20. bölüm · MARDİN KIZILI
20
Holding – Kriz Koordinasyon Odası
Kurt, holdingin üst düzey yöneticilerini toplar. Oda, yuvarlak bir masa ve dev ekranlarla donatılmıştır. Arin salona girdiğinde herkes ayağa kalkar. Yanında Baran ve Yasemin vardır. Bu kez, kalabalık karşısında Kurt’un sesi ağır ve resmi çıkar:
Kurt:
Arin hanım.... sözü size bırakıyorum.”
Arin başını hafifçe sallar. Gözleri masadaki her bir ismi tarar.
Arin:
“Sistemimize içeriden sızan kişi, sadece verilerimizi değil, geleceğimizi hedef aldı. Eski bir proje arkadaşım... ama artık bir düşman. Kullandığı dijital imza SAL-X. Onu sisteme çekmek için sahte bir yatırım verisi hazırlıyoruz. Yatırımcı kimliğiyle sisteme sızmaya çalışacak. Ama biz onu bekliyor olacağız.”
Baran devreye girer.
“Bu sahte veri, uluslararası bağlantıları olan, yüklü bir satın alma anlaşması gibi gösterilecek. Bunu görmezden gelemez. Yemi yuttuğu anda IP’si takip edilecek, MAC adresi eşleşmesiyle konum alacağız.”
Yasemin ekler:
“Saldırı anında bağlantı yönlendirilecek. Ancak saldırıyı yürüten cihazın kamerası ve mikrofonu da aktif edilecek. Fiziksel tespiti yapacağız.”
Yöneticilerden biri itiraz eder:
“Peki ya şirketin itibarı?”
Kurt başını kaldırır.
“Bu şirketin itibarı, içindeki adamlardan önce, onun damarlarını bilen kadının aklına emanet artık. Kimse onun sözüne itiraz etmeyecek.”
Bir sessizlik olur. Sonra herkes onaylar.
---
Planlama – Gece Yarısı, Arin’in Çalışma Odası
Arin monitöre odaklanmıştır. Ekranda hazırlanan sahte yatırım verisi akmaktadır. Bir yandan eski üniversite yıllarından fotoğraflar açılmıştır. Salih’le bir mezuniyet fotoğrafı. Gözleri sertleşir.
Kurt içeri girer. Sessizce yaklaşır. Bu kez yalnızlardır.
Kurt:
“Savaşırken bile bu kadar sessiz olmamıştın.”
Arin:
“Bu savaş değil. Bu... kapanmamış bir defter.”
Kurt:
“Bu defteri kapattığında, ne yapacaksın?”
Arin duraksar.
“Ne yapacağımı bilmiyorum. Ama artık geride kalmak yok.”
Kurt eğilir, dosyaya göz atar.
Kurt:
“Gurur duyuyorum seninle.”
Arin hafifçe başını çevirir.
“Ben seninle savaşmaya geldim... sonra yanına kaldım. Şimdi sırtımı dönüp savaşamazdım.”
Bir an bakışırlar. Yalnızlığın içinde bir bağ büyür.
---
Ertesi Gün – Saat: 15:47
Yem aktif hale getirilmiştir. Arin ve teknik ekip gözlerini ekrana dikmiştir.
Bir sinyal yanar.
Yasemin:
“Geldi... VPN maskeli ama yönü Fransa...”
Baran:
“Hayır, bu sahte VPN. Gerçek sinyal Türkiye içi.”
Arin hemen tıklar.
“Bağlantı tünelleniyor... ama artık kontrol bizde.”
Kurt (ekrana bakar):
“Nereden geliyor?”
Baran haritayı açar.
Baran:
“İstanbul... Beşiktaş. Bir apartman dairesi. Dördüncü kat.”
Arin gözlerini kısmıştır.
“Bu, Salih’in üniversiteden sonra taşındığı yer.”
Yasemin:
“Şu an hâlâ bağlı. İsterseniz sistemini kilitleyebiliriz.”
Arin başını sallar.
Arin:
“Hayır. Onunla konuşacağım. Bunu bitireceğim.”
Kurt:
“Tek gitmeyeceksin.”
Arin:
“Ben tek gidiyorum. Ama siz beni izliyorsunuz.”
