43. bölüm / 55
Aynı Gökyüzü AltındaBÖLÜM 39: YALNIZLIĞIN SIĞINAĞI
Bölümler 55Şu an: BÖLÜM 39: YALNIZLIĞIN SIĞINAĞI
- 1 Bölüm Bir :Sisin İçindeki Yabancı479 kelime
- 2 BÖLÜM 2: UÇURUMUN KIYISINDA370 kelime
- 3 BÖLÜM 3: BARUT VE KAĞIT KESİĞİ490 kelime
- 4 BÖLÜM 4: GEÇMİŞİN HABERCİSİ507 kelime
- 5 BÖLÜM 5: VEDA VE VİCDAN385 kelime
- 6 BÖLÜM 6: EMANET407 kelime
- 7 BÖLÜM 7: SAKIN...427 kelime
- 8 BÖLÜM 8: HARABELERDEN YUVA İNŞA ETMEK394 kelime
- 9 BÖLÜM 9: DÖNÜŞ BİLETİ304 kelime
- 10 BÖLÜM 10: BARUTUN İÇİNDEKİ MÜREKKEP349 kelime
- 11 BÖLÜM 11: KIRIK ÇİVİLER VE SÖZLER381 kelime
- 12 BÖLÜM 12: KURT PENÇESİ403 kelime
- 13 BÖLÜM 13: KURT PENÇESİ KÜTÜPHANEDE409 kelime
- 14 BÖLÜM 14: ARAS’IN ÇIKMAZI421 kelime
- 15 15. BÖLÜM: ARAFTAKİ NÖBET385 kelime
- 16 BÖLÜM 16: ÇİFT CEPHELİ SAVAŞ385 kelime
- 17 BÖLÜM 17: MÜHÜRLENEN SÖZLER431 kelime
- 18 BÖLÜM 18: GÖLGEDEKİ PUSU335 kelime
- 19 BÖLÜM 19:RUHUN ENKAZI589 kelime
- 20 BÖLÜM 20: YABANCI BAKIŞLAR504 kelime
- 21 BÖLÜM 21: EMANETİN AĞIRLIĞI489 kelime
- 22 BÖLÜM 22: GECE NÖBETİ570 kelime
- 23 BÖLÜM 23: NABIZ VE NÖBET461 kelime
- 24 BÖLÜM 24: ZEHİRLİ NEZAKET428 kelime
- 25 BÖLÜM 25: SATRANÇ VE SAKLAMBAÇ715 kelime
- 26 BÖLÜM 26: VEDA VE VİCDAN AZABI483 kelime
- 27 BÖLÜM 27: MAHZENDEN GELEN SES665 kelime
- 28 BÖLÜM 28: FIRTINA SONRASI SESSİZLİK485 kelime
- 29 BÖLÜM 29: SON NÖBETİN ŞAFAĞI496 kelime
- 30 BÖLÜM 30: KESİŞEN KADERLER590 kelime
- 31 BÖLÜM 31: KAYIP ŞAFAĞIN NÖBETÇİSİ622 kelime
- 32 BÖLÜM 32: MÜREKKEP VE MERHEM565 kelime
- 33 BÖLÜM 33: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ784 kelime
- 34 BÖLÜM 34: TOPRAĞIN ALTINDAKİ İHANET594 kelime
- 35 BÖLÜM 35: KAN VE KISKANÇLIK716 kelime
- 36 BÖLÜM 36: MAHSUR KALAN GURUR600 kelime
- 37 BÖLÜM 37: İKİ KURT, TEK KALE601 kelime
- 38 BÖLÜM 38: NEFESİNİN DİYETİ578 kelime
- 39 BÖLÜM 39: YALNIZLIĞIN SIĞINAĞI586 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 BÖLÜM 40: GÖKYÜZÜNDEKİ DÜŞMAN569 kelime
- 41 BÖLÜM 41: KÜLLERDEN DOĞAN YEMİN540 kelime
- 42 BÖLÜM 42: CEHENNEMİN SÖNMEYEN ATEŞİ561 kelime
- 43 BÖLÜM 43: SÖZÜN BİTTİĞİ YER502 kelime
- 44 BÖLÜM 44: KURDUN DİŞİSİ597 kelime
- 45 BÖLÜM 45: NAMLUDAKİ YEMİN554 kelime
- 46 BÖLÜM 46: SİYAH VE KÜL681 kelime
- 47 BÖLÜM 47: BİR ÖĞRETMENİN KALBİ461 kelime
- 48 BÖLÜM 48: İNTİKAMIN GÖLGESİ479 kelime
- 49 BÖLÜM 49: SON DURAK – HESAPLAŞMA534 kelime
- 50 50.Bölüm : İhanetin Külleri463 kelime
- 51 Bölüm 51:Küllerin Arasında Hesaplaşma361 kelime
- 52 Bölüm 52:Kül ve Kanın Vasiyeti432 kelime
- 53 Bölüm 53:Sonun Başlangıcı451 kelime
- 54 Bölüm 54:Sığınak301 kelime
- 55 Bölüm 55:Son Perde-Kırık Kanatlar348 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıkları kütüphanenin kırık camlarından içeri sızarken, dışarıda iki askeri jip ve Üsteğmen Yiğit’in öfkeli sesi yankılanıyordu. Yiğit, burnundaki bandaj ve göğsündeki sızıyla kapıya dayanmıştı. Elinde bir dosya, arkasında ise emir bekleyen askerler vardı.
"Binbaşı Aras! Dışarı çık!" diye bağırdı Yiğit. "Resmi görevliyi darp etmek ve olay mahalline müdahaleden hakkınızda gözaltı kararı var!"
Elif, korkuyla Aras’ın koluna yapıştı. "Aras, gitme... Seni bırakmazlar."
Aras, üzerinde sadece siyah bir tişört ve askeri pantolonuyla, yaralı omzunu hiçe sayarak kapıyı ardına kadar açtı. Eşiğe çıktığında, sabah ayazı yüzüne çarptı. Gözleri, Yiğit’in üzerine öyle bir ağırlıkla çöktü ki, bahçedeki askerler istemsizce bir adım geri çekildi.
Aras, Yiğit’e doğru ağır adımlarla yürüdü. Tam önünde durduğunda, aralarında sadece birkaç santim vardı. "Bana bak Üsteğmen," dedi Aras, sesi derinden gelen bir gök gürültüsü gibiydi. "Beni o karakola götürebilirsin. Ama o demir parmaklıklar beni tutmaz, sadece seni benim öfkemden korur. Seçim senin; ya şimdi o jiplere biner gidersin, ya da ben bu kasabayı senin için dar ederim."
Yiğit yutkundu. Aras’ın gözlerindeki o saf vahşet, rütbe dinlemiyordu. Yiğit, "Bu burada bitmedi Binbaşım," diyerek askerlerine çekilme emri verdi.
"Sadece Üç Kitap Al Gözcü"
Aras, jipler uzaklaşana kadar gözünü yoldan ayırmadı. Sonra arkasına dönüp Elif’e baktı. Bakışları artık öfkeli değil, mutlak bir sahiplenme doluydu.
"Çantanı topla Elif," dedi Aras. Sesi itiraz kabul etmiyordu.
"Nereye gidiyoruz Aras? Kütüphane ne olacak?"
Aras, Elif’in yüzünü avuçlarının arasına aldı. "Kütüphane burası, kalsın. Ama sen artık burada güvende değilsin. Herkes sana bakıyor, herkes sana dokunmaya çalışıyor. Seni dünyanın gözünden kaçıracağım. Sadece en sevdiğin üç kitabı al. Gidiyoruz."
Elif, Aras’ın bu "mağara adamı" korumacılığını gördüğünde, içinde garip bir güven hissetti. Aras’ın dikişleri hala taze olsa da, o an dünyayı sırtında taşıyabilecek kadar güçlü görünüyordu. Elif, titreyen ellerle raflara gitti. Suç ve Ceza, Küçük Prens ve Aras’ın ona ilk verdiği o eski şiir kitabını çantasına attı.
Aras, kütüphanenin ağır ahşap kapısına büyük bir kağıt astı: "KAPALI. SAHİBİ DÖNENE KADAR KİMSE GİREMEZ."
Zirvedeki Kale: Kartal Yuvası
Aras’ın eski, tozlu arazi aracıyla saatlerce sarp yollardan tırmandılar. Kasaba aşağıda bir nokta kadar kalıncaya kadar durmadılar. Sonunda, sisli çam ağaçlarının arasında, sadece taştan ve ahşaptan yapılmış, uçurumun kenarında duran bir yayla evine ulaştılar.
"Burası neresi?" diye sordu Elif, arabadan indiğinde. Hava buz gibiydi ama tertemizdi.
"Benim gerçek sığınağım," dedi Aras. "Burayı benden ve haritalardan başka kimse bilmez. Kurtların yatağıdır burası. Artık sadece biz varız."
Aras, Elif’in elini tutup eve soktu. İçeride sadece bir şömine, eski bir yatak ve Aras’ın yıllar önce bıraktığı konserveler vardı. Aras hemen şömineyi yaktı. Ateşin kızıllığı odayı sardığında, Aras Elif’i şöminenin önündeki postun üzerine oturttu.
"Sadece Benimsin"
Aras, Elif’in arkasına geçti ve yaralı bacağına rağmen yere çöktü. Elif’in omuzlarına battaniyeyi sararken, burnunu Elif’in saçlarına gömdü. Uzun bir süre öylece bekledi. Kıskançlığın ve savaşın verdiği o gerginlik, yerini huzurlu bir sahiplenmeye bırakmıştı.
"Burada..." dedi Aras, Elif’in boynuna bir öpücük kondurarak. "Burada sana kimse 'Elif Hanım' diyemez. Kimse elini tutmaya çalışamaz. Kimse nefesini senin nefesine karıştıramaz."
Elif gülümsedi, başını Aras’ın sağlam omzuna yasladı. "Beni dünyaya mı kapattın Aras?"
"Hayır," dedi Aras, Elif’in çenesini tutup kendine çevirdi. Gözleri karanlıkta parlıyordu. "Seni dünyadan sakladım. Çünkü dünya seni hak etmiyor. Burada sadece benim nefesim, sadece benim ellerim ve sadece benim gözlerim var. Sen burada benim esirim değil, kraliçemsin Elif. Ama sadece benim."
Aras, Elif’i öyle bir hırsla öptü ki, sanki on beş günlük yokluğun ve o kütüphanedeki Üsteğmen krizinin acısını çıkarıyordu. Elif, Aras’ın bu vahşi aşkının içinde kaybolurken, dışarıda bir kurt uluması yankılandı. Aras geri çekilmedi; aksine Elif’i daha sıkı sarıp silahını elinin ulaşabileceği bir yere bıraktı.
"Korkma," dedi Aras. "Kurtlar yabancıya saldırır. Sen artık bu yuvanın dişi kurdusun."
