17. bölüm / 37
RUHEFZABölüm 17
Bölümler 37Şu an: Bölüm 17
- 1 Bölüm 1 -Eve geliş.375 kelime
- 2 Bölüm 2 -Aile327 kelime
- 3 Bölüm 3341 kelime
- 4 Bölüm 4352 kelime
- 5 Bölüm 5379 kelime
- 6 Bölüm 6395 kelime
- 7 Bölüm 7475 kelime
- 8 Bölüm 8452 kelime
- 9 Bölüm 9370 kelime
- 10 Bölüm 10408 kelime
- 11 Bölüm 11445 kelime
- 12 Bölüm 12405 kelime
- 13 Bölüm 13437 kelime
- 14 Bölüm 14426 kelime
- 15 Bölüm 15625 kelime
- 16 Bölüm 16651 kelime
- 17 Bölüm 17674 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Bölüm 18867 kelime
- 19 Bölüm 192.713 kelime
- 20 Bölüm 20445 kelime
- 21 Bölüm 21405 kelime
- 22 Bölüm 22394 kelime
- 23 Bölüm 23462 kelime
- 24 Bölüm 24207 kelime
- 25 Bölüm 25417 kelime
- 26 Bölüm 26510 kelime
- 27 Bölüm 27422 kelime
- 28 Bölüm 281.044 kelime
- 29 Bölüm 29605 kelime
- 30 Bölüm 301.235 kelime
- 31 Bölüm 31376 kelime
- 32 Bölüm 322.984 kelime
- 33 Bölüm 332.284 kelime
- 34 Bölüm 341.325 kelime
- 35 Bölüm 352.833 kelime
- 36 Bölüm 362.828 kelime
- 37 Bölüm 37 final963 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hazar da hazırlandıktan sonra beraber çıktık. Vardığımızda yan yana yürürken Hazar birden koluna girmem için uzattı, elimi koluna bıraktım ve beraber içeriye girdik. Merdivenlerden aşağı inerken herkesin gözü bizdeydi. Hazarın ortaklarının yanına geçtik. Hepsiyle tanıştıktan sonra biraz sohbet etmeye başladılar. Hazarın büyük bir mimarlık şirketi vardı yurt dışında önemli bir projeye imza atmıştı. Ortakları Türkçe konuşsalarda arada Almanca da konuşuyorlardı.
Bende onları dinliyor ve arada gözlerim hazara kayıyordu. Dans müziği çaldı Hazar ile aynı anda birbirimize bakmıştık Hazar bana döndü ve o sırada ortağı arkamdan seslendi birce hanım dans edelim mi diye. Hazara baktım hiçbir şey söylemedi tepki bile vermedi. Bende tabi dedim.
Dans ederken mark sürekli iltifat edip çok güzel olduğumu söylüyordu. Elinide sürekli sırtımda gezdiriyordu. Rahatsız olup "Yeter artık dans etmek istemiyorum" dedim fakat bırakmadı. Yeter artık diyip ittirdim o sırada Hazar geldi çok öfkeliydi. Adamın kulağına eğildi ve elini sıktı adamın yüzü renk değiştirmeye başlamıştı. " bir daha karıma yaklaşırsan senin bütün parmaklarını kırarım ortaklık filan umrumda olmaz "dedi. Adam neredeyse ağlayacaktı. Hazar dönüp bana doğru yaklaştı. Elimi tuttu ve beni kendine çekti, sırtım hazarın göğsüne yaslanmış kollarımız birbirine dolanmıştı. Elimden sıkıca tutup beni sardığı kollarından geri açtı. Sonra beni kendine çekti. Gözlerimizi birbirimizden anlamıyorduk. Göğsüm hızla inip kalkıyordu kalbimin sesine hakim olamıyordum. Neydi bu şimdi neden kalbim böyle atmaya başlamıştı ki. Hazar ile her yan yana geldiğimizde kalbim sanki bir öncekinden daha hızlı atıyordu.
Müzik sesinin bitmesiyle derin bir nefes aldım. Hazar elimden tutup beni köşeye kimsenin göremeyeceği bir yere götürdü. Kolumu tuttup sıkmaya başladı. Kolumun acısı ile tutuğu yere bakarken. Elini gevşetti ve konuşmaya devam etti " bir daha ben olmadan dansa kalkmıyorsun. Neden kabul edip gittin dans etmeye" dedi.Derin nefes alıp veriyordu, Alnındaki damarlar kabarmıştı. " kimse ne yapıp yapmayacağıma karışamaz sen gelmeden önce ben herşeyi halletmiştim " dedim. "Gördük halletmeni "dedi. Yüzündeki öfkesi bana karşı mıydı yoksa kıskanmışmıydı beni diye düşünürken "mark benim ortağım böyle şeyler bana ters. Kağıt üstünde de olsa benim soy adımı taşıyorsun" dedi. Bir çırpıda diyivermişti ama neden onun bu sözleri benim canımı bu kadar yaktı ki, içimde bir şey parçalanıyor'du ben kıskandığını düşünürken o sadece iş ortaklığını düşünüyordu. Daha fazla orada kalmak istemiyordum. Hazarı ittirip yolumu açtım çantamı alıp dışarıya çıktım. Kapıda bir çok taksi bekliyordu birine bindip ofisin adresini vermiştim. Hiç bu kadar kırılmamıştım. Söyleğinde yanlış bir şey yoktu sadece kağıt üstünde evliydik ama mark hakkında söyledikleri kabul edilir gibi değildi. Beni ne sanıyordu ben sırf iş ortağı diye dans teklifini kabul etmiştim. Düşüncelerim sanki zihnimi parçalıyor gibiydi. Taksicinin sesi ile irkildim rahatsız olmazsanız radyoyu açabilirmiyim dedi. olmam açın dedim. Başımı geriye yasladım. Göz yaşlarım yüzümden boynuma doğru akıyordu. Her sildiğimde damlalar inatla daha fazla akıyor gibiydi. Ofisin önünde durduğunda hemen arkadan bir araba daha gelmişti .
Hazar arabadan inip "niye eve gitmedin " dedi. Ofiste işlerim var burada kalacağım sen git diyip kapıyı açmaya gittim. Hazar da "iyi o zaman bende kalırım dedi. Olmaz diyip yüzümü hazara döndüm yine bana çok yakın dı kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı elimi kalbime koyup hazardan uzaklaştım bu sefer olmazdı kalbime izin veremezdim. Hazarı orada bırakıp masamın başına geçtim. Yarın sabahta halledebileceğim ufak bir işim vardı sadece ama o eve gitmek istemiyordum. Dakikalar geçiyor du ama Hazar kalkıp gitmiyordu. En sonunda oturduğu koltukta uyuya kalmıştı. Etrafa bakındım sadece omuz şalı vardı. Alıp hazarın omuzlarına örttüm. Örterken Hazar bileğimden tuttu. Söylenerek sen uyumamışmıydın diyip kendimi geri çekecektim ama Hazar bileğimi bırakmayıp kendine çekince kucağına düşmüştüm. Kalkmaya çalıştım ama belimden sıkıca tutmuştu. Sonra lafa girdi " birce ben çok özür dilerim o an çok sinirlenmiştim ve ne dediğimi bilmeden konuştum." Dedi mahcup bir şekilde. Fazla uzatmak istemedim ama çok kırılmıştım. Hazarın bana dediklerini ima ettiği şeyleri unutacak değildim açık açık söylemese de bakışları o zaman herşeyi anlatmıştı. Gözlerimin dolduğunu biliyordum ama damlalar akmasın diye o kadar çok uğraştım ki gözümden bir damla gelse inatla hepsi birden akacaktı. Hazar elini kaldırdı parmağının ucu yanağıma değince hemen ayağa kalktım. Şartları unutuyorsun temas yok demiştik. Dedim. Hazar sanki boğazına takılan kelimeleri yutmak ister gibi boğazını temizleyip konuştu "haklısın daha dikkatli olurum" dedi ayağa kalktı ve "işin bittiyse gidelim" dedi.
Bölüm etkileşimi
