Bir demet kadife gülüm başka bir evre 2.kitap kitap kapağı

6. bölüm / 30

6.bölüm-soğuk Teras-

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 6.bölüm-soğuk Teras-

Bu kitapta yer alan bilgi ve anlatımların tamamının tarihî veya bilimsel olarak doğruluğu kesin değildir. Eserde yer alan bazı olaylar, kişiler ve bilgiler kurgu amacıyla değiştirilmiş, yorumlanmış veya yazarın hayal gücüyle şekillendirilmiş olabilir. Bu nedenle kitapta bulunan bilgilerin tamamı kesin ve resmî kaynak olarak değerlendirilmemelidir.

Hazen derin bir nefes aldı.
Sanki içine çektiği hava bile canını yakıyordu.
Gözleri bir noktaya sabitlenmişti.
Ama baktığı yer karakolun duvarı değildi artık.
Yıllar öncesiydi.
Bir mezuniyet gecesiydi.
Işıkların altında kahkahalar atan çocuklardı onlar hâlâ.
Dudakları güçlükle aralandı.
“Biz… Feyza’yla lisede tanışmıştık.”
Mehmet tek kelime etmedi.
Çünkü Hazen’in sesi değişmişti.

“Çok iyi arkadaştık.”
Hafifçe güldü.
O gülüşte sıcaklık yoktu.
.
“Yıllarca birlikte gezdik… eğlendik…”
“Birbirimizin evinde sabahlardık.”
“Ben onun neyi sevdiğini bilirdim… o benim neden korktuğumu.”
Bir an sustu.
Sonra gözlerini Mehmet’e kaldırdı.
“11. sınıfta Ozan diye bir çocuk bana âşık olmuştu.”
“Ben istemedim.”
“Reddettim.”
Başını eğdi.
“Meğer… Feyza ona âşıkmış.”
Mehmet’in kaşları çatıldı.
Ama hâlâ konuşmadı.
Çünkü Hazen’in anlatacakları henüz bitmemişti.
“Ben o zaman bunu bilmiyordum.”
“Sonra Feyza değişti.”
“Eskisi gibi bakmamaya başladı bana.”
“Eskisi gibi sarılmıyordu.”
“Konuşurken bile içinde bir şey saklıyordu sanki.”
Hazen’in nefesi ağırlaştı.
“Ben yoğunluktandır sandım…”
“ergenliktir sandım…”
“ama değilmiş.”
Bir rüzgâr geçti.
Karakolun bahçesindeki ağaç hafifçe sallandı.
Hazen’in sesi gittikçe derinleşti.
“Mezuniyet gecesi…”
“Bir otelin terasında yapılmıştı.”
“20 katlı bir bina…”
Gözleri boşluğa daldı.
Sanki hâlâ oradaydı.
O gecede sıkışıp kalmıştı.
“Işıklar vardı…”
“Müzik vardı…”
“Herkes mutlu görünüyordu.”
“Benle Feyza duvarın kenarına oturmuştuk.”
“Konuşuyorduk.”
Birden sustu.
Boğazı düğümlendi.
Mehmet istemsizce yaklaştı.
Hazen fısıltıya yakın bir sesle devam etti:
“Bana baktı…”
“Ve dedi ki…”
‘Hak ettin.’
Hazen’in gözleri doldu.
“Ben…”
“Ben daha ‘Neyi?’ bile diyemedim Mehmet…”
Sesi kırıldı.
“İtti beni.”
Sessizlik çöktü.
Öyle ağır bir sessizlikti ki insan nefes almaya korkardı.
Mehmet’in yüzündeki bütün renk çekildi.
Hazen gözlerini kapadı.
“20 katlı binadan düştüm o gece.”
Mehmet bir adım geri çekildi.
Sanki duyduğu şeyi zihni kabul etmiyordu.
Hazen devam etti.
“1 ay komada kaldım.”
“Uyandığımda…”
Acı bir gülüş çıktı dudaklarından.
“Feyza yok olmuştu.”
“Kaçmış.”
“Polis her yerde onu aramış.”
“Bulamamışlar.”
Başını kaldırdı.
Gözlerindeki yaş artık öfkeye dönüşüyordu.
“Feyza bana ihanetin âlâsını yaptı Mehmet.”
“Beni öldürmeye çalıştı.”
Mehmet’in yumrukları sıkıldı.
Çenesi titredi.
Ama Hazen ilk kez korkuyordu.
Çünkü yıllar sonra o kız geri dönmüştü.

Serpil Hanım’ın evine döndüklerinde gece çoktan çökmüştü.
Ama o evin içine giren şey gece değildi.
Sessizlikti.
İnsanın içine işleyen, boğazına düğüm olan o ağır sessizlik.
Kimse tek kelime etmedi.
Kapı kapandıktan sonra sadece Gazel’in hafif nefesi duyuluyordu.
Hazen doğruca bebeğinin yanına gitti.
Titreyen elleriyle onu kucağına aldı.
Uzun uzun baktı kızına.
Sanki birkaç saat önce onu kaybetmemiş de…
yeniden bulmuş gibiydi.
Parmaklarını Gazel’in minicik yanağında gezdirdi.
Dudaklarından yorgun bir fısıltı döküldü:
“şiire gazelem…” (aşk şiirim)
O tek kelimenin içinde korku vardı.
Şükür vardı.
Ve hâlâ geçmeyen bir titreme.
Sonra sessizce odaya geçti.
Salonda ise Mehmet, Banu ve Batuhan kalmıştı.
Kimse birbirinin yüzüne tam bakamıyordu.
Banu sonunda dayanamadı.
“Kim bu Feyza?”
Mehmet başını eğdi.
O an omuzları ilk defa çökmüş gibiydi.
Batuhan sertçe konuştu:
“Oğlum söylesene.”
Mehmet gözlerini kapadı.
Ve olanları kısaca anlattı.
Her cümlede Banu’nun yüzü biraz daha değişti.
Şaşkınlık…
öfke…
inanamama.
Sonunda yavaşça koltuğa oturdu.
Bakışları boşluğa kaydı.
“Sırtından hançerlemiş…”
Sesi neredeyse fısıltıydı.
“Önce güven…”
Başını kaldırdı.
“Sonra ihanet.”
Batuhan’ın çenesi gerildi.
“Bunlar durmaz.”
Mehmet bu kez başını kaldırdı.
Gözlerinde başka bir şey vardı artık.
Öfke.
Keskin, soğuk bir öfke.
“Duracak.”
O tek kelime salona ağır düştü.

Gece ilerledi.
Herkes kendi evine geçti.

Saatler sonra…
01.00.

Ev sessizdi.
Mehmet kanepede uyuyakalmıştı.
Gazel ise minicik nefeslerle uyuyordu.

Hazen onu yavaşça Mehmet’in yanına yatırdı.
Uzun uzun baktı ikisine.
Bir ailesi vardı artık.
Kaybetmekten korktuğu bir ailesi.
Ve bazı yaralar…
insanı geçmişine geri sürüklüyordu.
Sessizce paltosunu giydi.
Kapıyı kapatırken çıkan küçücük ses bile geceyi böldü.
Karakola gitti.
Avukat yardımıyla kısa bir görüşme ayarlandı.
15 dakika.
O kadar.
Soğuk odada sandalyeye oturdu Hazen.
Elleri birbirine kenetlenmişti.
Kapı açıldı.
Feyza içeri girdi.
Kelepçeliydi.
Ama yüzünde pişmanlık yoktu.
Sadece tuhaf bir sakinlik vardı.
Sandalyeye oturdu.
Bir süre birbirlerine baktılar.
İki eski dost.
İki yabancı.
Feyza ilk konuşan oldu.
“Niye geldin?”
Hazen’in gözleri hiç kıpırdamadı.
“Sana tek bir soru soracağım.”
Feyza iç çekti.
Hazen’in sesi ağırdı.
“O gün…”
“Bana neden ‘hak ettin’ dedin?”
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Feyza konuştu:
“Hak ettin çünkü—”
Hazen’in sesi bir anda yükseldi.
“Neyi hak ettim lan ben?”
Masaya sertçe vurdu.
“Naptım ben?”
Feyza’nın gözleri sertleşti.
“Ozanı kendine—”
“Kes!”
Hazen’in sesi odada yankılandı.
“Sakın Feyza.”
“Ben Ozan’a hiçbir zaman o gözle bakmadım!”
Feyza dişlerini sıktı.
“Yalan.”
“Sen suçlusun.”
“Hepsini hak ettin.”
Hazen ayağa kalktı.
Titriyordu artık.
Öfkeden.
Acıdan.
“Neyi hak ettim ben ya!”
Gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
“Ben bir ay komada kaldım!”
“Dokuz ay yürüyemedim senin yüzünden!”
“Bir yıl okula gidemedim!”
“Hayatımı mahvettin!”
Sesi kırıldı.
“Hem de bir erkek için…”
Son kelimeyi bağırdı:
“MAHVETTİN!”
Kapı hızla açıldı.
Güvenlik içeri girdi.
Hazen hâlâ ağlıyordu.
Feyza ise sandalyede sessizce oturuyordu.
Sanki yıllardır içinde taşıdığı karanlık…
o odanın içine yayılmıştı.
Görevliler Hazen’i dışarı çıkardı.
Koridorda nefes alamıyordu artık.
Ve tam o sırada…
Arkasından Feyza’nın sesi geldi.
Soğuk.
Sarsıcı.
“Sen hâlâ anlamadın Hazen…”
“Ben seni Ozan yüzünden itmedim.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…