RUHEFZA kitap kapağı

29. bölüm / 37

RUHEFZA

Bölüm 29

Vaveyla Yazarı: Sevgiliyazar .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: Bölüm 29

babamın çocuklarını sevdiğine dair bir şüphem yoktu ama babam hiçbir zaman bizlere karşı anlayışlı olmamıştı, bizden hep kusursuz olmamızı bekliyordu. tüm cesaretimi toplayıp öncesinde hazarın bana anlattıklarını söylemeyecektim. ilk önce konuyu neden ben gelir gelmez beni furkan ile evlendirmek istediğini sordum, babam başını öne eğip "hata olduğunu ben de biliyordum kızım. fakat o an yapacak bir şeyim yoktu " dedi. "neden baba kızını bu kadar mı koruyabiliyorsun ne demek yapacağım bir şey yoktu" dedim. sinirlenmişti ama sakin bir şekilde cevap verdi "sana şu an her şeyi apaçık anlatamam ama bil ki yaptıklarım kendi isteğim ve rızam ile değildi. Amcan istediği için yapmak zorundaydım" dedi ." neden babam neden amcamın söylediklerini yapıyorsun elinde sana karşı kullanacağı bir şey mi var seni tehdit mi ediyor "diye. sordum babam açık sözlülüğüm karşısında şaşırmış bir şekilde "bunu şimdi açıklayamam kızım lütfen beni anla ve daha fazla soru sorma" dedi." peki ya geçmişte yaptıkların ne olacak baba" dedim. Yere bakan gözleri birden gözlerimi buldu" ne olmuş geçmişte" dedi.
Yanakları kızarmış, tedirgin olmuş yaptığı şeyden utanç duyar gibiydi , "geçmişte yıktığın yuvalar kimsesiz sahipsiz ve aç bıraktın bıraktın insanlardan bahsediyorum sen nasıl böyle bir şey yaptın baba vicdanın kalbin hiç sızlamadı mı her şeyi geçtim evlatlarının boğazından geçirdiğin haram lokmalar hiç mi uykularını bölmedi hiç mi seni rahatsız etmedi. Ben yıllarca babamın şerefi ve gururu için yaşadım çünkü ben babamı şerefli ve gururlu bir insan olarak bilirdim, her ne kadar bize karşı katı davranmış olsan da içinde bir yerlerde bizi çok sevdiğini bilirdim ama öğrendiklerim ve duyduklarım karşısında o kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşadım ki kendimi bir daha toparlayamadım. şu an bile bunları konuşmak bana o kadar ağrı geliyor ki babamla bunları konuştuğum için o kadar utanıyorum ki söyleyecek ve diyecek hiçbir şeyi bırakmadın bize" dedim. Babamın gözlerinden akan yaşları görünce elimi yüzüne uzattı akan yaşlarını sildim. "ağlamak için bence epeyce geç oldu baba gözlerini sildikten sonra ayağa kalktım odadan çıkana kadar ağlamak istemiyordum ama arkamı döner dönmez gözlerimden akan yaşları silerek kapıya doğru gittim. çıktıktan sonra kapının önünde durdum ayaklarım benim taşımıyordu. sanki duvara yaslanıp aşağı doğru kayıp oturdum iki elimi ağzımı kapattım ve hıçkırarak ağlamaya başladım. hala konuşmanın etkisinde çıkamamıştım. gerçekten az önce babamla böyle bir konuşma yapmış mıydım. buna cesaret etmiş miydim. çıktığım kapıya baktım içeriden babamın da ağlama sesleri geliyordu. ayağa kalktım içeri girecektim ki elimi kapının kolundan geri çektim. onun da yalnız kalıp konuştuklarımızı hazmetmeye ihtiyacı vardı. onun için gözlerimi sildim derin bir nefes alıp aşağıya indim.
Herkes ayakta durmuş meraklı gözlerle bana bakıyordu. Ama kimse sormaya cesaret etmiyordu, konuşmanın kötü geçtiğini düşünmüş olmalılar ki koltuğa geçip oturmama şaşırmış bir yüz ile bana bakıyordu. cihan ve fırat abim durdukları yerden yanıma gelip oturduğum koltuğa oturdular uzun zaman sonra ilk defa abilerim ile yan yana oturmuştum. iki abimin de yanında kendimi güvende hissediyordum. Sessizliği annem bozarak baban nerede kızım diye sordu." Odada anne kahvesini içip gelir birazdan" dedim. telefonum sessiz de olduğu için aramaları görmemiştim. Gözüm masaya takıldı o ara , ve telefonumun çaldığını gördüm arayan Hazar'dı. Telefonumu alıp bahçeye çıktım. Telefonda hazar bana " canım evin önündeyim, seni bekliyorum ne zaman gelirsin" dedi. "Ne zaman geldin. Haber verseydin diyecektim ki cevapsız aramaları hatırladım. Geleceğini bilsem erken çıkardım o kadar beklemezdin canım " dedim. "İşten sonra buraya geldim, aklım sende kaldı onun için geldim" dedi. " Tamam geliyorum canım şimdi " diyip içeriye girdim. Ailem ile vedalaşıp dışarıya çıktım. Hazar arabadan inip yanıma geldi. Elimden tuttu ve arabaya gittik. Bir rüzgar gibi oradan oraya savruluyor gibi hissediyordum kendimi, evet sevdiklerim yanındaydı onları çok seviyordum fakat bu arada kalma beni çok yıpratmaya başlamıştı. Kendimi sonbahar da kurumaya başlamış bir ağacın daldan yere düşen bir yaprağı gibi hissediyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.