23. bölüm / 42
Aşk Ve Cinayet…
Bölümler 42Şu an: …
- 1 Annemle yıllar sonra konuşabilmiştim,annem yaşıyordu...1.328 kelime
- 2 ...1.496 kelime
- 3 ...1.112 kelime
- 4 ...1.442 kelime
- 5 Fransa'ya Yolculuk1.955 kelime
- 6 ...1.073 kelime
- 7 ...1.007 kelime
- 8 ...1.010 kelime
- 9 ...762 kelime
- 10 ...992 kelime
- 11 ...1.003 kelime
- 12 ...1.019 kelime
- 13 ...1.029 kelime
- 14 ...1.027 kelime
- 15 ...1.213 kelime
- 16 ...1.005 kelime
- 17 ...1.125 kelime
- 18 ...1.114 kelime
- 19 ...1.007 kelime
- 20 …1.004 kelime
- 21 …1.138 kelime
- 22 …1.016 kelime
- 23 …1.244 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 …1.230 kelime
- 25 …1.023 kelime
- 26 …1.052 kelime
- 27 …1.009 kelime
- 28 …1.214 kelime
- 29 …1.042 kelime
- 30 …1.052 kelime
- 31 …1.436 kelime
- 32 …1.013 kelime
- 33 …1.009 kelime
- 34 …1.009 kelime
- 35 …1.181 kelime
- 36 …1.133 kelime
- 37 …1.132 kelime
- 38 …1.552 kelime
- 39 …1.086 kelime
- 40 ...1.036 kelime
- 41 ...1.007 kelime
- 42 ...1.036 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fincanı iki eliyle tutuyordu ama içmekten çok bakıyordu sanki içindeki sıvı bir içecek değil de gizli bir tehditmiş gibi. Kaşları çatık, dudakları öne doğru büzülmüştü.
Marcus kahvesini karıştırırken başını kaldırdı.“Hayat da acı,” dedi, sesi bilerek dramatikti. “Ama yine de içiyoruz.”
Valeria hemen karşılık verdiBu evde felsefe yasak. Şeker serbest.”
Lara fincanını uzattı.“Üç tane alabilir miyim teyzecim.”
“Alabilirsin bebeğim.”
Cem kahvesinden bir yudum aldı, yüzü ekşidi.“Bu gerçekten acı.”
Valeria gururla gülümsedi.“Gerçek kahve böyle olur.”
“Bu işkence,” dedi Marcus. “Buna kahve demek kahveye hakaret.”
Lara güldü.“Ben zaten çaycıyım kahve bana yaşlı işi gibi geliyor, sistemim çayla mutlu tişşekkürler dinleniğiniz için.”
“Yaşlı mı?”
“Kızım aramızda yaşlı biri mi var?” dedi Marcus
“Bilmem var mı?”
“Hepimiz genciz daha.”
“Hepimiz onaylıyoruz o halde genç olmayı.” dedi Anastasia
Valeria kısa bir an Cem ve Anastasia’ya baktı.. “Siz ikiniz! Sevgili ablam ve Cem.. ne kadarda yakışıyorsunuz öyle!” ellerini önünde birleştirdi, eşki bir şey yemiş gibi yüzünü ekşitti” Gerçi şu boşanma bi bitsin siz evlenirsiniz!” Lara’nın gözü kocaman açıldı “Bir dakika bir dakika..” Marcus hemen lafa atladı”O onun baba.. abisi o onun annesi tamam tamam yani benim açımdan bütün parçalar yerine oturdu sizler devam edebilirsiniz” Marcus’un kafa karışıklığı ile birlikte Lara tekrar söze girdi”Annem babamdan boşandıktan sonra evlenmeyi düşünüyor musunuz, ama bunun için birbirinizi tanımanız gerekmiyor mu? Ayyyy inanmıyorum teyze düşünsene Cem abi gibi biri babam oluyor ay ne harika!”
“Dimi, çok yakışıyorlar!” Anastasia Cem’le göz göze geldi ikiside konuşmadı susma haklarını kullandılar, belki de bir yandan düşünüyorlardı yıllar sonra tekrar olabilir mi diye belki de çoktan o defterleri kapatmışlardı… Lara gözlerini kocaman açarak annesinin yanına sokuldu “Anne eğer Cem abiyle evlenmek istiyorsan evlen benlik sorun yok, hem çok yakışıyorsunuz Romeo ve Jülyet gibi Rapunzel ve prens gibi..” Aanstasia’nın gözleri Cem’i buldu ilk başta biraz sessiz kaldı ama sonrasında” Ay yok evlenmem ben Cem’le.” Cem oturuşunu düzeltti”Nedenmiş o?” Anastasia’nın yüzünde tebessüm olmuştu” Senin gibi bir yaşlıyla asla evlenmem!” dedi şakacı bir tabirle, Cem dahil herkes gülmüştü “ Emin misin Anastasia hanım? Belki bu yaşlı seni seviyordur.” Anastasia’nın gözleri dondu bu yaşlı seni seviyordur seviyor muydu gerçekten yoksa öylesine mi demişti.
“O yaşlı beni seviyor olsaydı gitmezdi.” Salondaki herkes sessizleşti öyle ki dışarıdaki arabaların sesi yok denecek kadardı sanki ev bu gerçeğin ortaya çıkmasını sabırla beklemiş, açığa çıkarmış gibiydi.
“Siz önceden sevgili miydiniz?” dedi Lara merakla “Bu konuyu başka zaman ele alalım olur mu bebeğim oldukça yorgun hissediyorum kendimi.” Lara annesinin yanağına bir öpücük kondurdu “ Ne zaman iyi hissedersen o zaman anlat annecim zorlamak yok.”
Ev kısa sürede eski ortamını almıştı almıştı almasına ama evde olan bir sır açığa çıkmıştı bu sırrı çocukluk arkadaşı Louis’e kardeşi Valeria’ya ve kendi büyüttüğü Marcus’a bile anlatmamıştı ilk kez burada öğreniyorlardı.
…
Salonda yumuşak bir ışık vardı. Perdeler yarıya kadar çekilmişti. Sokaktan gelen sarı ışık camın üstünde titriyordu. Ev, günün yorgunluğunu içine çekmiş gibiydi; ağır ama güvenliydi. Kimse acele etmiyordu. Kimse bir yere yetişmeye çalışmıyordu.
Anastasia koltuğa yaslandı.“Böyle anlar nadir oluyor.”
Cem ona baktı.“Nasıl anlar?”
“Kimsenin bir yere gitmek zorunda olmadığı anlar.”
Marcus koltuğa yayıldı.“Ben bunu emeklilik provası sayıyorum.”
Valeria kaşlarını kaldırdı.“Sen emekli olamazsın. Daha çok gençsin.”
Lara sehpanın kenarına çöktü.“Bence teyzem düğün masrafları için öyle diyor.”
“Yani evet aslında..” bir an durdu ve çok önemli bir şey hatırlamış gibi devam etti “Sakın emekli olma daha bir sürü masraf yapacağız.” Valeria’nın bu tepkisine kahkahalar yayıldı. Sesler duvarlara çarpıp geri dönüyordu. Ev, onların sesleriyle doluydu. Uzun zamandır ilk kez, herkes aynı odadaydı ve aynı şeye gülüyordu.
Anastasia fincanını masaya bıraktı.“Bazen… böyle bir hayatım olacağını hayal ederdim.”
Valeria ona baktı.“Nasıl?”
“Bu masayı. Bu sesleri. Bu insanları.”
Cem’in bakışları yumuşadı.“Şimdi var.”
Anastasia omuz silkti.“Şimdi var.”
Lara başını yana eğdi.“Demek bu aile olmak.”
Louis başını salladı.“Evet. Gürültülü bir şey.”
Marcus esnedi.“Ve bol kafeinli.”
Tam o sırada sehpanın üzerindeki telsiz hafifçe cızırdadı.
Kimse önce önemsemedi.
Valeria konuşmaya devam etti:“Ben diyorum ki yarın kahvaltıda..”
Bir cızırtı daha geldi.
Louis’in bakışları telsize kaydı.
Marcus kaşlarını çattı.“Bu… iyi bir ses değil.”
Cem fincanını yavaşça bıraktı.“Bu merkez.”
Salondaki sıcaklık bir an için çekildi. Kahkaha havada asılı kaldı ama yere düşemedi.
Lara yerinden doğruldu.“Şaka yapıyorsunuz.”
Telsizden net bir ses yükseldi:
“Sayın ADC Anastasia Arvas ve Sayın ADC Cem Gülersöyler…Acilen Gölge Operasyonu için sahaya intikal etmeniz gerekmektedir.”
“Şu soy ismim bir değişse hayat daha güzel olacak!”
Louis telsizi aldı.“Merkez, ADC konumunda burada ben vardı. Cem değil.”
Kısa bir duraksama oldu.Sonra telsiz tekrar konuştu:
“Cem Gülersöyler ADC durumunda başka bölgede görevdeydi. Üsse dönüşü tamamlandı. Mevcut durumda Sayın Anastasia Arvas ile göreve çıkabilir.”
Marcus bir adım öne çıktı.“Merkez, Anastasia Arvas ağır bir operasyon geçirdi. Göreve dahil olamaz.”
Anastasia sertçe baktı.“İyiyim.”
“Değilsin,” dedi Marcus.
Telsizden gelen cevap soğuktu:
“Değerlendirme yapılmıştır. Sayın ADC Cem Gülersöyler ve Louis Kaine göreve çıkacaktır. Sayın Anastasia Arvas operasyona dahil edilmeyecektir.”
Anastasia ayağa kalktı.“Merkez iyiyim diyorum”
“Bu bir emirdir.”
Telsiz sustu.
Ev tekrar sessizdi ama artık başka bir sessizlikti. Kahve hâlâ sıcaktı ama kimse içmiyordu.
Cem montunu aldı.Louis kapıya yöneldi.
Valeria dişlerini sıktı.“Beş dakika önce kahve konuşuyorduk bune şimdi ya.”
“Kahve beklebibilir ama görev beklemez.”
“Of abla ya seni böyle bırakıp gitmek hiç içimden gelmiyor.”
“Aaa hadi ama bir şeyim yok hem benim minik doktorum var.” Gözleri Lara’ya kaydı.
“Evet! Ben doktor Lara! Annemi siz gelene kadar iyi edeceğim!”
“Oy benim minik doktorum.” Valeria Lara’ya sıkıca sarıldı.
“ Şimdi gidiyoruz geri geleceğiz,gelene kadar seni Profesör Doktor Lara’ya emanet ediyoruz!”
Lara büyük bir mutlulukla”Elbette siz gidin ben annemle ilgileneceğim.”
“Oh be! Gözümüz arkada kalmayacak! Teşekkür ederiz Doktor Lara!”
Louis kapıyı açmadan önce dönüp Anastasia’ya baktı.“Biz gelene kadar koltuktan kalkmak yok.”
Anastasia kaşlarını çattı.“Komutanım mısın sen benim?”
“Hayır,” dedi Louis ciddi ciddi. “Ama çocukluk arkadaşıyım. O daha tehlikeli.”
Cem montunu giyerken Lara’ya eğildi.“Anneni çok iyi koruyorsun, tamam mı?”
Lara iki elini beline koydu.“Merak etmeyin. Ona su içireceğim, ilaçlarını sayacağım ve… televizyonu açmayacağım.”
“Niye?”
“Çünkü dram izlerse ağlar. Ağlarsa başı ağrır. Bilim.”
Valeria kahkahayı patlattı.“Bak bunu not alalım. Lara büyüyünce ya doktor olacak ya da aile terapisti.”
Anastasia kızına bakıp yumuşadı.“Beni korumak zorunda değilsin.”
“Zorunda değilim,” dedi Lara. “Ama istiyorum.”
O an Anastasia’nın boğazı düğümlendi. Kahve değil, sanki duygularını yutuyordu.
Kapı kapandığında evin içi yine sessizleşti. Ama bu kez sessizlik ağır değildi; sanki beklemeye hazırlanmıştı.
Lara kanepeye çıktı, battaniyeyi Anastasia’nın omzuna örttü.“Anne… sen gerçekten eskiden ajan mıydın?”
Anastasia bir an düşündü.“Dışarıda hep FBI oldum ama içeride hep annen oldum.”
“Bu cevap politik,” dedi Lara. “Ama kabul ediyorum.”
Televizyonu açtı ama sesini kıstı.“İstersen müzik açayım.”
“Ne açacaksın?”
“Enerjik bir şey. Moral yükseltici operasyondaymış gibi hissetmeyelim.”
“Şu an evdeyiz,” dedi Anastasia.
“Tam da bu yüzden.”
Müzik hafifçe yayıldı salona. Pencerenin önünden geçen araba farları perdeyi çizgi çizgi aydınlatıyordu.
Anastasia koltuğa gömüldü.“Garip değil mi?”
“Garip olan ne annecim?”
“Az önce herkes buradaydı. Şimdi sadece ikimiz.”
Lara omuz silkti.“Bence güzel. Gizli görev modu: Anne,kız.”
Anastasia gülümsedi.”Bak sen benim mimik akıllı bıdığıma her şeyi oyuna çeviriyor.”
“Hayat öyle katlanılır oluyor annecim.”
Bir süre sessizce oturdular. Sonra Lara başını yasladı.“Cem abi seni seviyor mu?”
Anastasia irkildi.“Bu nereden çıktı?”
“Az önce bakışlarınızdan.”
“Bakıştan anlaşılmaz.”
“Anlaşılır,” dedi Lara. “Ben insanların neyi söylemediğini daha iyi anlıyorum.”
Anastasia iç çekti.“Bazı şeyler geçmişte kalır.”
“Bazı şeyler de geri gelir.”
Anastasia cevap vermedi. Ama kalbi çoktan konuşmaya başlamıştı.
Kapının kilidi uzaktan bir tık sesi çıkardı. Ev hâlâ onları bekliyordu.
Lara esnedi.“Onlar gelene kadar uyanık kalacağım.”
“Uyuyabilirsin.”
“Hayır. Nöbet tutacağım.”
Anastasia battaniyeyi biraz daha çekti.“Sen çok ciddisin.”
“Sen de çok cesursun.”
Bir süre sonra Lara gözlerini yarı kapadı ama kalkmadı.“Anne?”
“Hmm?”
“Biz… garip bir aileyiz ama güzeliz.”
Anastasia’nın gözleri doldu.“Evet. Gürültülüyüz. Dağınığız. Ama… buradayız.”
Kapının dışında siren sesi geçti. İçeride ise kahve kokusu, battaniye ve müzik vardı.
Ve ev, operasyonlara rağmen hâlâ bir evdi.
Bekleyen bir ev.Ve dönecek insanları olan bir ev.
Bölüm etkileşimi
