26. bölüm · MARDİN KIZILI
26
Siber Güvenlik Katı
Kurt ve Arin, asansörden indiklerinde bambaşka bir atmosferle karşılaştılar. Bu kat, Arin’in isteğiyle baştan sona yeniden tasarlanmıştı: açık ofis yerine bölümlere ayrılmış, şifreli geçiş sistemi olan, ışığı loş ama ekranların parladığı bir merkez...
Ekip, sabahın erken saatine rağmen iş başındaydı.
Arin’in kurduğu kadro şunlardan oluşuyordu:
Bora: 28 yaşında, eski bir beyaz hacker. Sözünü sakınmaz ama Arin’e koşulsuz saygı duyar. Analiz uzmanı.
Ece: 31 yaşında, sessiz ama dahi seviyesinde bir kodlayıcı. Sinyal izleme ve tersine mühendislikte uzman.
Taylan: 35 yaşında, eski askeri iletişim sistemleri mühendisi. Şirket içi iletişim ve şifreleme protokollerini yönetir.
Asu: 25 yaşında, Arin’in okuldan eski öğrencisi. Genç yaşına rağmen yapay zekâ sistemleri ve algoritmalarda uzmandır.
Arin içeri girdiğinde Bora ayağa kalktı:
Bora:
> “Saldırı sinyali düzensizdi ama tekrarlanıyor. Biri bizim tepkimizi ölçmeye çalışıyor.”
Ece hemen devam etti:
Ece:
> “Gönderilen kod parçaları arasında eski holding sistemine ait bazı tanıdık modüller var. Bu içeriden biriyle bağlantı olasılığını güçlendiriyor.”
Taylan haritayı açtı.
Taylan:
> “Sinyalin geldiği bölge Şırnak kırsalında aktif olmayan bir GSM istasyonunun yakını. Sahte IP olabilir ama bu düzeyde örtü sadece saha erişimiyle sağlanabilir.”
Asu, sessizce ekrana birkaç satır kod yazdı ve başını kaldırdı.
Asu:
> “Ben sistemimize yapay zekâ temelli bir davranış izleyici yerleştirdim. Bir sonraki denemede kimlik bilgisi olmasa da, yazım stilinden ya da tıklama zamanlamasından iz bulabiliriz.”
Arin, gözlerini gururla ekip üzerinde gezdirdi.
Arin:
> “Bu sadece bir siber saldırı değil. Bizim geçmişimiz, ilişkilerimiz ve kurduğumuz gelecek hedef alınıyor. Hepinizin burada olması tesadüf değil. Bu masa, bu kat... artık bizim savunma hattımız.”
Kurt bir adım geride durmuş, Arin’i izliyordu. Arin, yanındaki koltuğu gösterdi.
Arin:
> “Kod cephesinde yalnız savaşılmıyor. Kurt Bey, bu sefer destek masasında değil. Sahadasınız.”
Kurt hafifçe gülümsedi ve gözlerini Taylan’a çevirdi:
Kurt:
> “Savunma hattını tutanlar her zaman üniforma giymezmiş demek.”
