4. bölüm · MARDİN KIZILI

4

dilek koçal

Mardin’in kızılı bu gece daha derindi. Arin, annesinin gelinliğini değil, yıllar önce ayağının dibine atılan kefeni giydi. Gözlerine kına değil, intikam sürdü. Aynaya son kez baktığında, artık sevda değil gurur vardı yüzünde.

Kurt Bey, avluda onu bekliyordu. Herkes susmuştu. Arin, başı dik yürüdü. Saçları topuz, gözleri kurşun gibi sertti. Konağın taş zeminine her adımı, yıllar önce içine gömdüğü aşkı tek tek bastırıyordu.

Nikâh kıyıldı. Elif sevinçle ablasına sarıldı ama Arin’in gözleri boştu. İçinde yalnızca plan vardı.

İlk gece...
Kurt yatağın kenarında otururken Arin perdeyi aralayıp Mardin’e baktı.

“Burası sana ne hatırlatıyor?” dedi.

Kurt derin bir iç çekti. “Geçmişimizi... Hatalarımı...”

Arin arkasını dönmeden cevap verdi:
“Benim için yalnızca cenazemi. Bugün buraya kefenle geldim"

Arin gülümsedi. Soğuk, iç ürperten bir gülümsemeydi.

“Ben bu konağa gelin olmadım Kurt Bey… Ben bu konağa mahvolmuş bir kadının bedelini tahsil etmeye geldim.”