34. bölüm / 39
UMBRAEBÖLÜM 34
Bölümler 39Şu an: BÖLÜM 34
- 1 BÖLÜM 11.108 kelime
- 2 Bölüm 21.085 kelime
- 3 Bölüm 3932 kelime
- 4 Bölüm 4935 kelime
- 5 Bölüm 5887 kelime
- 6 Bölüm 6779 kelime
- 7 Bölüm 7771 kelime
- 8 Bölüm 8614 kelime
- 9 Bölüm 9408 kelime
- 10 Bölüm 10617 kelime
- 11 BÖLÜM 11472 kelime
- 12 BÖLÜM 12638 kelime
- 13 BÖLÜM 13444 kelime
- 14 14.BÖLÜM579 kelime
- 15 15.BÖLÜM633 kelime
- 16 16.BÖLÜM746 kelime
- 17 17.BÖLÜM738 kelime
- 18 18.BÖLÜM1.125 kelime
- 19 19.BÖLÜM540 kelime
- 20 BÖLÜM 20584 kelime
- 21 BÖLÜM 21768 kelime
- 22 BÖLÜM 22637 kelime
- 23 BÖLÜM 23657 kelime
- 24 BÖLÜM 24612 kelime
- 25 BÖLÜM 25518 kelime
- 26 BÖLÜM 26561 kelime
- 27 BÖLÜM 27509 kelime
- 28 BÖLÜM 28566 kelime
- 29 BÖLÜM 29730 kelime
- 30 BÖLÜM 30641 kelime
- 31 BÖLÜM 31626 kelime
- 32 BÖLÜM 32488 kelime
- 33 BÖLÜM 33437 kelime
- 34 BÖLÜM 34457 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 BÖLÜM 35424 kelime
- 36 BÖLÜM 36377 kelime
- 37 BÖLÜM 37351 kelime
- 38 BÖLÜM 38469 kelime
- 39 BÖLÜM 39584 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sıfır Çekirdeği Kulesi, yaklaşan iki tanrısal felaketin karşısında son savunma sistemlerini devreye soktu.
Kulenin etrafındaki onlarca mekanik top aynı anda ateşlendi; havaya saf şok dalgaları ve çelik ağlar fırlatıldı. Fakat Elira’nın önünde hiçbir şey duramıyordu. Genç kız tek bir el hareketiyle fırlatılan tüm çelik gülleleri havada yakaladı, onları gerisin geriye Demir İmparatorluk’un kendi kuşatma makinelerine fırlatarak devasa patlamalar yarattı.
Morvath gökyüzünden bir meteor gibi indi.
Altı kanadını kapatıp kulenin savunma duvarına çarptığı anda, yüzlerce tonluk çelik zırh bir kâğıt gibi içe doğru göçtü. Morvath mermer beyazı yumruğunu kulenin ana taşıyıcı sütununa indirdi; vurduğu noktadan yayılan zifiri karanlık, metali saniyeler içinde paslandırıp çürüterek un ufak etti.
"Kaelen, çekirdeği yok et!" diye bağırdı Elira.
Kaelen ve altın kızı, Morvath’ın açtığı o devasa gedikten içeri daldılar. Kulenin tepesindeki platformda General Klaus tek başına bekliyordu. Göğsündeki mekanik reaktör aşırı yüklemeyle kırmızı kırmızı parlıyor, iki elindeki devasa çelik kılıçlarla Kaelen’a doğru atılıyordu.
"Siz birer anomalisiniz!" diye kükredi Klaus, kılıcını savurarak. "Evrim demirdedir! İnsan zayıftır!"
Kaelen genç bir hükümdarın sarsılmaz asaletiyle darbeyi karşıladı. Kılıçların çarpışmasından çıkan kıvılcımlar kulenin tepesini aydınlattı. "İnsan zayıf olabilir Klaus... Ama sevgi ve inanç, senin o soğuk demirinden bin kat daha serttir!"
Kaelen geriye doğru bir adım attı, altın kızıyla zihnini tamamen birleştirdi. Ares’in kanatları Kaelen’ın sırtında parıldadı; genç prens tüm bedenini saf bir güneş ışığına dönüştürerek ileri fırladı. Kılıcının tek bir darbesi, Klaus’un mekanik kılıçlarını ikiye böldü ve doğrudan arkasındaki o devasa Sıfır Çekirdeği kristalinin tam merkezine saplandı.
"Hayır!" diye bağırdı Klaus.
Kristal çatırdadı. İçine hapsedilen tüm negatif enerji, Kaelen’ın altın ateşiyle çarpıştığı anda beyaz bir alev topuna dönüştü.
"Geri çekilin!" diye haykırdı Kaelen.
Elira gökyüzünden süzülerek kulenin tepesine indi. Elini Kaelen’ın omzuna koydu; Morvath da kanatlarıyla ikisini sarıp sarmaladı. Kristal patladığı anda ortaya çıkan kör edici şok dalgası, yürüyen dev kaleyi ortadan ikiye yardı.
Kule büyük bir gürültüyle ovaya devrildi.
Çekirdeğin yok olmasıyla birlikte, Demir İmparatorluk’un geriye kalan tüm mekanik ordusu güç kaynaklarını yitirdi. Yüz binlerce zırhlı asker, tanklar, yürüyen kuleler... hepsi oldukları yerde donup kaldı; eklemlerinden son buharlar tüterek çamurlu toprağa yığıldılar.
Savaş alanı ölümcül bir sessizliğe gömüldü.
Başkentin surlarından kopan zafer çığlıkları ovaya kadar ulaşıyordu. Valerius ve büyücüler, surların üzerinden bu akıl almaz zaferi gözyaşları içinde izliyorlardı. Demir İmparatorluk çökmüştü.
Kaelen nefes nefese yıkıntıların üzerinde durdu. Kılıcını kınına soktu, yüzündeki ter ve isi silerek Elira’ya döndü. Dudaklarında yorgun ama dünyanın en güzel tebessümü belirdi.
"Başardık Elira," dedi Kaelen, sesi titreyerek. "Bitti."
Fakat Elira gülümseyemedi.
Genç kızın göğsündeki şeffaf mühür, az önce çöken kalenin altındaki toprağa doğru delicesine zonklamaya başlamıştı. Bakışları ovadaki yıkıntıların ardına, yerin binlerce metre altına kilitlendi.
Morvath da gülümsemiyordu. Altı kanadı huzursuzca kıpırdadı; gümüşi gözleri kısıldı.
"Bitmedi Kaelen," dedi Elira, sesi fırtınanın en karanlık anı kadar soğuktu. "Demir İmparatorluk sadece bir perdeydi. O çekirdeğin patlaması... yerin altındaki o asıl dehşetin son kilidini kırdı."
Bölüm etkileşimi
