Bölümler 20Şu an: Bölüm 8 - B-13'ün Altında
- 1 Bölüm 1 - Geriye Kalan498 kelime
- 2 Bölüm 2 - İkinci Hope867 kelime
- 3 Bölüm 3 - İlk İz1.027 kelime
- 4 Bölüm 4 - Blackwood'un Gölgesi987 kelime
- 5 Bölüm 5 - Viralysis Labs1.422 kelime
- 6 Bölüm 6 - Eski Kayıt1.823 kelime
- 7 Bölüm 7 - Kırık Hatıralar1.701 kelime
- 8 Bölüm 8 - B-13'ün Altında1.392 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Bölüm 9 - O Gün Yalnız Değildi1.179 kelime
- 10 Bölüm 10 - B-011.559 kelime
- 11 Bölüm 11 - İki Beyaz Nokta816 kelime
- 12 Bölüm 12 - Kapının Ardındaki Ses643 kelime
- 13 Bölüm 13 - B-00837 kelime
- 14 Bölüm 14 - Kayıt Odası716 kelime
- 15 Bölüm 15 - Karşılaşma843 kelime
- 16 Bölüm 16 - Hoş Geldin, Hope942 kelime
- 17 Bölüm 17 - Subject 00726 kelime
- 18 Bölüm 18 - Uyanış721 kelime
- 19 Bölüm 19 - Hesaplaşma1.228 kelime
- 20 Bölüm 20 - Son Koridor1.059 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arabayı sürerken aklımda yalnızca tek bir şey vardı.
B-13.
Yaşlı adamın son söylediği sözler hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu.
"Blackwood'un altında."
Şimdiye kadar B-13'ün hastanenin en alt bölümü olduğunu düşünmüştüm.
Yanılmıştım.
B-13 sadece bir kapıydı.
Asıl yer onun altındaydı.
Ve birileri yıllardır bunu saklıyordu.
Telefonumun ekranını açtım.
Az önce gelen mesaj hâlâ oradaydı.
"Dr. Hope seni bekliyor."
Mesajın altında başka hiçbir şey yoktu.
Ne adres vardı.
Ne de başka bir açıklama.
Ama artık nereye gitmem gerektiğini biliyordum.
Blackwood Memorial Hospital.
Tekrar.
Hastaneye yaklaşırken hava daha da karardı.
Sanki gökyüzü bile binanın üzerine çökmüştü.
Arabayı eski girişin önüne park ettim.
Bu kez hiç beklemeden indim.
Ana kapıya yürüdüm.
Zincir hâlâ yerdeydi.
Kapıyı açtım.
İçeri girdim.
Koridor tamamen karanlıktı.
El fenerimi açtım.
Duvarlara baktım.
Her şey aynı görünüyordu.
Ama bu kez hastanenin sessizliğinde başka bir şey vardı.
Bir uğultu.
Çok derinden gelen bir ses.
Sanki binanın altında dev bir makine çalışıyordu.
Merdivenlere doğru ilerledim.
B katına indim.
B-13 koridoruna ulaştım.
Kapı hâlâ açıktı.
İçeri girdim.
Odaya baktım.
Daha önce gördüğüm bilgisayarlar hâlâ yerindeydi.
Metal masalar.
Cam bölmeler.
Eski deney ekipmanları.
Fakat duvarın arkasında bir şey fark ettim.
B-13'ün planı.
Duvara asılmış eski bir mimari çizim.
Yaklaştım.
Planı dikkatlice inceledim.
B-13'ün altında başka bir bölüm çizilmişti.
Fakat bu bölümün üzeri siyah kalemle kapatılmıştı.
Yazıyı zorla okumaya çalıştım.
"B-14."
Bir alt kat daha vardı.
Ama neden giriş yoktu?
Planın kenarlarını kontrol ettim.
Bir merdiven işareti vardı.
B-13'ün arka duvarından aşağıya iniyordu.
El fenerimi duvara tuttum.
Merdiven işaretinin gösterdiği yerde metal bir dolap vardı.
Dolabı ittirdim.
Hareket etmedi.
Tekrar denedim.
Bu kez biraz oynadı.
Dolabın arkasında ince bir kapı vardı.
Kapının üzerinde hiçbir yazı yoktu.
Sadece küçük bir numara:
14.
Kapıyı açmayı denedim.
Kilitliydi.
Tam geri dönecekken kapının yanında küçük bir kart okuyucu fark ettim.
Kart okuyucuya elimdeki eski personel kartını yaklaştırdım.
Bip.
Kırmızı ışık yandı.
Sonra yeşile döndü.
Kilit açıldı.
Kapı yavaşça açıldı.
Arkamdan soğuk bir hava geldi.
El fenerini içeri tuttum.
Aşağıya doğru inen merdivenler vardı.
Birinci basamak.
İkinci.
Üçüncü.
Her adımda uğultu daha da güçleniyordu.
Duvarlar nemliydi.
Bazı yerlerde kablolar dışarı çıkmıştı.
Merdivenlerin sonunda küçük bir koridor vardı.
Duvarın üzerinde eski bir yazı gördüm.
"YETKİSİZ PERSONEL GİREMEZ."
Altında kırmızı boya ile başka bir cümle yazılmıştı.
"PERSONEL KALMADI."
Bir süre yazıya baktım.
Sonra ilerledim.
Koridorun sonunda büyük bir metal kapı vardı.
Kapının üzerinde:
B-14
yazıyordu.
Kapının yanında eski bir terminal bulunuyordu.
Ekranı hâlâ çalışıyordu.
Ekranda:
PROJECT HOPE
yazıyordu.
Altında:
"ACCESS REQUIRED."
Bir şifre istiyordu.
Tam düşünürken ekranda bir mesaj belirdi.
"02."
Şifreyi girdim.
Kapı açıldı.
İçeri girdiğimde gördüğüm şey karşısında birkaç saniye hareket edemedim.
Burası bir laboratuvar değildi.
Burası devasa bir arşivdi.
Duvarların tamamı dosyalarla doluydu.
Metal raflar tavana kadar uzanıyordu.
Her rafta farklı tarihler vardı.
2009.
2010.
2011.
2012.
2013.
2014.
Ve hepsinin üzerinde aynı kelime:
HOPE.
Bir masaya yaklaştım.
Üzerinde eski bir kayıt cihazı vardı.
Yanında küçük bir not:
"Bunu dinliyorsan, B-14'ü buldun."
Notun altında:
"Şimdi geri dön."
Notu elimde tuttum.
"Geç kaldın."
Arkamdan gelen sesle irkildim.
Hemen döndüm.
Koridor boştu.
Ses nereden gelmişti?
"Kim var?"
Cevap gelmedi.
Sonra laboratuvarın diğer tarafındaki hoparlör açıldı.
Mr. Hope'un sesi.
"B-14'e gelmemen gerekiyordu."
"Beni buraya sen yönlendirdin."
"Evet."
"Öyleyse neden gelmemi istemiyorsun?"
"Çünkü burada göreceğin şeyler seni değiştirecek."
"Zaten çok şey gördüm."
"Hayır."
Ses sakinleşti.
"Henüz hiçbir şey görmedin."
"Dr. Hope burada mı?"
Sessizlik.
"Bana cevap ver."
"Hayır."
"Yalan söylüyorsun."
"Hayır."
Bir süre bekledim.
Sonra:
"Dr. Hope burada değil."
"Peki nerede?"
"Bunu söylemeyeceğim."
"Niye?"
"Çünkü onu bulduğunda ne yapacağını bilmiyorum."
"Ben ona zarar vermeyeceğim."
Mr. Hope birkaç saniye sustu.
"Bunu sen de bilmiyorsun."
Hoparlör kapandı.
"Bekle!"
Cevap gelmedi.
Laboratuvarda tekrar yalnız kaldım.
Masadaki kayıt cihazına baktım.
Kaseti takıp çalıştırdım.
Dr. Hope'un sesi duyuldu.
"B-14'te bulunan kayıtlar hiçbir şekilde dışarı çıkarılmamalıdır."
Bir süre sessizlik.
"Çünkü burada yazanlar, Project Hope'un gerçek amacını ortaya çıkarabilir."
Kalbim hızlandı.
Kayıt devam etti.
"Başlangıçta iki kardeş üzerinde çalıştığımızı düşünüyorduk."
"Fakat zamanla onların yalnızca denek olmadığını fark ettik."
Bir sayfa çevrilme sesi.
"Onlar bir anahtar."
Kaşlarımı çattım.
"Ne için?"
Kayıt devam etti.
"Bunu henüz bilmiyoruz."
Sonra ses kesildi.
Bir süre sonra yeniden başladı.
"Denek 01'in ve Denek 02'nin birbirlerinden ayrılmasıyla bazı etkiler ortaya çıktı."
"Denek 01'in hafızası zayıfladı."
"Denek 02'nin davranışları değişti."
"Fakat asıl sorun..."
Uzun bir sessizlik.
"...Blackwood'un kendisinde ortaya çıktı."
Kaseti durdurdum.
Blackwood.
Demek hastanenin de bu projeyle bağlantısı vardı.
Kayıt cihazını tekrar çalıştırdım.
"Blackwood'un altında daha eski bir yapı bulunuyor."
"Bu yapı Viralysis Labs tarafından inşa edilmedi."
Kalbim hızlandı.
"Onu yalnızca kullandılar."
"Duvarların arkasındaki sistem, Hope kardeşlerinin tepkilerine cevap veriyor."
"Onları birbirlerinden ayırdığımızda sistem kapandı."
"Onları tekrar bir araya getirdiğimizde sistem yeniden çalıştı."
Kaseti durdurdum.
Bir süre sessiz kaldım.
Yani Hope kardeşleri...
Blackwood'un altında bulunan bir sistemle bağlantılıydı.
Ama bu neydi?
Bir laboratuvar?
Bir makine?
Yoksa daha farklı bir şey mi?
Tam o sırada arkamdaki kapı kapandı.
GÜM.
Koşup kapıya gittim.
Kolu çevirdim.
Açılmadı.
"Harika."
Duvarlardaki ışıklar birer birer yanmaya başladı.
Kırmızı.
Kırmızı.
Kırmızı.
Laboratuvar tamamen kırmızı ışıkla aydınlandı.
Sonra tavandaki hoparlörlerden bir alarm sesi geldi.
BİP.
BİP.
BİP.
Ekranlardan birinde:
"SUBJECT 01 LOCATION UNKNOWN."
Diğerinde:
"SUBJECT 02 LOCATION UNKNOWN."
Sonra üçüncü ekran açıldı.
"CONNECTION STATUS."
Altında:
"SEPARATED."
Bir saniye sonra yazı değişti.
"RECONNECTING."
Bir uğultu başladı.
Laboratuvarın zemini hafifçe titredi.
"Ne oluyor?"
Duvarın arkasından metalik bir ses geldi.
Sanki dev bir makine çalışmaya başlamıştı.
Ekrandaki yazı değişti.
"SUBJECT 01."
"SEARCHING."
"SUBJECT 02."
"SEARCHING."
Sonra:
"BOND DETECTED."
Bir anda bütün ışıklar söndü.
Karanlıkta yalnızca tek bir kırmızı ışık kaldı.
Ve o ışığın altında bir insan silüeti belirdi.
Mr. Hope.
Bu kez gerçekten oradaydı.
Bana birkaç metre uzaklıktaydı.
Elinde silah yoktu.
Sadece bana bakıyordu.
"Bunu durdur."
Ne demek istediğini anlamadım.
"Neyi?"
"Makineyi."
"Ben ne yaptım?"
"Buraya girerek onu uyandırdın."
"Bu şey ne?"
Mr. Hope cevap vermedi.
"Bana gerçeği anlat."
"Henüz değil."
"Yeter artık!"
Sesim laboratuvarda yankılandı.
"Beni sürekli bir yerden diğerine gönderiyorsun. Dosyalar bırakıyorsun. Mesajlar gönderiyorsun. Sonra hiçbir şeyi açıklamıyorsun!"
Mr. Hope sessizce bana baktı.
Sonra:
"Çünkü sana her şeyi anlatırsam..."
Bir adım attı.
"...Dr. Hope'un sana anlatacağı hiçbir şey kalmaz."
"Onunla ne zaman karşılaşacağım?"
Mr. Hope başını kaldırdı.
"Yakında."
"Ne kadar yakın?"
"Sandığından daha yakın."
Bir anda arkamızdaki ekran açıldı.
Bir görüntü belirdi.
Dr. Hope.
Tek başına bir odada duruyordu.
Yüzü yorgundu.
Etrafına bakıyordu.
Sonra kameraya yaklaştı.
"Eğer bunu görüyorsanız..."
Görüntü birkaç saniye bozuldu.
"...onu takip etmeyin."
Mr. Hope ekrana baktı.
Yüzündeki ifade değişti.
"Bu kayıt burada olmamalıydı."
Dr. Hope devam etti.
"Mr. Hope'u görürseniz..."
Görüntü tekrar bozuldu.
"...ona güvenmeyin."
Ekran kapandı.
Laboratuvarda sessizlik oldu.
Mr. Hope hiçbir şey söylemedi.
"Dr. Hope sana güvenmiyor."
Başını hafifçe eğdi.
"Hayır."
"Sen de ona güvenmiyorsun."
"Hayır."
"Öyleyse neden hâlâ onu arıyorsun?"
Mr. Hope birkaç saniye sustu.
Sonra:
"Çünkü onun düşmanım olduğunu düşünmüyorum."
"Peki?"
"Onun hâlâ kardeşim olduğunu düşünüyorum."
Bu sözlerden sonra odada hiçbir ses kalmadı.
İlk kez Mr. Hope'un gerçek amacını anlamaya başlamıştım.
Dr. Hope'u öldürmek istemiyordu.
Onu bulmak istiyordu.
Ama neden?
Mr. Hope kapıya doğru yürüdü.
"Buradan çıkmalısın."
"Sen?"
"Ben kalacağım."
"Neden?"
"Çünkü bu sistem tekrar uyanırsa..."
Durdu.
"...ikimizden birini çağıracak."
"Ne demek istiyorsun?"
Mr. Hope cevap vermedi.
Kapıyı açtı.
Sonra bana baktı.
"Bir sonraki sefer geldiğinde, yalnız olmayacaksın."
Kapı kapandı.
Birkaç saniye sonra laboratuvarın ekranında yeni bir yazı belirdi.
"SUBJECT 01 DETECTED."
Nefesim kesildi.
Dr. Hope.
Burada değildi.
Ama sistem onun yerini bulmuştu.
Ekranda yeni bir satır belirdi.
"LOCATION: BLACKWOOD."
Sonra:
"B-01."
B-01.
Hastanenin başka bir bölümü.
Demek Dr. Hope gerçekten Blackwood'daydı.
Fakat daha önce hiç görmediğim bir yerde.
Tam çıkacakken son bir ekran açıldı.
Bu kez yalnızca tek bir cümle vardı.
"THE BROTHERS WILL MEET AGAIN."
Altında:
"NOT YET."
Ekran kapandı.
Laboratuvardan çıktım.
Merdivenlere yöneldim.
B-13'e geri çıktım.
Hastanenin koridoruna geldiğimde her şey normale dönmüş gibiydi.
Fakat artık Blackwood'un bana daha önce göründüğü gibi olmadığını biliyordum.
Bu hastane sadece terk edilmiş bir bina değildi.
Altında yıllardır saklanan bir sistem vardı.
Viralysis Labs bu sistemi kullanmıştı.
Hope kardeşleri ise onun merkezindeydi.
Ve şimdi sistem yeniden çalışıyordu.
Merdivenlerden yukarı çıkarken telefonum titredi.
Yeni bir mesaj.
"B-01'e git."
Mesajın gönderen kısmında isim yoktu.
İkinci mesaj geldi.
"Bu sefer Dr. Hope seni bulacak."
Telefonu cebime koydum.
B-01'in nerede olduğunu biliyordum.
Ama oraya gitmeden önce bir şey fark ettim.
Koridorun duvarında eski bir fotoğraf asılıydı.
İki çocuk.
Aynı fotoğraf.
Subject 01.
Subject 02.
Fakat bu kez fotoğrafın altında başka bir yazı vardı.
"İlk ayrılık: 2011."
Altında:
"İkinci ayrılık: 2014."
Ve son satır:
"Üçüncü ayrılık: Henüz gerçekleşmedi."
Fotoğrafa birkaç saniye baktım.
Üçüncü ayrılık...
Bu ne anlama geliyordu?
Cevabı henüz bilmiyordum.
Ama bir şeyden emindim.
Dr. Hope ve Mr. Hope'un yolları tekrar kesişecekti.
Ve bu kez onları birbirinden ayırmak isteyen biri daha vardı.
Kim olduğunu bulduğumda...
Her şey değişecekti.
Bölüm etkileşimi
