12. bölüm / 20
UNKNOWNBölüm 12 - Son Koz
Bölümler 20Şu an: Bölüm 12 - Son Koz
- 1 UNKNOWN311 kelime
- 2 Bölüm 2 - Hatırlıyor Musun?541 kelime
- 3 BÖLÜM 3 - Kapının Ardında464 kelime
- 4 BÖLÜM 4 - O Numara318 kelime
- 5 BÖLÜM 5 - Geçmişten Kalan475 kelime
- 6 BÖLÜM 6 - Annemin Bildiği427 kelime
- 7 BÖLÜM 7 - Neden Gitti?350 kelime
- 8 Bölüm 8 - Yalnız Gel1.266 kelime
- 9 Bölüm 9 - Güven1.084 kelime
- 10 Bölüm 10 - Yeni Ben882 kelime
- 11 Bölüm 11 - Söylenmeyenler1.016 kelime
- 12 Bölüm 12 - Son Koz823 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Bölüm 13 - İlk Parça1.259 kelime
- 14 Bölüm 14 - Eski Kayıt782 kelime
- 15 Bölüm 15 - Tesadüf mü?892 kelime
- 16 Bölüm 16 - Aynı Kapının Ardında1.462 kelime
- 17 Bölüm 17 - Karanlığın İçinde1.900 kelime
- 18 BÖLÜM 18 - GERİDE KALANLAR4.367 kelime
- 19 BÖLÜM 19 - Babam mı, Ethan mı?3.454 kelime
- 20 Bölüm 20 - Özür dilerim sevgilim!2.365 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nora, annesinin evinden çıktığında elindeki çantayı biraz daha sıkı tuttu.
Annesinin söyledikleri hâlâ aklındaydı.
Babası hakkında konuşmak istememesi...
Bina 17'nin adını duyduğunda yüzündeki değişiklik...
Ve yıllardır sakladığı o kutu.
Nora kaldırımda birkaç saniye durdu.
Telefonunu çıkardı. Ekranda hiçbir bildirim yoktu.
UNKNOWN da yazmamıştı.
Bu kez onun sessizliği Nora'yı rahatlatmak yerine huzursuz etti.
Çünkü artık bir şeyden emindi.
UNKNOWN bazı şeyleri gerçekten biliyordu.
Ama ona her şeyi anlatmıyordu.
Nora eve döndüğünde saat geceye yaklaşıyordu.
Kapıyı açtı, ışıkları yaktı ve çantasını masanın üzerine bıraktı.
Ayakkabılarını çıkardıktan sonra mutfağa geçti.
Kendine bir şeyler hazırlamaya çalıştı ama birkaç dakika sonra vazgeçti.
İştahı yoktu.
Bunun yerine bir bardak su alıp salona geçti.
Telefonunu eline aldı.
Uzun süre UNKNOWN'ın konuşma ekranına baktı.
Sonunda yazdı.
"Annemin kutusunu biliyordun."
Cevap gelmedi.
Nora tekrar yazdı.
"Bunu nereden biliyorsun?"
Birkaç dakika sonra ekran aydınlandı.
"Daha önce gördüm."
Nora'nın kaşları çatıldı.
"Nerede?"
"Babanla ilgili eşyaların arasında."
Nora hemen cevap verdi.
"Ne zaman?"
Bu kez birkaç saniye içinde cevap geldi.
"Yıllar önce."
Nora koltuğa oturdu.
"Babamın yanında mıydın?"
UNKNOWN bir süre yazmadı.
Sonra:
"Bir süre."
Nora ekrana bakarak başını salladı.
"Bir süre ne demek?"
"Babanın yaptığı işlerin hepsini bilmiyordum."
"Ama bazılarını biliyordun."
"Evet."
Nora'nın içinde yeniden aynı öfke yükseldi.
"O zaman neden bana sürekli yarım yamalak cevap veriyorsun?"
Bu kez uzun bir süre cevap gelmedi.
Nora telefonu masaya bırakacakken mesaj geldi.
"Çünkü bildiğim her şeyi anlatırsam, seni korumak daha zor olur."
Nora hemen yazdı.
"Belki korunmak istemiyorum."
Cevap:
"Bunu şu an böyle düşünmen normal."
Nora gözlerini devirdi.
"Beni küçümseme."
"Küçümsemiyorum."
"O zaman bana gerçeği söyle."
Ekranda birkaç saniye boyunca sadece yazıyor işareti göründü.
Sonra:
"Kutuyu açtın mı?"
Nora durdu.
Bu soruyu beklemiyordu.
"Hayır."
Aslında yalan söylemişti.
Çünkü annesi kutuyu ona göstermişti ama henüz tamamen açmamışlardı.
Nora telefonu kapattı.
Ertesi sabah annesinin evine tekrar gidecekti.
Bu kez cevap almak için.
Ertesi gün üniversitede dersler normal devam etti.
Nora sınıfta otururken öğretmenin anlattıklarına odaklanmaya çalışıyordu.
Yanındaki Emma defterine bir şey yazıp Nora'ya itti.
"Bugün öğle yemeği?"
Nora küçük bir gülümsemeyle başını salladı.
Ders bitince birlikte kampüsün içindeki kafeye gittiler.
Emma kahvesini alırken Nora'ya baktı.
"Sen gerçekten iyi misin?"
Nora birkaç saniye düşündü.
"Bilmiyorum."
"Bu bir cevap mı?"
"Şu anki en dürüst cevabım."
Emma gülümsedi.
"Tamam. O zaman bugün seni yalnız bırakmıyorum."
Nora güldü.
"Bunu tehdit olarak mı algılamalıyım?"
"Kesinlikle."
Bir süre normal şeylerden konuştular.
Dersler.
Sınavlar.
Hocalar.
Hafta sonu yapılacak planlar.
Nora'nın hoşuna gitti. Bir saat boyunca babasının geçmişi hakkında düşünmedi.
Ama telefonuna baktığında yine o gerçekliğe döndü.
UNKNOWN'dan yeni mesaj vardı.
"Bugün annenin yanına gitme."
Nora'nın yüzü bir anda değişti.
Hemen cevap verdi.
"Neden?"
"Sadece gitme."
Nora'nın parmakları hızla hareket etti.
"Hayır. Bu sefer açıklayacaksın."
Cevap geldi.
"Annenin evinin çevresinde biri var."
Nora'nın kalbi hızlandı.
"Kim?"
"Bilmiyorum."
Nora şaşırdı.
"Sen bilmiyorsan kim bilecek?"
UNKNOWN cevap vermedi. Nora ayağa kalktı.
Emma ona baktı.
"Ne oldu?"
"Hiç."
"Yalan söylüyorsun."
Nora bir an sustu.
Sonra:
"Annemle ilgili bir şey."
Emma'nın yüzü ciddileşti.
"İyi mi?"
"Bilmiyorum."
Nora çantasını aldı.
"Gitmem gerekiyor."
Emma itiraz etmedi.
"Sana eşlik edeyim."
Nora başını salladı.
"Hayır. Gerçekten gerek yok."
Emma birkaç saniye ona baktı.
"Telefonunu açık tut."
"Tutacağım."
Nora kampüsten çıktı. Ama annesine gitmedi. Doğrudan kendi evine döndü.
Çünkü UNKNOWN'ın sözlerine güvenmek istemese de, artık onu tamamen görmezden de gelemiyordu.
Eve geldiğinde ilk işi pencereden dışarı bakmak oldu.
Sokak normaldi.
Park etmiş arabalar.
Yürüyen insanlar.
Bir marketin önünde sigara içen iki adam.
Hiçbir şey şüpheli görünmüyordu.
Telefonunu çıkardı.
"Bana yalan söylemiyorsun, değil mi?"
UNKNOWN: Hayır.
"Bunu nereden biliyorsun?"
"Çünkü o kişiyi daha önce gördüm."
Nora'nın kalbi hızlandı.
"Kim?"
"Bilmiyorum."
"Yüzünü gördün mü?"
"Hayır."
Nora kaşlarını çattı.
"O zaman nasıl aynı kişi olduğunu biliyorsun?"
Bir süre cevap gelmedi.
Sonra:
"Bazı insanlar yüzlerini saklar. Ama alışkanlıklarını saklayamaz."
Nora ekrana baktı.
"Bu ne demek?"
"Babanın çevresindeki insanlar da böyleydi."
Nora bir süre hiçbir şey yazmadı.
Sonra tek bir cümle gönderdi.
"Sen babamdan neden bu kadar çok bahsediyorsun?"
UNKNOWN cevap vermedi.
Nora bekledi.
Bir dakika.
İki dakika.
Sonunda ekran aydınlandı.
"Çünkü onun bıraktığı şey hâlâ bitmedi."
Nora'nın aklına annesinin kutusu geldi.
"Yarın," diye mırıldandı.
Ne olursa olsun yarın annesinin yanına gidecekti.
Akşam olduğunda Nora tekrar annesini aradı.
Telefon birkaç kez çaldı.
Sonunda annesi açtı.
"Efendim?"
"Anne."
"Ne oldu?"
"Dün gösterdiğin kutu..."
Annesi sessiz kaldı.
"Ne olmuş?"
"Onu tamamen açmak istiyorum."
Uzun bir sessizlik.
Sonra annesi:
"Emin misin?"
"Evet."
"Babanla ilgili şeyler var."
"Biliyorum."
"Bazı şeyleri öğrendikten sonra geri dönemeyebilirsin."
Nora pencereye baktı.
"Ben zaten geri dönemiyorum."
Annesi derin bir nefes aldı.
"Yarın gel."
"Tamam."
Telefon kapandı.
Nora o gece zor uyudu. Sabaha karşı uyandığında odası karanlıktı.
Bir süre tavana baktı.
Sonra telefonuna uzandı.
Yeni mesaj yoktu.
Tam telefonu bırakacakken ekran kendi kendine aydınlandı.
Bir bildirim.
UNKNOWN.
"Nora."
Nora hemen oturdu.
"Ne?"
Birkaç saniye sonra:
"Kutuyu açtığında, ilk gördüğün şeye değil, en son göreceğin şeye dikkat et."
Nora'nın kaşları çatıldı.
"Neden?"
Cevap:
"Çünkü baban önemli olan şeyleri hiçbir zaman en üste koymazdı."
Nora uzun süre ekrana baktı.
Sonra telefonu kapattı.
Ertesi gün annesinin evine gittiğinde kutunun içindeki her şeyi kendisi görecekti.
Ve bu kez hiçbir şeyin üstünü kapatmasına izin vermeyecekti.
Bölüm etkileşimi
