DARK CORRIDORS III: SON KORİDOR kitap kapağı

10. bölüm / 20

Bölüm 10 - B-01

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Bölüm 10 - B-01

B-14'ten çıktığımda koridorun sessizliği yeniden üzerime çöktü.

Az önce gördüğüm görüntüler hâlâ zihnimde dönüp duruyordu.

İki kardeş.

İki denek.

Birbirlerinden ayrılmış iki hayat.

Ve yıllardır saklanan bir geçmiş.

Fakat artık geçmişin tamamını bilmediğimi biliyordum.

Dr. Hope buradaydı.

B-01'de.

Ve eğer gerçekten onun söylediği gibi bütün cevaplar burada saklıysa, artık geri dönmenin bir anlamı yoktu.

Koridorun sonunda B-01 tabelasını gördüm.

Adımlarımı yavaşlattım.

El fenerimin ışığı tabelanın üzerine vuruyordu.

B-01.

Kapının önünde durdum.

Bir süre hiçbir şey yapmadan kapıya baktım.

İçeriden hiçbir ses gelmiyordu.

Ne bir hareket...

Ne bir konuşma...

Ne de çalışan bir makinenin sesi.

Sadece sessizlik.

Elimi kapı koluna götürdüm.

Soğuktu.

Sanki kapı yıllardır açılmamış gibiydi.

Kapıyı yavaşça açtım.

Gıcırdayan ses boş odada yankılandı.

İçeri girdim.

B-01 diğer odalardan farklıydı.

Duvarların tamamı eski dosya dolaplarıyla kaplıydı.

Bazılarının kapakları açıktı.

Bazılarıysa paslanmış kilitlerle kapatılmıştı.

Odanın ortasında büyük bir masa vardı.

Masanın üzerinde birkaç dosya duruyordu.

Ama odada kimse yoktu.

"Dr. Hope?"

Sesim odanın içinde yankılandı.

Cevap gelmedi.

Biraz daha ilerledim.

Masaya yaklaştığımda dosyalardan birinin üzerinde tanıdık bir isim gördüm.

HOPE.

Dosyayı elime aldım.

İlk sayfayı açtım.

Karşıma iki fotoğraf çıktı.

İki çocuk.

Yan yana duruyorlardı.

İkisinin de yüzünde aynı ifade vardı.

Fakat fotoğrafın altında yalnızca iki kelime yazıyordu.

SUBJECT 01.

Sayfayı çevirdim.

SUBJECT 02.

Bir sonraki sayfaya geçtim.

"Denekler ayrıldığında Subject 01'in davranışlarında ciddi değişiklikler gözlemlendi."

Başka bir sayfada:

"Subject 02, kardeşinden bahsetmeyi reddediyor."

Sonraki sayfada:

"Fakat gece saatlerinde sürekli olarak B-01 koridorunu tarif ediyor."

Duraksadım.

B-01 koridoru.

Demek çocuk burayı biliyordu.

Hem de daha önce buraya gelmişti.

Dosyanın devamını okudum.

"Subject 02'nin verdiği bilgiler, henüz kendisine gösterilmemiş kayıtlarla birebir örtüşüyor."

Altında başka bir cümle vardı.

"Denek gelecekte gerçekleşecek olayları hatırlıyor olabilir."

Elimdeki dosyayı yavaşça kapattım.

Bu mümkün değildi.

Ama bu hastanede artık hiçbir şey normal değildi.

Dosyayı masanın üzerine bıraktım.

Tam arkamı dönecekken masanın altından küçük bir ses geldi.

Tak.

Donup kaldım.

El fenerimi aşağıya tuttum.

Masanın altında eski bir kasetçalar vardı.

Üzerinde küçük bir etiket bulunuyordu.

2014 - HOPE.

Kaseti çıkardım.

Bir süre elimde tuttum.

Sonra cihazın içine yerleştirdim.

Düğmeye bastım.

Önce cızırtı geldi.

Ardından Dr. Hope'un sesi duyuldu.

"Denek bugün tekrar aynı şeyi söyledi."

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra başka bir ses duyuldu.

Daha genç.

Daha korkmuş.

"Ben onu gördüm."

Dr. Hope cevap verdi.

"Neyi gördün?"

Çocuk birkaç saniye sustu.

"Koridorun sonunda."

"Kim vardı?"

Sessizlik.

"Benim gibi biri."

Kaset bir anda cızırdadı.

Dr. Hope'un sesi yeniden duyuldu.

"Subject 02, sana daha önce böyle birini göstermedik."

Çocuk cevap verdi.

"Bilmediğinizi sanıyorsunuz."

Dr. Hope sustu.

Çocuk devam etti.

"Üçüncü kişi vardı."

Kaset aniden durdu.

Ekrandaki sayaç dondu.

Odanın sessizliği geri geldi.

Üçüncü kişi.

Dosyadaki üçüncü denek.

Subject 03.

Demek bu isim yıllar önce de konuşuluyordu.

Ama neden bütün resmi kayıtlardan silinmişti?

Kaseti tekrar çalıştırmaya uğraştım.

Cihaz birkaç kez cızırdadı.

Sonra kayıt devam etti.

Bu kez Dr. Hope'un sesi çok daha kısıktı.

"Subject 03 hakkında konuşmayacağız."

Çocuk:

"Neden?"

Dr. Hope:

"Çünkü onun var olduğunu kabul edersek..."

Uzun bir sessizlik oldu.

"...buradaki her şey değişir."

Kayıt tekrar kesildi.

Kasetçaları kapattım.

Kalbim hızla atıyordu.

Masanın üzerindeki diğer dosyalara baktım.

Bir tanesini açtım.

Üzerinde yalnızca:

B-01 LOWER LEVEL

yazıyordu.

İlk sayfada eski bir plan vardı.

B-01'in altında başka bir kat görünüyordu.

Fakat bu bölüm ana hastane planında bulunmuyordu.

Sanki sonradan eklenmişti.

Planın üzerinde kırmızı kalemle bir not vardı.

"ERİŞİM YASAK."

Altında daha küçük bir yazı:

"Yalnızca Hope ailesi."

Kaşlarımı çattım.

Hope ailesi.

Demek bu bölüm onların kontrolündeydi.

Planın en altında küçük bir sembol vardı.

İki birbirine bağlı daire.

Aynı sembol.

B-14'te gördüğüm sembol.

Eski fotoğrafta gördüğüm işaret.

Ve şimdi B-01'in altında.

Her şey birbirine bağlanıyordu.

Masanın yanındaki duvarı incelemeye başladım.

Planın gösterdiği yerde eski bir panel vardı.

Panelin üzerinde hiçbir yazı yoktu.

Elimi üzerine koydum.

Soğuktu.

Parmaklarımı kenarında gezdirdim.

Sonunda küçük bir düğme buldum.

Bastım.

Önce hiçbir şey olmadı.

Sonra odanın zemini titredi.

Duvarın bir bölümü yavaşça geri çekildi.

Arkasında aşağıya inen merdivenler ortaya çıktı.

El fenerimi merdivenlere tuttum.

Sonunu göremiyordum.

Aşağıdan soğuk bir hava yükseliyordu.

Bir süre bekledim.

Sonra ilk adımı attım.

Tak.

İkinci adım.

Tak.

Üçüncü adım.

Tak.

Yukarıdaki oda gittikçe küçülüyordu.

Bir süre sonra ışığı tamamen kaybettim.

Artık yalnızca el fenerim vardı.

Merdivenlerin duvarlarında eski çizikler bulunuyordu.

İlk başta bunların rastgele olduğunu düşündüm.

Ama biraz daha aşağı indiğimde yazıları fark ettim.

Birisi duvara kazımıştı.

"BURADAN GERİ DÖN."

Biraz ileride:

"ONA GÜVENME."

Sonra:

"HEPİMİZİ GÖRDÜ."

Son yazı diğerlerinden daha derindi.

"HOPE'U BUL."

Durup yazıya baktım.

Tam o sırada arkamdan bir ses geldi.

Tak.

Sanki yukarıdaki kapı kapanmıştı.

Hemen arkamı döndüm.

Merdivenler karanlıktı.

Kimse yoktu.

"Kim var?"

Cevap gelmedi.

Tekrar aşağıya baktım.

Bu kez daha hızlı ilerledim.

Merdivenlerin sonuna ulaştığımda karşıma uzun ve dar bir koridor çıktı.

Duvarlarda eski kablolar vardı.

Bazılarının ışıkları hâlâ yanıyordu.

Kırmızı.

Karanlık.

Kırmızı.

Karanlık.

Koridorun sonunda metal bir kapı bulunuyordu.

Kapının üzerinde numara yoktu.

Sadece o sembol vardı.

İki birbirine bağlı daire.

Kapıya yaklaştım.

Tam elimi uzatacakken arkamdan bir ses duyuldu.

"Buraya gelmemen gerekiyordu."

Donup kaldım.

Yavaşça arkamı döndüm.

Koridor bomboştu.

El fenerimi her yere tuttum.

Kimse yoktu.

"Kim var?"

Sessizlik.

Sonra ses yeniden duyuldu.

"Henüz hazır değilsin."

Bu kez ses kapının arkasından geliyordu.

Kapıya baktım.

"Dr. Hope?"

Cevap gelmedi.

Kapının diğer tarafından hafif bir nefes sesi geldi.

Sonra tek bir kelime:

"Hayır."

Bir adım geri çekildim.

"Mr. Hope?"

Yine sessizlik.

Kapının üzerindeki sembol bir anda kırmızı renkte parladı.

Ardından metal kapı kendi kendine açıldı.

İçerisi küçük bir odaydı.

Ortada eski bir sandalye vardı.

Sandalyenin üzerinde bir dosya duruyordu.

Dosyayı aldım.

Üzerinde:

HOPE - FINAL RECORD

yazıyordu.

Dosyayı açtım.

İlk sayfada tek bir cümle vardı.

"İki kardeş değildi."

Nefesim kesildi.

Sayfayı çevirdim.

"Onlar başlangıçtı."

Bir sonraki sayfada:

"Üçüncü denek hiçbir zaman kayda geçirilmedi."

Dosyayı elimden düşürdüm.

Subject 03.

Demek gerçekten vardı.

Ama neden hiçbir resmi kayıtta adı geçmiyordu?

Dosyayı tekrar almak için eğildim.

O anda odadaki bütün ışıklar söndü.

Karanlık.

Tamamen karanlık.

Sonra odanın köşesindeki eski ekran açıldı.

Ekranda beyaz harfler belirdi.

SUBJECT 03 IS STILL HERE.

Kalbim hızlandı.

Ekranın altında ikinci bir cümle ortaya çıktı.

AND HE REMEMBERS EVERYTHING.

Ekran kapandı.

Birkaç saniye hiçbir şey olmadı.

Sonra...

Güm.

Bir kapı kapandı.

Güm.

Bir tane daha.

Ardından ayak sesleri duyuldu.

Tak.

Tak.

Tak.

Ses koridorda ilerliyordu.

Bana doğru geliyordu.

El fenerimi açtım.

Koridora tuttum.

Kimse yoktu.

Ama yerde bir şey vardı.

Yavaşça yaklaştım.

Eğilip aldım.

Bir fotoğraf.

Eskiydi.

Kenarları yanmıştı.

Fotoğrafın arkasında el yazısıyla bir cümle vardı.

"Bir sonraki karşılaşmada kaçamayacaksın."

Fotoğrafı çevirdim.

Gördüğüm şey karşısında donup kaldım.

Fotoğrafta Dr. Hope vardı.

Fakat bu kez yalnız değildi.

Yanında Mr. Hope duruyordu.

İkisinin arasında ise yüzü tamamen karanlıkta kalan üçüncü bir kişi vardı.

Fotoğrafın arkasında küçük bir tarih bulunuyordu.

Bir yıl sonra.

Ama fotoğrafın altında daha küçük bir not vardı.

"B-01."

Demek bu fotoğraf burada çekilmişti.

Tam o sırada koridorun sonundan bir hareket gördüm.

El fenerimi oraya çevirdim.

Bir silüet.

Olduğu yerde duruyordu.

Bana bakıyordu.

"Sen kimsin?"

Silüet hareket etmedi.

Bir adım attım.

Silüet de bir adım attı.

Bir adım daha attım.

O da yaklaştı.

El fenerimin ışığı yüzüne ulaşmak üzereydi.

Tam yüzünü görecekken ışık titredi.

Bir saniyeliğine söndü.

Tekrar yandığında...

Silüet yoktu.

Koridor bomboştu.

Ama yerde yeni bir fotoğraf vardı.

Bu kez fotoğrafın üzerinde tarih yoktu.

Sadece tek bir cümle vardı.

"SONRAKİ FOTOĞRAFI SEN BULMAYACAKSIN."

Fotoğrafı çevirdim.

Arkasında başka bir cümle vardı.

"FOTOĞRAF SENİ BULACAK."

Bir anda arkamdan yüksek bir metal sesi geldi.

GÜM!

Kapı kapanmıştı.

Koşarak kapıya yöneldim.

Kolu çevirdim.

Açılmadı.

Tekrar denedim.

Yine açılmadı.

Sonra hoparlörden bozuk bir ses geldi.

"Yetkisiz erişim tespit edildi."

Bir saniye sessizlik oldu.

"B-01 alt katı kilitleniyor."

Alarm sesi başladı.

Kırmızı ışıklar yanıp sönüyordu.

Kapının üzerindeki sembol hızla kırmızıya dönmüştü.

Geri çekildim.

Koridorun sonunda bir şey hareket etti.

Bu kez silüet değildi.

Bir insanın yürüyüşünü duyabiliyordum.

Tak.

Tak.

Tak.

Ses yaklaşıyordu.

Ama bu kez kaçacak yerim yoktu.

El fenerimi kapattım.

Duvara yaslandım.

Ayak sesleri durdu.

Tam önümde.

Karanlığın içinde bir nefes sesi duydum.

Sonra fısıltı geldi.

"Onu arıyorsun."

Cevap vermedim.

"Gerçeği öğrenmek istiyorsun."

Sessizlik.

"Fakat gerçek..."

Ses biraz daha yaklaştı.

"...seni de onun kadar değiştirecek."

Bir anda ışıklar geri geldi.

Koridor bomboştu.

Kimse yoktu.

Sadece yerde bir kağıt vardı.

Eğilip aldım.

Üzerinde tek bir isim yazıyordu.

MR. HOPE.

Altında ise:

"Henüz onunla karşılaşma."

Yazıyordu.

Kağıdı elimde sıkıca tuttum.

Artık daha büyük bir sorum vardı.

Biri neden Mr. Hope ile karşılaşmamı istemiyordu?

Ve Subject 03 neden hâlâ burada olduğunu bana gösteriyordu?

Yukarı çıkmam gerekiyordu.

Merdivenlere doğru koştum.

Tam ilk basamağa geldiğimde cebimdeki fotoğrafı tekrar hissettim.

Dr. Hope.

Mr. Hope.

Ve aralarında duran üçüncü kişi.

Fotoğrafı tekrar çıkardım.

Bu kez arkasındaki yazının altında daha önce fark etmediğim küçük bir tarih gördüm.

Bir yıl sonra.

Ama asıl korkunç olan tarih değildi.

Tarihin yanında küçük bir not daha vardı.

"SON KARŞILAŞMA."

Fotoğraf elimden düşecek gibi oldu.

Son karşılaşma.

Demek bir şey 2015'te başlamıştı.

Ve 2016'da bitmişti.

Ya da öyle olması gerekiyordu.

Merdivenlerden yukarı çıkmaya başladım.

Her adımda B-01'in karanlığı geride kalıyordu.

Fakat zihnimde tek bir şey kalmıştı.

Subject 03.

Eğer gerçekten hâlâ buradaysa...

Bütün bu yıllar boyunca neyi bekliyordu?

Ve daha önemlisi...

Neden şimdi ortaya çıkmıştı?

Merdivenlerin sonuna ulaştım.

B-01'in kapısından çıktım.

Koridor yine sessizdi.

Ama bu kez farklı bir şey vardı.

Karşı duvarda yeni bir yazı bulunuyordu.

Az önce orada değildi.

El fenerimi yazıya tuttum.

Üç kelime.

"BENİ BUL, HOPE."

Bir süre yazıya baktım.

Sonra arkamdan çok hafif bir fısıltı geldi.

"Geç kaldın."

Yavaşça arkamı döndüm.

Kimse yoktu.

Sadece karanlık koridor.

Ve koridorun sonunda...

Bana bakan iki beyaz nokta.

Gözler.

Bir saniye.

İki saniye.

Sonra kayboldular.

O an anladım.

B-01'in altında bulduğum şey bir son değildi.

Asıl hikâye şimdi başlıyordu.

Çünkü artık yalnız değildim.

Ve Subject 03...

Hâlâ Blackwood Memorial Hospital'ın koridorlarında dolaşıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…