4. bölüm / 42
Aşk Ve Cinayet...
Bölümler 42Şu an: ...
- 1 Annemle yıllar sonra konuşabilmiştim,annem yaşıyordu...1.328 kelime
- 2 ...1.496 kelime
- 3 ...1.112 kelime
- 4 ...1.442 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Fransa'ya Yolculuk1.955 kelime
- 6 ...1.073 kelime
- 7 ...1.007 kelime
- 8 ...1.010 kelime
- 9 ...762 kelime
- 10 ...992 kelime
- 11 ...1.003 kelime
- 12 ...1.019 kelime
- 13 ...1.029 kelime
- 14 ...1.027 kelime
- 15 ...1.213 kelime
- 16 ...1.005 kelime
- 17 ...1.125 kelime
- 18 ...1.114 kelime
- 19 ...1.007 kelime
- 20 …1.004 kelime
- 21 …1.138 kelime
- 22 …1.016 kelime
- 23 …1.244 kelime
- 24 …1.230 kelime
- 25 …1.023 kelime
- 26 …1.052 kelime
- 27 …1.009 kelime
- 28 …1.214 kelime
- 29 …1.042 kelime
- 30 …1.052 kelime
- 31 …1.436 kelime
- 32 …1.013 kelime
- 33 …1.009 kelime
- 34 …1.009 kelime
- 35 …1.181 kelime
- 36 …1.133 kelime
- 37 …1.132 kelime
- 38 …1.552 kelime
- 39 …1.086 kelime
- 40 ...1.036 kelime
- 41 ...1.007 kelime
- 42 ...1.036 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annemin kliniğindeki bahçede çok uzun süre ıslak kalmıştık ki, hasta olacağımız belliydi çünkü hepimiz öksürüyorduk,çok geçmeden arabaya binip evin yolunu tutmuştuk,nihayet eve gelmiştik ki babam
“Artık biz bu evde yaşamayacağız bu evde siz kalın çocuklar ama ben, karım ve kızım artık başka evde kalacağız.”
demişti ne yani ben büyüdüğüm yeri bırakıp yeni bir yere mi gideceğim? Ben buna daha hazır bile değilim aileme yeni kavuşmuşken, anılarımın olduğu bu evde ailemi
düşlemişken şimdi kalkıp da başka yere gitmenin bana ne kadar acı vereceğini bilmiyorlar.Ev konusu biraz olsa da konuşulmadı herkes kendi işine dönmüştü ben ise salondaki koltukta uzanıyordum üstümde beyaz bol bir kazak altımda da dar pantolon giymiş, üstümdeki grimsi ince battaniyeye sarılmış telefonumdan bir şeyler izliyordum ki Yasin amcamın indiğini görünce hemen kalkıp yolunu kestim.
“Madem babam değildin o zaman neden söylemedin!” diye bağırmıştım bağırmamla birlikte durup bana baktı.
“Kızım olarak gördüm seni, ayrıca benim yüzümden çektiğin tüm acılar için özür dilerim.”
Benden özür mü diliyordu?
“Bak senden nefret ediyorum amca senin yüzünden gençliğim hep berbat geçti, bana çocukluğumu yaşatmadın sen, sen ne biçim insansın böyle ha? Kızın olmayabilirim ama benimde kalbim var anlıyor musun? Senin hangi kızlarla takılıp
konuşman umurumda bile değil! Senden nefret ediyorum amca! Öyle durup bana acıyor muş gibi bakma senin içinde bir gram, bir gram sevgi, vicdan ve merhamet yok benden ve annemden uzak dur pislik!”
evet sinir krizi geçiriyordum haliyle azıma gelen her şeyi söylemiştim fakat amcam olacak herif tek bir kelime bile etmeden öylece bakıp gitmişti.Kendimi hemen banyoya attım çünkü tek iyi gelen buydu, neden bilmiyorum ama su tenime değdiği zaman hem canım yanıyor hem de rahatlıyordum, canımın yanması suyun sıcaklığından değildi ama canım yanıyordu, sessiz çığlıklarım büyümüştü evet ama belli edemezdim. Annem ile babam büyük ihtimalle valizlerini hazırlıyorlardır.
Uzun bir süre banyodan çıkmadığım için annem merak edip yanıma geldi. Banyo kapısının önündeydi.
“Ben iyiyim tam da çıkıyordum.” cevabını verdim yoksa gitmeyip çıkmamı bekleyecekti.Nihayet banyodan çıkıp yatağın üstünde duran kıyafetleri giyindim annem beni yanlarına çağırınca gittim.
“Kızım sen banyodayken ben senin de valizini hazırladım, hazırsın değil mi?”
“Evet anne hazırım.”
Fakat salon çok garipti tanımadığım kadın ve iki erkek çocuk vardı amcam olacak şahıs bunu bilerek mi yapıyordu?
“Bu ne şimdi Yasin amca! Bu kadın ve bu iki erkek kim?
Amcam çok geçmeden cevap verdi.
“Karım ve oğullarım Lara, kuzenlerinle ve yengenle tanışmayacak mısın?”
Bir anda donup kalmıştım bu da neydi böyle? Şimdi olmasa da bir zamanlar annemi seviyordu, yoksa sevmiyor muydu?
“Karın ve oğulların mı? Sen gerçekten gördüğüm en iğrenç, en acımasız, en adi pisliksin annemi hiç sevmiyor olabilirsin, hatta annemi kulanmış bile olabilirsin ama benden ne istedin ha? Ya tamam anlıyorum annem bir iş için gitti bir daha
hiç gelmedi diye öldü sandınız bende ölü sandım evet, ama sen kadınlarla konuşurken, eğlenirken, ki baya eğlenmişsin gördüğümüz kadarıyla!..”
“Lara ileri gidiyorsun amcacım!”
“Lafımı kesme! Sen kadınlarla ilgilenirken, eğlenirken ben her gece Allah’a dua ettim babam artık kadınlarla gezmesin, onları sevmesin, onlarla yiyip içmesin de annem geri geldiğinde yüzüne bakacak yüzün olsun diye! Ama sen ne yaptın çok
iyi hatırlıyorum amca, o geceyi çok iyi hatırlıyorum!”
“Lara kes artık sesini!”
“Kesmezsem ne yaparsın yine bağırıp çağırır mısın? Karşında 6-7 yaşında bir kız yok senin karşında on yedi yaşında bir kız var! Beni hiçbir şekilde susturamazsın!”
Hemen annemin yanına gidip annemin ellerini sıkıca tuttum.
“Anne sen yokken bir gece amcam bir kadınla eve geldi ve sanırım o kadın bu çünkü eve getirdiği kadın aynı bu kadın gibi esmerin tekiydi ve o gece birlikte olmuş olacaklardı ki amcamın odasından sesler geliyordu bana ilk başta sadece bir korku ve üzüntülü film izlediklerini söylemişti lakin o malum şeyi yapmış olacaklar ki bu çocuklardan biri o gece olmuş!”
Annem anlattıklarıma anlam veremiyorken bir koşu çocukların yanına gidip doğum
tarihlerini istedim ilk başta biraz tereddüt etseler de içlerinden cm olarak biraz daha uzun olanı cevap verdi,
“01.03.2017”
Deyivermişti bu o tarihti işte!
“Anne bu çocuğun söylediği tarih var ya o tarihte Yasin amcam beni hastaneye bu kadını görmek için götürmüştü bana senin arkadaşın olduğunu söylemişti!”
Herkes bana bakıyordu ben ise anneme bakıyordum. O anki siniri ile annem, Yasin amcama sağlam tokat atmıştı!
“Of sağlam bir tokattı, o ne tokattı be!” deyiverdim içimden annem nasıl bir tokatla sadece bir tokatla bir adamı yere serebilirdi, diye düşünürken annemin kazağın üstüne giymiş olduğu bol hırkaya dikkatlice bakınca annemin aslında kasları olduğunu gördüm. Hemen annemin yanına gidip,
“Anne hırkanı çıkarır mısın?”
Dediğimde sorgulamadan çıkardı. Haklıydım! Annemin gerçekten de kasları vardı, oysa çok zayıftı nasıl zayıf olup kaslıydı? Babam anneme çok değişik bakıyor, gözlerini annemden alamıyordu. Sanırım annemi böyle beklemiyordu, babam kaşla göz arasında annemin önünde durdu.
“Fiziksel anlamda daha da çok gelişmişsin, tam isteğim gibi.”
Dediğinde annem babamın gözlerinin içine bakıp tebessüm ediyor, kısık sesle bir şeyler söylüyordu. Annem onlara baktığımı görünce babamı hafifçe itti babamı uyarmak istercesine öksürdü. Nihayet babamda beni fark etmişti,
“Sonunda burada olduğum aklınıza geldi Allah’a şükür! Anne bu fizik ne böyle? Bu ince bel, kum saati vücut, kaslar…”
Böyle sıralarken bir anda gözüm annemin karın kasına gitti. “Sekiz tane! Tam sekiz tane de karın kasın var anne!”
“O kadar mı belli oluyor ya? Hırkayı çıkarmasaydım belli olmayacaktı aslında.”
Annem söylenirken babamın anneme çapkın dolu bakışlarını görmemek elde değildi. Babam anneme karşı bir adım atmıştı ki annem bu sefer de babama vurmuştu.
“Sana kaç kez dedim ben izin vermedikten sonra kimse bana yak-la-şa-maz!”
Yaklaşamaz kelimesini hecelerine ayırarak babam iyice anlasın diye söylemişti fakat babam tabii ki annemi dinlemedi.
“Öyle mi?”
Annemi öyle bir kendine çekmişti ki neredeyse birbirlerinin nefes alışverişlerini duyacaklardı. Babam annemi o kadar yakınında tutuyordu ki,
“Sakin ol! Şu sinir bozucu kalp atışların düzene girse iyi olur bu kadar hızlı atması normal değil!”
“Ben sakinim zaten, sakin olmayan şey kalbim ve ne yazık ki kalbim beni duymuyor biliyor musun Arvas.”
“Alla alla bak seen! Senin panik atağın vardı değil mi? Kalbinde rahatsızdı?”
“Evet bunların hepsi bende bulunuyor ama ne alaka şuan?”
“Kalbini durdurmamı ister misin küçük hanım?”
“Kes şu saçmalığı, hadi valizini al da çıkalım ağaç olduk burada!”
“Kızıl bir ağaç mı? Eğer o ağaç sen isen bebeğim büyük bir zevkle meyve çıkardığın zamanı bekler, bana vermiş olduğun artık elma mı, portakal mı her neyse toplar yerim!”
Annem babamın bu hallerine dayanamayıp belindeki silahı kazağını hafifçe yukarı kaldırarak, babamın görmesini sağladı ve,
“Eğer sabah sabah kafana kurşun yemek istemiyorsan kapa çeneni ve düş önüme!”
“Sakin ol şampiyon, bak yürüyorum işte."
Babam evden çıkıp benim ile annemin, kendisinin valizini bağaja yerleştirdi. Nihayet yola çıkabilmiştik, yol sessiz ve oldukça sakin geçiyordu. Arabayı babam kullanıyordu annem ne dediyse desin, naptıysa yapsın babamı ikna edememişti, bunun nedeni annemin boyu kısa olmasıymış mış hiçte bile! Bence babam annem kaza yapar diye arabayı anneme vermemişti, ben ise arka koltuklara uzanmıştım. Bildiğiniz yayılmıştım kendimi nedense çok huzurlu ve güvende hissediyordum,
annem ve babam yanımda beraber yolculuk yapıyoruz falan her şey çok güzeldi ama birden aklıma bir soru takıldı, Babam bir seri katildi annem ise bir liderdi ama neyin lideri bilmiyorurdum annemle babamı buna iten bir geçmişlerimi vardı? Bide bir kişi daha vardı babamın oğlu gibi gördüğü kişi o kimdi acaba? Hatırlamak için bir süre beynimi yordum ah salak ben! Babam burada yanımda neden babama sormuyorum? Yattığım yerden yavaşça kalkıp şoför koltuğuna iyice yakınlaştıktan
daha sonrasında,
“Baba bir şey sorabilir miyim?” demiştim babam direk
“Sor!” emirini vermişti
“Baba senin oğlun gibi gördüğün bir ortağın vardı adı neydi o abinin?”
babam kısa bir süre uzaklara dalmıştı ki nihayet beni cevapladı
“Diyablo, oğlum olarak
gördüğüm aynı zamanda hem kader ortağım hemde iş ortağım. O senin abin değil amcan olur.”
Dedikten sonra bir iç çekti. Diyablo evet adını hatırladım ben küçükken misafirliğe
gelmişti ben bunları düşünürken babam tekrardan konuşmaya başladı
“Diyablo… ah sevgili eski dostum uzun zamandır görüşemiyorduk, acaba şimdi nerede oturuyor? Bize yakınsa gidip alalım mı iboyu? Ha Anastasia ne dersin?”
İbo mu o kim be!
Çok geçmeden annemden yanıt geldi,
“Sen nasıl istersen öyle olsun bebeğim. Lara tatlım galiba aklın karıştı ben açıklık
getireyim, Diyablo amcanın asıl adı Can baban ona bazen İbo diyor.”
Annem beni aydınlatmıştı, gençleştim resmen bu kadar mı fark eder? Bu sözler nereden aklımdaydı bilmiyorum ama içimden söylemiştim. Demek öyle her derdi olan katil veya lider olmuş ah bu çok havalı! İyi ki sıradan bir ailem yok babam seri katil ve annem lider ama aslında babam pilot annem doktor! Üff hayata bak be!
1 saat sonra;
Diyablo amcam da gelmişti, annem ve babam önde ben ve Diyablo amcam arka koltukta oturuyorduk. Sakin bir yolculuk geçiriyorduk, fakat birden anneme bir mesaj geldi ilk başta anlamamış gibi görünüyordu fakat sonrasında taşlar yerine oturmuş gibi dikiz aynasından önce bana sonra babama bakmıştı.
“Ne oldu annecim neden öyle baktın?” annem tedirgindi bunu anlamıştım ama bana belli etmiyordu.
“Hiiç annecim, öylesine baktım sadece.”
“Anne emin misin?”
“Em-” bir an duraksadı ve devam etti, “Eminim Lara, bir şey yok hayatım”
Bölüm etkileşimi
