RUHEFZA kitap kapağı

28. bölüm / 37

RUHEFZA

Bölüm 28

Vaveyla Yazarı: Sevgiliyazar .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: Bölüm 28

İçeriye girmeye cesaret ettiğim de. Karşımda annemi gördüm gözleri parıl parıl parlıyordu, vurulduktan sonra annem beni, ben annemi ilk defa görmüştüm nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum içimden gelen koşarak gidip anneme sarılmaktı onun kokusunu içime alıp doya doya sarılmak istiyordum annemden gelecek bir adım bekledim küçük bir adım atsa ben koşarak gidecektim yanına. birkaç saniye bekledim ve annemin gözlerinden birkaç damla yaş aktı bana doğru bir adım atıp kollarını açtı gözlerimden akan yaşa aldırmadan koşarak anneme sarılmaya gittim. o kadar ihtiyacım varmış ki o kadar iyi geldi ki doya doya sarılıp mis gibi kokusunu içime çektim o da beni özlemişti belliydi. annem de saçlarımdan sevdi yanaklarından akan yaşları silip yanaklarımı öptü annemin arkasında cihan abimin belirmişti onu bu eve hazarla geldiğim günden beri görmemiştim ona karşı hatırladığım en son şey gözlerindeki bana karşı duyduğu kırgınlıktı cihan abim fırat abim gibi değildi kırgınlıklarını çabuk unutan biri olmamıştı hiç bir zaman. biraz olduğu yerde kalıp bana baktı gözlerinde bana söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki bunu hissedebiliyordum gözlerini gözlerimden çekip yere baktı başını sallayıp yoluna devam etti bir zamanlar bana da yuva olan bu ev şimdi sadece pişmanlıklarım, kırgınlıklarım ve özlemim ile doluydu bir tek kendim ile dolduramadım kalan boşluğu ne yaparsam yapayım ne kadar mutlu olursam olayım bir yanım benimde bu ev gibi boş kalacaktı yerini asla dolduramayacaktım.
Evin en küçükleri neva ve Ali'ydi. Ali onbeş neva onüç yaşındaydı. Neva koşarak yanıma geldi. Ali ise ağır adımlarla geliyordu. Sanki karşımdaki küçük kardeşim Ali değilde benden yaşça büyük bir abim varmış gibi davranıyordu. Neva'ya sarılıp onun bal yanaklarından öpüp güzel kokusunun burnumdan hiç gitmesini istemedim. Ali gözlerini dikmiş bana bakıyordu bende seni çok özledim der gibiydi ama tek kelime etmedi. Ayağa kalktım ve Ali'ye doğru gittim. Bana sarılmamak için çok direniyordu ama sonunda oda vazgeçmişti. Kollarını açıp kocaman sarıldı. Kimse duymayacak şekilde "seni çok özledim abla" dedi. Bende sessiz bir şekilde" bende seni çok özledim ali'm. " Dedim. Ailemi görünce anladım ki onları çok özlemiştim biz ali ile sarılırken kapı çaldı ve babam ile fırat abim gelmişti abim beni görünce yüzündeki mutluluk benim için her şeye değerdi babam ise başını eğdi ve içeriye doğru gidecekti ki elinden tuttum her ne olursa olsun ne kadar birbirimize kızgın olursak olalım o benim babamdı ben de onun kızı elinden tuttum ben geldim babam dedim ve elini öpüp başıma bıraktım babama baktığımda sol gözünde bir damla yaş düştü ve sıkıca sarılıp hoş geldin kızım dedi. Ebrar bir köşede gözleri dolu dolu bizi izliyordu buraya gelmeme cesaret veren ebrar olmuştu.
Ailem ile geçirdiğim şu birkaç dakika bile bana çok iyi gelmişti. yemek sofrası hazırlanmış, Annem sevecen bir şekilde herkesi sofraya davet etmişti. Herkes birer birer yerine geçip otururken ben geride kalmıştım. Annemin koluma girmesi ile irkildim. " Hadi kızım gel yemek yiyelim. Özlemedin mi yemeklerimi ?" dedi. O anda söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki , ben sadece "tamam anne geliyorum "dedim. Dilimin ucundaki lafları yutarak, yıllar sonra evime geldiğimde babamın kararları yüzünden boğazıma takılmıştı bu yemekler, şimdi boğazımdan geçermiydi, Bilmiyorum. Oturduğum sandalye de tek tek hepsinin yüzüne baktım. Herkesle konuşup hasret gidermiştik ama bir tek cihan abimle konuşamamıştım gitmeden onunla da konuşmak istiyordum. Yemek yerken ona baktığımı hissetmişti sanki. İştahla yediği yemeği ona bakınca zorla yutkundu. Başını kaldırıp onunda bana bakmasını bekledim ama bakmadı biraz bekleyip ağzını silip kalktı sofradan.Bahçeye çıkmıştı.
Bende biraz bekleyip peşinden gittim. Arkası dönüktü geldiğimi hissedip yandan baktı. Gelmişsin dedi. Sadece evet abi geldim sizi çok özledim dedim. Sıkıca kapattığım avcumdaki Tırnaklarım avuç içime batıyordu. ağlamak istemiyordum ama daha Ne kadar engel olabilirdim gözyaşlarıma bilmiyorum. Abimin ağzından "neden yaptın" sözü çıktı." Geldiğim günü hatırlıyormusun abi "dedim. Çenem titreyerek. "Evet çok mutluyduk geldiğin için "dedi. "Herkes hatırlamak istediği gibi hatırlıyordu ama benim mutluğum sadece bir kaç saat sürdü babamın kararından sonra Seninle fırat abimin yanına gelip nolur abi bir şey yapın demiştim size. Hatırladın mı Abi,
Siz ne cevap verdiniz peki bana ? Dedim. Akmasın diye uğraştığım ama inatla akan göz yaşlarımı silerek devam ettim." Ben Hazar ile evlenmeseydim babam beni zorla kardeş bildiğim amca oğlum ile evlendirecekti. O zaman bana yardım etmiş olsaydınız belki şu anda yine evimde ailemle beraber olurdum. ne hayallerle gelmiştim ben bu şehre, evime ama her şey kursağımda kaldı. onun için kimsenin bana küsmeye hakkı yok." Dedim ve arkamı dönüp gidecektim ki abim seslendi. " Dur birce haklısın dediklerinde. Bende bir abi olarak korktum, endişelendim, başına bir şey geldi diye deli oldum. Furkanı tanıyoruz biliyoruz, Sana Bir yanlış yapmaz diye düşündüm " dedi. Nasılda kolay demişti. " Kusura bakma abi ama bu saydıklarını sizden başkası bana yapadı ama ben artık geçmişe takılı kalmak yada ailemden uzakta kalmak istemiyorum. Sizleri çok özlüyorum " dedim. Abime kocaman sarıldım. Onun o güven veren kollarındaydım. Artık bazı şeyler değişmeye başlamıştı. Abime yada bir başkasına Hazar ile nasıl evlendiğimi anlatamazdım. Bir tek Ebrar biliyordu ama oda şuan Hazar ile birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi biliyordu artık. Evime gitmeden önce babam ile de konuşmak istiyordum. Yemekten sonra babam çalışma odasına çıkmıştı. Kardeşlerimin yanında biraz oturdum sohbet ettik. Sonra ben mutfağa gittim. Uzun zamandır babama kahve yapmamıştım. Kahveyi yaptıktan sonra babamın odasına gittim. Kapıyı çalıp çalmamak arasında kalmıştım. Babamın bana vereceği cevapları az çok tahmin ediyordum. Belkide bundan korkuyordum bilmiyorum. En sonunda cesaretimi toplayıp kapıyı çalıp içeriye girdim.
Babamı çalışma masasında oturmuş görünce biraz heyecanlanmıştım sanırım o an geri çıkmayı bile düşündüm kapıdan ama yapmayacaktım daha fazla ertelemenin bir anlamı yoktu kahve içer misin baba dedim uzun zamandır elinden bir kahve içmedim kızım tabii ki içerim dedi babam koltuğundan kalkıp masasının önündeki sandalyeye oturdu ben de masaya yaklaşıp kahveyi bıraktım ve karşısına oturdum ellerimi birbirine kenetledim. Dizlerim sanki benden bağımsız bir yukarıya bir aşağıya sallanıp duruyordu. Daha önce babamla böyle bir konuşma yapmamıştık, nereden başlayacağımı bilmiyordum tüm cesaretimi toplayıp tam babamla konuşacakken babam önce söze girdi nasılsın kızım bir şeye ihtiyacın var mı dedi babamın dedikleri karşısında biraz şaşırmış bir şekilde evet baba iyiyim bir şeye ihtiyacım yok sağ olasın dedim kocan nasıl sana iyi davranıyor değil mi diye sordu hazar ile aramız çok iyi baba ben seninle başka bir şey konuşmak istiyorum bunu sana sormam gerekiyor baba, sanki ne diyeceğimi anlamış gibiydim ama kafası karışmış gibi de bakıyordu bana dinliyorum seni kızım dedi babamın bu sakinliği benim çok şaşırtıyordu onun bu sakinliği karşısında nasıl davranmam gerektiğini bilemiyordum çünkü babamla ilk defa bu şekilde oturup konuşuyorduk

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.