19. bölüm · MARDİN KIZILI

19

dilek koçal

Yeni kurulmuş birim, hâlâ dağınık ama enerjik bir atmosferdedir. Bilgisayarlar getiriliyor, tahtaya kablo şemaları çiziliyor. Arin odanın tam ortasında, bir lider gibi dikilmektedir. Yanında Kurt yoktur bu kez. Bu, onun sahasıdır.

Kapı çalınmadan açılır. Baran içeri girer. Saçları dağınık, yüzünde yorgun ama keskin bir zeka vardır. Eskiden Arin’in üniversiteden bir arkadaşıdır; beyaz şapkalı hacker geçmişi hâlâ şehir efsanesi gibidir.

Baran:

“Beni çağırdığını görünce önce eski günlere gittim. Sonra fark ettim… bu bir oyun değil.”

Arin gözünü ayırmadan:

“Değil. Sızma yapan kişi hâlâ sistemde. Ve sadece dışarı veri göndermiyor. Aynı zamanda içeriden bilgi alıyor.”

Baran, derin bir nefes alır.

“İçeride başka biri daha var diyorsun…”

Arin:

“Evet. Cengiz yalnız değildi. Biri daha var. Ama farklı çalışıyor. Sessiz. Bekleyen türden. Onu açığa çıkarmak için yem atmamız gerek.”

Baran, hafifçe güler.

“Seninle çalışmak yine eğlenceli olacak belli ki.”

Tam o sırada kapı tekrar açılır. İçeri Yasemin girer — genç, siber güvenlikte uzman ama daha önce Kurt’un sisteminde stajyer olarak çalışmıştır. Onun gelişi Arin’in seçiminin ne kadar stratejik olduğunu gösterir.

Yasemin:

“Sistemdeki DNS kayıtlarını analiz ettim. Fransa tünellemesi, başka bir IP tarafından yansıtılmış. Asıl erişim, burada... binanın içinden değil, holdingin Eskişehir veri yedekleme merkezinden.”

Arin’in gözleri parlar.

“Demek ki başka bir düğüm noktası daha var.”

Baran:

“O zaman biz de yeni bir ağ kurarız. Sıfırdan. Bizim ağımız. Bizim kurallarımız.”

Arin başını sallar.

“Başlıyoruz.”

---

Ara Sahne – Kurt’un Odası

Kurt, camdan şehre bakmaktadır. Cengiz’in ihaneti hâlâ aklında dönüp durur. Odaya asistanı girer.

Asistan:

“Efendim, Arin Hanım yeni güvenlik birimini aktif etti. Baran Bey ve Yasemin Hanım da ekipteymiş.”

Kurt, kısa bir tebessümle:

“Doğru isimleri seçmiş. Artık oyunun şekli değişti.”

Asistan:

“Yönetim kurulu bu hamleden tedirgin olmuş. Özellikle El-Bekirler tarafı—”

Kurt, arkasını döner. Gözleri keskinleşmiştir.

“El-Bekirler tedirgin olacak daha çok şey görecek.”

Eskişehir – Holding Veri Yedekleme Merkezi

Sabahın erken saatlerinde binaya giriş yaparken, Arin’in üzerinde koyu renk bir takım elbise vardır. Yanında Baran ve Yasemin. Güvenlik girişinde parmak izi doğrulaması yapılır. Katlar geçilir, koridorlar aşılır.

Baran fısıldar:

“Burası hâlâ eski sistemle çalışıyor. Fiber kabloları bile şifrelenmemiş. Adeta ‘gelin sızın’ diyorlar.”

Yasemin:

“Zaten öyle olmuş. Şuraya bakın.”

Ana sunucu odasında, bir ağ bağlantısı sürekli açık kalmış. Kablosuz değil, direkt fiziksel bağlantı. Üzerinde not bile var: Bakım için kapatmayın.

Arin eğilir, kablonun ucundaki cihaza bakar.

Arin:

“Bu... yıllar önce Kurt’un şirketine giren yazılım danışmanlarının kullandığı modellerden biri. Ama bu parça 2020 sonrası üretilmiş. Yani sonradan takılmış.”

Baran:

“Selman Ağa’nın gölgesi hâlâ buralarda.”

Arin’in gözleri karanlıklaşır. Cihazı söker, içini açar. Küçük bir çip üzerinde özel bir yazılım çalışmaktadır. Kod satırları, ona tanıdık gelir. Arin bir an duraksar.

Yasemin:

“Tanıdın mı?”

Arin (düşünceli):

“Bu kodun bir kısmını... ben yazmıştım. Üniversitede. Proje ödevi için. Ama sadece sınırlı bir ağ trafiği izleme modülüydü. Bu... değiştirilmiş.”

Baran yaklaşır.

“Biri senin kodunu aldı, içine sızma aracı yerleştirdi ve holdingin yedeğine bağladı. Bunu senden başkası bu kadar iz bırakmadan yapamazdı. Yani ya seni çok iyi tanıyor… ya da...”

Arin:

“Ya da birlikte okuduğumuz, sonra ortadan kaybolan biri.”

Baran (gözleri büyür):

“Salih...”

---

Flashback – 2016, Üniversite Kampüsü

Arin kütüphanede dizüstü bilgisayarı başında, kod yazmaktadır. Yanına Salih gelir. Her zaman sessiz, ama zeki. Gözlerinde hep gizli bir rekabet vardır.

Salih:

“Senin yazdıkların güzel ama fazla ahlaklı. Kod bazen kirlenmeyi ister.”

Arin:

“Kod araçtır. Karakteri yazan kişidedir.”

---

Günümüz – Veri Merkezi

Baran, dizüstü bilgisayarını açar. Çipi tarar, bir isim yakalar.

Baran:

“Kodda gizli imza var. SAL-X.”

Arin gözlerini kapatır.

“Bu o. Geri döndü. Ve sistemi içeriden izliyordu.”

Yasemin:

“Peki şimdi ne yapacağız?”

Arin:

“Bir yem daha hazırlayacağız. Onun çözebileceği kadar karmaşık. Onu sisteme çekeceğiz... ve o geldiğinde biz orada olacağız.”

---

Kurt’un Ofisi – Aynı Anda

Kurt, bilgisayarına gelen yeni rapora bakar. Gelen veriler şaşırtıcıdır: Arin’in çocukluk geçmişi, okul başarıları, üniversite projeleri... biri onları özel olarak toplamış.

Kurt (kendi kendine):

“Selman sadece evlatlarını değil, onların zihinlerini de satmış...”

Arin arar.

Kurt: “Neredesin?”

Arin (ciddi):

“Eskişehir’de geçmişime rastladım. Ve bana ait olan bir şeyin, başka biri tarafından silah haline getirildiğini gördüm.”

Kurt:

“O silah artık senin elinde mi?”

Arin:

“Hayır. Ama ona tuzak kuruyorum. Beni iyi tanıyor. Bense onu artık unuttum. Bu sefer avantaj bende.”