19. bölüm · Bir demet kadife gülüm başka bir evre 2.kitap

19.bölüm-gurursuzun tekiyim-

Hqnife Krtßj

Bu kitapta yer alan bilgi ve anlatımların tamamının tarihî veya bilimsel olarak doğruluğu kesin değildir. Eserde yer alan bazı olaylar, kişiler ve bilgiler kurgu amacıyla değiştirilmiş, yorumlanmış veya yazarın hayal gücüyle şekillendirilmiş olabilir. Bu nedenle kitapta bulunan bilgilerin tamamı kesin ve resmî kaynak olarak değerlendirilmemelidir.

Hazen eve geldiğinde…
Sokağa girer girmez Demir’in arabasını gördü.
Bir an durdu.
Tam kapıya yaklaşırken Demir camı açtı.
Kısa bir düdük çaldı.
Hazen’e baktı ve hiçbir şey sormadan arabayı sürüp gitti.

Hazen kapıyı açtı.
İçeri girdiğinde salonda Banu oturuyordu.
Gazel’i getirmesi için anahtarı Banu’ya vermişti.
Banu onu görünce hemen doğruldu.
Ama Hazen hiçbir şey demeden mutfağa gitti.
Masada duran kahveyi aldı.
Karşı koltuğa oturdu.
Banu dikkatle baktı.
“Neredeydin?”
Hazen kahvesinden bir yudum aldı.
“Düğünde.”
Banu kaşlarını çattı.
“Kimin düğününde?”
Hazen hiç değişmeyen bir sesle cevap verdi.
“Mehmet ile İclal’in.”
Banu’nun yüzündeki ifade değişti.
“Ne?”
“Sen onların düğününe mi gittin?”
Hazen sadece başını salladı.
“Evet.”
Banu birkaç saniye sustu.
Sonra dayanamadı.
“Gurursuz musun kızım sen?”
Hazen yavaşça başını kaldırdı.
Banu ile göz göze geldi.
Sesi biraz yükseldi.
“Gurursuzum lan.”
“Gurursuzun tekiyim, oldu mu?”
Banu şaşırmadı. Hazenin böyle fevri hareketleri vardı çünkü
“Hazen…”
“Niye gittin?”
Hazen omuz silkti.
“Oynamaya.”
Banu alaylı bir şekilde baktı.
“Çiftetellide oynadın mı bari?”
Ama sonra ciddileşti.
“Son kez soruyorum.”
“Neden gittin?”
Odadaki sessizlik büyüdü.
Hazen cevap vermedi.
Gözlerini yere indirdi.
Sonra sessizce konuştu.
“O kadını gerçekten sevip sevmediğine bakmaya.”
Banu şaşkınca baktı.
“Neyinden anlayacaktın ki?”
Hazen hiç düşünmeden cevap verdi.
“Gözlerinden.”
Banu yavaşça sordu.
“Seviyor muydu peki ?”
Hazen birkaç saniye sustu.
Sonra ufka baktı.
“Seviyordu.”
Banu Hazen’in yüzündeki acıyı gördü.
Ama o acının içinde garip bir sakinlik vardı.
Hazen bir anda telefonunu çıkarıp Banu’ya attı.
“Dinle.”
Banu telefonu aldı.
Kaydı açtı.
Ses başladığı anda Banu’nun yüzü değişti.
“Batuhan değil mi bu?”
Hazen başını salladı.
“Evet.”
Kayıt devam etti.
Banu sonuna kadar dinledi.
Telefonu yavaşça indirdi.
“Bunlar…”
“Bunlar neyin içine girmiş böyle?”
Sonra acıyla güldü.
“o da hainmiş.”
Hazen sessiz kaldı.
Banu ona baktı.
“Ne zaman bildireceksin?”
Hazen gözlerini kararlı şekilde kaldırdı.
“Zamanı gelince.”
Banu ayağa kalktı.
“Gazel odasında uyuyor.”
Kapıya yöneldi.
“Haydi ben kaçayım.”
Tam çıkarken dönüp Hazen’e baktı.
“Bir de…”
Hazen kaşını kaldırdı.
Banu hafifçe gülümsedi.
“Şu sarı kaşar peynirini düşünüp üzülme.”
Hazen istemsizce güldü.
“Banu…”
“Ne?”
“Yine de lafını esirgemiyorsun.”
Banu omuz silkti.
Gülümsedi
Ve çıktı.
Hazen salonda yalnız kaldı.
Ama bu kez yalnızlık eskisi gibi değildi.
Çünkü elinde bir gerçek vardı.