17. bölüm / 20
UNKNOWNBölüm 17 - Karanlığın İçinde
Bölümler 20Şu an: Bölüm 17 - Karanlığın İçinde
- 1 UNKNOWN311 kelime
- 2 Bölüm 2 - Hatırlıyor Musun?541 kelime
- 3 BÖLÜM 3 - Kapının Ardında464 kelime
- 4 BÖLÜM 4 - O Numara318 kelime
- 5 BÖLÜM 5 - Geçmişten Kalan475 kelime
- 6 BÖLÜM 6 - Annemin Bildiği427 kelime
- 7 BÖLÜM 7 - Neden Gitti?350 kelime
- 8 Bölüm 8 - Yalnız Gel1.266 kelime
- 9 Bölüm 9 - Güven1.084 kelime
- 10 Bölüm 10 - Yeni Ben882 kelime
- 11 Bölüm 11 - Söylenmeyenler1.016 kelime
- 12 Bölüm 12 - Son Koz823 kelime
- 13 Bölüm 13 - İlk Parça1.259 kelime
- 14 Bölüm 14 - Eski Kayıt782 kelime
- 15 Bölüm 15 - Tesadüf mü?892 kelime
- 16 Bölüm 16 - Aynı Kapının Ardında1.462 kelime
- 17 Bölüm 17 - Karanlığın İçinde1.900 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 BÖLÜM 18 - GERİDE KALANLAR4.367 kelime
- 19 BÖLÜM 19 - Babam mı, Ethan mı?3.454 kelime
- 20 Bölüm 20 - Özür dilerim sevgilim!2.365 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nora, Ethan Cole'un karşısında dururken etrafındaki müziği neredeyse duymuyordu. Birkaç dakika önce mesajlarını okuduğu, kendisine kim olduğunu söylemeyi reddeden adam şimdi yalnızca birkaç adım uzağındaydı. Gerçek bir yüzü, gerçek bir sesi ve Nora'nın henüz anlayamadığı kadar çok sırrı vardı.
Ethan Cole, diye tekrarladı Nora. Demek sonunda bir ismin var.
Ethan gözlerini ondan ayırmadı.
Her zaman vardı.
Benim bilmemi istemedin.
Seni tanımadan önce bunun daha güvenli olduğunu düşündüm.
Nora acı bir gülümsemeyle başını eğdi.
İnsanların hayatına girip onlar hakkında her şeyi öğrenmek, sonra da kendi adını saklamak... Bunu gerçekten normal mi buluyorsun?
Hayır.
Peki neden yaptın?
Ethan cevap vermek yerine Nora'ya bir adım yaklaştı. Aralarında hâlâ mesafe vardı ama Nora onun bakışlarını kaçırmadığını fark etti. Ethan'ın sakinliği, çevrelerindeki gürültüye rağmen değişmiyordu. Nora bundan hoşlanmak istemiyordu. Özellikle de ona kızgınken. Fakat karşısında durduğu adamın varlığını görmezden gelmek düşündüğünden daha zordu.
Çünkü baban hakkında araştırma yapmaya başladığımda senin de bu işin içine çekileceğini biliyordum, dedi Ethan. Sana yaklaşan herkesin iyi niyetli olmayacağını da biliyordum.
Beni korumak için beni kandırdın?
Bazı şeyleri senden sakladım. Bunun doğru olduğunu söylemiyorum.
Güzel. Çünkü senden bir özürden fazlasını bekliyorum.
Ethan'ın dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme belirdi.
Ne istediğini öğrenmek için önümde zaman var mı?
Nora istemeden gülümsedi ama hemen kendini toparladı.
Kendini beğenmişliğin gerçekten inanılmaz.
Bunu daha önce de duydum.
Eminim.
Bir an birbirlerine baktılar. Aralarındaki öfke hâlâ oradaydı ama artık yalnızca öfkeden ibaret değildi. Nora bunu fark ettiği için kendisine kızdı. Ethan'ın kendisine nasıl baktığını, konuşurken sesini nasıl alçalttığını ve kalabalığın içinde bile bütün dikkatini ona verdiğini görüyordu. Onu tanımıyordu. Henüz ona güvenmiyordu. Ama aralarındaki çekimi inkâr etmek de giderek zorlaşıyordu.
Ethan'ın bakışları bir anda Nora'nın omzunun üzerinden koridorun sonuna kaydı. Yüzündeki ifade değişti.
Benimle gel.
Nereye?
Şimdi soru sormanın zamanı değil.
Benimle bu şekilde konuşmayı bırak.
Ethan yeniden ona baktı.
Nora, lütfen. Bu kez bana güvenmek zorunda değilsin. Sadece yanımda kal.
Sesindeki değişiklik Nora'nın itirazını durdurdu. Ethan korkmuş görünmüyordu ama bir şey fark etmişti. Nora başını çevirip koridora baktığında iki adamın kilitli kapının önünde durduğunu gördü. İçlerinden biri cebinden bir anahtar çıkardı.
Onlar kim? diye fısıldadı Nora.
Burada olmamaları gereken insanlar.
Bu cevap hiçbir şeyi açıklamıyor.
Biliyorum. Gel.
Ethan onu koridorun yanındaki karanlık girintiye götürdü. Nora itiraz etmeye hazırlanırken adamların kapıya doğru yürüdüğünü gördü. Ethan aniden Nora'nın belinden tutup kendine çekti. Nora'nın sırtı duvara yaslandı; Ethan ise onu kapının görüş açısından saklayacak şekilde önünde durdu.
Nora nefesini tuttu.
Aralarında neredeyse hiç mesafe kalmamıştı. Ethan'ın eli belindeydi, diğer eli duvara dayanıyordu. Nora onun yüzünü bu kadar yakından ilk kez görüyordu. Koyu renk gözleri, çenesindeki hafif sert çizgi ve yüzündeki kontrollü ifade... Bütün bunlar, içinde bulunduğu tehlikeyi bir anlığına unutturacak kadar dikkat dağıtıcıydı.
Ethan başını biraz eğerek fısıldadı.
Ses çıkarma.
Nora kaşlarını çattı.
Bana emir verme.
Ethan'ın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
Şu anda tartışmak için gerçekten yanlış bir zaman seçtin.
Nora cevap verecekti ama ayak sesleri yaklaştı. Ethan'ın eli belinde biraz daha sıkılaştı. Nora onun göğsünün yükselip alçaldığını hissedebiliyordu. Birkaç metre ötelerinde adamlardan biri kapının kilidini açtı.
Dosya burada olmalı, dedi adamlardan biri.
Diğeri alçak sesle karşılık verdi.
Bize yalnızca kontrol etmemiz söylendi. Fazlasına karışma.
Kapı açıldı. İkisi içeri girdi ve kapıyı arkalarından kapattı.
Nora, ayak sesleri tamamen kesilene kadar kıpırdamadı. Ethan'ın yüzüne baktı. Adamın eli hâlâ belindeydi. Birkaç saniye daha öyle kaldılar.
Artık bırakabilirsin, diye fısıldadı Nora.
Ethan hemen geri çekildi ama gözlerini ondan ayırmadı.
İyi misin?
Nora saçını kulağının arkasına attı.
İyiyim. Ama bana ne olduğunu açıklayacaksın.
— Açıklayacağım.
— Bu gece mi?
— Bu gece.
Nora ona şüpheyle baktı.
— Söz mü?
Ethan bir an durdu.
— Söz.
Nora'nın kalbi, bu kadar basit bir cevaba neden hızlandığını anlamayacak kadar sakin değildi. Yine de kendisini toparladı ve kapının bulunduğu koridora baktı.
— İçeri girecek miyiz?
— Evet.
— Bizi görürlerse?
Ethan ona döndü.
— O zaman birlikte çıkarız.
Bu cevap Nora'nın hoşuna gitmişti. Belki de günlerdir ilk kez birinin ona yalnızca ne yapması gerektiğini söylemek yerine yanında kalacağını hissettirmesiydi. Ethan elini uzattı. Nora birkaç saniye eline baktıktan sonra tuttu.
Kapıyı sessizce açtılar.
İçerisi, partinin geri kalanından tamamen farklıydı. Penceresiz, geniş bir odaydı. Duvar boyunca sıralanmış metal dolaplar, eski klasörlerle dolu raflar ve ortada duran ağır bir masa vardı. Masanın üzerinde eski bir bilgisayar bulunuyordu. Ekranı kapalıydı; klavyenin yanında kablolar ve sararmış belgeler duruyordu.
Nora odaya adım attığında boğazında bir düğüm hissetti.
— Burası ne?
Ethan kapıyı arkasından kapattı.
— Bina 17'nin arşivi.
— Bana buranın yıllar önce kapatıldığını söylemiştin.
— Resmî olarak kapatıldı. Ama bazı kayıtlar hiçbir zaman buradan çıkarılmadı.
Nora raflara baktı. Klasörlerin çoğunda tarih ve kodlar vardı. Bazılarının üzerinde isimler, bazılarında ise yalnızca kırmızı etiketler bulunuyordu.
— Burada ne arıyoruz?
— Babanın dosyasını.
Nora'nın kalbi hızlandı.
— Onun burada olduğunu nereden biliyorsun?
Ethan kısa bir süre sustu.
— Çünkü bu odada neyin saklandığını biliyorum. Her dosyanın yerini değil ama hangi kayıtların burada tutulduğunu biliyorum.
Nora ona döndü.
— Demek buraya daha önce geldin.
— Evet.
— Kaç kere?
— Nora...
— Sadece soruma cevap ver.
Ethan iç çekti.
— Yeterince.
Nora'nın yüzü gerildi. Yine saklanan bir şey vardı. Fakat bu kez tartışmayı sürdürmedi. Önlerindeki rafları incelemeye başladı.
Bir süre sonra Ethan'ın sesi duyuldu.
— Şuna bak.
Nora onun yanına gitti. Ethan, alt raftan çıkardığı kalın bir klasörü masaya bırakmıştı. Üzerindeki etiket diğerlerinden farklıydı. Kırmızı bir damga, klasörün kapağının büyük bölümünü kaplıyordu.
DANIEL CARTER
Nora'nın parmakları kapağın kenarında durdu.
Babası.
Gerçekten babasının dosyasıydı.
Nora klasörü açtı. İlk sayfada babasının fotoğrafı vardı. Fotoğraf eskiydi; babası Nora'nın çocukluğunda hatırladığı hâlinden daha genç görünüyordu. Altında kişisel bilgiler, tarihler ve çeşitli kayıtlar sıralanmıştı.
Nora sayfaları çevirdikçe yüzü değişti.
Teslimat tarihleri. Gittiği adresler. Görüştüğü kişiler. Bazı görevlerin yanında tamamlandı, bazılarının yanında iptal edildi yazıyordu. Babasının hayatı, bir insanın hikâyesinden çok bir muhasebe defterine benziyordu.
Sonraki sayfada Nora'nın kendi fotoğrafı vardı.
Çocukluğundan kalma bir fotoğraf.
Altında doğum tarihi, okul kayıtları ve yaşadığı adresler bulunuyordu. Nora'nın parmakları soğudu.
— Beni de kaydetmişler.
Ethan yanına yaklaştı.
— Evet.
Nora başını kaldırdı.
— Ne zamandan beri?
— Bu sayfadaki tarihe bak.
Nora tarihe baktı. Babasının kaybolmasından önceye aitti.
— Babam mı verdi bunları?
— Bunu bilmiyorum. Kayıtları kimin oluşturduğunu henüz doğrulayamadım.
Nora sayfaları çevirmeye devam etti. Dosyanın sonlarına doğru başka bir fotoğraf buldu. Bu kez fotoğrafta babası, yüzü net görünmeyen iki adamın arasında duruyordu. Birinin elinde koyu taşlı bir yüzük vardı. Nora aynı sembolü daha önce görmüştü.
Ama fotoğrafın asıl dikkat çekici yanı, altındaki damgaydı.
ARANIYOR
Nora'nın nefesi kesildi.
Damga yeni sayılmazdı. Kırmızı mürekkep solmuş, kâğıdın kenarları yıpranmıştı. Fakat bu, dosyanın hâlâ orada tutulduğu gerçeğini değiştirmiyordu.
— Babam aranıyordu, diye fısıldadı Nora.
Ethan cevap vermeden önce dosyayı inceledi.
— Evet.
— Kim tarafından?
— Ağın içindeki insanlar tarafından.
Nora'nın gözleri doldu ama ağlamadı.
— Neden?
Ethan klasörün son sayfasını açtı. Orada kısa bir not bulunuyordu.
"Teslimatın içeriğini sakladı. Kayıtların tamamını teslim etmedi. Bulunması gerekiyor."
Nora cümleyi birkaç kez okudu.
— Babam bir şey saklamış.
— Öyle görünüyor.
— Ve bu yüzden onu arıyorlardı.
Ethan başını salladı.
Nora klasörü kapatıp göğsüne bastırdı.
— Bunu alıyorum.
Ethan hemen karşı çıktı.
— Hayır.
Nora ona döndü.
— Ne demek hayır?
— Bu dosyayı buradan çıkarman tehlikeli. Kaybolduğunu fark ederlerse peşine düşerler.
— Zaten babamı arıyorlar. Benim bilgilerim de bu dosyada. Bunu burada bırakmamı mı istiyorsun?
— Dosyayı ben alacağım. Daha güvenli bir yerde tutacağım.
Nora başını iki yana salladı.
— Hayır. Yine her şeyi senin kontrol etmene izin vermeyeceğim.
Ethan bir adım yaklaştı.
— Nora, bu kez mesele sana güvenip güvenmememiz değil. Dosyanın burada olduğunu bilen insanlar var. Onu yanında taşırsan hedef hâline gelirsin.
— Ben zaten hedefim, Ethan. Bunu sen de biliyorsun.
Ethan'ın yüzündeki ifade değişti. Nora'nın adını ilk kez böyle söylemesi ikisinin de dikkatini dağıtmıştı. Aralarındaki mesafe azaldı. Ethan elini uzatıp dosyayı aldı ama Nora'nın parmaklarını bırakması için zorlamadı.
— Bunu senden saklamayacağım, dedi Ethan. — İçindeki her şeyi birlikte inceleyeceğiz. Ama şu anda bunu benim taşımam gerekiyor.
Nora ona uzun süre baktı.
— Bana bir daha yalan söylersen bu dosyayı senden alırım.
Ethan'ın dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.
— Buna hiç şüphem yok.
Koridordan bir ses duyuldu. İkisi de aynı anda kapıya döndü.
Ethan dosyayı ceketinin içine yerleştirdi.
— Gitmeliyiz.
Nora başını salladı.
Odadan çıkarken son kez bilgisayarın ekranına baktı. Ekran hâlâ kapalıydı ama klavyenin yanında küçük bir kâğıt duruyordu. Üzerinde bir isim yazılıydı.
Nora onu okuyamadan Ethan elini tuttu ve onu kapıya doğru çekti.
— Şimdi değil, dedi alçak sesle.
Nora itiraz etmedi. Bu kez onun elini kendisi de sıkıca tuttu.
Dairenin içindeki müzik hâlâ devam ediyordu. İnsanlar gülüyor, dans ediyor, birbirlerine içecek uzatıyordu. Birkaç dakika önce arşivde gördükleri dosyanın ağırlığından habersizdiler. Nora, Ethan'ın yanında yürürken onun ne kadar sakin kaldığına şaşırıyordu. Ama elini bırakmıyordu.
Binadan çıktıklarında hava soğumuştu.
Ethan Nora'nın yanına geldi.
— Seni evine bırakacağım.
Nora ona baktı.
— Bu bir emir mi?
— Hayır. Bir teklif.
Nora birkaç saniye düşündü.
— Tamam.
Yol boyunca fazla konuşmadılar. Ethan onunla aynı kaldırımda yürüdü, trafiğin yoğun olduğu yerde Nora'yı iç tarafa aldı ve bir araç hızlıca yanlarından geçerken kolundan tutup onu kendine çekti. Hareketi o kadar doğal ve hızlıydı ki Nora ne olduğunu ancak araç uzaklaştığında anladı.
Ethan elini hemen çekmedi.
Nora başını kaldırdı.
— Beni her tehlikeden koruyabileceğini mi düşünüyorsun?
Ethan gözlerini onun gözlerine dikti.
— Hayır.
— O zaman neden uğraşıyorsun?
Ethan'ın cevabı gecikmedi.
— Çünkü başına bir şey gelmesini istemiyorum.
Nora'nın içindeki bütün öfke bir anda kaybolmadı. Ona hâlâ kızgındı. Hâlâ güvenmiyordu. Ama Ethan'ın bunu söylerken yüzünde bir oyun olmadığını düşünmeden edemedi.
Nora yavaşça onun yüzünü inceledi. Koyu saçları, belirgin çene çizgisi ve sakin bakışları vardı. Yakından düşündüğünden de yakışıklıydı. Üstelik bunu fark etmekten hiç hoşlanmıyordu.
Ethan onun kendisine baktığını fark etti.
— Bir şey mi var?
Nora hemen gözlerini kaçırdı.
— Hayır.
— Emin misin?
— Kendini bu kadar önemli sanma.
Ethan güldü. Nora onun gülüşünü ilk kez bu kadar açık görüyordu. Yüzündeki bütün sertlik bir anlığına kaybolmuştu.
— Peki, dedi Ethan. — Önemli olmadığımı düşünmeye devam et.
Nora gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
Apartmanına geldiklerinde Ethan kapının önünde durdu.
— İçeri gir.
Nora kaşını kaldırdı.
— Yine emir vermeye başladın.
— Kapının kilitlendiğini görene kadar burada bekleyeceğim.
Nora başını iki yana salladı ama gülümsüyordu.
— İnatçısın.
— Sen de.
Nora kapıyı açtı, içeri girdi ve dönüp ona baktı. Ethan hâlâ oradaydı. Göz göze geldiler. Nora bir an ona bir şey söylemek istedi ama kelimeler aklına gelmedi.
Sonunda yalnızca:
— İyi geceler, Ethan, dedi.
Ethan'ın bakışları yumuşadı.
— İyi geceler, Nora.
Nora kapıyı kapattı ve sırtını kapıya yasladı. Kalbi hâlâ hızlı atıyordu. Birkaç dakika önce arşivde gördükleri, babasının dosyası ve kırmızı damga zihninde dönüp duruyordu. Ama bütün bunların arasında Ethan'ın elini tutuşu, kendisini saklarken ona yaklaşması ve eve kadar yanında yürümesi de vardı.
Telefonu titredi.
Ethan: "Artık rahat uyuyabilirim."
Nora mesaja bakarken gülümsedi.
Parmakları klavyenin üzerinde gezindi.
Nora: "Bütün gece kapımın önünde beklemeyi planlamıyordun, değil mi?"
Cevap hemen geldi.
Ethan: "İstersen planımı değiştirebilirim."
Nora istemsizce güldü.
Nora: "Sakın."
Ethan: "Peki. Bu gece seni dinleyeceğim."
Nora telefonu göğsüne bastırıp bir an gözlerini kapattı. Sonra yeniden ekrana baktı.
Nora: "Dosyayı yarın birlikte inceleyeceğiz. Benden hiçbir şey saklamayacaksın."
Ethan: "Söz veriyorum."
Nora bu kez hemen cevap vermedi. Sözlerine güvenip güvenemeyeceğini bilmiyordu. Ama artık Ethan'ın yalnızca bir ekrandaki isim olmadığını biliyordu. Onun da korkuları, kararları ve sakladığı gerçekler vardı.
Telefonunu komodinin üzerine bıraktı, yatağına uzandı ve gözlerini kapattı.
Uzun zamandır ilk kez, zihnindeki soruların arasında başka bir şey de vardı.
Ethan'ın kendisine bakışı.
Ve bütün tehlikeye rağmen, onun yanında hissettiği o tuhaf güven.
Nora uykuya dalmadan önce son kez gülümsedi.
Yarın babasının dosyasını okuyacaktı.
Ve belki de o zaman, Ethan Cole'un kendisinden sakladığı en büyük gerçeğe bir adım daha yaklaşacaktı.
Bölüm etkileşimi
