UNKNOWN kitap kapağı

13. bölüm / 20

UNKNOWN

Bölüm 13 - İlk Parça

Vaveyla Yazarı: Arisa Hoope

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Bölüm 13 - İlk Parça

Ertesi sabah Nora alarm çalmadan birkaç dakika önce uyandı.
Odasının perdelerinden içeri giren soluk ışığa baktı.
Bir süre yataktan çıkmadı.
Gece boyunca aklında tek bir cümle dönüp durmuştu.

"Kutuyu açtığında, ilk gördüğün şeye değil, en son göreceğin şeye dikkat et."

UNKNOWN'ın söyledikleri.
Babası.
Kutu.
Ve yıllardır saklanan şeyler.
Nora yatağından kalktı, telefonunu aldı ve ekrana baktı.
Yeni mesaj yoktu.
Bu kez kendisi yazmadı.
Telefonu masaya bıraktı ve hazırlanmak için banyoya geçti.
Üniversiteye gitmesi gerekiyordu.
Hayatındaki bütün garipliklere rağmen dersler devam ediyordu.
Sınavlar yaklaşacaktı.
Arkadaşları hâlâ onunla öğle yemeği yemek istiyordu.
Ve Nora'nın artık en azından birkaç saatliğine normal bir insan gibi davranmaya ihtiyacı vardı.
Üniversitenin kafesinde Emma ve iki arkadaşı çoktan masaya oturmuştu.
Nora yanlarına geldiğinde Emma elini kaldırdı.

"Buradayız!"

Nora gülümseyerek sandalyeye oturdu. Emma önündeki kahveyi ona doğru itti.

"Bunu senin için aldım."

Nora şaşırdı.

"Ben kahve istediğimi söylemedim."

Emma omuz silkti.

"Son günlerde seni biraz tanıdım. Kahvesiz ayakta duramıyorsun."

Nora bardağı aldı.

"Teşekkür ederim."

Karşısındaki arkadaşlarından biri gülerek sordu:

"Bugün neden bu kadar sessizsin?"

Nora bir an durdu.

"Uykusuzum."

Emma gözlerini kıstı.

"Yine mi?"

Nora gülümsedi.

"Evet."

Emma başını salladı ama üstelemedi. Bir süre derslerden konuştular.
Sonra konu hafta sonuna geldi.
Nora konuşmaya devam ederken telefonu cebinde titredi.
Ekrana bakmadı.
Birkaç saniye sonra tekrar titredi.
Bu kez dayanamadı.
Telefonunu masanın altında açtı.

UNKNOWN

Mesaj tek cümleydi:

"Bugün annenin yanına gideceksen, yalnız git."

Nora'nın yüzündeki ifade değişti. Hemen cevap yazdı.

"Dün tam tersini söylemiştin."

Cevap kısa sürede geldi.

UNKNOWN: Dün durum farklıydı.

Nora: Ne değişti?

Birkaç saniye sonra:

UNKNOWN: Bilmiyorum.

Nora kaşlarını çattı.

"Sen bilmiyorsan neden bana uyarı veriyorsun?"

Bu kez cevap biraz daha geç geldi.

UNKNOWN: Çünkü bir şeylerin değiştiğini biliyorum.

Nora telefonu kapattı. Emma ona baktı.

"Nora?"

Nora başını kaldırdı.

"Efendim?"

"İyi misin?"

Nora telefonu çantasına koydu.

"Evet. Sadece annemle ilgili bir şey."

Emma birkaç saniye onu izledi.

"İstersen derslerden sonra beraber gidebiliriz."

Nora başını salladı.

"Gerek yok. Kendim hallederim."

Dersler öğleden sonra bitti.
Nora kampüsten çıktığında hava serinlemişti.
Otobüs durağına doğru yürürken telefonunu yeniden kontrol etti.
UNKNOWN'dan yeni mesaj yoktu.
Bu sessizlik hoşuna gitmiyordu.
Ama yine de annesinin evine gitmeye karar verdi.
Otobüsten indiğinde çevreyi dikkatlice kontrol etti.
Normal görünüyordu.
Annesinin apartmanına girdi.
Merdivenleri çıktı.
Kapıyı annesi açtı.

"Geldin."

Nora annesine sarıldı.

"Evet."

Annesi kızının yüzüne baktı.

"İyi görünmüyorsun."

Nora hafifçe gülümsedi.

"Sen de sürekli bunu söylüyorsun."

"Çünkü doğru."

Nora ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi.

Annesi mutfağa geçti.

"Bir şeyler yer misin?"

"Olur."

Bir süre sonra masada iki tabak yemek vardı. Nora ilk birkaç lokmayı sessizce yedi.
Sonra annesine baktı.

"Anne."

"Efendim?"

"Geçen gün gösterdiğin kutuyu açalım."

Annesinin eli durdu.

"Emin misin?"

"Evet."

Annesi derin bir nefes aldı.

"Tamam."

Masadan kalktı.
Salondaki eski dolabın kapağını açtı ve kutuyu çıkardı.
Kutu düşündüğünden daha ağırdı.
Nora'nın karşısına oturdu.
Annesi kapağı açtı.
İçeride eski belgeler, fotoğraflar ve birkaç zarf vardı.
Nora ilk olarak fotoğraflara baktı.
Babası.
Genç annesi.
Eski evleri.
Bir aile tatili.
Bir doğum günü.

Nora'nın çocukluğundan görüntüler. Bir an gülümsedi. Sonra fotoğrafı eline aldı.
Babası kameraya bakıyordu.
Nora o fotoğrafa uzun süre baktı.
Annesi sessizce onu izliyordu.

"Baban böyle görünüyordu," dedi annesi.

Nora fotoğrafı masaya bıraktı.

"Onu özlüyor musun?"

Annesi cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.

"Bazı günler."

"Peki onu neden hiç aramadın?"

Annesinin yüzü değişti.

"Çünkü bazı insanları aramak onları geri getirmez."

Nora başını eğdi.

"Bana hâlâ her şeyi anlatmadığını biliyorum."

Annesi kızına baktı.

"Bunu nereden çıkardın?"

"Çünkü her soru sorduğumda yüzün değişiyor."

Annesi sessiz kaldı. Nora kutuya tekrar baktı.

"Bina 17'yi biliyordun."

Annesi yavaşça başını kaldırdı.

"Evet."

"Babam oraya gidiyordu."

"Evet."

"Ne yapıyordu?"

Annesi cevap vermedi. Nora bu kez daha sert konuştu.

"Anne, lütfen."

Annesi gözlerini kapattı.

"Baban bazı insanlara bir şeyler götürüyordu."

Nora'nın kalbi hızlandı.

"Ne götürüyordu?"

"Bilmiyorum."

"Bilmiyor musun, yoksa söylemek istemiyor musun?"

Annesi kızına baktı.

"İkisi de olabilir."

Nora bir an sustu.

Sonra kutudaki zarflardan birini aldı.

Üzerinde tarih vardı.

12.06.2004

Nora'nın parmakları titredi.

"Bu tarih..."

Annesi hemen cevap verdi.

"Evet."

"Bina 17'deki gün."

Annesi başını salladı. Nora zarfı açtı.
İçinden tek bir belge çıktı.
Belgenin üst kısmında babasının adı vardı.

Daniel Carter.

Altında ise tek bir satır:

"Teslimat tamamlanmadı."

Nora'nın gözleri satırın altında dolaştı.
Bir adres.
Bina 17.
Ve yanında bir kod.

48-17-09.

Nora nefesini tuttu.

"Anne..."

Annesi cevap vermedi. Nora belgeyi ona çevirdi.

"Bu ne?"

Annesi belgeye baktı.

"Bilmiyorum."

"Bu numarayı biliyorsun."

Annesi gözlerini kızından kaçırdı.

Nora bunu fark etti.

"Biliyorsun."

Annesi sessiz kaldı. Nora sesini alçalttı.

"Anne, lütfen bana yalan söyleme."

Annesi uzun süre sustuktan sonra konuştu.

"Baban bu numarayı yıllarca sakladı."

Nora'nın kalbi hızlandı.

"Neden?"

"Bilmiyorum."

"Peki neden bu kutunun içinde?"

Annesi başını kaldırdı.

"Çünkü bir gün birinin onu bulacağını biliyordum."

Nora'nın yüzü gerildi.

"Birinin mi?"

Annesi cevap vermedi. Nora kutuya baktı.
Sonra elindeki belgeyi tekrar inceledi.
En alt köşede küçük bir yazı vardı.
Daha önce fark etmemişti.
Kısmen silinmişti.
Nora belgeyi ışığa doğru kaldırdı.
Bir isim görünüyordu.
Tam okunmuyordu.
Sadece ilk harf.

E.

Nora'nın zihninde Bina 17'deki çocuk belirdi.
Karanlık koridor.
Kamera.
Çocuğun boynundaki küçük metal kolye.

E.

Nora'nın nefesi kesildi. Annesi onun yüzündeki değişikliği fark etti.

"Ne oldu?"

Nora belgeyi hemen kapattı.

"Hiç."

Annesi şüpheyle baktı.

"Emin misin?"

Nora başını salladı.

"Evet."

Ama değildi.
Çünkü artık iki ayrı şey aynı noktaya bağlanıyordu.

Bina 17.

12.06.2004.

48-17-09.

Ve o çocuk.

Nora kutudaki diğer zarflara baktı. Henüz hiçbirini açmamıştı.
UNKNOWN'ın sözleri aklına geldi.

"İlk gördüğün şeye değil, en son göreceğin şeye dikkat et."

Nora kutunun dibine baktı. Belgelerin altında küçük, siyah bir zarf vardı.

Üzerinde hiçbir isim yoktu.
Sadece tek bir işaret vardı.

48-17-09

Nora elini zarfa doğru uzattı. Tam zarfı açacakken telefonu titredi.
Ekranda bir mesaj vardı.

UNKNOWN: "Zarfı açma."

Nora birkaç saniye mesaja baktı. Sonra hemen cevap yazdı.

Nora: "Neden?"

Cevap kısa sürede geldi.

UNKNOWN: "Çünkü ne olduğunu biliyorum."

Nora'nın kaşları çatıldı.

Nora: "Az önce bilmiyordun."

UNKNOWN: "Zarfın içindekini bilmiyorum. Zarfın kendisini biliyorum."

Nora zarfı elinde çevirdi.

Nora: "Nereden?"

Bir süre cevap gelmedi. Sonra:

UNKNOWN: "Daha önce gördüm."

Nora: "Nerede?"

UNKNOWN: "Bina 17'de." Nora'nın eli durdu.

Nora: "12 Haziran 2004'te mi?"

Birkaç saniye sonra:

UNKNOWN: "Evet."

Nora'nın kalbi hızlandı.

Nora: "Babam bunu yanında mı taşıyordu?"

UNKNOWN: "Evet."

Nora: "Kime verdi?"

Uzun bir sessizlik oldu.

UNKNOWN: "Bilmiyorum."

Nora sinirlendi.

Nora: "Sen her şeyi nasıl biliyorsun da tam ihtiyacım olan yerde hiçbir şey bilmiyorsun?"

Bu kez cevap biraz daha geç geldi.

UNKNOWN: "Çünkü orada olan herkes aynı şeyi görmedi."

Nora düşündü.

Nora: "Sen ne gördün?"

UNKNOWN cevap vermedi.

Nora tekrar yazdı.

Nora: "O gün oradaydın. Çocuğu da gördün. Babamı da gördün. O adamı da gördün. Bana sadece gördüklerini anlat."

Bir süre sonra cevap geldi.

UNKNOWN: "Baban bir dosya teslim etti."

Nora hemen yazdı.

Nora: "Kime?"

UNKNOWN: "Yüzünü görmedim."

Nora: "Ama yüzüğünü gördün."

Cevap gecikti.

UNKNOWN: "Evet."

Nora masadaki belgeye baktı. Yüzükteki koyu taş. Üzerinden geçen kırmızı çizgi. Belgenin köşesindeki aynı işaret.

Nora: "Bu işaret ne?"

UNKNOWN: "Bir sembol."

Nora hemen cevap verdi.

Nora: "Bunu zaten biliyorum. Ne anlama geliyor?"

Sessizlik.

Sonra:

UNKNOWN: "Babanın dahil olduğu insanların işaretiydi."

Nora'nın kalbi hızlandı.

Nora: "Babam onlardan biri miydi?"

UNKNOWN: "Hayır."

Nora bir süre ekrana baktı. Bu cevap, beklediğinden daha önemliydi.

Nora: "O zaman neydi?"

UNKNOWN'ın cevabı geldi.

"Onlar için çalışan biriydi."

Nora'nın gözleri belgedeki babasının adına kaydı. Bir teslimatçı. Bir aracı. Ama neden?

Nora: "Bunu neden yapıyordu?"

Cevap gelmedi. Nora tekrar yazdı.

Nora: "Bana bunu da söyle."

Uzun bir sessizlikten sonra:

UNKNOWN: "Çünkü bir noktadan sonra seçim yapamadı."

Nora'nın kaşları çatıldı.

Nora: "Ne demek bu?"

Cevap gelmedi. Nora bir kez daha yazdı.

Nora: "UNKNOWN?"

Ekranda uzun süre hiçbir şey görünmedi. Sonunda tek bir mesaj geldi.

UNKNOWN: "Zarfı açma, Nora."

Nora siyah zarfa baktı. Bu kez cevap vermedi. Zarfı yavaşça masanın üzerine bıraktı. Ama kutunun içine geri koymadı. Çünkü artık onun içinde ne olduğundan çok, neden bu kadar önemli olduğunu öğrenmek istiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 77