kaldı.
Mr. Hope:
"Hayır."
Sonra kayıt kesildi.
Ekran karardı.
Bir süre bilgisayara baktım.
Dr. Hope, Mr. Hope'u ölü sanıyordu.
Ama Mr. Hope hayattaydı.
Ve onu bulmuştu.
2014'te.
Bundan daha garip olan ise...
Dr. Hope'un onu tanımasıydı.
Tam videoyu tekrar açacaktım ki bilgisayarın ekranında yeni bir dosya belirdi.
Dosyanın adı:
"SECOND MEETING."
Dosyayı açmaya çalıştım.
Şifre istedi.
Şifre alanına birkaç şey yazdım.
HOPE.
Yanlış.
2014.
Yanlış.
BLACKWOOD.
Yanlış.
B-13.
Yanlış.
Tam vazgeçecekken aklıma fotoğraftaki not geldi.
"O gün yalnız değildi."
Şifreye:
YALNIZ
yazdım.
Ekran açıldı.
Dosya boştu.
Sadece tek bir ses kaydı vardı.
Kaydı açtım.
Önce birkaç saniye sessizlik duyuldu.
Sonra Dr. Hope'un sesi.
"Eğer bu kaydı dinliyorsanız, ilk karşılaşmayı biliyorsunuz demektir."
Bir süre sessizlik.
"Fakat bilmediğiniz bir şey var."
Dr. Hope'un sesi titriyordu.
"Mr. Hope beni bulduğunda..."
Durdu.
"...ona kardeşim olduğunu söylemedim."
Kalbim hızlandı.
Neden?
Kayıt devam etti.
"Çünkü o sırada onun kim olduğunu hatırlamıyordum."
Bir başka sessizlik.
"Fakat o beni hatırlıyordu."
Sonra çok düşük bir sesle:
"Ve benden nefret etmiyordu."
Kayıt birkaç saniye sustu.
"Benden sadece neden onu bıraktığımı öğrenmek istiyordu."
Kayıt burada kesildi.
Sandalyeye oturdum.
Neden onu bıraktığını...
Bu cümle kafamda dönüp duruyordu.
Dr. Hope gerçekten Mr. Hope'u bırakmış mıydı?
Yoksa birileri onları zorla ayırmış mıydı?
Bilgisayarın ekranı yeniden açıldı.
Bu kez tek bir görüntü vardı.
İki çocuk.
Aynı fotoğraf.
Ama bu fotoğrafta çocuklar birbirlerinin ellerini tutuyordu.
Fotoğrafın altında:
"Son gün."
yazıyordu.
Fotoğrafın arkasında ise başka bir not vardı.
"Onları ayırmadan önce son kez birlikte gördüğüm gündü."
Altında:
"Biri ağlıyordu."
"Diğeri gülümsüyordu."
"Çünkü ikisinden biri ne olacağını biliyordu."
Fotoğrafı elimde tutarken ürperdim.
"Hangisi biliyordu?"
Cevap yoktu.
O sırada kapının dışından bir ses geldi.
Ayak sesleri.
Yavaş.
Tak.
Tak.
Tak.
Fotoğrafı cebime koydum.
El fenerimi kapattım.
Kapının yanına geçtim.
Ayak sesleri yaklaştı.
Sonra durdu.
Kapının önünde biri vardı.
Bir süre hiçbir şey olmadı.
Sonra kapı yavaşça açıldı.
Mr. Hope içeri girdi.
Bana baktı.
Sonra masanın üzerindeki bilgisayara baktı.
"Kaydı dinledin."
"Evet."
"Hangisini?"
"İkisini de."
Bir süre sustu.
Sonra:
"Bunu yapmamalıydın."
"Bana gerçeği söyle."
"Gerçeğin tamamını bilmiyorsun."
"Sen biliyor musun?"
Mr. Hope başını eğdi.
"Bazı parçalarını."
"Dr. Hope neden seni bıraktı?"
Bu soru karşısında uzun süre sessiz kaldı.
Sonunda:
"Beni bırakmadı."
"Öyleyse ne oldu?"
"Bizi ayırdılar."
"Kim?"
Mr. Hope bana baktı.
"Bunu öğrenmek istiyorsan B-01'in altına in."
"B-01'in altında da mı bir şey var?"
"Evet."
"Ne?"
"Cevabı."
Bir adım geri çekildi.
"Fakat oraya gittiğinde yalnız olmayacaksın."
"Kim olacak?"
Mr. Hope cevap vermedi.
Kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkacakken durdu.
"Bir şey daha."
"Ne?"
"Fotoğrafı sakla."
"Niye?"
Mr. Hope arkasını dönmeden cevap verdi.
"Çünkü o fotoğraftaki üçüncü kişiyi bulduğunda..."
Bir an sustu.
"...kimin gerçekten düşman olduğunu anlayacaksın."
Kapı kapandı.
Odadaki sessizlik geri geldi.
Cebimdeki fotoğrafı çıkardım.
Tekrar baktım.
Dr. Hope.
B-13.
Ve arkasındaki silüet.
Şimdi fotoğrafa daha dikkatli bakıyordum.
Silüetin yüzü görünmüyordu.
Ama elinde küçük bir şey vardı.
Bir dosya.
Dosyanın üzerinde tek bir numara okunuyordu.
"03."
Fotoğrafın arkasındaki notu tekrar çevirdim.
"O gün yalnız değildi."
Bu kez notun altında daha önce fark etmediğim başka bir cümle gördüm.
"Üçüncü denek onları izliyordu."
Nefesim kesildi.
Subject 01.
Subject 02.
Peki...
Subject 03 kimdi?
Ve neden şimdiye kadar bütün dosyalarda yalnızca iki denekten bahsedilmişti?
Fotoğrafı cebime koydum.
Artık yeni bir sorum vardı.
Mr. Hope'un ve Dr. Hope'un geçmişinde üçüncü bir kişi vardı.
Ve bu kişi hâlâ hayattaysa...
Bütün hikâyenin gerçek düşmanı o olabilirdi.
B-01'e doğru yürümeye başladım.
Çünkü artık geçmişin peşinden gitmiyordum.
Geçmiş beni takip etmeye başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
