Bölümler 20Şu an: Bölüm 5 - Viralysis Labs
- 1 Bölüm 1 - Geriye Kalan498 kelime
- 2 Bölüm 2 - İkinci Hope867 kelime
- 3 Bölüm 3 - İlk İz1.027 kelime
- 4 Bölüm 4 - Blackwood'un Gölgesi987 kelime
- 5 Bölüm 5 - Viralysis Labs1.422 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bölüm 6 - Eski Kayıt1.823 kelime
- 7 Bölüm 7 - Kırık Hatıralar1.701 kelime
- 8 Bölüm 8 - B-13'ün Altında1.392 kelime
- 9 Bölüm 9 - O Gün Yalnız Değildi1.179 kelime
- 10 Bölüm 10 - B-011.559 kelime
- 11 Bölüm 11 - İki Beyaz Nokta816 kelime
- 12 Bölüm 12 - Kapının Ardındaki Ses643 kelime
- 13 Bölüm 13 - B-00837 kelime
- 14 Bölüm 14 - Kayıt Odası716 kelime
- 15 Bölüm 15 - Karşılaşma843 kelime
- 16 Bölüm 16 - Hoş Geldin, Hope942 kelime
- 17 Bölüm 17 - Subject 00726 kelime
- 18 Bölüm 18 - Uyanış721 kelime
- 19 Bölüm 19 - Hesaplaşma1.228 kelime
- 20 Bölüm 20 - Son Koridor1.059 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapıyı arkamdan kapattığımda bir süre olduğum yerde kaldım.
Elimdeki dosyanın ağırlığı normalden fazla geliyordu.
Sanki birkaç parça kâğıt değil, yıllardır saklanan bir sırrı taşıyordum.
Viralysis Labs - Eski Araştırma Merkezi.
Dosyanın arkasında yazan adresi tekrar kontrol ettim.
Kuzey Bölgesi.
Şehrin dışına yakın, yıllardır kullanılmadığı söylenen eski bir araştırma tesisi.
B-13 sadece başlangıçtı.
Bunu artık biliyordum.
Ama beni asıl rahatsız eden şey, telefona gelen son mesajdı.
«"Doğru yoldasın."»
Ve ardından:
«"Ama beni aramaya devam edersen... ben de seni aramaya başlayacağım."»
Mesajın kimden geldiğini bilmiyordum.
Fakat bunun sıradan bir tehdit olmadığını hissediyordum.
Biri beni izliyordu.
Hem de Blackwood'a ilk girdiğim andan beri.
Belki daha da öncesinden.
Arabaya bindim.
Dosyayı yan koltuğa bıraktım.
Motoru çalıştırdım.
Navigasyona adresi girdim.
Ekranda rota belirdi.
Yaklaşık kırk beş dakika.
Kırk beş dakika boyunca neyle karşılaşacağımı düşünmek zorunda kalacaktım.
---
Şehirden uzaklaştıkça binalar azalmaya başladı.
Yerlerini boş araziler ve eski fabrikalar aldı.
Gökyüzü hâlâ griydi.
Yağmur durmuştu fakat yolun kenarlarında büyük su birikintileri vardı.
Arabayı sürerken sürekli dikiz aynasına bakıyordum.
Birkaç kez aynı siyah aracı arkamda gördüğümü düşündüm.
Her seferinde araç başka bir yola sapıyordu.
Bir süre sonra kendi kendime güldüm.
"Paranoyak oldun."
Ama bunu söyledikten hemen sonra telefonum titredi.
Direksiyonun üzerinde parmaklarım sıkılaştı.
Telefon ekranına bakmadım.
Bir dakika sonra tekrar titredi.
Bu kez navigasyonun sesi aniden kesildi.
Ekran karardı.
"Harika."
Arabayı yol kenarına çektim.
Telefonu çıkardım.
Mesaj gelmişti.
«"Tek başına gitme demiştim."»
Kaşlarımı çattım.
Benimle konuşan kişinin beni ne kadar yakından takip ettiğini anlamaya çalışıyordum.
Yeni bir mesaj geldi.
«"Ama artık çok geç."»
Telefonun ekranı bir anda kapandı.
"Ne?"
Güç düğmesine bastım.
Telefon açılmadı.
Tekrar denedim.
Hiçbir şey.
Şarjı vardı.
Ekran sağlamdı.
Ama çalışmıyordu.
Tam telefonu koltuğa bırakacakken araç radyosu kendi kendine açıldı.
Cızırtı.
Parazit.
Sonra bir kadın sesi.
"...araştırma merkezi..."
Donup kaldım.
Radyonun frekansını değiştirmeye çalıştım.
Tuşlar çalışmıyordu.
Ses devam etti.
"...tesis 2014 yılında resmi olarak kapatılmıştır..."
Başımı radyoya çevirdim.
Bu eski bir haber kaydıydı.
"...yetkililer tesiste herhangi bir aktif çalışma bulunmadığını açıklamıştı..."
Cızırtı.
Sonra başka bir ses geldi.
Erkek.
"Yalan."
Radyodaki ses bir anda değişmişti.
"Ne?"
"Hiçbir zaman kapanmadı."
Ses çok sakindi.
Sonra radyo kapandı.
Telefon tekrar açıldı.
Ekranda tek bir kelime vardı.
DEVAM ET.
Arabanın motorunu çalıştırdım.
Bu kez hiçbir şey düşünmeden yola devam ettim.
---
Yaklaşık yarım saat sonra navigasyon yeniden çalıştı.
Bana ana yoldan ayrılmamı söyledi.
Dar bir yola girdim.
Ağaçların arasından ilerledim.
Yol gittikçe kötüleşiyordu.
Bir süre sonra asfalt tamamen bitti.
Toprak yola girdim.
Arabanın tekerlekleri çamura saplanmaya başladı.
Etraf tamamen sessizdi.
Telefon çekmiyordu.
Bir kilometre daha ilerledikten sonra karşıma eski bir tel örgü çıktı.
Üzerinde paslanmış bir tabela vardı.
VIRALYSIS LABS
Logonun yarısı sökülmüştü.
Altında:
ÖZEL ARAŞTIRMA TESİSİ
yazıyordu.
Arabadan indim.
Bir süre tel örgünün önünde durdum.
Tesisin binası ağaçların arkasında görünüyordu.
Blackwood gibi değildi.
Hastane kadar büyük değildi.
Ama çok daha eski görünüyordu.
Beton duvarlar.
Küçük pencereler.
Çatıdaki paslı havalandırmalar.
Ve girişin üzerinde hâlâ çalışan kırmızı bir ışık.
"Burası yıllardır kapalıysa o ışık neden yanıyor?"
Tel örgünün kapısını kontrol ettim.
Kilitli değildi.
Bu daha da kötüydü.
Kapıyı açtım.
İçeri girdim.
Arkamdan kapı kendi kendine kapandı.
Güm.
Dönüp baktım.
Kilidin hareket ettiğini duydum.
"Tamam..."
Derin bir nefes aldım.
El fenerimi çıkardım.
Binaya doğru yürüdüm.
Giriş kapısının yanında küçük bir kart okuyucu vardı.
Üzerinde kırmızı ışık yanıyordu.
Yanından geçerken ışık yeşile döndü.
Bip.
Kapı kilidi açıldı.
Donup kaldım.
Ben hiçbir şey yapmamıştım.
Kapı yavaşça aralandı.
Sanki biri içeriden beni bekliyordu.
İçeri girdim.
Kapı arkamdan kapandı.
---
İlk dikkatimi çeken şey sessizlikti.
Blackwood'daki sessizlikten farklıydı.
Blackwood boştu.
Burada ise sanki bina nefes alıyordu.
Havalandırma sisteminden çok hafif bir uğultu geliyordu.
Duvarlarda eski Viralysis Labs logoları vardı.
Bazılarının üzeri siyah boyayla kapatılmıştı.
Koridorun başında bir güvenlik masası bulunuyordu.
Masanın üzerinde eski bir bilgisayar vardı.
Ekranı kapalıydı.
Yanında ziyaretçi kayıt defteri duruyordu.
Defteri açtım.
Son kayıt...
2014.
İsimlerin çoğu okunmuyordu.
Ama son satır dikkatimi çekti.
H. Hope
Yanında tarih:
14 Ekim 2014
Durup kaldım.
14 Ekim.
Bana gönderilen ilk mesajdaki tarih.
Blackwood'da bulunmam istenen tarih.
Aynı tarih.
"Bu kadar tesadüf olamaz."
Defteri kapatmak üzereyken başka bir isim gördüm.
Hemen altında.
İsim karalanmıştı.
Ama soyadı okunuyordu.
Hope.
Önündeki ilk harf ise...
M.
Kalbim hızlandı.
Parmağımı ismin üzerinde gezdirdim.
M. Hope.
Bir an nefes almayı unuttum.
Mr. Hope.
İlk kez onun adını açıkça görmüştüm.
Ama yüzünü hâlâ bilmiyordum.
Kim olduğunu bilmiyordum.
Burada ne yaptığını bilmiyordum.
Ve en önemlisi...
Neden herkes onun adını saklamaya çalışıyordu?
Defteri cebime koymak istedim.
Sonra durdum.
Bunu yapmam doğru değildi.
Sayfanın fotoğrafını çektim.
Telefonun kamerasını kapattım.
Tam o sırada koridorun ilerisinden bir ses geldi.
Bip.
Sonra başka bir kapı açıldı.
Birinin yürüdüğünü duydum.
Hemen duvarın arkasına geçtim.
Ayak sesleri yaklaşıyordu.
Tak.
Tak.
Tak.
Nefesimi tuttum.
Bir gölge koridorun duvarına yansıdı.
Bir adam.
Siyah kıyafetli.
Elinde bir dosya vardı.
Yüzünü göremiyordum.
Adam güvenlik masasının önünde durdu.
Bilgisayarı açtı.
Ekranın ışığı yüzünü aydınlatacak kadar güçlü değildi.
Bir süre ekrana baktı.
Sonra konuştu.
"Geldi."
Başka bir ses cevap verdi.
Hoparlörden geliyordu.
"Emin misin?"
"Evet."
"Tek başına mı?"
Adam birkaç saniye sustu.
"Evet."
Hoparlördeki ses:
"Güzel."
Adam bilgisayarı kapattı.
Sonra arkasını dönüp benim saklandığım tarafa doğru baktı.
Kalbim hızlandı.
Bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Duvarın arkasından çıkmam için sadece birkaç saniye kalmıştı.
Ama adam aniden durdu.
Başını diğer tarafa çevirdi.
"Henüz değil."
Sonra yürüyüp uzaklaştı.
Ayak sesleri giderek kayboldu.
Ben olduğum yerde kaldım.
Bir süre sonra çıktım.
Koridor boştu.
Adam gitmişti.
Ama masanın üzerinde bir şey bırakmıştı.
Küçük bir kart.
Kartı aldım.
Üzerinde:
M. HOPE
yazıyordu.
Altında:
PERSONEL KODU: 02
Kartı elimde tutarken yüzüm gerildi.
02.
Denek 02.
M. Hope.
İki ayrı belge.
Aynı numara.
Aynı isim.
Artık bunların bağlantılı olduğundan emindim.
---
Koridorun sonunda büyük bir cam kapı vardı.
Üzerinde:
ARAŞTIRMA BÖLGESİ - YETKİLİ PERSONEL
yazıyordu.
Kapının yanında kart okuyucu vardı.
Elimdeki kartı yaklaştırdım.
Bip.
Kapı açıldı.
İçeri girdiğimde daha büyük bir laboratuvarla karşılaştım.
Duvarların çoğu camdı.
İçeride eski bilgisayarlar, laboratuvar masaları ve metal dolaplar vardı.
Bazı cihazlar hâlâ çalışıyordu.
Birinin ekranında yeşil bir ışık yanıyordu.
Yaklaştım.
Ekranda bir kayıt vardı.
PROJECT HOPE
Altında iki seçenek:
SUBJECT 01
SUBJECT 02
İlkine tıkladım.
Dosya açıldı.
Fotoğraf yoktu.
Sadece rapor:
«SUBJECT 01
Durum: Aktif
Psikolojik stabilite: Değişken
Adaptasyon: Yüksek
Risk seviyesi: Kritik»
Altında:
"Denek, çevresindeki bireylerin davranışlarını etkileyebilmektedir."
Bir sonraki satırı okudum.
"Denek 01'in kontrol altında tutulması mümkün değildir."
Sayfayı aşağı kaydırdım.
Son satır:
"Dr. Hope projeden ayrılmayı reddetti."
Ekrana bakakaldım.
Dr. Hope...
Demek gerçekten bu projenin içindeydi.
Ama asıl dosya daha aşağıdaydı.
SUBJECT 02
Tıkladım.
Ekran birkaç saniye boyunca yüklendi.
Sonra:
ERİŞİM REDDEDİLDİ.
"Ne?"
Şifre istiyordu.
Bir şifre alanı açıldı.
Denemek için birkaç şey yazdım.
HOPE
Yanlış.
BLACKWOOD
Yanlış.
VIRALYSIS
Yanlış.
Sonra aklıma bir şey geldi.
2014.
Yanlış.
Tam bilgisayarı kapatacakken ekranda yeni bir pencere açıldı.
"Şifreyi arama."
Donup kaldım.
Altında:
"Şifreyi zaten biliyorsun."
"Ben hiçbir şey bilmiyorum."
Ekranda yeni bir satır belirdi.
"02."
Şifre alanına 02 yazdım.
Enter.
Ekran açıldı.
Dosya yüklendi.
Karşımda ilk kez bir fotoğraf belirdi.
Fotoğraf eskiydi.
Bir adam.
Siyah saç.
Soğuk bir yüz.
Kameraya doğrudan bakıyordu.
Fotoğrafın altında:
MR. HOPE
yazıyordu.
Altında ise:
SUBJECT 02
Bir süre hareket edemedim.
Bu adamı daha önce görmüştüm.
Hastanenin önünde.
Sokakta.
Güvenlik kamerasında.
Beni takip eden kişi oydu.
Ama fotoğraftaki adamın yüzünü artık net olarak görebiliyordum.
Ve en korkutucu şey...
Fotoğrafın altında bir tarih vardı.
2011.
Fotoğrafın hemen yanında başka bir kayıt açıldı.
«"Denek 02, Denek 01'in aksine kontrol edilmeyi kabul etmedi."»
Bir başka satır:
«"Denek 02'nin amacı bilinmiyor."»
Son satır:
«"Denek 02 kendisine verilen ismi reddetti."»
Ekran bir anda karardı.
Sonra tek bir cümle çıktı:
"O kendisine Mr. Hope demeyi seçti."
Arkamdan bir ses geldi.
"Dosyayı buldun."
Donup kaldım.
Yavaşça arkamı döndüm.
Laboratuvar boştu.
"Kim var?"
Cevap yoktu.
Sonra hoparlör açıldı.
Aynı soğuk erkek sesi.
"Bunu yapacağını biliyordum."
"Sen kimsin?"
"Bunu zaten biliyorsun."
"Mr. Hope?"
Sessizlik.
Sonra:
"Henüz değil."
"Ne demek henüz değil?"
"Beni gördüğünü sanıyorsun."
Ses kısa bir süre sustu.
"Gördüğün şey yalnızca başlangıç."
Laboratuvarın ışıkları bir anda söndü.
Karanlıkta kaldım.
Acil durum ışıkları kırmızı renkte yanmaya başladı.
Koridorun sonunda bir kapı açıldı.
Gıcır...
Bir silüet ortaya çıktı.
Adam uzaktaydı.
Yüzü görünmüyordu.
Ama bu kez kaçmadı.
Bana doğru baktı.
"Mr. Hope!"
Adam hiçbir şey söylemedi.
Sonra ışıklar tamamen kapandı.
Bir saniye sonra yeniden yandı.
Koridor boştu.
Adam gitmişti.
Ama laboratuvar masasının üzerinde bir kâğıt duruyordu.
Yaklaştım.
Kâğıtta tek bir cümle vardı:
"Dr. Hope'u bulmak istiyorsan, önce beni bul."
Kâğıdın altında ise bir adres vardı.
Blackwood Memorial Hospital.
Kat: B-13
Ve son satır:
"Bir sonraki karşılaşmamızda kaçmayacaksın."
Kâğıdı elimde tutarken ne yapacağımı bilmiyordum.
Mr. Hope artık sadece bir isim değildi.
Gerçekti.
Hayattaydı.
Beni izliyordu.
Ve bir şekilde Dr. Hope'la bağlantılıydı.
Fakat henüz bilmediğim bir şey daha vardı.
Bu iki adamın geçmişi yalnızca Viralysis Labs'a dayanmıyordu.
Aralarında çok daha eski bir bağ vardı.
Ve o bağ ortaya çıktığında...
Blackwood'da yaşanan hiçbir şey eskisi gibi görünmeyecekti.
Bölüm etkileşimi
