33. bölüm / 39
UMBRAEBÖLÜM 33
Bölümler 39Şu an: BÖLÜM 33
- 1 BÖLÜM 11.108 kelime
- 2 Bölüm 21.085 kelime
- 3 Bölüm 3932 kelime
- 4 Bölüm 4935 kelime
- 5 Bölüm 5887 kelime
- 6 Bölüm 6779 kelime
- 7 Bölüm 7771 kelime
- 8 Bölüm 8614 kelime
- 9 Bölüm 9408 kelime
- 10 Bölüm 10617 kelime
- 11 BÖLÜM 11472 kelime
- 12 BÖLÜM 12638 kelime
- 13 BÖLÜM 13444 kelime
- 14 14.BÖLÜM579 kelime
- 15 15.BÖLÜM633 kelime
- 16 16.BÖLÜM746 kelime
- 17 17.BÖLÜM738 kelime
- 18 18.BÖLÜM1.125 kelime
- 19 19.BÖLÜM540 kelime
- 20 BÖLÜM 20584 kelime
- 21 BÖLÜM 21768 kelime
- 22 BÖLÜM 22637 kelime
- 23 BÖLÜM 23657 kelime
- 24 BÖLÜM 24612 kelime
- 25 BÖLÜM 25518 kelime
- 26 BÖLÜM 26561 kelime
- 27 BÖLÜM 27509 kelime
- 28 BÖLÜM 28566 kelime
- 29 BÖLÜM 29730 kelime
- 30 BÖLÜM 30641 kelime
- 31 BÖLÜM 31626 kelime
- 32 BÖLÜM 32488 kelime
- 33 BÖLÜM 33437 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 BÖLÜM 34457 kelime
- 35 BÖLÜM 35424 kelime
- 36 BÖLÜM 36377 kelime
- 37 BÖLÜM 37351 kelime
- 38 BÖLÜM 38469 kelime
- 39 BÖLÜM 39584 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dondurucu bir sessizlik Elira’nın zihnini sarmıştı.
Sıfır Çekirdeği’nin yaydığı o parazitli frekans, fani bedenlerin taşıdığı büyüyü tamamen felç ediyordu. Ön saflardaki akademi büyücüleri birer birer kılıç darbeleriyle yere seriliyor, Suretler çaresizce inleyerek sahiplerinin göğsüne geri hapsoluyordu. Kaelen birkaç metre ötede, kılıcını toprağa saplamış ayağa kalkmaya çalışıyordu; ağzından ince bir kan sızıyor, yanında silikleşen altın kızını korumak için tek başına gardını alıyordu.
"Elira..." diye fısıldadı Kaelen, nefesi kesilerek. "Kalk... lütfen..."
Mekanik askerlerin ağır çelik çizmeleri Elira’nın sadece yirmi adım ötesindeydi. Mızrakların uçları doğrudan kızın kalbine kilitlenmişti.
Elira çamurlu toprağa baktı. Elleri çamura batmıştı. Kül Vadesi’nin o sefil, dışlanmış günleri bir kez daha gözlerinin önünden geçti. Babasının Sis Dağları’nda yok oluşu, annesinin gözyaşları, Kaelen’ın ona olan sarsılmaz inancı...
"Demir İmparatorluk büyüyü durdurabilir melez kız..."
Zihninin en dibinden, babası Vaelen’ın o kadim sesi yükseldi.
"Ama onlar bilmiyorlar. Büyü bir enerji değildir. Büyü, yaşamın ta kendisidir. Toprağın kokusudur, kalbin atışıdır, annenin sana sarılışıdır. Onlar taşları susturabilir ama hayatı susturamazlar. Kökü çağır Elira. Dışarıdaki havayı değil, kendi etindeki canı çağır."
Elira’nın gözleri açıldı.
Zifiri siyah irislerin içinde bu kez ne mor ne de lacivert vardı; saf, kör edici bir beyazlık parıldadı.
Elira parmaklarını çamurlu toprağa daha da derine geçirdi. Göğsündeki taşa dokunmadı bile; çünkü artık taşa ihtiyacı yoktu. Taş sadece bir kılıftı. Hakiki Kök Kaynak, onun fani annesinden aldığı o kırılmaz irade ile babasından kalan kadim tohumun birleştiği kendi canıydı.
Elira tek bir nefes verdi.
Ve o nefesle birlikte, Sıfır Çekirdeği’nin o kara dalgası bir anda tersine döndü.
Elira’nın bastığı çamurlu topraktan göğe doğru devasa, gümüşi kökler fırladı. Bu kökler ışıktan değil, bizzat toprağın kalbinden fışkıran asırlık ağaç gövdeleri gibi somuttu. Kökler havaya yükselerek bir anda tüm savaş alanını sardı. Sıfır Taşı’nın yaydığı o zehirli toz, gümüşi köklere çarptığı anda emilerek saf bir yaşam enerjisine dönüştü.
"İmkânsız!" diye bağırdı Klaus kulesinden. "Taşın frekansı sıfırlandı! Enerji göstergeleri tavan yapıyor!"
Gümüşi köklerin ortasından yükselen Elira, yerçekimini tamamen hiçe sayarak göğe doğru tırmandı. Saçları rüzgârda bembeyaz parıldayan iplikler gibi dalgalanıyordu. Göğsündeki obsidiyen mühür tamamen şeffaflaşmış, kalbinin atışıyla birlikte tüm ovaya altın ve mor kıvılcımlar saçıyordu.
"Siz hayatı demirle susturamazsınız," dedi Elira. Sesi bir gök gürültüsü gibi bulutları yardı.
Morvath bir anda devasa bir patlamayla yeniden doğdu. Bu kez sadece beyaz bir adam silüetinde değildi; sırtından açılan altı devasa karanlık kanat tüm gökyüzünü kapladı. Gümüşi gözleri intikam ateşiyle yanıyordu.
Kaelen’ın yanındaki altın kız da ayağa fırladı. Erimiş güneşin alevi öyle bir şiddetle parladı ki, Kaelen’ın kılıcı saf bir ışık kargısına dönüştü.
"Kaelen! Şimdi!" diye haykırdı Elira.
Kaelen başını kaldırdı, gözlerindeki o altın alevle birlikte ileri atıldı. Elira’nın fırlattığı gümüşi köklerin üzerinden bir ok gibi kayarak doğrudan ordunun kalbine, o dev Sıfır Çekirdeği kulesine doğru hücum ettiler.
Bölüm etkileşimi
