Final

Vaveyla Yazarı: Nestown_ Fan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: Final

Yusuf ayağa kalkıp yüzünü birkaç adım uzaklaştı ve yüzünü sıvazladı. Dayanamıyordu Yera'yı ağlarken görmeye. Birkaç adım sesinden sonra vücuduna değer bir beden, ardından boynuna dolanan kolları hissedince ellerini hemen çekti.

"Yufus..."

Şokla kendine sarılan Yera'ya baktı

.
.
.
.

Yusuf hemen ifadesini toparlayıp kollarını Yera'nın beline doladı ve yüzünü saçlarına gömüp hasret kaldığı kokuyu içine çekti

"Artık gitme nolur"

"Artık hiçbir kuvvet beni senden ayıramaz güzelim"

Yera duyduğu güven verici sesle tuttuğu nefesini verdi. Şimdi gerçekten güvende hissediyordu. Sanki tüm problemleri çözülmüş, gerçek yuvasına kavuşmuş gibi.

Saatlerce o parkta vakit geçirdiler. Yera onsuz yaşadığı şeyleri, yeni ailesini bulma macerasını, başına gelenleri, Yalın meselesine kadar herşeyi anlatmıştı. Yusuf ise hepsini bilmesine rağmen hiç sıkılmadan sonuna kadar dinlemişti. Yalın'ı da bu parktan ayrılır ayrılmaz öldüreceğini aklının bir kenarına not etmişti.

Yera çalan telefonuyla dikkatini Yusuf 'tan ayırdı. Telefonu alıp açtı

"Efendim abicim"

"Abim saatlerdir o parkta ne yapıyorsun? Bak yemeğe gecikeceksin"

Arel canlı konumdan kardeşini kontrol etmişti

"Geliyorumm"

Dedi neşeli bir şekilde Yera. Hava karardığını için artık dönmesi gerekiyordu. Telefonu kapatıp gülümseyerek Bars'a baktı

"Benim gitmem lazım Yupus"

Yusuf banktan kalktı

"Hadi seni eve bırakayım"

Yera itiraz etmeden kalktı. İkisi birlikte arabaya gidip sohbet eşliğinde yola koyuldular

~

"Görüşürüzzz"

Arabadan inmeden önce Yusuf'un yanağını öpmeyi unutmamıştı. Tabii Yusuf halinden oldukça memnundu

"Görüşürüz güzelim"

Yera arabadan inip Yusuf'un gözden kaybolmasını izledi

"Kimdi o?"

Arkadan gelen sesle irkilip o tarafa döndü. Toprak'tı

"Arkadaşım"

"Ve bir erkekti?"

Yera iç çekti. Neşesini bozamazdı

"Evet?"

"Sevgilin mi?"

"Hayır?"

"O zaman neden onu öptün?"

"Sen kıskançlıktan kudur diye"

Dedi ve gülerek bahçeden içeri girdi. Arkadan seslenen Toprak'ı umursamadan eve girip Arel'e yapıştı

"Abicimmm"

Dedi ballandıra ballandıra. Sarılırken yanaklarını öpmeyi de unutmamıştı

"Allah'ım ne sevap işledim de bana bu meleği verdin?"

Yera Arel'den duyduğu kelimelerle kıkırdadı.

"Canım abim ya"

"Bizim inadımıza mı yapıyorsun yoksa Arel abime karşı sevgi patlaması mı yaşıyorsun?"

Altan'la yanyana duran Bulut memnuniyetsiz bir şekilde konuştu. Yera sıcak gülümsemesi ile ona doğru yürüyüp kollarını Bulut'a doladı ve onun da yanaklarını öptü

"Şanslısın ki iyi günümdeyim"

Bulut bu fırsatı kaçırmayıp hemen geri sarılmıştı ve öpmüştü. Yera Bulut'u iteleyip bu sefer Altan'a sarıldı

"Canım abilerim"

Dedi bu sefer.

"Kafasına bir şey düşmüş müdür ki?"

"Seni duydum!"

Bulut'un Arel'e fısıldayarak söylediği şeyden sonra Yera sahte bir kızgınlıkla çıkıştı hemen. Altan Yera'yı omuzlarından tutup kendisine çevirdi

"Senin en çok beni sevmen gerek, Arel abimi değil"

Dedi kıskançlıkla. Yera keyifli bir şekilde gülümsedi

"Neden miş o?"

Altan gecikmeden cevap verdi

"En çok bana benziyorsun! Şu yüzünün haline bak, aynıyız resmen!"

Tabiki Altan abartıyordu. Elbette en çok Altan'a benziyordu Yera, inkâr edilemez bir gerçekti fakat aynı da değillerdi.

"Banane! Banane! Bana evde ilk sarılan Arel oldu, ilk öpen Arel oldu, ilk sevdiğim de Arel oldu! İsteseydin sen olabilirdin Altan'cığım"

Dedi pişkin pişkin. Oldukça kindar bir kızdı.

"Abim nolur ya, valla ben seni çok seviyorum"

Yera gülümsedi

"Bende seni seviyorum canım"

"Bak hele, ayrımcılık yapıyorsun abilerin arasında"

"Ağlama Toprak, seni de seviyorum"

Diye yanıt verdi ortama yeni dahil olan Toprak'a. Aniden aklına gelmesi ile tekrar konuştu

"Pars'cığım nerede?"

"İçeride iş hakkında telefonla konuşuyor"

Arel'in yanıtıyla başını salladı Yera. Bulut merakla konuştu

"Yera"

Yera'nın bakışları Bulut'u buldu

"He"

"En çok hangi abini seviyorsun? Sıralasana"

Yera'nın gülümsemesi genişledi

"Tabiki ilk Arel abiciğimi, sonra Altan, sonra Pars, sonra... Sonrasını söylemeyeyim, ayıp olmasın"

Hepsi kahkaha atarken Bulut kahkahasının arasında konuştu

"Eyvallah ya"

"Ne kadar da cömert bir insanım"

Diye böbürlendi kendisiyle.

"Bunu bizim sana söylememiz lazımdı sanki"

Omuz silkti. Umursamıyordu

"Siz kesin beni kıskandığınız için söylemezsiniz"

Diye ironi yaptı.

"Çocuklar! Sofraya!"

Umay'ın sesiyle hepsi teker teker yemek odasına adımladı

"İyi akşamlar vanilyalı dondurmalarım!"

Diye selamladı herkesi. İçi içine sığmıyordu, çok mutluydu.

"İyi akşamlar amcasının biricik yiğeni!"

"İyi akşamlar fıstığım!"

"İyi akşamlar güzel kızım!"

Amcalarından aldığı selama daha da mutlu olmuştu. Birkaç kişi daha selamladıktan sonra Alparslan gülümseyerek konuştu

"Kızım? Bu ne mutluluk?"

Omuz silkti

"Hayat güzel, ben güzelim, neden üzgün olayım?"

Büyükler onun bu minik egosuna gülmüştü.

"E afiyet olsun"

Süleyman Aybars'ın sözünden sonra Yera önüne sarmalardan aldı. Düşünmüştü, Sarp haklıydı. Boyuna göre kilosu gayet iyiydi ve zayıf olacağım diye zargana ya dönme niyetinde değildi.

~

Birkaç hafta sonra

YERA'NIN ANLATIMI İLE

Kahvemden birkaç yudum aldım. Cansu yenge bana, yengelere ve anneye fal bakacaktı. Kara yengeler de buradaydı çünkü ziyarete gelmişlerdi, akşama kadar kalacaklardı.

Fincanımı masaya bırakırken duyduğum bağırışmalarla yerimde resmen zıpladım! Kahve nin birkaç damlası elime düşmüştü.

"Kızım! İyi misin?"

Elimi silip başımı salladım. Şu anda odağım bu değildi. Duyduğumuz ses babama aitti ve amcalar, dayılar ve baba dışarıdaydı. Yoksa birbirleriyle mi kavga ediyorlardı!

"Hangi yüzle geliyorsun buraya!?"

Hayır birbirleriyle etmiyorlardı. Peki kim gelmişti?

Hepimiz yerimizde doğrulup dışarı çıktık. Hüseyin buradaydı...

"Kızım için geldim Alparslan, senin için değil!"

Dedi sinirle. Kızın için mi?

"Senin burada kızın falan yok! Benim kızım var!"

"Ben büyüttüm, benim kızım!"

"Nasıl büyüttüğünü gördük! Defol evimden!"

"Kızımı almadan hiçbir yere gitmiyorum!"

Baba tam ona vuracakken dayılar tutup geri çekti

"Alparslan sakin! Yera burda"

İzlemekten kendi varlığımı unuttuğumu farkedip birkaç adım öne çıktım

"İstemiyorum seni, geri git"

Dedim Hüseyin'e. Dedim gayet sakindi

"Bana bir şans ver, aile olalım. Yemin ederim eskisi gibi olmayacağım, bir dediğini iki etmeyeceğim, hep sizin için çabalayacağım"

Dedikleri fazlasıyla hipnotize ediciydi. Bir an kabul etmek üzereydim ki kendime geldim

"Ailemle oldukça mutluyum. Geri git, senin ailende benim gibi birisi asla olmadı, olmayacak"

Ailem kelimesini bastırarak söylemiştim. Sesimi olabildiğince soğuk tutmaya çalıştım.

"Benim zaten bir annem ve babam var. Çok sevdiğim abilerim var, amcalarım, dayılarım, yengelerim, anneannem, dedelerim var. Ben burada mutluyum. Sen eğer biraz olsun seni affetmemi istiyorsan git ve Selen'e aile ol. Onun sizden başka kimsesi yok"

Dedim.

"Kızım, birlikte aile olalım"

Bıkkınlıkla nefes verdim. Babam onunla gitmeyeceğimi anlayınca sakinleşmiş olacak ki sadece bizi dinliyordu hepsi

"Ben oraya ait değilim. Ait olduğum yer en başından ailemin yanıydı. Kusura bakma Hüseyin, ama ben unutamam. O evin her bir köşesinde kötü anılarım varken ben o evde yaşayamam"

"Evi değiştiririz. Yeter ki gel"

Anlamıyordu.

"Hüseyin, ben seninle de pek iyi anılar yaşamadım"

Anlamasını umarak konuştum. Ne kadar nefret etsemde ona yüzüne karşı sana bakınca iğreniyorum diyemezdim.

"Anladım"

Dedi yutkunarak. Ardından ekledi

"Ne zaman istersen gelebilirsin, evin sana her zaman açık"

Başımı sallamakla yetindim. O eve gitmeyecektim tabiki...

"Sarılabilir miyim en azından?"

Başımı salladım tekrar. Ona dokunmak iğrendirse bile ilk kez ona sarılmak istiyordum.

Sanki beni incitmekten ve ya korkutmaktan çekiniyormuş gibi hareket ediyordu. Dikkatle bana sarıldı. Karşılık vermedim

"Her şey için özür dilerim..."

Dileme.

Fısıltılı cümlelerine karşı sessiz kalmayı tercih ettim. Geri çekilip buruk bir gülümsemeyle yüzüme baktı

"Güvenmesen bile bil ki her zaman her isteğine karşı hazır olacağım. Ne zaman bana ihtiyacın olsa yerimi biliyorsun, tamam mı? Lütfen çekinme"

Başımı salladım geçiştirmek için. Asla istemezdim ondan bir şey ama öyle sansın işte

Birkaç adım geriledi

"Görüşürüz"

Umarım bir daha görüşmeyiz.

Benim sessizliğimle hayal kırıklığına uğramış olacak ki yüzü daha da düşmüştü. Arkasını dönüp gitti. O kapıdan çıkar çıkmaz yanağımda sert bir şey hissettim

"Ah!"

"Amcasının gurur! Nasıl da olgun davrandı gördünüz mü!? Aynı amcası!"

Arda amca yanağımı öperek söylemişti. Kolunu da omzuma atmayı unutmamıştı

"Kime benzemese de muhakkak sana benzemiştir olgunlukta"

Onur amcanın yüzünün düşerek söylediği şeye kıkırdadım. Olgunluk diyince de Arda amca cidden.

"Babacımm içeri geçelim mi?"

Belki biraz yumuşar da siniri geçerek da ye tatlı tatlı söylemiştim

"Geçelim güzel kızım"

Gülümsedim.

Hepimiz salona geçtik

"Seninle gurur duyuyorum"

Babam kolumu omzuma atmış, beni yanına çekmişti. Başımı ona yasladım gülümseyerek. Utanmıştım ayol...

"Pişt"

Diğer yanımda oturan Doruk beni dürttü. Gerçi daha çok kolumu nazikçe buduyor gibiydi ama neyse

"He"

Dedim ona bakarak

"Kalk vs atalım"

Kalktım. O da kalkınca salondan çıkıp her zaman ki gibi odama yürüdük. Bu birkaç haftada aramız baya düzelmişti. Hatta birlikte mobile legends oyununa takmış durumdaydık.

"Hangi karakteri seçeceksin?"

Diye sordu

"Hanabi"

Dedim. Bana inanmaz gözlerle baktı

"Mal mısın? O kadar karakterin var ve sen hala o beleş karakterle oynuyorsun!"

Kaşlarımı çattım

"Ne var yani beleşse"

Biz böyle atışa atışa ilerlemeye başladık, aramız düzelse de atışmalarımız durmamıştı tabii...

~

Böyle tek renk giyinmeyi seviyordum. Çantam ve takımımım rengi tutmuyordu pek ama başka bu tona yakın çantam da yoktu. Sorun değildi, sevgilim böyle şeylere takılmıyordu zaten!

Telefonumun çalmasıyla elime aldım.

Yupus🌸🥥

Heyecanla dudaklarımı ısırdım. Ay! Çok iyi!

Telefonu açıp kulağıma götürdüm

"Güneşim?"

Çığlık atardım da evde yalnız değildim. Onun yerine genişce gülümsedim

"Aşkımm"

"Geliyor musun birtanem?"

"Geliyorumm"

"Bekliyorum bebeğim"

Telefonu kapatıp son bir kez aynada kendime baktım. Sonra odadan çıkıp merdivenlerden inmeye başladım. İlk mutfağa girip bir büyük bardak su içtim, sonra ise evi terk ettim. Bu günlerde aşırı sıcak vardı!

Hızlı hızlı yürümeye başladım

~

"Yufuss!!"

Beni görünce her zaman ki banktan kalktı ve kollarını gelmem için açtı. Düşülür mesela...

Koşup kollarına girdim ve sarıldım. Başını boynuma gömüp derin bir nefes çekti

"Hasretinden ölüyorum"

"Ya Yufus daha dün görüştük burda"

Diye sahte isyan ettim. Her gün burada buluşsak da bende onu özlemiştim

Geri çekilip aniden hızlıca dudağımı öpüp çekildi

"Oha!"

Çantamı koluna geçirdim

"Aniden yapma demedim mi ben sana!?"

Boşluğuma geliyordu ve göt gibi kalıyordum!

Güldü

"Şu yüz ifadeni izlemek hoşuma gidiyor"

Bu sefer çantamı kafasına geçirdim

"Yufus!"

"Bebeğim! Gel öpeyim"

Başımı iki yana salladım. Cezalıydı!

"Yapma bunu bana"

Yine başımı iki yana sallayıp kollarımı göğsünde bağladım

"Yalvarırım hasret bırakma beni kendine"

Ona baktım

"Ben sadece dudaklarımdan ibaret değilim"

Sırıttı... Çok yakışıklı..

"İstersen her yerini öpe-"

Tekrar kafasına çantamı geçirdim

"Olmaz!"

"Sebep?"

"Küçüğüm daha"

Dedim elimi göğsüme koyup. Bana inanmaz gözlerle baktı

"Ne? Öpüşürken öyle demiyordun?"

Çantamı koluna geçirdim. Dayak manyağı yaptığım için içim acıdı adama. Koluna olan bakışımı görmüş olacak ki güldü

"Senden gelen her şey şifa dır"

Bide eskiden ben bu adama öküz derdim...

Kollarımı boynuna doladım

"Cidden mi?"

Ani değişimim onu eğlendirmiş gibi görünüyordu

"Cidden. Şimdi öpebilir miyim?"

Gülümseyerek düşünüyormuş gibi yaptım

"İyi. Öp bari"

Dememle dudaklarıma kapandı. Alt dudağımı dudakları arasına alıp emmeye başladı. İnsan erimeden yapamıyordu...

Dilimi çıkarıp üst dudağını yaladım. Belimde ki olan kollarıyla beni kendine çekip bedenlerimizi yapıştırdı. Dilimi dudakları arasına alıp emmeye başladı. Elleriyse çıplak belimi okşuyordu.

Aniden geri çekildim

"Yeter bu kadar"

Amacım tabiki onu deli etmekti. Dudağımın kenarını öptü

"Biraz daha"

"Hayırr"

Tekrar öptü

"Aşığım sana"

Kıkırdadım

"Biliyorumm"

"Sana ne kadar hasret olduğumu bilemezsin"

"Görende yıllardır aşık da kavuşamamış sanacak Yupus ya"

Güldü sadece bu dediğime. Gülüp geri çekildi

"Seni salıncakta sallayayım mı?"

Gülümsedim

"Olur!"

Zaten boş olan parkta ki boş salıncaklardan birine oturdum ve koruyucu kemerimi taktım. O da arkama geçip beni yavaş yavaş sallamaya başladı.

"Bu gün Hüseyin geldi"

"Eve?"

"Evet!"

Ardından olayları anlatmaya başladım

~

Yusuf'un yanağını öpüp arabadan indim

"Güle gülee"

"Görüşürüz yavrum"

Gülümseyip arabanın kapısını kapattım ve yürümeye başladım. Ev üyelerinin sevgilim olduğundan haberi yoktu, açıkçası olmasını da istemiyordum. Yusuf benim ilk sevgilimdi ve gelecek herhangi olumsuz yorum moralimi bozardı. Asla karışmalarına müsade etmezdim ve ya ayrıl derlerse okey deyip ayrılmazdım ama yinede istemiyordum işte. Bu yüzden benim isteğim üzerine arabayı evden biraz uzakta durdurmuştu Yufus.

Birkaç adım sonra eve varıp bahçe kapısından içeri girdim.

"Nereden geliyorsun?"

"Arkadaşımlaydım"

Dedim gülümseyerek. Tamer usulca başını sallayıp yanıma geldi

"Birlikte vakit geçirelim mi?"

"Olurr"

Beni arabasına yönlendirince neşeyle arabaya koşup bindim

"Nereye gidiyoz?'

"Hamburger yiyelim mi?"

Ben hamburger sevmem ki

"Olurr"

Kırmamak için kabul ettim tabiki

~

İkimiz de menüyle bakışıyorduk

"Ne yersin?"

"Galiba pizza"

Dedim.

"Hamburger sevmiyor musun?"

Yüzüme bakması ile bende ona baktım

"Yok ya fazla karışık"

Başını salladı

"İçecek olarak?"

"Ayran. Sen?"

"Kola"

Bizim uyumsuzluk peki. Tamer garson çağırıp sipariş verdikten biraz sonra siparişlerimiz geldi

O hamburgerini, ben pizzamı yemeye başlarken sohbet etmeye başladık

~

"İlk geldiğim zamanlar çok stressliydim"

"Doğal olarak"

Dedi. Elleri ceplerinde yanımda yürüyordu çünkü yürümek istemiştik

"Sen hacker mısın?"

Göz ucuyla bana baktı

"Geldiğin ilk gün cevaplamıştım bunu"

"Aradan kaç ay geçti, olmuşsundur bence"

"O kadar kolay değil hacker olmak"

"Tahmin ediyorum"

Ardından tekrar konuştum

"Bir keresin de bir hacker beni tehdit etmişti"

Bana baktı

"Ne tehditi?"

Kaşları çatıktı. Omuz silktim

"Bir kızın galerisine sızıp fotolarını ifşa etmişti. Bana da eğer fazla konuşmayı kesmezsem aynısının benim de başıma geleceğini söylemişti. Bende yap zaten galerimde hep çinliler var demiştim. O da kapa çeneni demişti"

(Yaşandı bu arada)

"Pek mantıklı bir insan olduğunu söyleyemeyeceğim"

"O da bunu demişti"

"Güzelim?"

Ay ne de güzel sesi var, melodi gibi

Arkamdan gelen sevdiceğimin sesi ile arkama döndüm

"Erayy"

Bana millet içinde gerçek ismiyle seslenmememi, kimliğinin gizli kalması gerektiğini söylese de umrumda değildi. Sadece Tamer zekiydi ve sırf Yupus dedim diye araştırıp bulabilirdi.

Ona doğru gidip sıkıca sarıldım, o da bana sarıldı

"Noluyor lan?"

Tamer şaşkınlık ve öfke mi? Belki çok az bir ifade ile bakıyordu bize

Geri çekilip kocaman gülümsedim

"Sevgiliyiz"

Tamer sinirle yürüyüp Yupus'uma yumruk attı. Şokla ona bakıyordum

"Ulan Bars, ulan Bars! Ne diyip kandırdın lan kızı?! Ne demek sevgili!?"

Tamer'in koluna yapıştım

"Dokunma ona!"

Diye bağırdım. Alayla güldü

"Yera onu daha 1 aydır tanıyorsun!"

"Hayır! Biz çok önceden de tanımıyorduk!"

"Yera"

Yusuf, Tamer ve beni ayırdı. Dudağı kanıyordu. Dudaklarımı büzüp elimi yavaşca dudağına götürdüm ki Tamer elimi tutup kendine çekti

"Ya Tamer!"

Erkeğimle arama şey sokuyo ya!

Mesafe!

"Tamer haddini aşma"

Ürkütücü bir sakinlikle söyledi. Endişeyle ikisine baktım

"Haddini aşan kişi ben miyim? 17 yaşında bir kızın gözünü boyayıp kendine sevgili yapmışsın!"

"Gözünü boyadım demek?"

Diye sordu alayla gülerek. Hemen araya girdim

"Gözümü boyamadı! Lütfen sakin olun!"

Tamer kolumdan tutup önüne çekti

"Yürü, gidiyoruz. Bunu evde konuşacağız!"

"O elini kırarım lan!"

Yusuf tam Tamer'in üzerine yürüyordu ki koşup önüne geçtim

"Kavgadan sevmediğimi biliyorsun, lütfen"

"Gel lan"

Yusuf ilk Tamer'e, sonra bana kısa bir bakış attı. Sonra tekrar Tamer'e baktı

"Onun burada olduğuna dua et"

Tamer'in gülmesini umursamadan sakinleşmesi umuduyla Yusuf'a sarıldım. Arkamdan gelen Tamer'in ayak sesleri ile geri çekildim

"Evde sana yazarım, lütfen sakin ol"

Tamer'in koluna girip onu evin olduğu yola yönlendirmeden önce elimi dudaklarıma götürüp öpücük attım.

~

"Yavaş olsana be!"

İçeri geçmem için benim sertçe yönlendirince salona yürüdüm. Şansıma da herkes buradaydı.(Kara lar ve yaşlılar hariç)

"Akça yengecim, çok pardon ama taş doğurmuşsun!"

"A-a, noldu?"

Şaşkınlıkla ikimizin de somurtkan yüzüne baktı.

"Tamer noldu oğlum?"

Ulaş amca sordu. Ben tekli koltuğa otururken o eliyle sanki suç işlemişim gibi beni gösterdi

"Ona sorun!"

Sinirle ona döndüm

"Bana bak! Seni parçalarım!"

Sen dua et etekteyim ve çok fazla erkek var!

Beni takmadan ayakta konuştu

"Bars Eray Atalay ile sevgiliymiş!"

"Ne var yani? Sevmişiz sevgili olmuşuz!"

Galiba artık susmam gerekiyordu. Çünkü dilim her ne kadar papuç gibi olsa da içten içe utanıyordum böyle konuşmaya

"Kızım? Bu doğru mu?"

Doğru olduğunu bilse de sanki benim ağzımdan duymak istiyormuş gibi sordu baba. Ona bakmdan başımı salladım

"Lütfen ayrılır mısın prensesim?"

"Hayır."

Arel abinin ikna etme çabasına hemen taş koydum. Sebebi önemli değildi, onlar dedi diye ayrılmazdım. Evet, onları sevmiştim fakat unutuyorlardı ki sadece 1 yıl önce hepsiyle yabancıydık. Hayatıma aniden dahil olup beni yönlendiremezlerdi

"Kızım, Bars tehlikeli bir adam"

Kollarımı göğsümde bağladım

"Umrumda değil"

"Biz senin iyiliğini istiyoruz, bizi dinlemelisin"

Annenin çabasına başımı iki yana salladım

"Ayrılmayacağım"

"Yera, bu oyuncak değil"

Savaş'ın gereksiz konuşması ile hızla Arda amcaya döndüm

"Amca! Sen beni anlarsın, lütfen onlara bir şey der misin?!"

Birkaç saniye sessizce bana baktı. Tam umudu yitiriyordum ki konuştu

"Sakin olun, ilk önce nasıl tanıştıklarını, Bars'ın ona ne dediğini anlatsın. Sonra biz ona neden sevgili olmaması gerektiğini anlatalım"

Gözlerimi devirdim. Beklediğim destek bu olmasa da iş görürdü.

"Dinliyoruz"

Toprak'ın konuşması ile iç çekip konuşmaya başladım

"Biz çok yıllar önce tanışmıştık. Çok yakın arkadaştık sonra karşılaştık sevgili olduk işte"

Kısa ve mantıksız bir şekilde anlattım. Daha sonra kısa bir düzeltme yaptım

"Yani hemen sevgili olmadık, randevulaştık tabii"

Sus artık!

Ofladım kendi kendine

"Ya düşündüğünüz gibi değil, ya da Tamer'in düşündüğü gibi gözümü falan da boyamadı. Ben biliyorum zaten Eray'ın aşiret ağası ve aynı zamanda mafya olduğunu"

Anlatmıştı çünkü bana

"Ama biz çok uzun zamandır tanışıyoruz, hatta çocukluk arkadaşıyız"

Onları bir nebze de olsa ikna edebilmek istiyordum. Hepimizin gönlü olsun

"Yera gerçekten insan mı kalmadı da sevgili ola ola onunla oldun?"

Bulut sanki dünyanın en gerizekalıca şeyini yapmışım gibi konuşunca ters ters ona baktım

"Senin de sevgilin var"

Ani konu değişikliğiyle şaşkınlıkla bana baktı

"Yok!"

"Var! İfşalayacağım göreceksin sen!"

"Konudan sapmayın!"

Pars'a döndüm

"Nolur sapsak!

Sap demişken bana mal mal bakan Sarp'a baktım

"Sen bir şey de, karışmayın genç kız de bari"

Dediklerimi tekrar etti

"Karışmasanıza, gençler sevmiş birbirlerini"

Yaşlı moruk

"Çok mu büyüksün"

Diye mırıldandım. Neyse!

"Akşam çağır Bars'ı bide onunla konuşalım"

Kocaman gülümsedim

"Tamam babacımm"

Sanki evlenme kararı almışız gibi davranıyorlardı. Ama neyse, tek kız olan velet olduğum için bu tavırlarını alttan almaya çalışacağım!

~

Heyecanla yerimde kıpırdandım. Biricik sevgilim, Yupus'cuğum çaprazımda oturmuş kahve içiyordu. Bende babam ve Arel abimin ortasında sıkışmış kalmıştım. Özellikle tuvalete bile gitmeme izin vermiyordu Arel abim🤗

"İşler nasıl evladım"

"Çok şükür herşey yolunda Süleyman dede"

Müslüman mı lan yufus? En son hristiyan dı

"Tek başına çekip çevirmek zor olsa gerek"

Başını salladı usulca

"Öyle. Bi annem var, destek olmaya çalışıyor da tüm yetkiler benim üzerimde. Ben olmadan olmuyor"

Aga bee

Başımı Arel abimin omzuna yaslayıp bu sıkıcı muhabbetin bitmesini beklemeye başladım

"Duyduğuma göre torunuma sevdalanmışsın"

Sonunda!

Derin bir nefes alıp verdim çaktırmadan. Gerilmemem lazımdı, bu konunun ortasında bayılmamam lazımdı!

Dikkatle Yusuf ve Süleyman dedeye baktım

"Öyle."

Ay ölünür senin o cesaretine!

"Büyük cesaret"

Dedecim tehdit mi ediyorsun erkeğimi!? Resmen kısmetimi kapatıyorlar!

"Yani bu kadar korunan bir kızla sevgili olmak oldukça cesaret ister"

Relax Yera, relax canım

"Umrumda değil, umrumda olan tek şey Yera. Onu da aldım zaten"

HANİ BİRAZ SEY Mİ OLSAK

ASKİM HANİ COSTURUYLRSUN YA HERKESİ

"Nereye alıyorsun lan!"

Hemen babamın koluna yapıştım çünkü çocuğa dalacak gibiydi.

Hangi birinin koluna yapışayım! Ne yapsın bu Yera?!

Toprak tam ayaklanıp Yusuf'a dalacaktı ki Süleyman dede durdurdu

"Toprak!"

Yufus Toprak'ı takmadan konuştu

"Süleyman dede, benim niyetim ciddi. Tabii hemen evlenmeyi düşünmüyorum, henüz 17 yaşında ve daha okuyacak."

"Tabiki"

Dedi Ahmet amca

"Üniversitesi bittikten sonra kendisi ne zaman isterse evlenmeyi düşünüyorum"

Ay centilmen erkeğim! Yufus hep centilmendi zaten, sadece arada git başımdan falan derdi eskiden de neyse

Süleyman dede bana döndü

"Torunum emin misin? Bars'la birlikte olmak istiyor musun?"

Gülümseyerek başımı salladım. İstiyordum valla!

Ardından tekrar Bars'a döndü

"Tek bir hatanda yüzünü bile göremezsin. Gerçi yaşar mısın orasına da söz veremem"

Gözlerimi devirmek istesem de ortamın gerginliği yüzünden yapamadım. Fazla mı korumacısınız?

Yupus'a güvenim sonsuzdu, çünkü o benim dün tanıştığım birisi değildi. Çocukluğum onunla geçmişti.

Ay neyse! Konu tatlıya bağlandı, artık bol bol Yupus'umla vakit geçirebiliriz!

7 yıl sonra

"DOKTOR CİVANIM! DOKTOR DOKTOR CİVANIM!"

Hemen Yusuf'a döndüm

"DOKTOR OLDUM YUFUSS"

Mezuniyetim bitmişti. Partner olarak tabiki Yusuf'u sürüklemiştim. Benim bu deli dolu sevinçli hallerimi gülerek izliyordu

"Benim güzel doktorum"

Hemen ona yapışıp sevinçle sarıldım

"Ay çok müthiş bir insanım ya!"

Mutlu olunca böyle saçmalaya biliyordum.

Kahkaha attı

"Öylesin"

"E şimdi evlenelim!"

Şaşkınlıkla baktı şapşik

"Ne?"

"Doğru duydun! Evlenelim!"

"Gelinlik bakmaya başla güzelim!"

Yanağına sert bir öpücük kondurdum.

"Kocacımm!"

.
.
.
.

FİNALLL

Evet oturup hepimiz ağlayabiliriz

Son bölümümüz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Vevelya da çok fazla Tamer ile özel bölüm yazmamı istediniz. Bu bölüme sıkıştırmaya çalıştım, kusura bakmayın anca bu kadar oldu.

Ben bu fice başladığımda gerçekten çok kötü bir durumdaydım. 4 kişilik ailemle hiç bilmediğimiz bir ülkeye yeni taşınmıştık ve annemle babam boşanma aşamasındalardı. Evde her gün bağırışmalar, şiddet vardı. Bu durumdan çok etkileniyordum. Hatta ne zaman yüksek ses duysam bacaklarım, ellerim titriyordu. Kendimi oyalamak için fic yazmaya başladım. Bu yolda bana destek olan herkese çok teşekkürlerimi iletiyorum. Sizleri seviyorum.

Bu arada merak edenler için: kısa süre önce kendi ülkeme taşındım, artık tam olmasa da daha mutlu hissediyorum. Maalesef boşanması gereken ama boşanmayan bir ailenin çocuğuyum, kaoslar bitmedi, bitmeyecek. Ama sorun değil.

Diğer kitabım Ayaz'ın kışı na da bakmak isterseniz çok mutlu olurum. Başrol karakter erkek ve albino, çift kişilik semptomu yaşıyor. O da gerçek ailem kurgusu.

Seviliyorsunuz, görüşürüz💗💗

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

595okunma 33beğeni 13yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18