Bölümler 20Şu an: Bölüm 4 - Blackwood'un Gölgesi
- 1 Bölüm 1 - Geriye Kalan498 kelime
- 2 Bölüm 2 - İkinci Hope867 kelime
- 3 Bölüm 3 - İlk İz1.027 kelime
- 4 Bölüm 4 - Blackwood'un Gölgesi987 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Bölüm 5 - Viralysis Labs1.422 kelime
- 6 Bölüm 6 - Eski Kayıt1.823 kelime
- 7 Bölüm 7 - Kırık Hatıralar1.701 kelime
- 8 Bölüm 8 - B-13'ün Altında1.392 kelime
- 9 Bölüm 9 - O Gün Yalnız Değildi1.179 kelime
- 10 Bölüm 10 - B-011.559 kelime
- 11 Bölüm 11 - İki Beyaz Nokta816 kelime
- 12 Bölüm 12 - Kapının Ardındaki Ses643 kelime
- 13 Bölüm 13 - B-00837 kelime
- 14 Bölüm 14 - Kayıt Odası716 kelime
- 15 Bölüm 15 - Karşılaşma843 kelime
- 16 Bölüm 16 - Hoş Geldin, Hope942 kelime
- 17 Bölüm 17 - Subject 00726 kelime
- 18 Bölüm 18 - Uyanış721 kelime
- 19 Bölüm 19 - Hesaplaşma1.228 kelime
- 20 Bölüm 20 - Son Koridor1.059 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Blackwood Memorial Hospital'dan çıktığımda yağmur daha da şiddetlenmişti.
Arabama ulaşana kadar sırılsıklam oldum.
Kapıyı açıp içeri girdiğimde hemen arkamı dönüp hastaneye baktım.
Bina karanlıktı.
Az önce içinde duyduğum ayak seslerinden eser yoktu.
Sanki birkaç dakika önce yaşadıklarım hiç olmamış gibiydi.
Ama elimde tuttuğum dosya bunun bir hayal olmadığını kanıtlıyordu.
HOPE — SUBJECT 02
Dosyayı tekrar açtım.
Sayfalar yağmurdan biraz ıslanmıştı.
Başlıktaki kelimelere baktım.
Denek 02.
İkinci Hope.
Ve en önemlisi...
“Kontrol altında değil.”
Telefonumu çıkardım.
Saat 00:07 olmuştu.
Eve dönmek istiyordum.
Ama içimdeki merak daha güçlüydü.
Dosyanın son sayfasını tekrar kontrol ettim.
Belki gözümden kaçan bir şey vardı.
Sayfayı çevirdim.
Boş.
Bir sonraki sayfa...
Boş.
Son sayfa...
Sadece küçük bir numara.
02.
“Bu kadar mı?”
Dosyayı kapattım.
Tam arabayı çalıştıracakken arka koltuktan bir ses geldi.
Çıt.
Donup kaldım.
Yavaşça dikiz aynasına baktım.
Arka koltuk boştu.
Ama kapı kilitleri kapalı değildi.
“Biri mi girdi?”
Elimi cebimdeki telefonun üzerine koydum.
Arabadan inmek istemiyordum.
Bir süre bekledim.
Sonra arka koltuğa baktım.
Hiçbir şey yoktu.
Tekrar önüme döndüm.
Motoru çalıştırdım.
Farlar yandı.
Hastanenin girişini aydınlattı.
Tam hareket edecekken farların ışığında bir şey gördüm.
Hastanenin kapısında biri duruyordu.
Siyah kıyafetler içindeydi.
Hareketsizdi.
Yüzü seçilmiyordu.
Kalbim hızlandı.
Bir süre ona baktım.
Sonra adam başını hafifçe kaldırdı.
Bana bakıyordu.
Frene bastım.
Bir saniyeliğine gözlerimi kırptım.
Adam yoktu.
Kapının önünde sadece yağmur vardı.
“Ne oluyor...?”
Arabayı sürdüm.
Bu kez arkamda hiçbir şey bırakmadığımdan emin olmak istiyordum.
Ama aslında yanılıyordum.
Çünkü Blackwood'dan çıkarken yalnız değildim.
---
Eve geldiğimde saat 01:03'tü.
Kapıyı kilitledim.
Sonra bir kez daha kontrol ettim.
Pencereleri kapattım.
Perdeleri çektim.
Telefonu masaya bıraktım.
Dosyayı da yanına koydum.
Bir süre oturup tavana baktım.
Uyumak mümkün değildi.
Aklımda sürekli aynı soru dönüyordu.
Denek 02 kimdi?
Dr. Hope ile bağlantısı neydi?
Viralysis Labs neden böyle bir proje yapmıştı?
Ve daha önemlisi...
Neden biri bana bunları göstermeye çalışıyordu?
Masadaki dosyayı tekrar açtım.
İlk sayfadan son sayfaya kadar yeniden okudum.
Bir süre sonra küçük bir ayrıntı fark ettim.
Dosyanın ilk sayfasının altında çok silik bir tarih vardı.
03 Kasım 2011.
Altında ise el yazısıyla yazılmış tek bir kelime:
“Uyandı.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne uyandı?”
Tam o sırada telefonum çaldı.
Arayan numara görünmüyordu.
Ekranda sadece:
GİZLİ NUMARA
yazıyordu.
Telefonu açtım.
“Merhaba?”
Sessizlik.
“Kim bu?”
Yine sessizlik.
Sonra çok hafif bir nefes sesi geldi.
Bir insanın telefonda konuşmadan önce aldığı nefes gibi.
“Beni duyuyor musun?”
Karşı taraftan bir erkek sesi geldi.
Sakin.
Soğuk.
“B-13'e girdin.”
Nefesim kesildi.
“Sen kimsin?”
“Bunu bilmen gerekmiyor.”
“Beni neden takip ediyorsun?”
Kısa bir sessizlik.
“Çünkü sen de onları takip ediyorsun.”
“Kimleri?”
Cevap gelmedi.
“Dr. Hope'u mu?”
Karşı taraf birkaç saniye sustu.
Sonra:
“Yanlış soruyu soruyorsun.”
Telefon kapandı.
Ekrana baktım.
Numara yoktu.
Arama geçmişinde de görünmüyordu.
Telefonu masaya bıraktım.
Bir süre hareket edemedim.
Sonra odanın ışığı söndü.
“Ne...?”
Ayağa kalktım.
Elektrik gitmişti.
Dışarıdan da hiçbir ışık gelmiyordu.
Telefonumun fenerini açtım.
Odanın içinde dolaştım.
Sigorta kutusuna baktım.
Sigortalar açıktı.
“Harika.”
Telefonun ışığıyla mutfağa gittim.
Tam su içmek için bardağı elime alırken salondan bir ses geldi.
Tak.
Bardak elimde dondu.
Bir saniye sonra:
Tak.
Ses masadan geliyordu.
Yavaşça salona döndüm.
Masadaki dosya yerdeydi.
Oysa onu masanın ortasına koymuştum.
Yaklaştım.
Dosyanın kapağı açıktı.
Sayfalar yerdeydi.
Ve en son sayfanın üzerinde yeni bir yazı vardı.
Kırmızı mürekkeple yazılmıştı.
“BİRİNCİSİ SENİ BULACAK.”
Geriye doğru bir adım attım.
“Birincisi...”
Kelimeyi tekrar ettim.
Birinci kimdi?
Sonra aklıma geldi.
Dosyada:
Denek 01.
Birinci Hope.
Dr. Hope.
Yutkundum.
Ama hemen ardından başka bir soru ortaya çıktı.
Eğer Denek 01 Dr. Hope ise...
Denek 02 kimdi?
Telefonumun ekranı tekrar yandı.
Bir bildirim.
Bu kez mesaj yoktu.
Bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafı açtım.
Bir koridor.
B-13.
Ama fotoğraf yeni çekilmişti.
Çünkü yerde duran kırık lambanın yanında...
Benim az önce bıraktığım ayakkabı izleri görünüyordu.
Fotoğrafın altında:
“Arkanda.”
Kalbim duracak gibi oldu.
Yavaşça başımı çevirdim.
Kimse yoktu.
Sadece karanlık.
Sonra telefonuma yeni bir mesaj geldi.
“Çok yavaşsın.”
Ardından bir tane daha:
“Ama merak etme.”
Bir saniye sonra:
“Daha tanışmadık.”
Telefon elimden düştü.
---
Ertesi sabah güneş doğduğunda bütün geceyi uyanık geçirmiştim.
Elektrikler sabah 06:41'de geri gelmişti.
O zamana kadar salondan ayrılmamıştım.
Dosyayı da kapatmıştım.
Ama artık bir karar vermem gerekiyordu.
Bu işi tek başıma çözemezdim.
Bana yardım edebilecek tek bir kişi vardı.
Blackwood olaylarını benden daha iyi bilen biri.
Eski hastane kayıtlarına ulaşabilecek biri.
Telefon rehberimi açtım.
İsmini buldum.
Aradım.
Telefon birkaç kez çaldı.
Sonra açıldı.
“Kim?”
Ses yorgundu.
“Benim.”
Kısa bir sessizlik.
“Sen misin?”
“Evet.”
“Ne oldu?”
Bir süre cevap veremedim.
Sonra:
“Blackwood'a geri döndüm.”
Karşı tarafın sesi bir anda değişti.
“Ne yaptın sen?”
“B-13'ü buldum.”
Uzun bir sessizlik oldu.
“B-13 mü?”
“Evet.”
“Oraya neden gittin?”
“Çünkü bir dosya buldum.”
“Ne dosyası?”
Derin bir nefes aldım.
“Hope Projesi.”
Telefonun diğer ucundaki kişi hiçbir şey söylemedi.
“Duydun mu?”
“Evet.”
“Bir şey biliyorsun.”
“Hayır.”
“Yalan söyleme.”
Sessizlik.
Sonra karşı taraf çok alçak bir sesle konuştu.
“Bu dosyayı nereden bulduğunu söyle.”
“B-13'ten.”
“Dosya hâlâ sende mi?”
“Evet.”
“Onu hemen yok et.”
Kaşlarımı çattım.
“Neden?”
“Çünkü o dosya hakkında hiçbir şey bilmek istemezsin.”
“Ben zaten içindeyim.”
“Hayır.”
Sesindeki korkuyu ilk kez fark ettim.
“Sen daha hiçbir şeyin içinde değilsin.”
“Ne demek istiyorsun?”
Cevap vermedi.
Sonra:
“Dosyada Denek 02 yazıyor mu?”
Kalbim hızlandı.
“Evet.”
Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu.
Sonra:
“Demek hâlâ hayatta.”
“Kim?”
Cevap gelmedi.
“Kim hayatta?”
Telefon kapandı.
“Bekle!”
Aradım.
Telefon kapalıydı.
Ekrana baktım.
Sonra dosyaya.
Denek 02.
İçimde korkudan daha güçlü bir duygu oluştu.
Merak.
Ama bu kez merakım beni Blackwood'a değil...
Başka bir yere götürüyordu.
Dosyanın arkasında küçük bir adres vardı.
Daha önce fark etmemiştim.
Viralysis Labs — Eski Araştırma Merkezi.
Altında:
Kuzey Bölgesi.
Ve hemen yanında el yazısıyla:
“B-13 sadece başlangıç.”
Dosyayı kapattım.
Ceketimi aldım.
Kapıya yöneldim.
Tam çıkacakken telefonum yeniden titredi.
Ekranda tek bir mesaj vardı.
“Doğru yoldasın.”
Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.
“Ama beni aramaya devam edersen...”
Mesajın devamı birkaç saniye sonra geldi.
“...ben de seni aramaya başlayacağım.”
Telefonu cebime koydum.
Kapıyı açtım.
Dışarı çıktım.
Henüz kim olduğunu bilmiyordum.
Adını bilmiyordum.
Yüzünü bilmiyordum.
Ama artık emindim.
Blackwood'un gölgesi yalnızca geçmişten ibaret değildi.
Birileri hâlâ bu oyunu oynuyordu.
Ve oyunun diğer tarafında...
henüz yüzünü göstermeyen biri vardı.
Bölüm etkileşimi
