21. bölüm / 42
Aşk Ve Cinayet…
Bölümler 42Şu an: …
- 1 Annemle yıllar sonra konuşabilmiştim,annem yaşıyordu...1.328 kelime
- 2 ...1.496 kelime
- 3 ...1.112 kelime
- 4 ...1.442 kelime
- 5 Fransa'ya Yolculuk1.955 kelime
- 6 ...1.073 kelime
- 7 ...1.007 kelime
- 8 ...1.010 kelime
- 9 ...762 kelime
- 10 ...992 kelime
- 11 ...1.003 kelime
- 12 ...1.019 kelime
- 13 ...1.029 kelime
- 14 ...1.027 kelime
- 15 ...1.213 kelime
- 16 ...1.005 kelime
- 17 ...1.125 kelime
- 18 ...1.114 kelime
- 19 ...1.007 kelime
- 20 …1.004 kelime
- 21 …1.138 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 …1.016 kelime
- 23 …1.244 kelime
- 24 …1.230 kelime
- 25 …1.023 kelime
- 26 …1.052 kelime
- 27 …1.009 kelime
- 28 …1.214 kelime
- 29 …1.042 kelime
- 30 …1.052 kelime
- 31 …1.436 kelime
- 32 …1.013 kelime
- 33 …1.009 kelime
- 34 …1.009 kelime
- 35 …1.181 kelime
- 36 …1.133 kelime
- 37 …1.132 kelime
- 38 …1.552 kelime
- 39 …1.086 kelime
- 40 ...1.036 kelime
- 41 ...1.007 kelime
- 42 ...1.036 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gamzeleri aynı anda belirince, odanın içinde fark edilmesi zor ama hissedilmesi kolay bir boşluk oluştu. Sanki biri görünmez bir perdeyi aralamıştı. Lara, iki yüz arasında gidip gelen bakışlarla meraklandı.
“Niye ikinizinki de aynı yerde?” diye sordu.
Cem dizlerini büküp onun hizasına indi. Hareketi yavaş ve temkinliydi, sanki bir çocuğa değil de Anastasia’yla sevgili oldukları zaman dilimindeki Anastasia’ya yaklaşıyordu.“Bazı insanların gülüşünde işaret olur,” dedi. “Kalbin yerini gösterir.”
Lara annesine hayranlıkla baktı.“Anneminki kalp şeklindedir o zaman.”
Anastasia dudaklarını bastırarak gülümsedi.“Kesinlikle.”
Louis mutfaktan çıkmış, su bardağını elinde tutuyordu. Bakışları kısa bir an Cem’de takılı kaldı. Sonra Lara’ya döndü, sonra tekrar Anastasia’ya. Bir şey söylemedi ama omuzlarının hafifçe gerildiği fark ediliyordu.
Valeria kollarını kavuşturdu.“Ev ajan doldu, biz hâlâ gamze konuşuyoruz.” dedi gülerek.
Marcus kanepeye yayıldı yüzünde tatmin olmuş bir tebessüm vardı.“Bizim aile zaten hiçbir zaman normal olmadı.”
Cem salonu süzdü. Eşyalar yer değiştirmişti ama evin kokusu aynıydı. Temizlik kokusunun altına karışmış eski anılar vardı.“Burada kalmam gerçekten sorun olmaz mı?” dedi.
Valeria ciddi ve şakacı tavrı ile konuştu.“Bir şartla.”
“Ne şartı?”
“Ablamı yormayacaksın. Ve işini bu eve taşımayacaksın.”
Cem başını salladı.“ Burada sadece Cem olacağım.”
Anastasia ona baktı. Bu bakış uzun değildi ama içinde çok şey vardı.“Eskisi gibisin.”
“Eskiden gençtim,” dedi Cem. “Şimdi… geç kaldım.”
Bu cümle Louis’in elindeki bardağı biraz daha sıkı tutmasına sebep oldu. Anastasia fark etmedi ya da etmek istemedi.
“Geç kalmak bazen yanlış kapıyı çalmaktır,” dedi Anastasia.“Bazen de doğru kapıyı en son bulmaktır.”
Louis bir adım yaklaştı.“Dinlenmen gerekiyor,” dedi. “Kalbin hâlâ yorgun.”
Cem bakışlarını ona çevirdi.“Kalp bazen dinlenerek değil, doğru yerde atarak iyileşir.”
Louis’in yüzünde belirsiz bir gerginlik belirdi.“Doktor olan benim,” dedi. Cem gözlerini Louis’e dikti kimdi bu adam ve neden Anastasia’ya yakındı? Cem’in içinde anlam vermediği bir sinir vardı, ama Anastasia rahatsız olmasın diye sinirini içinde tutmayı ve sakin kalmayı tercih etti.
Lara battaniyenin altından çıktı.“Anne, sana çorba yapabilir miyim?”
Anastasia’nın sesi yumuşadı.“Benim bebeğim büyümüşte annesine çorba mı yapacak mıș?”
“Evet!”
“Hm.. o zaman görev başına küçük şef!”
“Hay hay hemen!”
Lara mutfağa giderken Cem de onun arkasından yürüdü.“Ben yardım edeyim.”
Louis, Cem’in mutfağa geçişini izledi. Sonra Anastasia’ya döndü.“Bu adam çok rahat,” dedi alçak sesle.
“Çünkü bu evde yabancı değil.”
“Ben senin burada daha sakin olmanı istiyorum.”
Anastasia başını yastığa yasladı.“Ben de… yalnız olmamayı.”
Mutfakta küçük bir telaş başlamıştı, tencere sesleri,tabak sesleri ve Cem’le Lara’nın şakacı kavgaları yükseliyordu.
“Cem abi şu tabağı uzatır mısın?”
“Hay hay küçük hanım.” Lara gözlerini kısarak Cem’e baktı, Cem birkaç saniyeliğine gözlerini Lara’dan almadı. Nasıl olurdu da bir kız annesinin bütün özeliklerini taşırdı? Anastasia’da kızdığında, sinirlendiğinde gözlerini kısarak bakardı. Cem o kadar düşünmeye dalmıştı ki.. Lara ona bakması için elini sallıyordu.
“Hey! Dünyadan Cem abiye, dünyadan Cem abiye!” Cem uykudan uyanır gibi gözlerini açtı, yüzüne bir tebessüm kondurdu.
“Dalmışım kusura bakma.”
“Yol yorgunusun abi, normal böyle şeyler.”
“Doğru ee nerede kalmıştık tartışmamıza.. heh hatırladım küçük hanım dememe kızmıştın.” Lara çorbayı büyük bir ciddiyetle karıştırıyordu.
“Cem abi biliyor musun, annem hastayken çorba içince hemen iyileşiyor.”
“Biliyorum.. ama annenin bünyesi oldukça zayıf o yüzden çok dikkatli bakmalıyız. Bizim görevimiz anneni iyileştirmek olsun.”
“Evet annenin bünyesi zayıftır.. Cem abi sen nereden biliyorsun bunu.” Cem biran duraksadı bilmiyordu ki bir zamanlar birbirlerinin herşeyidiler birbirlerinin her şeyini çok iyi bilirlerdi..
“Eskiden beraber çakışıyorduk ya Laracığım oradan aklımda kalmış.”
“Hmm eh bizim gizli görevimiz de annemi iyileştirmek olsun!” İkisi de gülmeye başladılar.
Salondan Valeria’nın sesi geldi:“Tuzu abartmayın!”Cem kapıdan kafasını çıkartıp
“Emir alındı.”dedi.
…
Cem mutfaktan çıktığında elinde bir kase vardı. Anastasia’ya doğru yürüdü. Aralarında kimse durmuyordu ama mesafe de yoktu. Sanki yolları önceden çizilmişti.
“Profesör Marshall,” dedi, “operasyon tamamlandı.”
Anastasia kaşığı aldı.“Bakalım… FBI çorbası nasılmış?”
Bir kaşık aldı.Sonra gülümsedi.
“Yenebilir.”
Cem’in yüzü aydınlandı.“Bu büyük bir iltifat.”
Louis’in bakışları o gülüşte takılı kaldı.
“Yeterince içtin,” dedi. “Yatman gerek.”
“Birazdan.”
“Şimdi.”
Cem bir adım geri çekildi.“Zorlamana gerek yok.”
“Ben onun doktoruyum.”
“Ben de.. bende onun kendisiyim. Doktor Kaine siz her ne kadar dikkate alırsanız alın, ne kadar ilaç yazarsanız yazın bir birey o ilacı içmediği sürece,söylediklerinizi yapmadığı sürece iyileşemez. Yani siz ne yaparsanız yapın herşey insanın kendisinde biter, ve ben onun kendisiyim ona neyin iyi gelip gelmeyeceğini sizden iyi bilirim bilmem anlatabildim mi?”
Bu sözler odada yankı yapmadı ama içlere dokundu. Anastasia Cem’in gözlerine baka kaldı. Cem Anastasia’ya döndüğünde Anastasia bakışlarını kaçırmadı, bu bakışma her şeyi anlatıyordu aslında..
Anastasia araya girmek ister gibi “Tamam ben evde gerginlik istemiyorum ayrıca Louis Cem doğru söylüyor beni benden daha iyi tanıyor. Şimdi ikinizde kapatın konuyu!” Louis Anastasia’nın bu sözleri karşısında donup kaldı, Louis çocukluk arkadaşıydı ama onu iyi tanıyan yıllar sonra nereden geldiği belli olmayan bir yabancı mıydı? Louis hiç görmemişti onu, Anastasia hiç bahsetmemişti ondan.
Lara annesinin sinirini fark edip ortamı biraz olsun yumuşatmak için annesinin yanına sokuldu.“Anne, Cem abi yarın bana ajanlık öğretir mi?”
Anastasia gülümsedi.“Şimdilik sadece çorba ajanlığı.” Salonda ki gerginlik bir nebze olsun azalmıştı.
Zaman o kadar çabuk geçiyordu ki hava çoktan kararmıştı gece yavaşça eve çöktü. Pencerenin önündeki ışık silikleşti. Valeria perdeleri kapattı. Marcus battaniyeyi düzeltti. Valeria dikkatleri üstüne çekmek için eline televizyon kumandasını alıp derin bir nefesle konuşmaya başladı;
“Eveeett şimdi gençlik kim hangi odada kalacak onu kararlaştıralım.”
“Ben salondaki kanapede uyurum.” dedi. Cem.
Valeria hemen karşılık verdi “Olmaz.”
Cem yüzünü Valeria görecek şekilde oturdu.“Neden?”
Valeria kollarını kavuşturdu.“Marcus’un dostu, bizim de dostumuzdur ve biz dostumuzu rahatsız yerde yatırmayız!”
Marcus başını salladı.“Aynen öyle.”
“Teşekkür ederim ama gerek yok.”
Anastasia doğruldu.“Saçmalama, benim odamın yan tarafındaki oda boş. Orada kalırsın hem sen bu evde yabancı değilsin Cemolim.”
Odadaki herkes bir anda sustu.
Lara gözlerini büyüttü.“Cemolim mi?”
Valeria kaşlarını kaldırdı.“Bir dakika… ne dedin sen?”
Marcus’un bakışı Anastasia ile Cem arasında gidip geldi.“Cemolim mi dedin az önce?”
Anastasia farkına varmış gibi dudaklarını ısırdı.“Şey… o bana özel.”
Cem hiç beklemeden konuştu.”O da bana özel.”
İkisi de aynı anda susup birbirine baktı.
Louis’in yüzünde belirsiz bir gerginlik belirdi.“Özel… nasıl yani?”
Anastasia omuz silkti.“Kimsenin bilmediği, sadece birbirimizin bildiği bir lakap!”
Cem başını salladı.“Evet. Kimseye söylenmeyen bir isim.”
Valeria gözlerini kıstı.“Demek öyle.”
Lara merakla sordu”Anne, sen Cem abiyle çok mu eskiden tanışıyordun?”
Anastasia bir an durdu.“Eskiden,” dedi. “Çok eskiden.”
Cem gözlerini ondan ayırmadan konuştu“Bazı insanlar vardır… adını değiştiremezsin.”
Louis bu sözleri duydu ama bakışlarını Anastasia’dan çekmedi. Valeria dağılan ortamı geri toplamak için derin bir nefesle konuştu;”Cem ablamın yanındaki odada kalacak o halde?” konu yine oda konusuna dönmüştü Cem inat ettikçe Anastasia’da inat ediyordu.
Cem Anastasia’ya baktı.“Gerek yok, Anastasia.”
“Var,” dedi Anastasia, sesi yumuşak ama kararlıydı.
“O zaman misafir odası varsa oraya yerleşeyim olmaz mı?”
“Olmaz.”
“Neden?”
“Çünkü sen yabancı değilsin,biz yabancıları misafir odasında ağırlıyoruz.”
“Hem o oda hazır, kader bile sana oda ayarlamış Cem!” Valeria’nın kurduğu cümleye herkes tebessüm etti.. Louis hariç..
Louis’in yüzü gerildi Cem ve Anastasia’nın yakınlığı onu rahatsız ediyordu sanki.
Valeria koridoru işaret etti.“Oda hazır. Yatağı bile yapıldı hadi inat etme artık.”
Cem kısa bir an durdu.“Peki… madem öyle.”
Anastasia hafifçe gülümsedi.“Koridorun sonu. Benim odamın yanındaki.”
Cem oraya yönelirken durdu.“Sanki yolu biliyormuşum gibi.”
Anastasia’nın bakışı bir an duraksadı.“Çünkü bir zamanlar biliyordun.”
Cem cevap vermedi. Kapıya doğru yürüdü, evde görünmeyen bir bağ biraz daha sıklaştı.
Bölüm etkileşimi
