3. bölüm / 19
ZİHNİMİN LABİRENTİ3.BÖLÜM=KARAR
Bölümler 19Şu an: 3.BÖLÜM=KARAR
- 1 1.BÖLÜM = PEŞİMDELER1.867 kelime
- 2 2.BÖLÜM= YOLCULUK2.766 kelime
- 3 3.BÖLÜM=KARAR2.264 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.BÖLÜM=EVLENİYORUZ..2.680 kelime
- 5 5.BÖLÜM=NİKAH3.167 kelime
- 6 6.BÖLÜM=HASTANE3.045 kelime
- 7 7.BÖLÜM=KARANLIK AYDINLANMA3.742 kelime
- 8 8.BÖLÜM=ÖFKE3.255 kelime
- 9 9.BÖLÜM=HAYAL KIRIKLIĞI2.934 kelime
- 10 10.BÖLÜM=GÖREV3.151 kelime
- 11 11.BÖLÜM=60 SANİYE3.212 kelime
- 12 12.BÖLÜM=CANIMI CANI BİLMİŞTİ3.076 kelime
- 13 13.BÖLÜM=KRİZ2.547 kelime
- 14 14.BÖLÜM ONUN YERİ BURASI MI?3.290 kelime
- 15 15.BÖLÜM=İLK GÖRÜŞ2.866 kelime
- 16 16.BÖLÜM=UÇURUMUN KIYISINDA3.500 kelime
- 17 17.BÖLÜM=BAŞIMIN BELASISIN KADIN4.066 kelime
- 18 18.BÖLÜM=AKLIMA SEN GELDİN2.807 kelime
- 19 19.BÖLÜM=DAVET3.149 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar..
●●●●●
En son bayıldığım hatırlıyordum daha sonrasın da gözlerimi açtığımda kendimi bu odada bulmuştum.Yuvarlak yataktan kalkmadan kısaca etrada göz gezdirdim.Bulunduğum oda'nın sağ kısımda bir kapı daha vardı.Odanın bir köşesinde kitaplık ve o kitaplığın hemen yanında çalışma masası bulunuyordu.Gözlerimi tavana kaldırdım.Direk yatağın üst kısmında kare büyük bir cam vardı ve bu cam açık mavi olan gökyüzünü seyretmeme yardımcı oluyor,gözlerime harika bir manzara keyfi sunuyordu.Sol tarafa baktığımda ise şömine,şöminenin önünde tekli koltuk,koltuğun üzerinde ise oturan bir adet mirza vardı.
Bu adam bana niye garip garip bakıyordu şimdi.Çatallaşan sesimi temizledim"Neden bana öyle bakıyorsun?"Çatık kaşlarını hiç bozmadan seyretmesini sürdürdü.
"Şöyle bakmayı kes."Biri gözünü böyle üzerime dikip dik dik bakınca acayip derece de rahatsız oluyordum.Gözlerini üzerimden çekmeden oturduğu koltuktan kalktı ve yanıma doğru adımladı.Yanıma geldiğinde yatağın en uç kısmına oturdu.
Öyle olmadı ya biraz daha uzağa otursaydın.
"Bir kere soracağım ve sende uzatmadan bir kerede cevap vereceksin?"
"Söz veremem."Dedim pek emin olamayarak.
"Söz ver demedim.Ben soracağım sende cevap vereceksin."
Emire bak emire.
Ne sanıyorsa kendini ukala herif.
"Allah Allah.Ya vermezsem."Ben neden hala uzanıyorum ya.
"Vermek zorundasın."
Yerimde doğruldum ve sırtımı yatak başlığına dayayarak oturdum."Hiçte bile,cevap vermek zorunda falan değilim."
"Bak ben istersem hiç uğraşmadan hakkında ki herşeyi öğrenirim buna adın gibi emin olabilirsin.Sana sormak istedim çünkü senin haberin olmadan hakkında araştırma yapmak istemedim."Ay sağol ya çok iyisin."Şimdi sorduğum soruya ya adam akıllı cevap verirsin yada kendim öğrenirim.Sadece merak ettiklerimi öğrenmekle kalmam bunuda aklının bir köşesinde bulundur."Sanki hakkımda ne vardı da neyi öğrenecekti.Evden dışarı bile doğru dürüst çıkmayan bir insandım ben.
"Ne soracaksın? Cevap verip vermemem soracağın soruya bağlı."Dedim onun gibi uzatma gereği duymadan.
Vücudunu tamamen bana çevirdi ve merak dolu bakışları ile sorusunu sordu."Hastalığın tam olarak ne?" İşte bunu beklemiyordum.
"Ne hastalığı?"Dedim bilmemezlikten gelerek.Neden bu kadar saklama gereği duyuyordum bilmiyorum.
Belki de onun da bana acımasını istemediğim içindi.
"Hasta olduğundan haberin yok mu senin?"
"Hayır yok."yoo var "Aaa neyim var benim.Sen biliyor musun?"
Gülecek gibi oldu ama gülmedi.
Hayır yani gülse ne olucak sanki.
"Oysa baban senin bu durum için çok üzgün olduğunu söylemişti."Zoort olma sırası bendeydi sanırım.Konuyu toparlamaya çalışarak salak salak saçmaladım."Babam da niye herşeyi sana söylüyor?"
"Varmış işte.Neden yalan söylüyorsun?"Evet sayın seyirciler an itibariyle tuzağa düşmüş bulunmaktayız.
"Sen beni mi kandırdın az önce yoksa ben mi yanlış anladım?"
Hiç olayı kıvırmadan pat diye itiraf etti."Evet kandırdım."Bu adamın rahatlığı şaka olmalı
"Sağol ya,gerçekten sağol."
"Uzatıp durma sorduğum soruya cevap ver."
"Ne sorusu?"Elini çenesine attı ve sabır diledi
"Dalga mı geçiyorsun?"
Bende onun gibi olayı kıvırmadım.
"Evet dalga geçiyorum."
"Kızım sen beni deli mi etmek istiyorsun.Adam akıllı cevap versene."Sinirlenmeye başladığını
kızaran yüzünden anlaya biliyordum.
"Sen zaten delisin."Benle uğraşmak istemediğinden olmalı ki yataktan kalktı ve kapıya doğru ilerlemeye başladı."Anlaşıldı, kendi işimizi kendimiz halledeceğiz."Dedi ve odadan çıktı.Az önce alttan alttan hakkımda araştırma yapacağını söylemişti.
Yataktan acele bir şekilde kalktım.Odadan çıktığımda onu merdivenleri inerken buldum ve hemen peşine takıldım"Dur bir saniye."Durmadı.
"Dur dedim.Tamam söyleyeceğim."Merdivenleri bitirdi ve oturma odasına doğru ilerlemeye devam etti bende tabi bir kaç adım peşinde.
"O şansı bir kere verdim sana."
"Ya söyleyeceğim dedim.Anlamıyor musun?"
"Hayır ben anlıyorum ama belli ki sen anlamıyorsun."Ne alakaydı şimdi
"Ne alaka?"Diyerek onada açık bir şekilde sordum
"Yukarıda o kadar dedim sana.Beni oyalamak yerine baştan paşa paşa söyleseydin bende bu yola başvurmak zorunda kalmazdım."Haklımıydı?
Hayır değildi aslında.
Ona hakkımda hiç bir şeyi söylemek zorunda değildim.
"Zorla söylettirmeye çalışmasaydın sende."Koltuğa geçti oturdu ve bende hemen yan tarafında ki koltuğa oturdum.
"Zorla söylettirmeye çalışmadım."
He he der gibi baktım ona.Baya baya sallıyordu resmen.
"Amaan ne halin varsa gör.Hakkımda istediğin araştırmayı da yap doğru dürüst birşey bulamayacağına kalıbı mı basa bilirim."Gerçekten de bulamayacağını düşünüyordum.
E zaten herşeyim apaçık ortadaydı.
"Mutfağa git kahvaltı et."Dedi konudan bağımsız olarak.
"Sen etmiycek misin?"Diyerek bende ona ayak uydurdum.
"Genelde sabahları etmiyorum direk öğlen yemeği yerim ben."
"E o zaman bende etmiyorum."
"Sebep?"Sebebin ne olduğunu henüz bende bilmiyordum.
Kendimi aç hissetmediğim için olmalıydı.Evet evet kesinlikle öyle olmalıydı.
"Çünkü şuan canım istemiyor."
"Peki o zaman madem yemiyeceksin önemli olan başka bir konuyu konuşmamız lazım."Konunun babam'ın ölümüne geldiğini anlayınca yutkunmadan edemedim.
Hatırlamak istemiyordum.Hala beynimin içinde bir kısım baban ölmedi diyor diğer kısım ise hiç acımadan gerçekleri yüzüme vuruyordu.Oturduğum yerde geriye yaslandım.Koltuğun oturma kısmı geniş olduğu için geriye yaslanınca ayaklarım yerden kesilmişti."Hangi konuda konuşacağız?"Diye sordum sanki bilmiyormuşcasına.
"Baban hakkında."Dedi oda kısaca
"Ne olmuş babam'a?"Genellikle benimle konuşurken yaptığı şeyi yaptı.Yani kaşlarını çattı ve yüzüme mal mal bakmaya başka bir deyimle öküzün trene baktığı gibi bakmaya başladı.
"Yapma şunu?"
"Neyi yapmayayım?"Gözlerini üzerimden çekip arka bahçeye bakan cam kapıya baktı."Canın yanıyorken hiç birşey olmamış gibi davranma." Bu kadar belli ettiğimin farkında değildim.
Dışardan duyguları çok kolay okunan bir insan değildim.
O nasıl anlamıştı?
Yüzünü tekrar bana çevirdi."Baban öldü senin.Babanı öldürdüler.Hiç birşey olmamış gibi, sanki o anları yaşamamış gibi davranma."Doğru söze ne dene bilirdi ki.Hiç birşey söyleyemedim.Sadece dolan gözlerimle yüzüne bakmaya devam ettim."Aynı şahıslar benim babam'ın canını da aldılar."Yaşlar gözümde takılı kaldı ve şaşkınlığımı gizleyemeden yüzüne bakmayı sürdürdüm."Uzun süredir onların peşindeyim.Babanlada ordan tanışıyoruz."Derin bir nefes alıp cümlelelerine devam etti."Daha doğrusu benim babam senin babanı öldürenlerle birlikteydi.Onlarla çalışıyordu.
Daha sonra aralarında
anlaşamadıkları bir olay yaşanmış ne olduğu hakkında hala bir bilgiye sahip değilim ama araştırıyorum yakın zaman'da öğreneceğim."
Yüzüme bakmayı yine bıraktı ve bu sefer bakışlarını evin içerisinde dolaştırdı.Dikkatimi çeken bir diğer şey benimle konuşurken çok uzun süre gözlerimin içine bakmıyor oluşuydu.Peki neden sürekli gözlerini kaçırıp duruyordu?"Her neyse sonuç olarak ortak bir sorunumuz var bu yolda birlikte ilerlemek zorundayız."
"Nasıl birlikte ilerleyeceğiz?"
Ayağa kalktı,cam kapıya doğru ilerleyip dışarıyı seyretmeye başladı.
"Baban tefecilerden borç almış daha sonrasın da ödeyeceğim diyerek parayı vermekten kaçınmış.Tabi onlarda böyle olan kişileri asla affetmezler.Büyük ihtimalle babanı borcunu ödeyemediği için öldürdüler."Nasıl yani sırf para uğruna bir insanın canına bu kadar kolay bir şekilde kıya biliyorlar mı?
Ayağa kalktım ve yanına giderek aynı onun şekilde dışarıya çevirdim bakışlarımı."Para uğruna mı öldü yani babam?"Göz yaşlarımın akmasına daha fazla engel olamadım.
"Tahminlerim bu yönde.Baban bu konudan bana hiç bahsetmedi.
Sadece evi ona verdiğimde konuştum onunla."
Bakışlarımı yüzüne çıkardım."Bir saniye,evi ona verdiğimde derken?"Hala yüzüme bakmamakta ısrar ediyordu.Bizim kaldığımız evi babam'a sen mi verdin?"Böyle birşey nasıl olabilirdi biz oraya taşındığımız zaman bana babasından kalma bir ev olduğunu söylemişti.
"Şuan bunların bir önemi yok.Daha mühim meselelerimiz var."Ne demek bunun bir önemi yok.
"Çevremde bu kadar olaylar dönerken benim neden hiç birşeyden haberim olmadı? Babam bilerek benden sakladı orasını anladım ama ben nasıl fark edemedim.Bunca zaman ayakta uyumuşum resmen."
"Baban seni korumak için sana anlatmamıştır.Yoksa senden birşey saklayacak bir adam değildi bence."Şuan karşımda duran kişi beni rahatlatmaya mı çalışıyordu yoksa ben mi yanlış anlıyordum.
"En azından bana anlatsaydı ben kendimi korurdum oda kendi canının derdine düşerdi."Eğer babam hayatta olsaydı karşısına geçer ve neden bana hiç hiç birşey anlatmadın diye sormak isterdim.Bana boşuna mı eğitim verdin demek isterdim.
"Ortak bir sorunumuz var.Birlikte ilerleye biliriz.Yok eğer ben tek başıma hallederim veya polise giderim falan dersen engel'de olmam yoluma devam ederim."Kısaca bana ısrar etmediğini beni zorlamadığını ve vereceğim kararı tamamen bana bıraktığını söylüyordu.
"Benim dışarıda işlerim var."Dedi ve yanımdan ayrılarak evin dış kapısına doğru ilerlemeye başladı."Ben gelene kadar iyice düşün kararını ver.Ama bu kararı verirken tüm olasılıkları göz önünde bulundur.Gerçekten benimle bir yola çıka bilecek, bunun sonuçlarına katlana bilecek misin?"Buda ne demekti şimdi.Onunla bir yola çıktığımda yani çıkarsam eğer ne gibi şeylerle katlanmak zorunda kalacaktım?"Akşama dönmüş olurum.Kahvaltını et,aç kalma."Dedi ve evden çıktı.Arkasından öylece baka kaldım.
Son sözleri kalbimde bir yerleri ısıtmaya yetmişti.
Durduğum yerde dikilmeye son verdim ve yukarıya çıkarak evi kısaca gezdim.En sonunda bu sabah uyandığım odaya girdim ve banyo olarak tahmin ettiğim kapıyı açıp içeriye girdim.Giyinme odasıyla birleşik bir banyoydu.Duvara birleşik olan aynaya doğru ilerledim ve tipime baktım.
"Keşke bakmasaydım."Evden çıktığımda üzerimde olan pijamalarım hala üzerimdeydi.Belirli yerlerinde küçük kırmızı kan olduğunu tahmin ettiğim noktalar vardı.Omuzlarıma dökülen saçlarım karman çorman olmuş,göz altlarım kızarmıştı.Pijamamın yakasından tutarak burnuma yakalaştırdım korkarakta olsa kokladım ve evet cümlenin tam anlamıyla leş gibi kokuyordum.Bu kadar kötü kokmam normal mi?
"Acaba banyo yapsam sorun eder mi?"
"Neden sorun etsin.Seni evine kendi isteğiyle getirmedi mi?"Sesine aşina olduğum arkadaş arkamdan konuştu.Korksamda belli etmedim ve aynadan yüzüne baktım."Hala alışamadın değil mi bana?"Hayır alıştım diyemedim çünkü ne zaman ortaya çıksa ufakta olsa korkuyordum.Oda pat diye ortaya çıkıyordu en azından ortaya çıkacağım deyip çıkabilirdi.
Çok büyük saçmalıyorum.
"Kafam farklı bir yerde olduğu için korktum biraz sadece."
"Mira ben seni şimdiden uyarıyorum o adamla fazla yakın olma öyle birşey hisseder veya sezersem olacaklardan ben sorumlu olmam.Senin tek arkadaşın benim öyle de kalmak istiyorum."Sözlerini bitirip ortadan kaybolduğu için hiç birşey söyleyemedim.Kısaca duş almaya karar verince hemen üzerimi çıkarıp duşakabinine girdim.Bir kaç el bedenimi köpürttüm ve iki elde saçımı bulduğum şampuanla köpürttükten sonra banyodan çıktım.Ağladığım kısımları saymazsak işim 45 dakika da bitmişti.
Bir yandan elimde ki havluyla saçımı kurularken diğer yandan giyinme odasının ortasında öylece dikiliyordum.Sakin sakin saçımı kuruluyordum ki bir anda bulunduğum yere mirza daldı ve beni görünce öylece donup kaldı.Bende aynı onun gibi havlu elimde,elim saçımda öylece baka kaldım.
Üstünde ki şoku atlatmış olucak ki hızlıca arkasını döndü ve dönemkle kalmadı hızlıca odadan çıktı."Ne diye benim odamda banyo yapıyorsun,hadi yapıyorsun kapıyı neden kilitlemiyorsun?"O beni mi suçluyordu yoksa benmi yanlış anlıyordum?
Hiç içimde utanma duygusu olmadan onun arkasından çıktım.Kapının önünde arkası dönük bir şekilde öylece bekliyordu."Pardon da odaya dalan sensin.Suçlu nasıl ben oluyorum?"
"Sen eğer kapıyı kilitleseydin bende odaya dalmak zorunda kalmazdım."
"Akşama kadar gelmem diyen sendin."Hala arkasında durmuş saçımı kuruluyordum."Aslında geldiğin iyi oldu ben senin kıyafetlerden bir kaç birşey uyurdursam üzerime sorun olur mu?"Sesli bir nefes verdiğini duydum.
"Sorun olur dersem napıcaksın.Çıplak mı gezeceksin evin içerisinde?"
"Neden olmasın."Yok kızım yok sen bırak bu işleri.Havluyu falanda at anadan gelme gez evin içinde.
Yok be o kadar değil.
"Sen gerçekten iflah olmazsın."
"Nerden biliyorsun belki olurum."
"Ya sabır kızım adamı hasta etme git üzerini mi giyineceksin ne yapacaksan yap.Daha fazla dikilme böyle odanın ortasın da."
"E bu kadar rahatsız oluyorsan çıksana odadan.Ne duruyorsun hala?"Diyecek söz bulamamış olucak ki birşey söylemedi ve odadan çıktı.
"Allah Allah ben dedim sanki gel dal odaya.Birde beni suçluyor beyfendi."Saçımı kurulamayı bitirnce odaya ilerledim ve altıma bir eşofman üzerime de tişört aldım.İkiside baya bol gelince eşofma'nın bacaklarını bir iki kez katladım tişörtün bir ucunu da eşofma'nın içine soktum.Saçımı da olduğu gibi bırakarak odadan çıktım.
Bu kıyafet konusuna en kısa zamanda el atmak lazım.
Salona inince mirzayı evin içerisinde görememiştim.Gitmiş olmalıydı yada büyük ihtimalle yukarıda ki odaların birinde olmalıydı.Mübarek ev ev değildi ki.Allah bilir girilmemiş odaları bile vardır.
Mutfağa ilerledim.Buz dolabını açıp elma aldım ve tekrar oturma odasına ilerleyip koltuğa oturdum.
"Şimdi düşünme kısmına gelelim."
Dedim kendi kendime.
Şimdi tek başıma halletme olasılığım %10 falandı.
Tanıdığım hiç kimse yoktu.Mirza'nın yanından ayrılsam bile nerde kalacağım?
Nasıl tek başıma ilerleyeceğim?
Bu işi kendim halletmek istiyordum. Polise gidersem hiç birşeyden haberim olmaz,onlar araştırır birşeyler yapardı en son yine benim haberim olurdu.Böyle olsun istemiyordum bizzat bu olayla kendim ilgilenmek istiyorum.
Elmadan bir ısırık daha aldım.Mirza'nın yanında kalırsam hem kalacak bir yerim olur hemde olacak olanlardan benimde haberim olurdu.Olaylar farklı ama babalarımızın ölümüne sebep olan kişiler aynıydı.Bir ısırık daha aldım tam yutucaktım ki ağzımda olan parça boğazıma kaçtı.Nefes boruma kaçan parça yüzünden nefes alamıyor garip garip sesler çıkarıyordum.Koltuktan kalktım ve elim boğazımda, boğazıma takılan parçayı yutmaya çalıştım.Ama gitmiyordu.Gözümden bir damla yaş süzüldü ve tam bu sırada arkadan belime kollar dolandı."Bir boğulmadığın kalmıştı oda oldu tam olduk."Allah aşkına sırasımı şimdi sinirlenmenin.Burda canımla cebelleşiyorum hala söyleniyordu.
Bir yandan söyleniyor diğer yandan karın boşluğuma bası uyguluyor boğazıma kaçan elmayı çıkarmaya çalışıyordu.Aynı hareketi bir kaç kez daha yaptıktan sonra boğazıma kaçan,beni öldürmeye niyetli olan elma sonunda çıkmıştı.Gözümde yaşlarla öylece kendimi mirza'nın kollarının arasına bıraktım.Az daha boyluyordum öteki tarafı.
Yere düşen elma parçasına bakınca utançtan evi sırtlayarak ortamı terk etmek istedim.
Bir anda mirza belime doladığı ellerini açtı ve öylece yere yapıştım.Ayaklarımda derman kalmadığı için ayakta bile duramıyordum şuan.
"Resmen bütün hayatım 3 saniye içinde gözlerimin önünden filim şeridi gibi geçti gitti."
"Bütün olarak yutsaydın."
"Hı?"Kafamın üzerinde dikilen mirzaya bakarak kurmuştum cümlemi.O ise bana bakmıyor yerde duran çeyrek elmaya bakıyordu."Diyorum ki."Gözleri ile elmayı işaret etti ve cümlelerine devam etti."Bütün olarak yutsaydın bir kerede doyardın."
Allah aşkına şimdi denilecek laf mı bu.Zaten yerin dibine girmiş durumdayım."Azıcık dikkatli olsana.Ben olmasaydım çoktan öteki tarafı boylamıştın."Sonuna kadar haklı olduğu için pek birşey diyemedim demek isterdim ama haklı falan değildi.Sanki bilerek kendimi boğmaya çalışmışım gibi konuşuyordu.
Yerden kalktım ve karşısına dikildim."Bilerek yapmışım gibi konuşmayı kes.Ölüm bu ölüm bir anda geliyor.Napabilirdim?"
Kollarını göğsünde birleştirdi."Mesela çiğneyerek yutmayı deneye bilirdin."
Zorla yutkundum.Şuan boğazım acayip derece de ağrıyordu.
"Senin inadına bir dahasına hiç çiğnemeden yutacağım."Dedim inat ederek.Kime inat ediyorsam öyle yaparsam ölen ben olacaktım.
"Keyfin bilir bir dahakine kurtarmam seni,sende kurtulursun bende kurtulurum."
"Madem benden kurtulmak istiyorsun neden yanına aldın?"
"İnsan mecbur kalınca herşeyi yapıyor işte."Dedi en gıcık ifadesiyle.Daha fazla ayakta dikilmedi ve koltuğa geçip oturdu."Geç otur konuşmamız gereken başka bir konu daha var."Yine ne vardı Allah aşkına?
Yan koltuğa geçtim"Yanlız beni gel gel diye mecbur eden sendin."
"Ben sana gel gel demedim.Sana sordum geliyor musun diye sende geliyorum dedin."Her sözede bir cevabı var maşallah.
"Neyse konumuz bu değil şuan."
Söylediği şeylere cevabım olmadığı için konuyu değiştirdim.Oda bunu anlamış olacak ki alaylı alaylı güldü.
Pis herif
"Kararını verdin mi? Akşama kadar demiştim ama o kadar vaktimiz yok."
"Madem o kadar vaktimiz yoktu neden akşama kadar dedin?"Bana artık birşeye de itiraz etme der gibi bakmaya başlayınca ufak çaplı çekindiğim için sorduğu soruya cevap verdim."Verdim."
Dedim kısaca ve sustum.
Bir müddet yüzüme baktı ve yine bakışlarını çekti."Davetiye mi bekliyorsun kararını söylemek için?"
"Seninle kalacağım.Emin ol başka çarem olsaydı bir saniye bile yanımda durmazdım."
En azından tanıdığım biri olsaydı tüm bu yaşananlar şuan yaşanmıyor olurdu.
"Benimde başka çarem olsaydı seni en başından yanıma almazdım."
"Duygularımızın karşılıklı olması ne hoş."
"Aynen öyle.Neyse madem kararını verdin birlikte bir yola adım atmadan önce yapmamız gereken son birşey var."
Merakla yüzüne baktım."Ne var?"
Yüzünü yerden kaldırıp gözlerime baktı ve hiç beklemediğim hatta duyunca şoklardan şoklara gireceğim o cümleyi kurdu."Evlenmemiz gerekiyor."
●●●●●●
Helloo
Nasılsınız bakalım ?
Bölümü beğendiniz mi ?
Umarım beğenmişsinizdir
En sevdiğiniz sahne neresiydi ?
Bir dahaki bölüm görüşürüz
Kendinize iyi bakınnn
Bölüm etkileşimi
