Bir demet kadife gülüm başka bir evre 2.kitap kitap kapağı

17. bölüm / 30

17.bölüm- ne günah işledim ben-

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 17.bölüm- ne günah işledim ben-

Bu kitapta yer alan bilgi ve anlatımların tamamının tarihî veya bilimsel olarak doğruluğu kesin değildir. Eserde yer alan bazı olaylar, kişiler ve bilgiler kurgu amacıyla değiştirilmiş, yorumlanmış veya yazarın hayal gücüyle şekillendirilmiş olabilir. Bu nedenle kitapta bulunan bilgilerin tamamı kesin ve resmî kaynak olarak değerlendirilmemelidir.

Mehmet gittikten sonra…
Hazen uzun süre kapının önünde kaldı.
Sanki birazdan kapı açılacakmış da Mehmet geri dönecekmiş gibi baktı.
Ama açılmadı.
Sessizlik kaldı sadece.
İçindeki yılların sesi kaldı.
Bir süre sonra dayanamadı.
Üstüne bile doğru düzgün bir şey almadan kendini dışarı attı.
Tam çıkacak iken keçi gözüne takıldı.
Kedi kapının yanında oturmuş, boş boş bakıyordu.
Sanki o da bir şeylerin değiştiğini anlamıştı.
Hazen kedinin başını okşadı.
“özür dilerim biraz fazla ses yaptım”
Ama cevap yoktu.
Nereye gittiğini bilmiyordu.
Sadece yürüyordu.
O sırada Banu arıyordu.
Telefon çaldı.
Bir kere…
İki kere…
Ama Hazen açmadı.
Banu’nun içine kötü bir his düştü.
Hemen evine gitti.
Kapıyı çaldığında ev sessizdi.
“Hazen?”
Cevap yoktu.
Hazen ise sokaklarda yürüyordu.
Gözleri kıpkırmızıydı.
Nefesi düzensizdi.
Sanki göğsünün içinde koca bir ağırlık vardı.
Ayakları onu sahile götürdü.
O sahil…
Nice mutluluklarını, nice dertlerini gördüğü yer.
Ama bu kez başka geliyordu.
Kumların üzerine diz çöktü.
Dizleri onu taşıyamıyordu artık.
Başını eğdi.
Sonra bir anda içindeki her şey dışarı çıktı.
Haykırdı.
“Ben ne günah işledim?”
Sesi dalgalara karıştı.
“Ne yaptım ben?”
“Dostum bildiğim insan beni yıktı…”
“Beni binadan atan insan yıllarca hayatımı aldı…”
“Kenan kızımı elimden almaya kalktı…”
Gözyaşları yanağından süzüldü.
“Anam yok babam yok…”
“Abim uzaklarda…”
“Sevdiğim insan…”
Sesi kırıldı.
“Sevdiğim insan da arkamdan bıçakladı.”
Ellerini kuma vurdu.
“Ben ne günah işledim?”
“Niye hep benim başıma geliyor?”
“Yeter…”
“Dayanamıyorum artık…”
" Benim yapayalnız nasıl dayanacağım"
“Yeter…”
Hazen’in sesi giderek kısıldı.
Nefesi daraldı.
Göğsü sıkıştı.
Dünya dönüyor gibiydi.
Gözleri kararmaya başladı.
Tam o sırada Banu onu gördü.
“Hazen!”
Koşarak yanına geldi.
Hazen olduğu yerde kalmıştı.
Banu hemen ona sarıldı.
“Ne oldu?”
“Hazen konuş benimle.”
Hazen zor nefeslerle kelimeleri çıkardı.
“B… Banu…”
“Beni…”
Yutkundu.
“İclal ile aldatmış…”
Banu’nun yüzü düştü.
Ama hiçbir şey demedi.
Çünkü o an Hazen’in ihtiyacı hesap sormak değildi.
Sadece birinin yanında durmasıydı.
Koluna girdi.
“Gel.”
“Eve gidelim.”
Eve geldiklerinde Hazen daha fazla dayanamadı.
Yatağa uzandı.
Dakikalar içinde uyuyakaldı.
Ama o uyku huzurlu değildi.
Yorgunluğun, kırgınlığın uykusuydu.
Banu üstünü örttü.
Sonra sessizce evi izledi.
Her şey yerli yerindeydi.
Ama evin içinde bir şey eksikti.
Bir sıcaklık…
Bir ses…
Bir hayat…
Tam o sırada yerde bir şey gördü.
Bir silah.
Bir de kenarda duran tava sapı.
Banu olduğu yerde durdu.
Gözleri büyüdü.
Aklından bin tane ihtimal geçti.
Ama hiçbirini düşünmek istemedi.
Hazen’e baktı.
Uyuyordu.
Yüzünde hâlâ kırgınlık vardı.
Banu derin bir nefes aldı.
“Ne yaşadın sen böyle…” diye fısıldadı.
Ama Hazen’e soramazdı.
Çünkü bazı yaralar…
İnsan anlatmaya hazır olana kadar sessiz kalmalıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…