35. bölüm / 42
Aşk Ve Cinayet…
Bölümler 42Şu an: …
- 1 Annemle yıllar sonra konuşabilmiştim,annem yaşıyordu...1.328 kelime
- 2 ...1.496 kelime
- 3 ...1.112 kelime
- 4 ...1.442 kelime
- 5 Fransa'ya Yolculuk1.955 kelime
- 6 ...1.073 kelime
- 7 ...1.007 kelime
- 8 ...1.010 kelime
- 9 ...762 kelime
- 10 ...992 kelime
- 11 ...1.003 kelime
- 12 ...1.019 kelime
- 13 ...1.029 kelime
- 14 ...1.027 kelime
- 15 ...1.213 kelime
- 16 ...1.005 kelime
- 17 ...1.125 kelime
- 18 ...1.114 kelime
- 19 ...1.007 kelime
- 20 …1.004 kelime
- 21 …1.138 kelime
- 22 …1.016 kelime
- 23 …1.244 kelime
- 24 …1.230 kelime
- 25 …1.023 kelime
- 26 …1.052 kelime
- 27 …1.009 kelime
- 28 …1.214 kelime
- 29 …1.042 kelime
- 30 …1.052 kelime
- 31 …1.436 kelime
- 32 …1.013 kelime
- 33 …1.009 kelime
- 34 …1.009 kelime
- 35 …1.181 kelime · Okuduğun bölüm
- 36 …1.133 kelime
- 37 …1.132 kelime
- 38 …1.552 kelime
- 39 …1.086 kelime
- 40 ...1.036 kelime
- 41 ...1.007 kelime
- 42 ...1.036 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece ağırdı. Hastane odasının loş ışığı beyaz duvarlara vuruyordu. Serum yavaş yavaş akarken Anastasia gözlerini tavana dikmişti.
Uyumuyordu.
Yanında uzanan Cem de uyumuyordu.
Belli oluyordu.Çünkü ne zaman düşünse…çenesi sıkılırdı.
Şimdi yine öyleydi.
Anastasia başını hafifçe ona çevirdi.
“Yine neyi düşünüyorsun?”
Cem gözlerini kapatıp kısa bir nefes verdi.
“Geçmişi.”
Bu cevap Anastasia’nın içinde ince bir sızı bıraktı.
Çünkü onların geçmişi…güzel başladığı kadar kötü bitmişti.
O sırada kapı hafifçe açıldı.
Marcus kafasını uzattı.
“Hâlâ uyumadınız mı siz?”
Arkasından Lara göründü.Valeria’nın elinde kahve vardı.Louis ise sessizce kapının yanında durmuştu.
Anastasia kaş kaldırdı.
“Ziyaret saati diye bir şey duydunuz mu?”
Marcus omuz silkti.
“Profesör Marshall vurulduktan sonra kurallar biraz anlamını kaybetti.”
Lara direkt yatağa yaklaştı.
“Anne nasıl hissediyorsun?”
“Kurşun yemiş gibi.”
Marcus burnundan güldü.
“İşte bu tanıdığımız Anastasia.”
Valeria dikkatlice Cem’e baktı.
“Senin rengin neden hâlâ bembeyaz?”
Cem cevap vermedi.
Çünkü hâlâ Anastasia’nın vurulduğu an gözünün önünden gitmiyordu.
O sırada…
Telefon sesi odada yankılandı.
Cem’in telefonu.
O an…yüzündeki ifade değişti.
Anastasia bunu fark etti.
“Kim?”
Cem ekrana baktı.
Kaşları çatıldı.
“Annem.”
Odadaki hava bir anda değişti.
Marcus bakışlarını Louis’ye çevirdi.Valeria sessizleşti.
Çünkü herkes biliyordu.
Cem’in annesi…onların ayrılığındaki en büyük sebeplerden biriydi.
Cem birkaç saniye telefona baktı.Sonra telefonu hoparlöre alarak konuştu.
“Anne.”
Kadının sesi sert çıktı.
“Demek sonunda açıyorsun.”
Cem gözlerini kapattı.
“Gece üç.”
“Umurumda değil.”Kadın hiç beklemeden devam etti.“Urfa’ya dönüyorsun.”
Marcus gözlerini devirdi.Lara kaşlarını çattı.
Cem’in sesi düzleşti.
“Hayır.”
“Bu bir rica değil Cem.”
Anastasia sessizce onları izliyordu.
Ama kalbi yavaş yavaş sıkışıyordu.
Çünkü o sesi unutmuştu.Yıllarca unutmaya çalışmıştı.
Kadın devam etti:
“FBI’ı bırakıyorsun.”Sesi sertleşti.“Aşiretin başına geçeceksin.”
Marcus dudaklarını araladı.
“Yine başladı…”
Cem başını geriye yasladı.
“Anne, ben hayatımı seçtim.”
Kadın anında karşılık verdi.
“Hayır. Sen yanlış kadını seçtin.”
Oda sessizleşti.
Anastasia’nın bakışları yavaşça Cem’e kaydı.
Cem’in çenesi sıkılmıştı artık.
“Onun hakkında konuşma.”
Kadın kısa bir kahkaha attı.
“Konuşacağım.”Sesi zehir gibiydi.“O kız seni ailenden uzaklaştırdı.”
Anastasia gözlerini indirdi.
Çünkü yıllar önce de böyle başlamıştı.
Aynı cümlelerle.
Aynı zehirle.
Cem sertçe konuştu.
“Yeter.”
Kadın durmadı.
“Sen o kız yüzünden nişanı attın!”
Anastasia’nın nefesi durdu bir an.
Marcus başını kaldırdı.Valeria gözlerini kapattı.
Çünkü gerçek tam olarak bu değildi.
Nişanı atan Cem’di.
Ama sebep…annesi tarafından doldurulmasıydı.
Kadın yıllarca Anastasia hakkında konuşmuştu.
“Sana uygun değil.”“O kız sana yalan söylüyor.”“Seni kullanıyor.”“Arvas’la ilişkisi var.”
Ve Cem…
inanmıştı.
Anastasia yavaşça gözlerini kapattı.
Çünkü hâlâ o geceyi unutamıyordu.
Uzun masa.İki yüzük.Sessizlik.
Ve Cem’in gözlerindeki güvensizlik.
Telefonun diğer ucunda kadın konuşmaya devam ediyordu.
“O kız yüzünden aileni kaybettin!”
Cem’in sesi bu kez buz gibiydi.
“Hayır.”Kısa bir nefes aldı.“Ben onu dinlemeyerek kaybettim.”
O cümle odada yankılandı.
Anastasia yavaşça başını kaldırdı.
Cem devam etti:
“Sen yıllarca beni doldurdun.”Acıyla güldü.“Ben de sevdiğim kadına güvenmek yerine korkularımı dinledim.”
Kadın sinirle konuştu.
“Demek hâlâ onu savunuyorsun?”
Cem hiç düşünmeden cevap verdi.
“Çünkü haklı olan oydu.”
Anastasia’nın boğazı düğümlendi.
Çünkü Cem…ilk kez bunu yüksek sesle söylüyordu.
Kadın öfkeyle devam etti:
“O kız sana uygun değil!”
Cem anında cevap verdi.
“Ben ona uygun olmamışım zaten.”
Marcus sessizce başını eğdi.
Valeria’nın gözleri doldu.
Çünkü bu cümle…Cem’in gerçekten pişman olduğunu gösteriyordu.
Kadın sertçe konuştu.
“Urfa’ya dönüyorsun.”
“Hayır.”
“Baban seni bekliyor.”
“Beklesin.”
Kadın sinirle nefes aldı.
“O aşiretin başına geçeceksin!”
Cem’in gözleri Anastasia’ya kaydı.
Sonra sakin ama net konuştu.
“FBI’ı bırakmıyorum.”
“Cem!”
“Ama çok istiyorsanız…”Sesi ağırlaştı.“Bir gün ağalığı da alırım.”
Marcus’un gözleri büyüdü.
“Tam mafya dizisi repliği oldu bu.”
Lara dirseğiyle Marcus’a vurdu.
“Sussana!”
Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.
Sonra kadın çok soğuk konuştu.
“O kız seni mahvedecek.”
Bu kez Anastasia konuştu.
Sesi yorgundu.Ama hâlâ güçlüydü.
“Hayır.”
Herkes ona baktı.“Bu kez aptal insanlar yüzünden birbirimizi mahvetmeyeceğiz.”
Kadın sustu.
Çünkü Anastasia’nın sesi…kırılgan olsa bile hâlâ etkileyiciydi.
Profesör Marshall’ın sesi.
Kontrolü elinde tutan kadının sesi.
Anastasia devam etti.
“Ve şunu bilin…”Bakışları Cem’e kaydı.“Bu kez sevdiğim adamı benden almanıza izin vermeyeceğim.”
Cem’in nefesi hafifçe titredi.
Çünkü o cümlede…yıllardır beklediği şey vardı.
Kalması için söylenmiş bir neden.
Telefon kapanmamıştı.
Sadece birkaç saniyelik ağır bir sessizlik olmuştu.
O sessizlikte herkes birbirine baktı.Marcus kaşlarını kaldırdı.Valeria nefesini tuttu.Lara ise direkt Cem’in yüzüne bakıyordu.
Çünkü Cem’in gözleri değişmişti.
Soğumuştu.
Telefonun diğer ucundan annesinin sesi tekrar geldi.
“Dinle beni Cem.”
Cem gözlerini kapattı.Sanki sabrını topluyordu.
“Dinliyorum.”
Kadın hiç beklemeden konuştu:
“Buraya geleceksin.”Sesi sertti.“Ve Şengül’le evleneceksin.”
Oda bir anda buz kesti.
Marcus’un ağzı hafif açıldı.
“Ne?”
Lara şokla annesine baktı.Valeria ise direkt Cem’e döndü.
Çünkü Cem’in yüzündeki ifade…gerçekten tehlikeli görünüyordu.
Çenesi sertleşmişti.Bakışları kararmıştı.
“Hayır.”
Bu tek kelime bile odanın havasını değiştirmeye yetmişti.
Kadın devam etti.
“O kızla nişanın zaten bitti.”Sesi küçümseyiciydi.“Şengül uygun biri. Aileden. Terbiyeli. Sessiz.”
Marcus fısıldadı:
“Tanrı’m kadını katalog gibi pazarlıyor.”
Louis dirseğiyle Marcus’a vurdu.“Sessiz ol.”
Ama Anastasia…tek bir kelime bile söylemiyordu.
Sadece Cem’e bakıyordu.
Cem telefonu kulağından biraz uzaklaştırıp derin nefes aldı.Sonra tekrar konuştu.
“Ben kimseyle evlenmiyorum.”
Kadın sinirle cevap verdi.
“O kız yüzünden hâlâ aklın karışık!”
Cem’in sesi sertleşti.
“Anastasia hakkında konuşmayı bırak.”
Kadın alaycı şekilde güldü.
“O kız seni yıllarca peşinden sürükledi.”
Bu kez Anastasia gözlerini indirdi.
Çünkü bir zamanlar…Cem’in de buna inandığı olmuştu.
Kadın devam etti:
“Şengül seni toparlar.”“Düzgün bir hayatın olur.”“Aşiretin başına geçersin.”
Cem kısa bir kahkaha attı.
Ama içinde gram eğlence yoktu.
“Anne…”Başını geriye yasladı.“Benim düzgün hayat anlayışım bu değil.”
Kadın sert çıktı:
“Sen ne istediğini bilmiyorsun!”
Cem anında cevap verdi.
“Hayır.”Bakışları Anastasia’ya kaydı.“Bu kez çok iyi biliyorum.”
O cümlede öyle bir netlik vardı ki…
Anastasia’nın kalbi istemsizce hızlandı.
Telefonun diğer ucunda kadın sinirle nefes aldı.
“Şengül seni çocukluğundan beri seviyor.”
Marcus dayanamadı.Sessizce Louis’ye eğildi.
“Bu hikâye gittikçe töre dizisine dönüyor.”
Louis bu kez gülmemek için dudağını ısırdı.
Anastasia tekrar konuştu.
Sesi sakindi.
“Şengül kim?”
Cem anında baktı ona.
Bir saniye durdu.
Sonra dümdüz cevap verdi:
“Aptal biri.”
Marcus direkt kahkahayı patlattı.
Lara elini ağzına kapattı.Valeria gözlerini kapatıp başını iki yana salladı.
Telefonun diğer ucundan kadın bağırdı:
“CEM!”
Ama Cem durmadı.
“Hayatım boyunca iki cümleyi bir araya getirdiğini görmedim.”Soğukça devam etti.“Benimle evleneceğini sanıyorsa daha büyük problem.”
Marcus neredeyse sandalyeden düşüyordu.
“Abi öldüm…”
Anastasia istemsizce güldü.
Gerçekten güldü.
Ve Cem…o sesi duyunca bir an durdu.
Çünkü onu güldürmeyi unutmuştu.
Kadın öfkeyle konuşmaya devam etti:
“O kız yüzünden ailene düşman oldun!”
Cem’in yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.
“Hayır.”Sesi alçaldı.“Ben sevdiğim kadına güvenmeyerek hata yaptım.”
Anastasia’nın nefesi hafifçe takıldı.
Cem devam etti.
“Bir daha aynı şeyi yapmayacağım.”
Kadın sinirle bağırdı:
“O kız seni değiştirdi!”
Cem gözlerini Anastasia’dan ayırmadan cevap verdi.
“Hayır.”Kısa bir duraksama oldu.“O beni insan yaptı.”
Oda yine sessizleşti.
Çünkü bu cümle…sadece Anastasia’yı değil herkesi vurmuştu.
Anastasia’nın gözleri doldu.Ama bu kez ağlamadı.
Sadece baktı.
Uzun uzun.
Sanki yıllardır duymayı beklediği şeyi sonunda duyuyormuş gibi.
Kadın sonunda sertçe konuştu:
“Son kez söylüyorum. Buraya geleceksin.”
Cem başını eğdi.Sonra çok sakin konuştu.
“Gelirsem Anastasia’yla gelirim.”
Anastasia direkt ona baktı.
Marcus’un ağzı tekrar açıldı.
“Tamam bunlar gerçekten barıştı.”
Kadın öfkeyle cevap verdi:
“O kız bu eve giremez!”
Cem’in bakışları buz gibiydi artık.
“O zaman ben de girmem.”
Telefon bir anda kapandı.
Bu kez gerçekten kapandı.
Odanın içinde ağır bir sessizlik kaldı.
Marcus birkaç saniye bekledi.
Sonra yavaşça konuştu:
“Ben var ya…”Başını iki yana salladı.“Bu aile toplantısına bilet satarım.”
Lara gülmeye başladı. Valeria da sonunda dayanamayıp güldü.
Ama Cem gülmüyordu.
Hâlâ Anastasia’ya bakıyordu.
Sanki biraz önce söylediklerinin onda nasıl bir iz bıraktığını anlamaya çalışıyordu.
Anastasia yavaşça konuştu.
“Benim için aileni karşına alma.”
Cem hiç düşünmeden cevap verdi.
“Ben seni zaten bir kere kaybettim.”
Elini onun eline daha sıkı sardı.
“İkinci kez olmayacak.”
Bölüm etkileşimi
