11. bölüm / 20
UNKNOWNBölüm 11 - Söylenmeyenler
Bölümler 20Şu an: Bölüm 11 - Söylenmeyenler
- 1 UNKNOWN311 kelime
- 2 Bölüm 2 - Hatırlıyor Musun?541 kelime
- 3 BÖLÜM 3 - Kapının Ardında464 kelime
- 4 BÖLÜM 4 - O Numara318 kelime
- 5 BÖLÜM 5 - Geçmişten Kalan475 kelime
- 6 BÖLÜM 6 - Annemin Bildiği427 kelime
- 7 BÖLÜM 7 - Neden Gitti?350 kelime
- 8 Bölüm 8 - Yalnız Gel1.266 kelime
- 9 Bölüm 9 - Güven1.084 kelime
- 10 Bölüm 10 - Yeni Ben882 kelime
- 11 Bölüm 11 - Söylenmeyenler1.016 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Bölüm 12 - Son Koz823 kelime
- 13 Bölüm 13 - İlk Parça1.259 kelime
- 14 Bölüm 14 - Eski Kayıt782 kelime
- 15 Bölüm 15 - Tesadüf mü?892 kelime
- 16 Bölüm 16 - Aynı Kapının Ardında1.462 kelime
- 17 Bölüm 17 - Karanlığın İçinde1.900 kelime
- 18 BÖLÜM 18 - GERİDE KALANLAR4.367 kelime
- 19 BÖLÜM 19 - Babam mı, Ethan mı?3.454 kelime
- 20 Bölüm 20 - Özür dilerim sevgilim!2.365 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nora sabah alarm çalmadan birkaç dakika önce uyandı. Bir süre tavana baktı. Dün gece verdiği kararı hatırladı. Bugün annesiyle konuşacaktı. Bu düşünceyle birlikte içindeki huzursuzluk geri döndü.
Yataktan kalktı.
Perdeyi açtı.
Hava griydi. Yağmur yağacak gibiydi.
Nora telefonuna baktı. Birkaç bildirim vardı. UNKNOWN'dan hiçbir şey yoktu.
Telefonu komodinin üzerine bıraktı. Bu kez bunu garip bir şekilde iyi buldu.
Hazırlanıp mutfağa geçti. Kahvaltı yaparken ders programına baktı.
İki ders. Sonra boş.
Öğleden sonra annesine gidebilirdi.
Telefonu tekrar eline aldı. Üniversiteden arkadaşı Emma'dan mesaj gelmişti.
EMMA: Bugün dersten sonra kafeye geliyor musun?
Nora düşündü.
Normalde eve gidip annesini düşünerek bütün gün geçirmek isteyebilirdi.
Ama belki de biraz normal bir şey yapmak iyi olurdu.
NORA: Gelirim.
Cevap hemen geldi.
EMMA: Sonunda seni dışarı çıkarabildim.
Nora hafifçe gülümsedi. Çantasını aldı ve evden çıktı.
İlk derste Nora gerçekten derse odaklandı.
Notlarını eksiksiz tuttu.
Hatta hoca bir soru sorduğunda cevap veren ilk kişilerden biri oldu.
Ders çıkışında Emma yanına geldi.
Sen bugün normalsin.
Nora ona baktı.
Bu ne demek?
Son birkaç gündür kafan başka yerde gibiydin.
Nora çantasını omzuna attı.
Uykusuzdum sadece.
Emma ona şüpheyle baktı.
Emin misin?
Eminim.
Emma birkaç saniye onu inceledi.
Sonra omuz silkti.
Tamam. Ama bir şey varsa söyle.
Nora gülümsedi.
Söylerim.
Bunu söylerken gerçekten söyleyebilmeyi diledi.
Ama anlatamazdı.
"Babamın yıllar önce içinde bulunduğu gizli bir ağ var ve internette benimle konuşan gizemli bir adam bana geçmişimi araştırmamamı söylüyor."
Bunu söyleyince kimse normal karşılamazdı.
Öğle arasında üçü birlikte kampüsün dışındaki küçük kafeye gittiler.
Masaya oturduklarında Emma çantasından telefonunu çıkardı.
Bu arada cuma günü parti var.
Nora kaşını kaldırdı.
Hangi parti?
Üniversiteden birkaç kişi bir evde toplanacak.
Yanlarındaki diğer kız konuşmaya katıldı.
Sen de gelmelisin.
Nora gülümsedi.
Bilmiyorum.
Emma hemen:
"Bilmiyorum" demek "evet" demektir.
Nora güldü.
Hayır, öyle değil.
Bir süre sonra konuşma derslerden uzaklaşıp ilişkilere, insanlara ve kampüsteki dedikodulara kaydı.
Nora onları dinlerken fark etti ki uzun zamandır ilk kez bu kadar rahat hissediyordu.
Kimse Bina 17'den bahsetmiyordu.
Kimse 48-17-09'u bilmiyordu.
Kimse babasını konuşmuyordu.
Sadece normal insanlardı.
Ve Nora bunun ne kadar değerli olduğunu yeni fark ediyordu.
Telefonu masanın üzerinde titredi.
Nora istemsizce ekrana baktı.
UNKNOWN.
Mesaj yoktu.
Sadece çevrim içi olduğunu gösteren küçük işaret.
Nora hemen telefonu ters çevirdi.
Emma bunu fark etti.
Sevgilin mi?
Nora neredeyse suyu yanlışlıkla nefesine kaçırıyordu.
Hayır.
O zaman neden yüzün değişti?
Değişmedi.
Emma güldü.
Tabii.
Nora konuyu değiştirdi.
Ama içten içe kendine kızıyordu.
UNKNOWN'ın çevrim içi olması bile artık dikkatini çekiyordu.
Kafeden çıktıktan sonra Nora annesinin evine gitmek için otobüse bindi.
Yol boyunca dışarıyı izledi.
Annesiyle konuşmak kolay olmayacaktı. Bunu biliyordu.
Ama artık bazı cevapları hak ettiğini de biliyordu.
Otobüsten indiğinde hava serinlemişti.
Apartmana girdi.
Merdivenleri çıktı.
Kapının önünde birkaç saniye durdu.
Sonra zile bastı.
Annesi kapıyı açtığında gülümsedi.
— Geldin.
— Evet.
— Aç mısın?
Nora hafifçe güldü.
— Biraz.
— O zaman önce yemek yiyelim.
Nora içeri girdi.
Mutfaktan gelen yemek kokusu çocukluğunu hatırlattı.
Bir anlığına her şey eskisi gibiydi.
Sanki hayatında hiçbir şey değişmemişti.
Masaya oturdular. Annesi tabağına yemek koydu.
— Üniversite nasıl gidiyor?
— İyi.
— Dersler?
— İyi.
— Burs?
— Şimdilik sorun yok.
Annesi başını salladı.
— Güzel.
Bir süre sadece yemek yediler. Nora annesinin yüzüne baktı. Soruyu sorması gerekiyordu.
Ama kelimeler boğazında düğümlendi.
Sonunda:
— Anne...
Annesi başını kaldırdı.
— Efendim?
— Babam hakkında konuşabilir miyiz?
Annesinin eli durdu. Çatalını tabağa bıraktı. Nora bunu görünce devam etti.
— Geçen sefer sorduğumda bana hiçbir şey anlatmadın.
— Nora...
— Bu kez sadece gerçeği istiyorum.
Annesi derin bir nefes aldı.
— Baban kötü bir insandı.
Nora kaşlarını çattı.
— Bunu söylemek kolay.
— Kolay değil.
— O zaman neden gitti?
Annesi sustu.
Nora bekledi.
— Benden neden kaçtı?
Annesinin gözleri doldu.
— Senden kaçmadı.
Nora'nın kalbi hızlandı.
Bu cümleyi daha önce UNKNOWN da söylemişti.
— O zaman neden bizi bıraktı?
Annesi ellerini birbirine kenetledi.
— Çünkü bir şeyleri geri vermesi gerekiyordu.
Nora dondu.
— Neyi?
Annesi başını kaldırdı.
Sanki söylediği şeyden pişman olmuş gibiydi.
— Hiç.
— Anne.
— Yanlış söyledim.
Nora sandalyesini biraz yaklaştırdı.
— Ne geri vermesi gerekiyordu?
Annesi cevap vermedi.
Nora'nın aklına 48-17-09 geldi.
— Bina 17'yi biliyor musun?
Annesinin yüzü bir anda bembeyaz oldu. Nora bunu gördü.
Hiçbir şey söylemesine gerek yoktu.
Cevabı almıştı.
Annesi Bina 17'yi biliyordu.
— Nereden biliyorsun?
Annesi ona baktı.
— Sana bunu kim söyledi?
— Cevap ver.
Annesi ayağa kalktı. Mutfaktaki dolaplardan birini açtı. İçinden eski, küçük bir kutu çıkardı.
Nora kutuya baktı.
— Bu ne?
Annesi kutuyu masanın üzerine koydu.
— Babanın bıraktığı şeylerden bazıları.
Nora'nın kalbi hızlandı. Annesi kutuyu açmadı. Sadece elini kapağının üzerinde tuttu.
— Bunu yıllardır saklıyorum.
Nora yavaşça:
— Neden?
Annesi gözlerini ondan kaçırdı.
— Çünkü bir gün birilerinin bunu arayacağını biliyordum.
Nora'nın nefesi kesildi.
— Kimlerin?
Annesi cevap vermedi. Nora kutuya baktı. Sonra annesine.
— İçinde ne var?
Annesi kutuyu kendine doğru çekti.
— Henüz değil.
Nora'nın yüzü değişti. Bu iki kelimeyi daha önce başka birinden duymuştu.
Ama annesinin ağzından duyunca çok daha ağır geldi.
Nora ayağa kalktı.
— Sen onun neden gittiğini biliyorsun.
Annesi gözlerini kapattı.
— Evet.
— Bina 17'yi biliyorsun.
Sessizlik.
— Evet.
— 48-17-09'u da biliyor musun?
Annesi cevap vermedi. Nora'nın kalbi hızlandı. Cevap vermemesi yeterliydi.
Tam o sırada kutunun kenarından küçük, eski bir kâğıt göründü.
Nora'nın gözü ona takıldı.
Kâğıdın üzerinde yalnızca birkaç kelime vardı.
Annesi fark etmeden Nora elini uzattı.
Ama kâğıdı alamadan annesi kutuyu kapattı.
— Nora.
Sesindeki ton farklıydı.
— O kutuya dokunma.
Nora geri çekildi.
İlk kez annesinin gerçekten korktuğunu görüyordu. Sadece üzgün değildi.
Korkuyordu.
— Neden?
Annesi cevap vermedi. Nora çantasını aldı.
— Ben gidiyorum.
— Nora...
— Hayır.
Kapıya doğru yürüdü. Annesi arkasından seslendi.
— Yarın gel.
Nora durdu.
— Neden?
Annesi birkaç saniye sustu.
Sonra:
— Çünkü sana anlatmam gereken bir şey var.
Nora arkasına dönmedi. Kapıyı açtı.
— Bu kez gerçekten anlat.
Ve çıktı.
Apartmandan uzaklaşırken telefonu cebinde titredi. Nora durdu ekrana baktı.
UNKNOWN.
Sadece tek bir mesaj vardı:
"Annen kutuyu açtı mı?"
Nora'nın yüzündeki ifade değişti. Başını kaldırıp annesinin pencerelerine baktı.
UNKNOWN'ın bunu nereden bildiğini anlamıyordu.
Ama bu kez ona cevap vermedi.
Telefonunu cebine koydu.
Çünkü ilk kez elinde başka bir şey vardı.
Annesinin sakladığı kutu.
Ve Nora ertesi gün o kutunun içinde ne olduğunu öğrenmeye kararlıydı.
Bölüm etkileşimi
