18. bölüm · MARDİN KIZILI

18

dilek koçal

Duvar boyunca ekranlar açık, masanın etrafındaki herkes gergin. Finans, hukuk ve teknik direktörler dosyalarına gömülmüşken, kapı yavaşça açıldı.

Arin ve Kurt içeri el ele girdi.

Salondaki hava bir anda değişti. El sıkışmalar, bakışmalar durdu. Kimse bir şey demedi ama herkes gördü. Sadece bir kriz değil, yeni bir düzen geliyordu.

Kurt bir adım önde durdu, ama elini Arin’inkinden yavaşça çekti. Sadece birlikte geldiklerini göstermişti; artık sahne Arin'indeydi.

Kurt Bey:

“Bugünden itibaren dijital güvenlik operasyonunu Arin Hanım yürütecek. Elinizdeki tüm erişim izinleri gözden geçirilecek. Yeni sistemin merkezinde o var.”

Arin gözlerini kaldırdı. Sert değil, ama kararlı bir sesle konuştu.

Arin:

“Bu bir geçici çözüm değil. Bu sistem, yeniden kurulacak. Birlikte çalışabileceğimiz kişileri belirlemekle başlayacağım. Geri kalanınız... sadece izler.”

Hukuk müdürü toparlanarak sordu:

“Yetki devri konusunda resmi bir karar?”

Kurt, kısa ve net cevapladı:

“Yetki bendedir. Bu da kararım.”

Bir süre daha konuşmalar sürdü. Arin detayları aktardı; IP takip sisteminden, MAC filtrelerine kadar. Her cümlesi bir yazılım satırı gibi netti.

Arin:

“Eski korumalarla yeni tehditleri engelleyemezsiniz. Bu sadece bir güncelleme değil. Bu, bir yeniden doğuş.”

Toplantı bittiğinde, herkes sessizce çıktı. Yalnızca Kurt ve Arin kaldı.

Kurt alçak sesle:

“El ele girmen, masadaki tüm kartları açmaktı.”

Arin:

“Kim olduğumu hatırlasınlar istedim. Kimin yanında durduğumu da.”

Kurt başını eğdi, gülümsedi.

“Ve artık kimsenin seni arkamda sanmasına gerek yok.”