3. bölüm / 20
UNKNOWNBÖLÜM 3 - Kapının Ardında
Bölümler 20Şu an: BÖLÜM 3 - Kapının Ardında
- 1 UNKNOWN311 kelime
- 2 Bölüm 2 - Hatırlıyor Musun?541 kelime
- 3 BÖLÜM 3 - Kapının Ardında464 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4 - O Numara318 kelime
- 5 BÖLÜM 5 - Geçmişten Kalan475 kelime
- 6 BÖLÜM 6 - Annemin Bildiği427 kelime
- 7 BÖLÜM 7 - Neden Gitti?350 kelime
- 8 Bölüm 8 - Yalnız Gel1.266 kelime
- 9 Bölüm 9 - Güven1.084 kelime
- 10 Bölüm 10 - Yeni Ben882 kelime
- 11 Bölüm 11 - Söylenmeyenler1.016 kelime
- 12 Bölüm 12 - Son Koz823 kelime
- 13 Bölüm 13 - İlk Parça1.259 kelime
- 14 Bölüm 14 - Eski Kayıt782 kelime
- 15 Bölüm 15 - Tesadüf mü?892 kelime
- 16 Bölüm 16 - Aynı Kapının Ardında1.462 kelime
- 17 Bölüm 17 - Karanlığın İçinde1.900 kelime
- 18 BÖLÜM 18 - GERİDE KALANLAR4.367 kelime
- 19 BÖLÜM 19 - Babam mı, Ethan mı?3.454 kelime
- 20 Bölüm 20 - Özür dilerim sevgilim!2.365 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapıyı kilitledim. Sonra bir kez daha kontrol ettim. Ve bir kez daha. Anahtarı çevirdiğimden emin olmama rağmen elim kapının kolundan ayrılmıyordu. Az önce gördüğüm kişinin hâlâ aşağıda olup olmadığını kontrol etmek istiyordum. Ama perdeyi açmaya cesaret edemiyordum. Telefonum elimdeydi. Ekranda hâlâ UNKNOWN'ın son mesajı duruyordu.
Çünkü seni arayan kişi artık nerede olduğunu biliyor.
Bu cümleyi tekrar tekrar okuyordum. Beni kim arıyordu? Neden? Ve en önemlisi...
UNKNOWN nereden biliyordu?
Telefonun ekranını kapattım. Tam o sırada koridordan bir ses geldi. Adımlar. Yavaş. Sonra durdu. Nefesimi tuttum. Ses kapımın önünde kesilmişti. Bir süre hiçbir şey olmadı. Sonra...
Tak.
Kapıya hafifçe vuruldu. Geri çekildim. Bir kez daha vuruldu.
Tak. Tak.
Telefonum titredi. Ekrana baktım.
UNKNOWN: Kapıyı açma.
Elim titremeye başladı.
Nora: Kim o?
Cevap birkaç saniye sonra geldi.
UNKNOWN: Önemli değil.
Kaşlarımı çattım.
Nora: Benim kapımın önünde biri var ve sen bana önemli değil mi diyorsun?
Birkaç saniye sonra:
UNKNOWN: Şu an yapman gereken tek şey beni dinlemek.
Kapıya tekrar vuruldu. Bu sefer daha sert.
TAK. TAK. TAK.
Geriye doğru birkaç adım attım.
"Kim o?"
Sesim düşündüğümden daha zayıf çıkmıştı. Cevap yoktu. Telefonum yeniden titredi.
UNKNOWN: Işıkları kapat.
Lambayı söndürdüm. Odam karanlığa gömüldü.
Nora: Polisi arayayım mı?
UNKNOWN: Hayır.
Nora: Neden?
Kısa bir sessizlik oldu. Sonra:
UNKNOWN: Çünkü şu an onları buraya getiren kişi polis değil.
Kalbim hızlandı.
Nora: Ne demek istiyorsun?
Cevap gelmedi. Koridorda başka ayak sesleri duyuldu. Bu kez iki kişi olduklarından emindim. Fısıldaşıyorlardı. Ne söylediklerini anlayamıyordum. Sırtımı duvara yasladım. Telefonumu göğsüme bastırdım. Birkaç dakika geçti. Sonra ayak sesleri uzaklaşmaya başladı. Kapının önündeki sesler kayboldu. Apartman yeniden sessizliğe gömüldü. Titreyen parmaklarımla yazdım.
Nora: Gittiler mi?
Cevap hemen geldi.
UNKNOWN: Evet.
Nora: Nereden biliyorsun?
Bu kez cevap biraz gecikti.
UNKNOWN: Çünkü onları ben gönderdim.
Nefesim kesildi.
Nora: Ne?
UNKNOWN: Seni takip eden kişiyi bulmak için buraya geldiler.
Ekrana baktım.
Nora: Sen... insanlarını mı gönderdin?
UNKNOWN: Onlar benim için çalışıyor.
Nora: Neden?
Uzun bir sessizlik oldu. Sonunda:
UNKNOWN: Çünkü seni onlardan önce bulmam gerekiyordu.
İçimdeki korku yerini öfkeye bırakmaya başladı.
Nora: Beni neden koruyorsun?
Cevap gelmedi.
Nora: Beni tanımıyorsun bile.
Üç nokta belirdi. Sonra kayboldu. Tekrar belirdi. Ve sonunda:
UNKNOWN: Seni sandığından daha uzun zamandır tanıyorum.
Bir an ekrana boş boş baktım.
Nora: Bu ne demek?
Cevap gelmedi.
Nora: Kim olduğunu söyle.
Bu kez mesaj birkaç saniye sonra geldi.
UNKNOWN: Henüz değil.
Telefonu yatağın üzerine bıraktım. Artık ne düşüneceğimi bilmiyordum. Bu adam beni izliyordu. Hakkımda bir şeyler biliyordu. İnsanları benim evime kadar gönderebiliyordu. Ve en kötüsü...
Bunu neden yaptığını bilmiyordum.
Tam o sırada bilgisayar ekranım kendi kendine açıldı. Olduğum yerde donup kaldım. Ekran siyahtı. Sonra ortasında küçük bir pencere belirdi. Bir kullanıcı adı. Ve altında bir numara. Çocukluğumdan beri görmediğim o numara. Onu nasıl hatırladığımı bile bilmiyordum. Ama tanıyordum. Çünkü yıllar önce babamın bilgisayarında gördüğüm şeylerden biri buydu. Ekranın altında tek bir cümle belirdi:
BUNU HATIRLIYOR MUSUN, NORA?
Bölüm etkileşimi
